Marifetnâme · Haziran 27, 2026

İnsan kalbinin irfânın makamı olduğunu, kalbine yönelenin huzur ve ünsiyeti bulduğunu…

ÜÇÜNCÜ FEN · BİRİNCİ BAB · ÜÇÜNCÜ FASIL · İkinci Madde İkinci Madde İnsan kalbinin irfânın makamı olduğunu, kalbine yönelenin huzur ve ünsiyeti bulduğunu kudsî hadisler ile bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki Allah …

ÜÇÜNCÜ FEN · BİRİNCİ BAB · ÜÇÜNCÜ FASIL · İkinci Madde

İkinci Madde

İnsan kalbinin irfânın makamı olduğunu, kalbine yönelenin huzur ve

ünsiyeti bulduğunu kudsî hadisler ile bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki Allah dostlarının bildirdiğine göre, Hak teala

kudsî hadislerinde kullarına ezelî lütfuyla şöyle buyurmuştur: “ Ben yere ve

göğe sığmam, ancak mü’min kulumun gönlüne sığarım.” “ Ey Âdemoğu!

Gönlünde yolculuk yap! Daha ilk adımda beni bulursun.” “ Ey Âdemoğlu!

Manevî yolculuktan men edilen, bedenî yolculuğa düçar olur ve böyle olan

da ancak benden uzaklaşır. ” “ Ey Âdemoğlu! Vücudunda bir et parçası

vardır. O et parçasında bir kalp vardır. Kalpte ruh vardır. Ruhta sır vardır.

Sırda nûr vardır. Nurda ise ben varım.” “ Ey Âdemoğlu! Kâinâtın yaratıcısı

benim. Benim insanın sırrının (kalbinin) hâricinde mekânım yoktur.” “ Ey

Âdemoğlu! Dünyadan yüz çeviren âhirete yönelmiştir. Âhiretten yüz çeviren

bana yönelmiştir. Bana yönelen ise cisimden ruha, ruhtan da sırra girerek

bana ulaşır.”

“ Ey Âdemoğlu! Benim yüce huzuruma varmak isteyen, mülk, melekût ve

ceberût âlemlerine iltifat etmesin. Bunlardan birinden memnun olan, benim

yüce huzurumdan kovulanlardandır. Çünkü mîrâc, ancak benim gayrimden

uzaklaşarak yükselme ve bana kavuşma suretiyle ünsiyet bulmandır. Benim

öyle kullarım vardır ki ben onları cennet, cehennem, sevap, günah için

yaratmadım. Ben onları sırf muhabbetim için yarattım. Onlar bana

kavuşma (likã) isteği ile yanıp tutuşan bekã ehlidir. Ey kulum! Ben senin

içinim, sen kimin içinsin? Ben seninleyim, sen kiminlesin?

Ey kulum! Eğer bana gönlün ile gelirsen sana rızam vardır. Eğer bana

kalbin ile gelirsen, sana cemâlim ve likâm vardır.” “ Ey Dâvud! Ben sana

lâzım olan elinim. O halde sana lâzım olan elinin kıymetini bil!” “ Ey

Âdemoğlu! Ben sizin dış görünüşünüze ve güzelliklerinize bakmam. Ben

sizin kalplerinize ve niyetlerinize bakarım.” “ Dünya sevgisi Âdemoğlunun

kalbini kuşatmasaydı, elbette göklerin melekûtunu seyrederdi. Eğer

Âdemoğlunun kalbini kapatıp örten şeyler olmasaydı, elbette beni her

zaman kendisine yakın bulurdu. ”

“ Ey Âdemoğlu! Bana bir karış yaklaşana ben bir adım yaklaşırım. Bana

bir adım yaklaşana [193/b] ben bir kulaç yaklaşırım. Bana yürüyerek

gelene ben koşarak giderim.” “ Kulum bana nafilelerle yaklaşır, öyle ki ben

onu severim. Ben kimi seversem, onun duyan kulağı, gören gözü, konuşan

dili, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Benimle işitir, benimle görür, benimle

konuşur, benimle tutar, benimle yürür. Benden bir şey isterse ona veririm.

Kul kendisine farz kıldığım şeylerde yaklaştığı kadar hiçbir şeyde bana

yaklaşamaz.” “ Ey Âdemoğlu! Ben senin kusurlarını örterek sana

yaklaşıyorum. Sen ise gafletle benden kaçıyorsun.” “ Ey Âdemoğlu! Eğer

kardeşlerin ve dostların senin günahlarının kokusunu almış olsalardı,

elbette seninle oturmazlardı. Ben ise yumuşaklıkla ayıpları örterim.”

“ Ey Âdemoğlu! Sabaha çıktığında hangisinin senin nazarında daha büyük

olduğunu bilemediğin iki nimet ile olursun: Günahlarının insanlardan

gizlenmiş olması mı, yoksa onlardan sana gelecek meth ü senâlar mı? Eğer

insanlar senin hakkında benim bildiklerimi bilselerdi elbette hiçbir kimse

seninle konuşmazdı. Ben ise rahmetimle günahları affederim. ”

“ Ey Âdemoğlu! Konuştuğun kelimede, baktığın yerde, işittiğin seste,

kokladığın kokuda, tuttuğun şeyde, attığın adımda, aklına getirdiğin şeyde,

üzüldüğünde ve sevinç duyduğunda mutlaka ben seninle beraberim. Ne

yaptığını biliyorum. Kalbine bakıyorum. Sana çok yakınım. Senin içinin ve

dışının bütün zerrelerine yakınım. Seni kuşatmış vaziyetteyim. Seni

korumaktayım ve senin bütün işlerinde tasarruf sahibiyim. O halde bana

şükret ve bana ibadet et. Bana gel. Bana tevekkül et. İşlerini bana bırak.

Benden ve kendinden râzı ve memnun ol. O zaman ben seni severim ve sana

yeterim. Nerede olursan ol, beni kendinle bulursun. Eğer sen benimle

olursan, ben de senin benimle olduğun kadar seninle olurum.”

Şiir

1-Ene’l-matlûbu fe’tlubnî tecidnî

Ve in tetlub sivâ’î lem tecidnî

2-Ene’l-maksûdu lâ taksud sivâ’î

Kesîru’l-hayri fe’tlubnî tecidnî

3-Ene’r-Rabbu’l-lezî yahşâ azâbî

Cemî‘u’l-halkı fe’tlubnî tecidnî

4-Ene’l-ma‘bûdu lâ-ta‘bud sivâ‘î

Ene’l-Cebbâru fe’tlubnî tecidnî

5-Ene’l-llâhu’l-lezî lâ-şey’e mislî

Ene’d-deyyânu fe’tlubnî tecidnî

6-Ene’l-meliku’l-muheyminu celle kadrî

Azîmu’l-mulki fe’tlubnî tecidnî

7-Ene meliku’l-mulûki ve kulli mülkin

Liye’l-mîrâsu fe’tlubnî tecidnî

8-Ene kable’d-duhûri ve kable kablî

Ve ba‘de’l-ba‘di fe’tlubnî tecidnî

9-Ene’l-vehhâbu yâ abdî serî‘an

Ve fi’l-ahdi fe’tlubnî tecidnî

10-Ene li’l-abdi erhamu min ahîhî

Ve min ebeveyhi fe’tlubnî tecidnî

11-Tecidunî fî sevâdi’l-leyli abdî

Karîben minke fe’tlubnî tecidnî

12-Tecidunî fî-sucûdike hîne ted‘û

Ve hîne tekûmu fe’tlubnî tecidnî

13-Tecidunî râhimen birran ra’ûfâ

Bi külli’l-halkı fe’tlubnî tecidnî

14-Tecidunî vâhiden sameden azîmâ

Kesîru’l-birri fe’tlubnî tecidnî

15-Tecidunî musteğâsen bî-muğîsâ

Ene’l-kahhâru fe’tlubnî tecidnî

16-Tecidunî vâsi‘an bi’l-halki abdî

Ene’l-hallâku fe’tlubnî tecidnî

17-Ene’l-lehfânu nâdânî kezîmâ

Ekul lebbeyke fe’tlubnî tecidnî

18-İza’l-muztarru kâle elâ terânî

Nazartu ileyhi fe’tlubnî tecidnî

19-İzâ abdî asânî lem yecidnî

Serî‘u’l-ahzi fe’tlubnî tecidnî [194/a]

20-Ve in huve tâbe lî-tubtu aleyhi

Ene’t-tevvâbu fe’tlubnî tecidnî

21-E-ta‘rifu sâtiran li’l-aybi ğayrî

Ene’s-settâru fe’tlubnî tecidnî

22-E-ta‘rifu ğâfiran li’z-zenbi ğayrî

Ene’l-Gaffâru fe’tlubnî tecidnî

23-E-te‘rifu men yeğîsu’l-halka ğayrî

Mine’n-nîrâni fe’tlubnî tecidnî

24-E-ta‘rifu munkıze gayrı serî‘an

Mine’l-helekâti fe’tlubnî tecidnî

25-E-ta‘rifu men yekul li’ş-şey’i ğayrî

Bi-kun feyekûnu fe’tlubnî tecidnî

26-E-ta‘rifu men lehû ismun ke ismî

Ene’r-rahmân fe’tlubnî tecidnî

27-Ehlun fi’l-halkı men yu‘tî cezîlâ

Sivâ’î leyse fe’tlubnî tecidnî

28-E-tezkuru leyleten nâdeyte sirrâ

E-lem esme‘uke fe’tlubnî tecidnî

29-Fe-lâ yuneccîke yâ abdî sivâ’î

Mine’n-nîrâni fe’tlubnî tecidnî

30-Ve lem yuhilleke bi’l-firdevsi ğayrî

Ene’r-rezzâku fe’tlubnî tecidnî

31-Ve erhamu min ıbâdî men asânî

Bi-cehlin minhu fe’tlubnî tecidnî

32-Ve ukrimu men yetûbu ileyye havfâ

Liye’l-ikramu fe’tlubnî tecidnî

33-Liye’l-âlâ’u ve’n-ne‘mâ’u abdî

Liye’l-hayrâtu fe’tlubnî tecidnî

34-Liye’d-dunyâ vemâ fîhâ cemî‘â

Liye’l-melekûtu fe’tlubnî tecidnî

35-Ve men mislî ve eyne yekûnu mislî

Fe-leyse yekûnu fe’tlubnî tecidnî

36-Ta‘azzeznî fe-lem turakkıt mislî

Ve lestu terâhu fe’tlubnî tecidnî

37-Helumme ileyye ve lâ taksud sivâ’î

Ene’l-mennânu fe’tlubnî tecidnî

38-Se-eğfiru li’l-ibâdı ve lâ ubâlî

Gadâtu’l-haşri fe’tlubnî tecidnî

39-Ve ukrimu men urîdu bilâ-hisâbî

Ene’l-vehhâbu fe’tlubnî tecidnî

40-Ene’l-ferdu’l-mudebbiru fevka’l-arşî

Bi-ğayri’l-keyfi fe’tlubnî tecidnî

Şiir (in tercümesi)

1-İstediğin benim; ara, bulursun beni. Benden başkasını ararsan,

bulamazsın beni.

2-Maksûd [192] benim, başkasını gaye edinme! Pek çok hayırlar bendedir;

ara bulursun beni.

3- Bütün yaratılmışların azabından korktuğu Rab benim; ara bulursun

beni.

4-Mabûd [193] benim, başkasına kulluk etme. Ben Cebbâr’ım; [194] ara

bulursun beni.

5-Ben öyle Allah’ım ki benzerim hiçbir şey yoktur. Deyyân [195] olan

benim; ara bulursun beni.

6-Melik, Müheymin [196] benim; kudretim yüce, saltanatım en büyüktür;

ara bulursun beni.

7-Ben sultanlar sultanıyım. Ve mülkün tamamı benim mirasımdır; ara

bulursun beni.

8-Ben zaman öncesiyim; öncelerin öncesi. Sonranın da sonrası; ara

bulursun beni.

9-Ben Vehhab’ım [197] ey kulum! Verdiğim sözü süratle ifâ ederim; ara

bulursun beni.

10-Kuluma kardeşinden daha merhametliyim, ebeveyninden de; ara

bulursun beni.

11-Kulum, gecenin karanlığında bulursun beni. Sana senden yakınım; ara

bulursun beni.

12-Secdelerinde yalvarırken bulursun beni. Kıyamda da ara; bulursun

beni.

13-Merhametli, iyilik sahibi, bağışlayıcı bulursun. Bütün yaratılmışlara

karşı; ara bulursun beni.

14-Beni Vâhid, Samed ve Azîm olarak bulursun. Çok iyilik sâhibi olarak,

ara bulursun beni.

15-Beni yardımcın bulursun. Yardım bendendir. Ben Kahhârım; ara

bulursun beni.

16-Kulum! Mahlûkatı kuşatıcı bir ilâh olarak bulursun beni. Yaratıcı

benim; ara bulursun beni.

17-Kul pişmanlıkla beni çağırırsa; Öfkemi yenerek derim ki, buyur!; Ara

bulursun beni.

18- Çaresiz kalan derse; beni görmüyor musun? Nazar ederim ona, ara

bulursun beni.

19-Kulum isyan edince, beni bulamaz. Yakalamam çabuktur; ara bulursun

beni.

20-Bana tövbe ederse, tövbesini kabul ederim. Ben tevvâbım, [198] ara

bulursun beni.

21-Bilir misin; ayıpları gizleyen benden başkası var mı? Ayıpları örten

benim, ara bulursun beni.

22-Bilir misin; günahları affeden benden başkası var mı? Bağışlayıcı

benim, ara bulursun beni.

23-Bilir misin; benden başka kim insanlara yardım edip onları ateşten

kurtarır? Ara bulursun beni.

24-Bilir misin; benden başka tehlikelerden süratle kurtaran biri var mı?

Ara bulursun beni.

25- Bilir misin; benden başka kim bir şeye “Ol” deyince o iş oluverir?

Ara bulursun beni.

26- Bilir misin; benim ismim gibi ismi olan var mı? Ben Rahmân’ım, ara

bulursun beni.

27-Benim gibi halka çok ihsan eden var mı? Benden başka yoktur, ara

bulursun beni.

28-Bir gecen var mı ki; gizlice nidâ ettin ve ben seni duymadım. Ara

bulursun beni.

29- Ey kulum, benden başka kimse seni ateşten kurtaramaz; ara bulursun

beni.

30- Benden başkası Firdevs’te hulle giydiremez. Ben Razzak’ım, ara

bulursun beni.

31- Kullarımdan bilmeden isyan edene merhamet ederim. Ara bulursun

beni.

32- Benden korkarak tövbe edeni bağışlarım. İkram sâhibi benim, ara

bulursun beni.

33-Kulum! İhsanlar ve nimetler hep benimdir, hayırlar benimdir; ara

bulursun beni.

34-Dünya ve içindekilerin hepsi benimdir, melekût benim; ara bulursun

beni.

35-Benzerim var mı? Nerde benim gibisi? Olamaz, ara bulursun beni.

36-Beni azîz bil. Benim gibi süsleyen yoktur, misli görülmüş değilim. Ara

bulursun beni.

37-Bana gel, benden başkası maksudun olmasın. Ben Mennân’ım; [199] ara

bulursun beni.

38- Yarın mahşer gününde, kullarımı şüphesiz bağışlayacağım. Ara

bulursun beni.

39-Dilediğime cömertçe, hesapsız veririm. Ben Vehhâb’ım; [200] ara

bulursun beni.

40-Bir tekim, müdebbirim; [201] arşımın fevkindeyim. Tarifsiz olarak, ara

bulursun beni.