Marifetnâme · Haziran 27, 2026

İnsan bedenindeki cinsleri ve kuvvet çeşitlerini, organlara ait fiillerin

DÖRDÜNCÜ FASIL · Birinci Madde Birinci Madde İnsan bedenindeki cinsleri ve kuvvet çeşitlerini, organlara ait fiillerin başlangıcını özetle bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: …

DÖRDÜNCÜ FASIL · Birinci Madde

Birinci Madde

İnsan bedenindeki cinsleri ve kuvvet çeşitlerini, organlara ait fiillerin

başlangıcını özetle bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Kuvvetler

ile fiiller birbirinden anlaşılmıştır. Çünkü her bir kuvvetin başlangıcı bir fiil

olup her bir fiil ancak bir kuvvetten ortaya çıkmıştır. İşte fiiller gibi

kuvvetler de iki cins olmuştur ki; biri tabiî kuvvetler, diğeri nefsanî

kuvvetlerdir. Bu kuvvetlerden her birisi için bir esas uzuv (âzâ-i reîse)

vardır ki o uzuv o kuvvetin kaynağı olup fiilleri o uzuvdan meydana

gelmiştir.

Nefs-i nebâtî, tabiî cins olup bahsedilen iki türü de içine almıştır. Bir

türün gayesi, içinde bulunduğu bedeni çeşitli tedbirlerle korumaktır. Bu tür,

gıda işlerinde yetkilidir ve bedenin ölümüne kadar ona gıda verir. Hayatının

sonuna kadar ona tazelik verir. Bu türün yerleşim yeri ve fiillerinin merkezi

karaciğerdir. İkinci türün gayesi, bedenin o türünü korumaktır. Bu tür,

üreme işinde yetkilidir ki bedenin karışımından, sperm cevherini ayırıp

ondan Hakk’ın emri ve izni ile onun benzeri sûretler yaratılmıştır. Bu türün

yerleşim yeri ve fiillerinin merkezi üreme organlarıdır.

Hayvanî nefis denilen nefsanî cins iki türü içine almıştır: Onun biri idrak

(nev’i müdrike) kuvveti, öbürü hareket kuvveti (nev’i muharrike)

bulunmuştur. Müdrike kuvveti iki kısımdır ki birine dış, diğerine iç denilir.

Bedenin dışında idrak edici (müdrike) olan beş kuvvettir ki bunlar işitme,

görme, koklama, tatma ve dokunma (hissetme) kuvvetleridir. Bedenin

içinde idrak edenler de beştir ki bunlar [137/b] hiss-i müşterek, hayal, fikir,

vehim ve hıfz kuvvetlerdir. Bir tür müdrikenin meskeni ve fiillerinin

merkezi beyindir. Hareket kuvveti öyle bir nevidir ki hareketlerinin

başlangıç yerlerine göre kısımlara ayrılmıştır. Çünkü her adale bir başka

tabiatta yaratılmıştır. Ve bu tür hareket, bir nevi damarların hareketi olup

bedenin kirişlerini titreterek, tutup salıvererek kapayan ve açan kuvvettir ki

bunlarla mafsallar açılır, uzuvlar hareket eder. Bu kuvvetlerin yerleri ve

yuvaları, adalelere bitişik olan sinirler olmuştur. Bu hareket ettirici

(muharrike) kuvvetin bir kısmı, gazap kuvveti, bir kısmı şehvet kuvvetidir.

Gazap, hayvanî nefse ilişen bir sıkıntı ve daralmadır. Şehvet ise hayvanî

nefse ilişen bir rahatlık ve genişlemedir. Gazapla şehvetin meskenleri ve

hareket merkezleri yürektir. Aslında her kuvvetin başlangıç yeri yürek

olarak kabul edilmiştir. Fakat önceden bildirilen merkezler, özellikleri

anlatılan kuvvetlerin ve fiillerinin çıkış yeri olduğundan, her birine çıkış

yeri denmiştir. Nitekim hislerin merkezi beyin iken, yine her bir his için

ayrı bir organ tayin olunmuştur. Çünkü o hissin, kendine mahsus fiili, o

organdan meydana gelmiştir. Fakat yemekleri hazmetmek gibi, bazı fiiller,

tek başına bir kuvvetle tamamlanmıştır. Bazısı, -yemek yeme iştihası gibi-

iki kuvvetle olgunluğa gelmiştir. Çünkü bu iştiha bir çekme kuvveti (câzibe)

ile bir de midenin ağzında bulunan his kuvveti ile tamamlanır. Câzibe

kuvvetini uzunlamasına liflerin yaşlığıyla harekete geçirir. Midenin

girişindeki his kuvveti bu fiillerle iştihayı uyarıcı olan sevdâyı ekşitir.

Çünkü hislere bir âfet isâbet etse, açlık ve iştiha yok olup gider.

“Sebeplerin sebebini ve rablerin Rabb’ini her noksandan tenzih ederiz.

O’nun şânı yüce, kudreti mükemmeldir.”