İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · İkinci Madde
İkinci Madde
İnsanın kafatasını ve özelliklerini bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir:
Kafatasındaki bütün kemiklerin amacı, beyni tehlikelerden korumak için
onu örtmektir.
Kafatası kemiklerinin çok parçadan oluşmasının pek çok faydası vardır:
Birinci faydası şudur ki kafatasının bir kısmının incinmesiyle ya da
bozulmasıyla bütün kafatası bundan etkilenmemesidir. Çünkü eğer kafatası
tek bir kemikten olsaydı, bir tehlike her tarafına aynı derecede tesir eder ve
tam bir âfet olurdu. İkinci faydası şudur ki -ifade edilecek mânâ gereğince-
sertlik ve yumuşaklıkta, büyüklük ve küçüklükte, incelik ve kalınlıkta bir
kemiğin böyle birbirine zıt kısımları bulunmasın. Üçüncü faydası şudur ki
kalın ve yoğun buharların beyinden çıkmasını sağlar. Çünkü eğer sert bir
kemik olsaydı ondan buğular geçemezdi, o zaman da bunların kokusu beyni
ifsad ederdi. Dördüncü faydası şudur ki başın iç kısımlarına giden venlere
ve arterlere geçit ve yol olur.
Kafatasının tabiî şeklinin dairesel olmasının iki faydası vardır: Birinci
faydası şudur ki dairesel şeklin sahası ve içerdiği şeyler, kendine eşit düz
hatlı şekillerden daha fazladır. İkinci faydası şudur ki dairesel şekil köşeli
şekiller kadar dışarıdan gelecek etkilerden etkilenmez, sağlam kalır diye
bilinmiştir.
Kafatası kemiği dairesel şekliyle uzunluğuna yaratılmıştır. Çünkü beyin
organları uzunluğuna yaratılmıştır. Bu kemiğin ön ve arka taraflarına çıkan
eğri kısımları, iki tarafından inen sinirleri korumak içindir. Bu şeklin üç
hakiki yivi (sütûr; derzleri), iki tane de yalancı yivleri vardır.
Üç hakîki sutûrun birincisi yaya benzer (coronal sutûr), alın ile
müşterektir. Bu şekilde;
Buna taç sutûr (iklîli) da derler.
Üç sutûrun ikincisi bölen (sehmî) sutûrdur. Düz olup coronal sutûru
uzunlamasına ikiye böler. Bu şekilde;
Bu taç sutûra bitişik olduğundan buna dikey (sukûtî; sagital sutûr) da
denilir.
Üçüncü sutûr başın arka kısmı ile tabanı (kaide) arasında ortaktır. [114/a]
O bir açı şeklindedir ki, açı noktasına sagital sutûr bitişiktir.
Bu şekilde;
Bu işaret Yunanlıların lam harfine benzediği için buna derz-i lâmî
denmiştir.
İki yalancı sutûr, derz-i sehmînin her iki tarafından paralel olarak
uzunlamasına inerek, kemik başına tamamıyla nüfuz etmediklerinden
bunlara kışreyn de derler. Bunlar hakiki üç sutûr ile bitişik olduklarında bu
şekilde olurlar.

