Marifetnâme · Haziran 27, 2026

İnsanın kalbinde bulunan kötü ahlâkın (ahlâk-ı zemîme) hayvan sûretlerine benzerliğini…

BEŞİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Beşinci Madde Beşinci Madde İnsanın kalbinde bulunan kötü ahlâkın (ahlâk-ı zemîme) hayvan sûretlerine benzerliğini, vâkıât [27] ve rüyaların [148/b] tabirlerini hece harfleriyle bildirir. Ey …

BEŞİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Beşinci Madde

Beşinci Madde

İnsanın kalbinde bulunan kötü ahlâkın (ahlâk-ı zemîme) hayvan

sûretlerine benzerliğini, vâkıât [27] ve rüyaların [148/b] tabirlerini hece

harfleriyle bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki irfân ehli şöyle demişlerdir: Âlemde yaratılan

hayvan türlerine ait şekil ve sûretlerin benzerleri ve örnekleri insan nefsinde

de vardır ki işte bu insanın kötü ve hayvanî ahlâkıdır. Mesela,

büyüklenmenin (kibir) sûreti kaplana benzer. Sataşmanın sûreti (tasallut),

aslana benzer. Kıskançlığın (haset) sûreti kurda benzer. Nitekim Hazret-i

Yakub (a.s.) kendi çocuklarının, diğer çocuğu Hz. Yûsuf (a.s.)’a olan

kıskançlıklarından dolayı ortaya çıkan ayrılık hâdisesinden önce, gördüğü

rüyasında (vâkıa) yedi tane kurdun Hz. Yûsuf (a.s.)’a hücum ettiğini

görmüştü. Onun için oğulları “Onu bizimle gönder” (Yûsuf, 12/12)

dediklerinde “Onu bir kurt yemesinden korkarım” (Yûsuf, 12/13)

diyerek göndermek istememişti.

Gönülde öfke ve kızgınlığın sûreti, köpektir. Hîlenin sûreti, tilkidir.

Gafletin sûreti, tavşandır. Cinsî münasebete düşkünlüğün sûreti eşektir.

Karına düşkünlüğün sûreti, koyundur. Çok yeme şehvetinin sûreti, sığırdır.

Açgözlülüğün, doymazlığın sûreti, karıncadır. Cimriliğin ve tamahkârlığın

sûreti, fâredir. Kinin sûreti, beyaz devedir. Kendinden geçmenin sûreti,

kırmızı devedir. Düşmanlığın sûreti, yılandır. Eziyetin sûreti, akreptir.

Vesvesenin sûreti, sarı yaban arısıdır. Diğer kötü ahlâk da öbür hayvanlara

benzer. Hatta kötü ahlâktan birine gâlip olan gönül, rüyada kendini o sûrette

olan hayvana gâlip görür.

Mesela aşırı cinsel arzusuna gâlip olan kimse vâkıasında kendini eşeğe

biner görür. Eğer mağlup ise, kendisini eşeğin altında bulur. Diğer ahlâklar

da buna kıyas ile bilinir.

Çünkü insan, âlemler arasında tam bir geçiş yeri (berzah-ı câmi) ve

Hakk’ın tecellîgâhıdır (mazhar-ı küll). Bütün hayvan sûretleri ve kâinâtın

şekilleri, onun görünen ve görünmeyen yönünde (zâhir ve bâtınında) sûret

bulup şekillenmiştir. Gereğine göre vücuda gelmiştir.

Ahlâkını güzelleştiren gönül, ayna misali tertemiz olduğu için, bütün

kâinâtı kendinde bulmuştur. Temiz olmayan gönül, uyku halinde rüya ile

geçmiş olaylardan ve gelecek işlerden haber almıştır. Bunları ya misal ile ya

da tabir ile bilir. Karmaşık ve zor rüya bu yazılanlar ile açıklanmış

olmaktadır.

Nazm

1-Çün buhâr-ı gıdâ dimâğa gelür

Ol havâs-ı buruna hâ’il olur

2-Rûh-ı hayvânî ol zaman ne ider

Zâhir-i cismi kor, dûna gider

3-Pes, havâss-ı burun mu‘attal olur

Hâlet-i nevmi ânınla bulur

4-Çün dimâğın havâssı kalbe iner

Kalb o dem enderûn-ı rûha döner

5-Kalbe ilhâm olur işâretler

Asıldan kalb olur beşâretler

6-Bî-vesâ’it bulursa nâfi‘adır

Aynı vâki‘ olur ki vâkı‘adır

7-Kalb eğer vâsıtayla olsa habîr

Gördüğü düşdür, olunur ta‘bîr

8-Pes, gelür kalbe gördüğü rü’yâ

Yâ işâret veya beşâret ana

9-Arabî ismin evveli alınur

Ne ise ol hurûf ile bilinür

10-Elif ululuğa işâret olur

Rif‘at-i kadrine beşâret olur

11-Bâ ise, cism ü câna râhatdır

Tâ ise, ol husûl-i hâcetdir

12-Sâ ise, düşman üzre nusretdir

Cîm ise, fursat u ganîmetdir

13-Hâ ise, izzet ü sa‘âdetdir

Hâ ise, her murâda vuslatdır

14-Dâl ise, zahmet ü meşakkatdır

Zâl ise, mâl ü mülk-i devletdir [149/a]

15-Râ dahi, devlete delâlet ider

Zâ, metîn i‘tikâda kalbi yider

16-Sîn, emîn olmağa alâmetdir

Şîn ise, fi‘line nedâmetdir

17-Sâd, kâm almağa beşâretdir

Dâd, mâl bulmağa işâretdir

18-Tâ ise, düşmeni helâk olacak

Zâ ise, kalbi hüzn ile dolacak

19-Ayn ise, dilde bula teşvîşi

Gayn ise, zulm-i nefs olur işi

20-Fâ ise, rütbesi olur âlî

Kâf ise, bula devlet ü mâlı

21-Kef ise, gâ’ibi gelür hurrem

Lâm ise, ol emîn olur hoş-dem

22-Mîm olursa, murâdını alacak

Nûn ise, hâtırı melûl olacak

23-Vav ise, işleri olur âsân

Hâ ise, hüzn ile olur giryân

24-Yâ ise, tâ‘ate muvaffak olur

Hep bu ta‘bîrler muhakkak olur

Günümüz Türkçesiyle

1-Besinin buhârı beyne geldiğinde, burna bir his engel olur.

2-O zaman hayvanî ruh bedenin dışını bırakıp daha aşağıya gider.

3-Hisler işlemez hale gelir, vücut bir uyku hali bulur.

4-Beynin hisleri kalbin hislerine iner, kalp o ân ruhun derinliklerine

döner.

5-Kalbe işaretler ilhâm olunur, kalp kaynağından müjdeler alır.

6-Aracısız olarak bunları bulursa faydalıdır, bu rüya aynen çıkar ki

vâkıadır.

7-Eğer kalp o işaretleri bir aracı yardımıyla alıyorsa gördüğü düştür, tabiri

lâzımdır.

8-Gördüğü rüya kalbe ya bir işaret veya bir müjde olarak gelir.

9-Görülen şeyin Arapça isminin ilk harfi alınır, ne olduğu o harf ile

bilinir.

10-İsmin ilk harfi elif ise yüceliğe işarettir, kişinin değerinin yüksekliğine

işaret eder.

11-Be harfi ise, beden ve ruh rahatlığıdır, Te ise, ihtiyaçların

gerçekleşeceğine işarettir.

12-Se harfi ise, düşmanına karşı yardım alacağına, cim ise fırsat ve

ganimete işarettir.

13-Hâ ise, yücelik ve mutluluktur, Hı ise, her murada erişmektir.

14-Dâl ise, zahmet ve meşakkattir, zel ise, mal, mülk ve saâdettir.

15-Rı ise yüce bir makãma, ze ise kalbi sağlam inanca götürür.

16-Sin ise emniyette olmaya işarettir, şın ise yaptığına pişman olacaktır.

17-Sâd ise zevk almaya işarettir, dad ise mal bulmaya işarettir.

18-Tı ise düşmanı perişan olacak, zı ise kalbi hüzünle dolacak.

19-Ayn ise gönülde karışıklık var demektir, gayn ise işi zulüm olur.

20-Fe ise rütbesi yüce olur, kaf ise mal ve mertebe bulur.

21-Kef ise yanında olmayanı şen şakrak gelir, lam ise emniyette olur.

22-Mîm ise muradını alacak demektir, nûn ise gönlü kırılacak demektir.

23-Vav ise işleri kolay olur, he ise üzüntü ile gözyaşı olur.

24-Ye ise ibadet etmek nasip olur, bu tabirler hep gerçek olur.