İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Altıncı Madde
Altıncı Madde
İnsan dişlerinin yapısını, isimlerini, şekillerini ve nizamını bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: İnsanın
dişleri otuz iki tanedir. Ve bazı insanın dişi, en gerideki dört azı (yirmi yaş)
dişleri eksik olduğundan, yirmi sekiz tanedir.
Ortadaki dişlerden iki senâyâ [570] ve rubâiyyenin [571] iki üst dişi ve alt
taraftaki karşılıkları kesicilik görevi için sıralanmışlardır. Yukarıdaki iki azı
dişler (köpek dişleri) ve dengine gelen iki alt dişler, kırmak görevi içindir.
Bunların arkasında iki taraftan üste ve alta ait ikişer diş de öğütmek için
yaratılmışlardır. Onların arkasında her iki yanda bulunan ikişer arka dişler
çiğneme görevi için yaratılmışlardır. En arkadaki dört azı dişi (bu işlemi)
tamamlamak üzere ortaya çıkmıştır. Şu halde öndeki iki diş, arkadaki dört
diş, çenenin yan tarafındaki dört tane kesici veya azı dişler, öğütücü sekiz
diş, sekiz arka diş ve en gerideki dört azı dişler olmak üzere otuz iki diş
vardır. En gerideki dört azı diş çoğu insanda yetişkinlik çağında ortaya
çıkar. Onun için bunların ismi akıl dişleridir. Dişlerin kökleri ve sınırlı
başları vardır ki iki çenede olan taşıyıcı kemiklerin deliklerinde
yerleşmiştir. Her deliğin yan tarafı üzerinde dairesel bir et bulunur. Onun
üzerinde küçük bir kemik bitmiştir ki dişleri kuşatarak sağlam bir bağ ile
tutturulmuştur. Arka dişlerin haricindeki dişlerden her birinin bir kökü
vardır. Fakat alt çenede olan ve bahsi geçen arka dişlerin her birinin iki ya
da üç kökü tespit edilmiştir. En gerideki iki dişin ise üçer kökü vardır.
Üst çenede yerleşmiş olan arka dişler için üçer ya da dörder kök
yaratılmıştır. Özellikle azı dişlerin dörder kökü vardır. Arka dişlerin
kökünün çok olmasının sebebi, kendilerinin büyük ve işlerinin çok
oluşudur. Üst çenedeki dişlerin kökünün çok olmasının hikmeti, o dişlerin
aşağıya doğru çekilmeye karşı koyabilmeleri, bu çekilmeye dayanabilmek
için ağırlıklarıyla köklerin zıt tarafına olan meyilleridir. Alt çenedeki dişler
ise ağırlıklarının köküne zıt değildir. Bedende olan kemiklerin hiçbirisinin
hissi yoktur. Fakat diş kemikleri beyinden gelen sinirler sebebiyle hissiz
kalmaz. Çünkü diş kemikleri sıcak ve soğuğun, tatlı ve ekşinin ve diğer
birbirine zıt duyguların farkını anlar. Diğer kemikler bunları hissetmez.
“Bütün bunları en güzel bir şekilde yaratıp sûret veren ve şânı çok yüce
olan Allah’ı her türlü noksanlıktan tenzih ederiz.”
[567] .
(Şevk): Diken anlamına gelir. Tıpta bel kemiği (amûd-i fekârî)
üzerindeki kemik çıkıntıları (nütûi şevkî) demektir.
[568] . Sesamoid: Tendonların içinde gelişmiş ve diğer kemiklerle
bağlantısı olmayan kemik.
[569] . “Sübhâne’l-Hâlıkı’l-Bâri’i’l-Musavviri ve Sübhâne’s-Sâni‘i’l-
Hakîmi’l-Bedî‘i’l-Mukaddir cellet azametuhû ve kemulet kudretuhû.”
[570] . Senâyâ: Öndeki dört diş, ön dişler. Yan kesici dişler.
[571] . Rubâiyye: Ön dişler ile azı dişleri arasında ve ikisi altta bulunan
dört diş.
. (Şevk): Diken anlamına gelir. Tıpta bel kemiği (amûd-i fekârî)
üzerindeki kemik çıkıntıları (nütûi şevkî) demektir.
. Rubâiyye: Ön dişler ile azı dişleri arasında ve ikisi altta bulunan dört diş.
. Senâyâ: Öndeki dört diş, ön dişler. Yan kesici dişler.
. “Sübhâne’l-Hâlıkı’l-Bâri’i’l-Musavviri ve Sübhâne’s-Sâni‘i’l-Hakîmi’l-
Bedî‘i’l-Mukaddir cellet azametuhû ve kemulet kudretuhû.”
. Sesamoid: Tendonların içinde gelişmiş ve diğer kemiklerle bağlantısı
olmayan kemik.
“En güzel bir biçimde yaratıp sûret veren, hikmetiyle her şeyi en güzel
biçimde yaratan ve şânı yüce olan Allah’ı her türlü noksanlıktan tenzih
ederiz. O’nun şânı yüce, kudreti nihayetsizdir.”
Ortadaki dişlerden iki senâyâ ve rubâiyyenin iki üst dişi ve alt taraftaki
karşılıkları kesicilik görevi için sıralanmışlardır. Yukarıdaki iki azı dişler
(köpek dişleri) ve dengine gelen iki alt dişler, kırmak görevi içindir.
Bunların arkasında iki taraftan üste ve alta ait ikişer diş de öğütmek için
yaratılmışlardır. Onların arkasında her iki yanda bulunan ikişer arka dişler
çiğneme görevi için yaratılmışlardır. En arkadaki dört azı dişi (bu işlemi)
tamamlamak üzere ortaya çıkmıştır. Şu halde öndeki iki diş, arkadaki dört
diş, çenenin yan tarafındaki dört tane kesici veya azı dişler, öğütücü sekiz
diş, sekiz arka diş ve en gerideki dört azı dişler olmak üzere otuz iki diş
vardır. En gerideki dört azı diş çoğu insanda yetişkinlik çağında ortaya
çıkar. Onun için bunların ismi akıl dişleridir. Dişlerin kökleri ve sınırlı
başları vardır ki iki çenede olan taşıyıcı kemiklerin deliklerinde
yerleşmiştir. Her deliğin yan tarafı üzerinde dairesel bir et bulunur. Onun
üzerinde küçük bir kemik bitmiştir ki dişleri kuşatarak sağlam bir bağ ile
tutturulmuştur. Arka dişlerin haricindeki dişlerden her birinin bir kökü
vardır. Fakat alt çenede olan ve bahsi geçen arka dişlerin her birinin iki ya
da üç kökü tespit edilmiştir. En gerideki iki dişin ise üçer kökü vardır.
Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Omurlar
(fikãr-ı sulb) gibi bazı kemiklerin bedendeki önemi, temelin binadaki önemi
gibidir. Çünkü omurga kemikleri bedenin temelleridir. Bütün uzuvlar
omurganın üzerine kurulmuştur ve ona dayanmaktadır. Nitekim geminin
bütün parçalarının gemiyi ortalayan direk üzerine yerleştirildiği gibi, beden
organlarının hepsi de omurga kemiği üzerine yerleşmiştir ve ona
dayanmaktadır. Bazı kemikler bedende koruyucu kalkan görevi yapar. Yeni
doğmuş çocukların başındaki bıngıldak gibi. Bazı kemikler tehlikeleri
karşılar. Omurga üzerinde ( – şevk) benzeri kemiklerde olduğu gibi. Bazıları
tehlikeleri gideren kalkan görevi yaparlar. Parmak kemikleri arasında
bulunan sesamoid kemikler (izâm-ı simsimâniyye) gibi. Kemiklerin bazısı
da mafsalların arasını doldurur. Bazı kemikler desteklenmeye ihtiyaç
duyulan cisimlere bağlanır. Dil ve gırtlak kasları ve diğerlerinin lam ()
harfine bezeyen kemikleri gibi. Kemiklerin hepsi bedenin dayanak ve
direkleri, koruyucuları ve muhafızlarıdır. Sert ve içi boş cisimlerinin
ortasında bir kanal vardır. İçinde toplanmış olan ilik onun gıdası olmuştur.
İçinin boş olmasının en büyük faydası hafifliktir. Boşluğun tek olmasının
faydası, sert cismin hali üzere kalmış olmasıdır. Sertliğin faydası, sert
hareketler esnasında kırılmamaktır. İçindeki iliğin faydası, -daha önce ifade
edildiği üzere- kemiğin gıdası olup daima kemiğe ıslaklık temin etmesidir.
Böylece içi boş kemik, hareket ettikçe gevşeyip paramparça olmaz.
Kemiğin daha dayanıklı olması gerektiği yerde, boşluğu (kanalı) dar
olmuştur. Nitekim baldır kemikleri bu şekilde yaratılmıştır. Beden organları
onlara yüklenmiştir. Kemiğin hafif olması gereken yerde boşluğu
genişlemiştir. Nitekim burun kemikleri bu şekilde yaratılmıştır. Bahsedilen
beslenme işi için, hava ile kokusu yayılan kokuların o kemiğe ulaşması için
hem de beyinden inen fazlalıkların ondan dışarı çıkması için, burun
kemikleri böyle yaratılmıştır. Beden kemiklerinin hepsi birbirine yakın ve
bitişik yaratılmışlardır. Aralarındaki az bir boşluk ise kıkırdak kemiklerinin
faydası için yaratılan kıkırdak bağları [113/b] ile doldurulmuştur. Bu
faydanın gerekmediği yerlerde iki kemik arasında bir bağ olmaksızın
birbirinden ayrı yaratılmıştır. Alt çene kemiği gibi.
Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Omurlar
(fikãr-ı sulb) gibi bazı kemiklerin bedendeki önemi, temelin binadaki önemi
gibidir. Çünkü omurga kemikleri bedenin temelleridir. Bütün uzuvlar
omurganın üzerine kurulmuştur ve ona dayanmaktadır. Nitekim geminin
bütün parçalarının gemiyi ortalayan direk üzerine yerleştirildiği gibi, beden
organlarının hepsi de omurga kemiği üzerine yerleşmiştir ve ona
dayanmaktadır. Bazı kemikler bedende koruyucu kalkan görevi yapar. Yeni
doğmuş çocukların başındaki bıngıldak gibi. Bazı kemikler tehlikeleri
karşılar. Omurga üzerinde ( – şevk) benzeri kemiklerde olduğu gibi. Bazıları
tehlikeleri gideren kalkan görevi yaparlar. Parmak kemikleri arasında
bulunan sesamoid kemikler (izâm-ı simsimâniyye) gibi. Kemiklerin bazısı
da mafsalların arasını doldurur. Bazı kemikler desteklenmeye ihtiyaç
duyulan cisimlere bağlanır. Dil ve gırtlak kasları ve diğerlerinin lam ()
harfine bezeyen kemikleri gibi. Kemiklerin hepsi bedenin dayanak ve
direkleri, koruyucuları ve muhafızlarıdır. Sert ve içi boş cisimlerinin
ortasında bir kanal vardır. İçinde toplanmış olan ilik onun gıdası olmuştur.
İçinin boş olmasının en büyük faydası hafifliktir. Boşluğun tek olmasının
faydası, sert cismin hali üzere kalmış olmasıdır. Sertliğin faydası, sert
hareketler esnasında kırılmamaktır. İçindeki iliğin faydası, -daha önce ifade
edildiği üzere- kemiğin gıdası olup daima kemiğe ıslaklık temin etmesidir.
Böylece içi boş kemik, hareket ettikçe gevşeyip paramparça olmaz.
Kemiğin daha dayanıklı olması gerektiği yerde, boşluğu (kanalı) dar
olmuştur. Nitekim baldır kemikleri bu şekilde yaratılmıştır. Beden organları
onlara yüklenmiştir. Kemiğin hafif olması gereken yerde boşluğu
genişlemiştir. Nitekim burun kemikleri bu şekilde yaratılmıştır. Bahsedilen
beslenme işi için, hava ile kokusu yayılan kokuların o kemiğe ulaşması için
hem de beyinden inen fazlalıkların ondan dışarı çıkması için, burun
kemikleri böyle yaratılmıştır. Beden kemiklerinin hepsi birbirine yakın ve
bitişik yaratılmışlardır. Aralarındaki az bir boşluk ise kıkırdak kemiklerinin
faydası için yaratılan kıkırdak bağları [113/b] ile doldurulmuştur. Bu
faydanın gerekmediği yerlerde iki kemik arasında bir bağ olmaksızın
birbirinden ayrı yaratılmıştır. Alt çene kemiği gibi.
Ortadaki dişlerden iki senâyâ ve rubâiyyenin iki üst dişi ve alt taraftaki
karşılıkları kesicilik görevi için sıralanmışlardır. Yukarıdaki iki azı dişler
(köpek dişleri) ve dengine gelen iki alt dişler, kırmak görevi içindir.
Bunların arkasında iki taraftan üste ve alta ait ikişer diş de öğütmek için
yaratılmışlardır. Onların arkasında her iki yanda bulunan ikişer arka dişler
çiğneme görevi için yaratılmışlardır. En arkadaki dört azı dişi (bu işlemi)
tamamlamak üzere ortaya çıkmıştır. Şu halde öndeki iki diş, arkadaki dört
diş, çenenin yan tarafındaki dört tane kesici veya azı dişler, öğütücü sekiz
diş, sekiz arka diş ve en gerideki dört azı dişler olmak üzere otuz iki diş
vardır. En gerideki dört azı diş çoğu insanda yetişkinlik çağında ortaya
çıkar. Onun için bunların ismi akıl dişleridir. Dişlerin kökleri ve sınırlı
başları vardır ki iki çenede olan taşıyıcı kemiklerin deliklerinde
yerleşmiştir. Her deliğin yan tarafı üzerinde dairesel bir et bulunur. Onun
üzerinde küçük bir kemik bitmiştir ki dişleri kuşatarak sağlam bir bağ ile
tutturulmuştur. Arka dişlerin haricindeki dişlerden her birinin bir kökü
vardır. Fakat alt çenede olan ve bahsi geçen arka dişlerin her birinin iki ya
da üç kökü tespit edilmiştir. En gerideki iki dişin ise üçer kökü vardır.

