Marifetnâme · Haziran 27, 2026

İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Birinci Madde

İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Birinci Madde Birinci Madde İnsan omurgasının birleşimi keyfiyetini [115/b] ve fonksiyonlarını bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Omurga …

İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Birinci Madde

Birinci Madde

İnsan omurgasının birleşimi keyfiyetini [115/b] ve fonksiyonlarını bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Omurga

kemiği pek çok faydalar sağlamak için yaratılmıştır. Birinci faydası,

canlıların hayatını sürdürmesinde muhtaç oldukları omuriliğin kanalı

olmasıdır. Çünkü eğer bütün sinirlerin bitiş yeri beyin olsaydı, insan

kafasının olduğundan çok daha büyük olması gerekirdi. Bu ise bedene ağır

bir yük olurdu. Sinirler organların en sonuna ulaşmakta uzun mesafelere

muhtaç olacaklarından, incinme ve kesilmelere maruz kalmaktan başka,

ağır uzuvları yerlerine çekmekte kuvvetleri az kalacaktı. İşte varlıkları en

güzel şekilde yaratıp onlara sûret veren, şânı yüce ve azîz olan Allah teâlâ

hazretleri, hikmeti ve yardımıyla beyinden bir parça olan omuriliği bedenin

aşağı kısmına erimiş maden gibi akıtarak, omurgayı ona korunmuş bir akış

yeri eylemiştir. Böylece omurga etrafında sinirlerin taksimi ve dağıtımı en

uygun ve en güzel olmuş olsun.

Omurganın bir faydası da budur ki ön tarafında yerleşmiş olan önemli

organların koruyucu kalkanı olmasıdır. Onun için boğumları ve diken gibi

çıkıntıları vardır ki onlara sinsin [572] adı verilmiştir. Omurganın bir faydası

da budur ki beden kemiklerinin yaratılışına esas ve temel teşkil etmiştir.

Nitekim gemi direği gibi olduğu daha önce ifade edilmiştir. Onun için

omurga kemikleri son derece sert ve sağlam olarak yaratılmıştır. Omurganın

diğer bir faydası da odur ki insanın ayağa kalkmasına ve hareketine imkân

vermek için kendi kendine duracak özellikte müstakil kuvvetli bulunmuştur.

Onun için omurga kemiklerinin nizamı omurlarla dizilmiştir. Hepsi tek bir

kemik ya da büyük bir kemik olmayıp dizilişleri en güzel bir şekilde ahsen-i

takvîm [573] üzere olmuştur. Omurlar arasında bulunan eklemler ne özelliğini

bozacak kadar gevşek ne de sağa sola dönüşünü engelleyecek kadar sert

olmayıp aksine bu şekilde bölümler halinde yaratılmıştır. Omurgayı

oluşturan omurlar kemiklerdir ki, ortasından omuriliğin geçeceği delik

bulunan kanallar vardır.

Bazı omurların sağında ve solunda deliğinin iki tarafından dört çıkıntı

bulunduğu tespit edilmiştir ki bunların bazısına yukarı doğru dikme

bazısına da aşağı doğru dikme denilmiştir. Bazı omurun altı çıkıntısı olup

bunların dördü bir tarafında, ikisi de diğer tarafındadır. Bazı omurun ise

sekiz çıkıntısı olduğu müşâhede edilmiştir. Bahsedilen çıkıntıların

faydalarından biri odur ki bunlarla ekleme ait bağlar ile omurlar arası

düzenli olup birinin çıkıntısının başı diğerinin çukuruna girerek sağlamlık

bulur. Omurga kemiği omurlarının bahsedilen çıkıntılarından başka

çıkıntıları da vardır ki onların faydası, çarpışmalardan korumak ve

mukavemetleriyle kalkan vazifesi görmektir. Bu çıkıntılar omurların

uzunluğu üzerine yerleşen sert ve geniş kemiklerdir. Bunların arka tarafa

yerleşmiş olanına şevk ve senâsin denilmiştir. Sağa ve sola yerleşmiş

olanlarına ise kanat (ecniha) derler. Bunlar bedenin uzunluğunda olan sinir,

damar ve kasları muhafaza ederler.

Kaburgaya komşu olan kanatların bir faydası, kaburganın çıkıntılı başı

bunlara geçmiş olup çukurlarıyla bağlanmış olmasıdır. Çünkü her tarafın iki

deliği ve her kaburga kemiğinin iki dışbükey (muhaddeb) çıkıntısı vardır.

Bu omurların orta deliklerinden başka pek çok delikleri vardır ki onlardan

sinirler çıkıp damarlara girerler. Bu delikler onun için omurların iki

tarafından yaratılıp arkasında kalmıştır. Çünkü onda çıkan ve giren

damarları çarpmadan korumak gerekmez. Eğer bahsedilen damarlar ve

sinirler [116/a] omurganın arkasında yaratılsaydı, bedenin tabiî ağırlığıyla

ve isteğe bağlı hareketleriyle meyli olan yerlerde ortaya çıkacağı için zayıf

olurlardı ve onu bağlayamazlardı. Bu koruma için olan çıkıntıların üzerinde

sinirler ve ıslaklığı hâvî olup onu yumuşak ve düz hale getirmiştir ki

bitişmiş olduğu ete eziyet olmasın.

Mafsalların çıkıntılarının sebebi şudur: Onlar birbirlerini takip ile sağlam

tutarlar ve her taraftan bağlarlar. Ancak ön taraftan olan takip son derece

sağlamdır ve arka taraftan olan yumuşaktır. Çünkü ön tarafa eğilme, arka

tarafa eğilip bükülmeden daha fazla lâzım olur. Şu halde omurga

kemiğindeki omurlar takip ve bağlarıyla sağlam olduklarından, tek bir

kemik gibi yerinde sabit olacak şekilde yaratılmışlardır. Eğilme ve

bükülmeyi kabul etmeleri sebebiyle yumuşak ve sölpük olduklarından, çok

sayıda kemik gibi hareket ve eğilme için uygun yaratılmışlardır.

“Her şeyi hikmetle yaratan, şânı yüce Allah’ı her türlü noksanlıktan

tenzih ederiz.”