Marifetnâme · Haziran 27, 2026

İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Altıncı Madde

İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Altıncı Madde Altıncı Madde İnsan dişlerinin yapısını, isimlerini, şekillerini ve nizamını bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: İnsanın …

İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Altıncı Madde

Altıncı Madde

İnsan dişlerinin yapısını, isimlerini, şekillerini ve nizamını bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: İnsanın

dişleri otuz iki tanedir. Ve bazı insanın dişi, en gerideki dört azı (yirmi yaş)

dişleri eksik olduğundan, yirmi sekiz tanedir.

Ortadaki dişlerden iki senâyâ [570] ve rubâiyyenin [571] iki üst dişi ve alt

taraftaki karşılıkları kesicilik görevi için sıralanmışlardır. Yukarıdaki iki azı

dişler (köpek dişleri) ve dengine gelen iki alt dişler, kırmak görevi içindir.

Bunların arkasında iki taraftan üste ve alta ait ikişer diş de öğütmek için

yaratılmışlardır. Onların arkasında her iki yanda bulunan ikişer arka dişler

çiğneme görevi için yaratılmışlardır. En arkadaki dört azı dişi (bu işlemi)

tamamlamak üzere ortaya çıkmıştır. Şu halde öndeki iki diş, arkadaki dört

diş, çenenin yan tarafındaki dört tane kesici veya azı dişler, öğütücü sekiz

diş, sekiz arka diş ve en gerideki dört azı dişler olmak üzere otuz iki diş

vardır. En gerideki dört azı diş çoğu insanda yetişkinlik çağında ortaya

çıkar. Onun için bunların ismi akıl dişleridir. Dişlerin kökleri ve sınırlı

başları vardır ki iki çenede olan taşıyıcı kemiklerin deliklerinde

yerleşmiştir. Her deliğin yan tarafı üzerinde dairesel bir et bulunur. Onun

üzerinde küçük bir kemik bitmiştir ki dişleri kuşatarak sağlam bir bağ ile

tutturulmuştur. Arka dişlerin haricindeki dişlerden her birinin bir kökü

vardır. Fakat alt çenede olan ve bahsi geçen arka dişlerin her birinin iki ya

da üç kökü tespit edilmiştir. En gerideki iki dişin ise üçer kökü vardır.

Üst çenede yerleşmiş olan arka dişler için üçer ya da dörder kök

yaratılmıştır. Özellikle azı dişlerin dörder kökü vardır. Arka dişlerin

kökünün çok olmasının sebebi, kendilerinin büyük ve işlerinin çok

oluşudur. Üst çenedeki dişlerin kökünün çok olmasının hikmeti, o dişlerin

aşağıya doğru çekilmeye karşı koyabilmeleri, bu çekilmeye dayanabilmek

için ağırlıklarıyla köklerin zıt tarafına olan meyilleridir. Alt çenedeki dişler

ise ağırlıklarının köküne zıt değildir. Bedende olan kemiklerin hiçbirisinin

hissi yoktur. Fakat diş kemikleri beyinden gelen sinirler sebebiyle hissiz

kalmaz. Çünkü diş kemikleri sıcak ve soğuğun, tatlı ve ekşinin ve diğer

birbirine zıt duyguların farkını anlar. Diğer kemikler bunları hissetmez.

“Bütün bunları en güzel bir şekilde yaratıp sûret veren ve şânı çok yüce

olan Allah’ı her türlü noksanlıktan tenzih ederiz.”

[567] .

(Şevk): Diken anlamına gelir. Tıpta bel kemiği (amûd-i fekârî)

üzerindeki kemik çıkıntıları (nütûi şevkî) demektir.

[568] . Sesamoid: Tendonların içinde gelişmiş ve diğer kemiklerle

bağlantısı olmayan kemik.

[569] . “Sübhâne’l-Hâlıkı’l-Bâri’i’l-Musavviri ve Sübhâne’s-Sâni‘i’l-

Hakîmi’l-Bedî‘i’l-Mukaddir cellet azametuhû ve kemulet kudretuhû.”

[570] . Senâyâ: Öndeki dört diş, ön dişler. Yan kesici dişler.

[571] . Rubâiyye: Ön dişler ile azı dişleri arasında ve ikisi altta bulunan

dört diş.

. (Şevk): Diken anlamına gelir. Tıpta bel kemiği (amûd-i fekârî)

üzerindeki kemik çıkıntıları (nütûi şevkî) demektir.

. Rubâiyye: Ön dişler ile azı dişleri arasında ve ikisi altta bulunan dört diş.

. Senâyâ: Öndeki dört diş, ön dişler. Yan kesici dişler.

. “Sübhâne’l-Hâlıkı’l-Bâri’i’l-Musavviri ve Sübhâne’s-Sâni‘i’l-Hakîmi’l-

Bedî‘i’l-Mukaddir cellet azametuhû ve kemulet kudretuhû.”

. Sesamoid: Tendonların içinde gelişmiş ve diğer kemiklerle bağlantısı

olmayan kemik.

“En güzel bir biçimde yaratıp sûret veren, hikmetiyle her şeyi en güzel

biçimde yaratan ve şânı yüce olan Allah’ı her türlü noksanlıktan tenzih

ederiz. O’nun şânı yüce, kudreti nihayetsizdir.”

Ortadaki dişlerden iki senâyâ ve rubâiyyenin iki üst dişi ve alt taraftaki

karşılıkları kesicilik görevi için sıralanmışlardır. Yukarıdaki iki azı dişler

(köpek dişleri) ve dengine gelen iki alt dişler, kırmak görevi içindir.

Bunların arkasında iki taraftan üste ve alta ait ikişer diş de öğütmek için

yaratılmışlardır. Onların arkasında her iki yanda bulunan ikişer arka dişler

çiğneme görevi için yaratılmışlardır. En arkadaki dört azı dişi (bu işlemi)

tamamlamak üzere ortaya çıkmıştır. Şu halde öndeki iki diş, arkadaki dört

diş, çenenin yan tarafındaki dört tane kesici veya azı dişler, öğütücü sekiz

diş, sekiz arka diş ve en gerideki dört azı dişler olmak üzere otuz iki diş

vardır. En gerideki dört azı diş çoğu insanda yetişkinlik çağında ortaya

çıkar. Onun için bunların ismi akıl dişleridir. Dişlerin kökleri ve sınırlı

başları vardır ki iki çenede olan taşıyıcı kemiklerin deliklerinde

yerleşmiştir. Her deliğin yan tarafı üzerinde dairesel bir et bulunur. Onun

üzerinde küçük bir kemik bitmiştir ki dişleri kuşatarak sağlam bir bağ ile

tutturulmuştur. Arka dişlerin haricindeki dişlerden her birinin bir kökü

vardır. Fakat alt çenede olan ve bahsi geçen arka dişlerin her birinin iki ya

da üç kökü tespit edilmiştir. En gerideki iki dişin ise üçer kökü vardır.

Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Omurlar

(fikãr-ı sulb) gibi bazı kemiklerin bedendeki önemi, temelin binadaki önemi

gibidir. Çünkü omurga kemikleri bedenin temelleridir. Bütün uzuvlar

omurganın üzerine kurulmuştur ve ona dayanmaktadır. Nitekim geminin

bütün parçalarının gemiyi ortalayan direk üzerine yerleştirildiği gibi, beden

organlarının hepsi de omurga kemiği üzerine yerleşmiştir ve ona

dayanmaktadır. Bazı kemikler bedende koruyucu kalkan görevi yapar. Yeni

doğmuş çocukların başındaki bıngıldak gibi. Bazı kemikler tehlikeleri

karşılar. Omurga üzerinde ( – şevk) benzeri kemiklerde olduğu gibi. Bazıları

tehlikeleri gideren kalkan görevi yaparlar. Parmak kemikleri arasında

bulunan sesamoid kemikler (izâm-ı simsimâniyye) gibi. Kemiklerin bazısı

da mafsalların arasını doldurur. Bazı kemikler desteklenmeye ihtiyaç

duyulan cisimlere bağlanır. Dil ve gırtlak kasları ve diğerlerinin lam ()

harfine bezeyen kemikleri gibi. Kemiklerin hepsi bedenin dayanak ve

direkleri, koruyucuları ve muhafızlarıdır. Sert ve içi boş cisimlerinin

ortasında bir kanal vardır. İçinde toplanmış olan ilik onun gıdası olmuştur.

İçinin boş olmasının en büyük faydası hafifliktir. Boşluğun tek olmasının

faydası, sert cismin hali üzere kalmış olmasıdır. Sertliğin faydası, sert

hareketler esnasında kırılmamaktır. İçindeki iliğin faydası, -daha önce ifade

edildiği üzere- kemiğin gıdası olup daima kemiğe ıslaklık temin etmesidir.

Böylece içi boş kemik, hareket ettikçe gevşeyip paramparça olmaz.

Kemiğin daha dayanıklı olması gerektiği yerde, boşluğu (kanalı) dar

olmuştur. Nitekim baldır kemikleri bu şekilde yaratılmıştır. Beden organları

onlara yüklenmiştir. Kemiğin hafif olması gereken yerde boşluğu

genişlemiştir. Nitekim burun kemikleri bu şekilde yaratılmıştır. Bahsedilen

beslenme işi için, hava ile kokusu yayılan kokuların o kemiğe ulaşması için

hem de beyinden inen fazlalıkların ondan dışarı çıkması için, burun

kemikleri böyle yaratılmıştır. Beden kemiklerinin hepsi birbirine yakın ve

bitişik yaratılmışlardır. Aralarındaki az bir boşluk ise kıkırdak kemiklerinin

faydası için yaratılan kıkırdak bağları [113/b] ile doldurulmuştur. Bu

faydanın gerekmediği yerlerde iki kemik arasında bir bağ olmaksızın

birbirinden ayrı yaratılmıştır. Alt çene kemiği gibi.

Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Omurlar

(fikãr-ı sulb) gibi bazı kemiklerin bedendeki önemi, temelin binadaki önemi

gibidir. Çünkü omurga kemikleri bedenin temelleridir. Bütün uzuvlar

omurganın üzerine kurulmuştur ve ona dayanmaktadır. Nitekim geminin

bütün parçalarının gemiyi ortalayan direk üzerine yerleştirildiği gibi, beden

organlarının hepsi de omurga kemiği üzerine yerleşmiştir ve ona

dayanmaktadır. Bazı kemikler bedende koruyucu kalkan görevi yapar. Yeni

doğmuş çocukların başındaki bıngıldak gibi. Bazı kemikler tehlikeleri

karşılar. Omurga üzerinde ( – şevk) benzeri kemiklerde olduğu gibi. Bazıları

tehlikeleri gideren kalkan görevi yaparlar. Parmak kemikleri arasında

bulunan sesamoid kemikler (izâm-ı simsimâniyye) gibi. Kemiklerin bazısı

da mafsalların arasını doldurur. Bazı kemikler desteklenmeye ihtiyaç

duyulan cisimlere bağlanır. Dil ve gırtlak kasları ve diğerlerinin lam ()

harfine bezeyen kemikleri gibi. Kemiklerin hepsi bedenin dayanak ve

direkleri, koruyucuları ve muhafızlarıdır. Sert ve içi boş cisimlerinin

ortasında bir kanal vardır. İçinde toplanmış olan ilik onun gıdası olmuştur.

İçinin boş olmasının en büyük faydası hafifliktir. Boşluğun tek olmasının

faydası, sert cismin hali üzere kalmış olmasıdır. Sertliğin faydası, sert

hareketler esnasında kırılmamaktır. İçindeki iliğin faydası, -daha önce ifade

edildiği üzere- kemiğin gıdası olup daima kemiğe ıslaklık temin etmesidir.

Böylece içi boş kemik, hareket ettikçe gevşeyip paramparça olmaz.

Kemiğin daha dayanıklı olması gerektiği yerde, boşluğu (kanalı) dar

olmuştur. Nitekim baldır kemikleri bu şekilde yaratılmıştır. Beden organları

onlara yüklenmiştir. Kemiğin hafif olması gereken yerde boşluğu

genişlemiştir. Nitekim burun kemikleri bu şekilde yaratılmıştır. Bahsedilen

beslenme işi için, hava ile kokusu yayılan kokuların o kemiğe ulaşması için

hem de beyinden inen fazlalıkların ondan dışarı çıkması için, burun

kemikleri böyle yaratılmıştır. Beden kemiklerinin hepsi birbirine yakın ve

bitişik yaratılmışlardır. Aralarındaki az bir boşluk ise kıkırdak kemiklerinin

faydası için yaratılan kıkırdak bağları [113/b] ile doldurulmuştur. Bu

faydanın gerekmediği yerlerde iki kemik arasında bir bağ olmaksızın

birbirinden ayrı yaratılmıştır. Alt çene kemiği gibi.

Ortadaki dişlerden iki senâyâ ve rubâiyyenin iki üst dişi ve alt taraftaki

karşılıkları kesicilik görevi için sıralanmışlardır. Yukarıdaki iki azı dişler

(köpek dişleri) ve dengine gelen iki alt dişler, kırmak görevi içindir.

Bunların arkasında iki taraftan üste ve alta ait ikişer diş de öğütmek için

yaratılmışlardır. Onların arkasında her iki yanda bulunan ikişer arka dişler

çiğneme görevi için yaratılmışlardır. En arkadaki dört azı dişi (bu işlemi)

tamamlamak üzere ortaya çıkmıştır. Şu halde öndeki iki diş, arkadaki dört

diş, çenenin yan tarafındaki dört tane kesici veya azı dişler, öğütücü sekiz

diş, sekiz arka diş ve en gerideki dört azı dişler olmak üzere otuz iki diş

vardır. En gerideki dört azı diş çoğu insanda yetişkinlik çağında ortaya

çıkar. Onun için bunların ismi akıl dişleridir. Dişlerin kökleri ve sınırlı

başları vardır ki iki çenede olan taşıyıcı kemiklerin deliklerinde

yerleşmiştir. Her deliğin yan tarafı üzerinde dairesel bir et bulunur. Onun

üzerinde küçük bir kemik bitmiştir ki dişleri kuşatarak sağlam bir bağ ile

tutturulmuştur. Arka dişlerin haricindeki dişlerden her birinin bir kökü

vardır. Fakat alt çenede olan ve bahsi geçen arka dişlerin her birinin iki ya

da üç kökü tespit edilmiştir. En gerideki iki dişin ise üçer kökü vardır.