Marifetnâme · Haziran 27, 2026

İnsan organlarının görünüş ve şekillerine anlayış ve sezgiyle bakmanın gönül ve ruha…

BEŞİNCİ FASIL · Üçüncü Madde Üçüncü Madde İnsan organlarının görünüş ve şekillerine anlayış ve sezgiyle bakmanın gönül ve ruha sağladığı emniyet ve selâmeti, fayda ve kerâmetlerini bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki …

BEŞİNCİ FASIL · Üçüncü Madde

Üçüncü Madde

İnsan organlarının görünüş ve şekillerine anlayış ve sezgiyle bakmanın

gönül ve ruha sağladığı emniyet ve selâmeti, fayda ve kerâmetlerini bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir: Âlemi bu sûrette

yaratıp nizam ve intizamını takdir eden hikmetli yaratıcı, onun benzeri olan

insan âlemini de, en güzel sûrette (ahsen-i takvîm) tasvir edip ruh üfleyerek

onu süsleyip nurlandrımıştır. Hayvan cinsi içinde, insan türünü en güzel ve

en mutedil kılıp mantık ve beyan ile fazîletli ve mükemmel yapmıştır. Gerçi

insanoğlunun hepsini özünde, yaratılışında (hilkatte) bir yaratmıştır. Lâkin

insan (tek tek) fertlerini sûret ve sîrette (görünüş ve ahlâkta) birbirine zıt ve

değişik yaratmıştır. Kendi lutuf ve inâyetiyle hikmetinin hakikatini,

sanatının inceliğini, insan âleminde ortaya koyup sûreti sîrete (ahlâka),

âzâyı ahlâka alâmet ve nişan etmiştir. Böylece insan önce kendi

kıyafetinden (görünüş) hareketle kendi sıfatlarını tamamıyla bilerek,

ihtimamla ahlâkını güzelleştirsin.

Sonra akran ve dostlarının kıyafetlerine (görünüşlerine) anlayış ve

sezgiyle bakıp her birinin zâtında gizli olan hallerine ve ahlâklarına vâkıf

olduğunda, onlara ya yaratılışlarına göre rağbet ve muhabbetle muamelede

bulunsun ya da aklınca davranıp idare edip gitsin veya hepsinden uzaklaşıp

(uzlet) emniyet ve selâmete, izzet ve rahata ersin. Ne kimseden incinsin ne

de kimseyi incitsin. Gönül hoşluğuyla yalnız oturup kalksın.

Nazm

Cihân bağında, ey âkil, budur makbûl-i ins ü cin

Ne kimse senden incinsin, ne sen bir kimseden incin

Günümüz Türkçesiyle

Ey akıllı kişi! Şu cihanda değerin şudur, ister insan ol ister cin. “Ne kimse

senden incinsin, ne de sen kimseden incin.”

Hadîsi şerifte “ İyiliği güzel yüzlüler yanında arayınız” buyurulmuştur.

Yani Hz. Peygamber (s.a.v.) iyi insandan güler yüz görülüp tatlı söz

işitildiğini, güzel huylar ve iyi işler meydana geldiğini herkese

duyurmuştur.

Beyt [143/b]

Kim ki hikmetle nâsa kıldı nazar

Her işi muktezâ-yı zât sezer

Günümüz Türkçesiyle

Kim ki insanlara hikmet gözüyle bakarsa, her işte hakikati sezer.

Allah teâlâ cömertliğinin kemâlinden, “ De ki herkes kendi mizac ve

meşrebine göre iş yapar. Bu durumda kimin doğru bir yol tuttuğunu

Rabbiniz en iyi bilendir” (İsrâ, 17/84) ihtar ve müjdesini işaret

buyurmuştur. Aynı zamanda herkese Gafûr, Halîm, Kerîm, Raûf ve Rahîm

olduğunu lutfuyla buyurmuştur. Çünkü herkesin, kendine lâyık olanı

işlediğini herkes görmüştür.

“Allah’ım! Din ve dünya işlerinde bizi senin ehlinden eyle. Ey Mevlâmız!

(bu ikisinde de) bizi sana ehil olmayanlardan eyleme. Muhakkak sen,

ziyadesiyle bağışlayansın, Halîm’sin, çok cömertsin, Kerîm’sin, Raûf’sun,

merhametlisin. Kendisine hamd edilmeye ve ziyadesiyle övülmeye

lâyıksın.” [18]