BEŞİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Dördüncü Madde
Dördüncü Madde
İnsan bedeninin zaman ve mekâna yani ay, yıl ve bir ülkeye
benzetilmesini ve orada ruhun sultana benzeyiş ve benzeyişini bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki ehl-i irfân şöyle demişlerdir: İnsan bedeninin ay
ve yıla bir benzerliği şudur ki bir senede dört mevsim olduğu gibi, bedende
de dört karışım (ahlât-ı erba’a) vardır. Bunlardan balgam, ilkbahar mevsimi
gibi ıslak ve soğuktur. Safra, yaz mevsimi gibi sıcak ve kurudur. Kan,
Sonbahar gibi sıcak ve ıslaktır. Sevdâ, kış mevsimi gibi ıslak ve soğuktur.
Bir benzerliği de şudur ki ilkbahara çocukluk yılları, yaz mevsimine gençlik
yılları, Sonbahar’a olgunluk çağı, kışa da ihtiyarlık yılları benzemektedir.
Bir benzerliği de şudur ki bir yılda on iki ay olduğu gibi, bedende de on iki
menfez (delik) vardır. Bir haftada yedi gün olduğu gibi, bedende de yedi
tane -daha önce zikri geçen- organlar vardır. Bir senede üç yüz altmış altı
gün olduğu gibi, bedende de o kadar kan damarı vardır.
Bedenin bir ülkeye benzemesi de şudur ki bir ülkenin bir pâdişâhı olur.
Sonra veziri, emniyet müdürü ve müslüman olmayan vatandaşlarından
vergi alan görevlisi (cizyedâr) olur. Pâdişâhın ayrıca yüce divanı,
memleketi, atı, halkı, hazinedârı, gece bekçileri, elçileri, atını yeden
seyisleri, casusları ve bilginleri (hükemâ) olur. Şehir içinde sanatkârlar olur.
Mesela mimar, mühendis, marangoz, değirmenci, fırıncı, doktor, kasap,
kuyumcu ve çöpçü vesairesi olduğu gibi, insan bedeninde de bunların
hepsinin benzeri vardır ki insan ruhu bu âlemin pâdişâhıdır. Nazarî akıl,
büyük vezirdir. Gazap kuvveti, emniyet müdürüdür. Şehvet kuvveti,
cizyedârıdır.
Bu pâdişâhın tahtının kurulduğu yer, kalbin (süveydâ) tam ortasıdır.
Memleketi, bu açık bedendir. Bineği, hayvanî nefsidir. Halkı, bedenin
organlarıdır. Hazinedârı, tutma (mâsike) kuvvetidir. Gece bekçileri, iki
gözlerdir. Elçileri, iki kulaktır. At yedici (seyis)leri, iki ellerdir. Casusu,
koklama kuvvetidir. Bilginleri tatma kuvvetidir.
Bedende sanatkârlar da vardır ki mimarı, amelî akıldır. Mühendisi
tabiattır. Marangoz, câzibedir. Değirmenci, dişlerdir. Fırıncı, hazmetme
kuvvetidir. Doktor, temyiz kuvvetidir. Kasap, tasavvur kuvvetidir.
Kuyumcu, büyütme kuvvetidir ki beden şehrine neşv ü nemâ verip zengin
eder. Çöpçüsü, boşaltım sistemidir ki beden şehrinden fazlalık ve pislikleri
çıkartıp temizler. Ülkenin diğer sanatkârlarının misali, bedenin diğer
kuvvetleridir. Bu açıklamalardan da anlaşıldığı gibi insan ruhu, vücut
şehrinin sultanı ve beden ülkesinde Hazret-i Hayy-i Vedûd’un halifesidir.
Nazm
Seyyid-i âlemdir âdem, gayrıdan sevdâyı kes
Zâhidin vehmi ırâkdan gerçi sevk eyler feres
Dilde dildârın misâli mahmil içre yârdır
Bu ma‘iyyetden habîr olmaz, figân eyler ceres
Günümüz Türkçesiyle
Âlemin efendisi, insandır başkasından ümidi kes. Ham softanın vesvesesi,
uzaktan at sevkidir. Gönüldeki sevgili, kafes içindeki yâr gibi gider. Bundan
habersiz olan çan, ayrılıktan inler.

