DÖRDÜNCÜ FASIL · Üçüncü Madde
Üçüncü Madde
İnsan bedeninde olan hayvânî nefsi ve onun bedende bulunan
hizmetçilerinden, beş duyu organını tafsilatıyla bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Hayvânî
nefis bir kuvvetten ibarettir ki bütün bedene sirâyet etmiştir. Beden, onun
isteği ile hareket edip onun hissiyle eşyayı bilmiştir. Bu hayvânî nefsin
yukarıda bildirilen hizmetçilerinden başka on iki hizmetçisi daha vardır ki
bunların on tanesi on duygulardır (havâss-ı aşere). Biri gazap ve biri
şehvettir. On duygudan beşi, bedenin dışındadır ki bunların yerleşim yerleri;
kulak, göz, burun, dil ve bütün deridir. Ve beşi içtedir ki onların yerleşim
yerleri, beynin boşluklarıdır. Onlar; ortak duyu (hiss-i müşterek) [5] , hayal,
aşırı şüphe (vehim), fikir ve hatırda tutmadır (hıfz). Bu on hissin her birinin
kendisine mahsus bir vazifesi vardır ki onun işi o hizmettir. [138/b]
Dış duyguların (havâss-ı hamse-i zâhire) biri işitme, biri görme, biri
koklama, biri tatma, biri de dokunma kuvvetleridir. İşitme kuvvetinin
görevi ses ve harfleri duyup sesleri birbirinden ayırıp sınıflandırmaktır. Ve
ancak bunun vasıtası ile söz işitilip anlama seviyesine ulaşılır. Bu idrak
melekesi ise sadece bu kuvvete mahsustur ki diğer kuvvetler bundan âciz
kalmışlardır. İşitme kuvvetinin yerleşim yeri; kulak içinde kulak deliği
olmuştur ki orası bir nohut kabı kadar zarf içinde latîf buhar ile dolmuştur.
Görme kuvvetinin vazifesi şudur: Şekil ve renkleri görüp idrak eder ki
beyaz ile siyah, uzun ile kısa, büyük ile küçük, yakın ile uzak, güzel ile
çirkin ve aydınlık ile karanlık gibi sıfatları birbirinden ayırıp sınıflandırır.
Bu idrak melekesi yalnız bu kuvvetin şânına mahsus olmuştur ki diğer
kuvvetler bu idrakten âciz kalmışlardır. Bu kuvvetin yerleşim yeri göz
bebeğidir. Koklama kuvvetinin görevi şudur ki, güzel kokular ile çirkin
kokuları birbirinden ayırıp sınıflandırmıştır. Bu idrak sadece bu duyguya
mahsus bir kuvvet olmuştur ki diğer duygular bundan âciz olmuşlardır. Bu
kuvvetin yerleşim yeri, beynin ön kısmında meme başı gibi iki tane et
parçasıdır.
Tatma kuvvetinin görevi şudur: Eşyanın tadını almak olmuştur. Bunun
için acıyı tatlıdan, ekşiyi tuzludan ayırmak, bütün yemek ve meyvelerin tat
ve lezzetlerini anlamak bu kuvvete mahsus olmuştur. Bu idrak ancak bu
kuvvetin şânından olmuştur. Diğer kuvvetler bu lezzet ve tadı almaktan âciz
kalmışlardır. Tatma kuvvetinin yerleşim yeri, boğazın iç kısmı ile dilin
üstünde yayılan adale olmuştur. Dokunma kuvvetinin vazifesi şudur ki:
Yumuşağı sertten, sıcağı soğuktan, yaşı kurudan, hafifi ağırdan ayırıp
temyiz etmek olmuştur. Bu idrak, ancak bu kuvvetle meydana gelmiştir ki
diğer kuvvetlerin bunu idrakten nasipleri olmamıştır. Bu kuvvetin yerleşim
yeri, bütün bedenin dış yüzeyi olmuştur. Fakat el ayâsında ve parmaklarda
çok belirgin olup orta parmağın ucunda ise en yüksek dereceye ulaşmıştır.
Bu vaziyet ve tertip Hâlık ve Bârî olan Allah teâlânın kudretinin kemâlini
ve büyük nimetlerini açıklayıp ortaya koymuştur. Hayret ehli bu ilâhî
sanattan nice ibret almışlardır.
“Yarattıklarını hikmetle yaratan (Sâni‘ ve Hakîm) Allah’ı tesbih ederiz. O
insanı en güzel sûrette yaratmış ve bize kulaklar, gözler ve gönül
bahşetmiştir. şânı yüce Allah’tan başka gerçek mânâda güç ve kudret sahibi
yoktur.”

