Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde

BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde Beşinci Madde Jüpiter’in yeröte ve Yerberi noktalarını, çıkış düğümü ve iniş düğümü (zeneb), tabiatını ve özelliklerini, uzaklığını- mesafesini ve kütlesinin …

BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde

Beşinci Madde

Jüpiter’in yeröte ve Yerberi noktalarını, çıkış düğümü ve iniş düğümü

(zeneb), tabiatını ve özelliklerini, uzaklığını- mesafesini ve kütlesinin

miktarını bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir: Jüpiter’in

yeröte noktası iki düğüm noktalarının ortasından; yani eğimli küresinin

burçlar feleğinden kuzeye doğru aşırı meylinden birbiri ardınca olmaksızın

yirmi derece öndedir. Bu vaziyette iken Jüpiter’in yeröte, noktası çıkış

düğümünden yetmiş derece geridedir. Satürn ve Jüpiter’den başka “şaşkın

yıldızlar”ın yeröte noktaları, çıkış düğümünden doksan derece kuzeyde

bulunur. Çünkü yeröte noktaları ve düğüm noktaları –yukarıda açıklandığı

üzere- sabit feleklere uygun olarak hareket ederler.

Jüpiter yıldızının yeröte noktasının burçlar feleğindeki yerinin; Rûmî

tarihin [Ğasîr] [495] senesinde, Başak burcunun on dokuz buçuk derecesinde

bulunduğu tespit edilmiştir. O vakitte Yerberi, de karşısında Balık burcunun

on dokuz buçuk derecesine erişmiştir. Çıkış düğümü Yengeç burcunun on

dokuz buçuk derecesine gelmiştir; iniş düğümü ise, Oğlak burcunun dokuz

buçuk derecesine erip şimdi [müellifin Ma’rifetnâme’yi te’lif ettiği yıllarda]

Rûmî tarih 2069, Hicrî tarih ise 1170 senesine gelmiştir. Bu durumda

[Ğasir] tarihinden Ma’rifetnâme’nin yazıldığı tarihe gelinceye kadar geçen

sürede (her yetmiş seneyi bir dereceye taksim edersek); yukarıda sözü

edilen yeröte ve bütün düğüm noktalarının her biri yaklaşık sekizer derece

ilerlemiş olur. Bu minval üzere yapılacak bir hesaplama ile, her tarihte

yıldızın yeröte ve bütün düğüm noktaları belirlenebilir.

Jüpiter’in tabiatına gelince; onun övgüye değer vasıfları olduğu

hususunda hemen bütün müneccimler söz birliği ederek şöyle demişlerdir:

Jüpiter’in tabiatı denge üzere olmaktır; sıcak ve rutûbetlidir. Erkek

tabiatlıdır ve gündüze nisbet edilmiştir. O, “büyük mutluluk” (sa‘d-i ekber)

diye anılmıştır.

Jüpiter yıldızının özellikleri şöyledir: din ve ilim gayreti, yumuşak

huyluluk (hilm), utanma ve arlanma (hayâ) duygusu, cömertlik (sehâ),

alçakgönüllülük (tevazu), yardımseverlik, akıl, iffet, dilde akıcılık ve

düzgün konuşma (talâkat ve fesâhat). Jüpiter, çocuğun ana rahmine düştüğü

anda doğsa, Cenâb-ı Hakk’ın izniyle onun güzel tabiatı ve övülmüş vasıfları

doğacak çocuğa sirâyet edip çocuk güzel ahlâklı ve iyi huylu olup talihleri

Jüpiter diye hükmedilir. Nitekim; “ Saâdetli kimse, annesinin karnında

saâdetli olandır” hadîs-i şerifi gereğince onlar, o saâdetle dünyaya gelirler

ve her biri bu tarz anadan doğma saâdetli olur.

Jüpiter, Pazartesi ve Perşembe günlerine hâkimdir. Bu iki gecenin gün

batımından sonra ve bu iki gündüzün gün doğumundan sonra birer saatlik

zaman dilimleri, Jüpiter’e nispet edilmiştir. Jüpiter yıldızı ile onun

Ortakmermezli küresinin uzaklıklarında, kütlelerinin miktarı konusunda

uzay gözlemcileri ve astronomi bilginleri, matematik uzmanları görüş

birliği içinde olup şöyle demişlerdir: Jüpiter’in Ortakmermezli küresinin dış

yüzeyinin âlemin merkezinden uzaklığı, takrîben 22 bin kere bin ve 992 bin

ve 487 fersah olarak (22 992 487) [496] ölçülmüştür. İçbükey yüzeyinin

bahsedilen merkezden uzaklığı ise yaklaşık olarak, 14 bin kere bin, 771 bin

ve 944 fersah (14 771 944) bulunmuştur. Bu Ortakmermezli kürenin

kalınlığı ise takrîben, 8 bin kere bin, 220 bin ve 543 fersah (8 220 543)

olarak hesaplanmıştır. Konumuzu teşkil eden Jüpiter yıldızının cirmi

yaklaşık olarak, yerkürenin cirminin yarısı kadar hesaplanmış ve bunların

hepsi, ilmî delillerle ispat edilmiştir. Doğrusunu ancak Allah bilir.

[489] . Felek-i mümessil (concantricus): Merkezî ekliptiğin merkezi (Yer)

olan küre.

[490] . Hareket-i küllî (motus universalis): Doğudan batıya doğru olan ve

gece gündüzü meydana getiren hareket. Göğün görünen ilk hareketleri iki

tanedir. Bu hareketlerden ilki küllî harekettir ve bu hareketle gece gündüz

oluşur.

[491] . Felek-i hâricü’l-merkez: Merkezî ekliptiğin merkezi (Yer) olmayan

küre.

[492] . Meks (

): Tam Ay tutulmalarında Ay’ın gölge dairesi içinde

kaldığı safhaya da deniyor.

[493] . Hark kökünden gelen ihtirâk kelimesi, yanıp tutuşma anlamındadır.

Astronomide ise, bir gezegenin güneşe yaklaşması anlamına gelir.

[494] . Felek-i mâil: Eğimli küre; (İng. oblique sphere, Lat. obliquus,

deflectens): 1) Gezegenin üzerinde hareket ettiği, ekliptiğe belli bir açı ile

eğimli olan küre; gezegenin yörüngesi. 2)Ay’ın ikinci küresi.

[495] . Ğasîr: Yazma eserde (

) şeklinde görünmekle birlikte matbu eserde

(

ğasîr) şeklinde yazılmış. Ğasîr, Arapça’da baharda yerin bitkisinin çok

olması anlamına geliyor. Bir de insanların savaşta birbirine karışmaları

anlamına da geliyor.

[496] . Fersah: Eskiden kullanılan, yaklaşık 5 kilometre tutan bir uzunluk

ölçeği.

Jüpiter yıldızının hızını, doğru hareketini (istikãmet), yavaşlamasını

(butû’), duraklamasını (ikãmet), geriye dönüşünü (ric’at); bütün bunlar

sebebiyle “şaşkın” görünmesini (hayret), güneşle olan bağlantılarını (irtibat)

ve yakınlıklarını (ihtirâk) bildirir.

. Ğasîr: Yazma eserde () şeklinde görünmekle birlikte matbu eserde (

ğasîr) şeklinde yazılmış. Ğasîr, Arapça’da baharda yerin bitkisinin çok

olması anlamına geliyor. Bir de insanların savaşta birbirine karışmaları

anlamına da geliyor.

. Fersah: Eskiden kullanılan, yaklaşık 5 kilometre tutan bir uzunluk

ölçeği.

. Felek-i mâil: Eğimli küre; (İng. oblique sphere, Lat. obliquus,

deflectens): 1) Gezegenin üzerinde hareket ettiği, ekliptiğe belli bir açı ile

eğimli olan küre; gezegenin yörüngesi. 2)Ay’ın ikinci küresi.

. Meks (): Tam Ay tutulmalarında Ay’ın gölge dairesi içinde kaldığı

safhaya da deniyor.

. Hark kökünden gelen ihtirâk kelimesi, yanıp tutuşma anlamındadır.

Astronomide ise, bir gezegenin güneşe yaklaşması anlamına gelir.

. Hareket-i küllî (motus universalis): Doğudan batıya doğru olan ve gece

gündüzü meydana getiren hareket. Göğün görünen ilk hareketleri iki

tanedir. Bu hareketlerden ilki küllî harekettir ve bu hareketle gece gündüz

oluşur.

. Felek-i hâricü’l-merkez: Merkezî ekliptiğin merkezi (Yer) olmayan küre.

. Felek-i mümessil (concantricus): Merkezî ekliptiğin merkezi (Yer) olan

küre.

Bu Ortakmermezli küre, kendi altında ve üstünde bulunan diğer felekler

gibi, öncelikle en büyük feleğin hareketine tâbi olup birinci hareket

(hareket-i ûlâ; hareket-i küllî) ile, âlemin merkezi çevresinde doğudan

batıya zorunlu olarak hareket etmektedir. İkinci olarak ise, kendine mahsus

hareketiyle âlemin merkezi çevresinde sekizinci feleğin (felekü’l-burûc)

hareketi kadar batıdan doğuya âheste gider. Sanki o, sekizinci feleğin

hareket ettirmesiyle hareket eder. Bu durumda onun yeröte, yerberi çıkış

düğümü ve iniş düğümü sekizinci felekle birlikte yetmiş yılda bir derece

gider. [43/a]

Jüpiter yıldızının dışmerkezli küresini (felek-i hâricü’l-merkez) şekilleri

ve hareketleriyle bildirir.

Bu yıldızın eğimli küresi, güney ve kuzey cihetine burçlar kuşağından

birer buçuk derece meyilli olduğu sırada; Episikl’in de görünen apoje ve

görünen perije söz konusu eğimli küreden bazen güney cihetine ve bazen de

kuzey tarafına meyilli olup aralarında iki buçuk derece enlem farkı

bulunduğundan Jüpiter seyrinde şaşırmış gibi görünüp “şaşkın” diye

isimlendirilmiştir.

Jüpiter, Pazartesi ve Perşembe günlerine hâkimdir. Bu iki gecenin gün

batımından sonra ve bu iki gündüzün gün doğumundan sonra birer saatlik

zaman dilimleri, Jüpiter’e nispet edilmiştir. Jüpiter yıldızı ile onun

Ortakmermezli küresinin uzaklıklarında, kütlelerinin miktarı konusunda

uzay gözlemcileri ve astronomi bilginleri, matematik uzmanları görüş

birliği içinde olup şöyle demişlerdir: Jüpiter’in Ortakmermezli küresinin dış

yüzeyinin âlemin merkezinden uzaklığı, takrîben 22 bin kere bin ve 992 bin

ve 487 fersah olarak (22 992 487) ölçülmüştür. İçbükey yüzeyinin

bahsedilen merkezden uzaklığı ise yaklaşık olarak, 14 bin kere bin, 771 bin

ve 944 fersah (14 771 944) bulunmuştur. Bu Ortakmermezli kürenin

kalınlığı ise takrîben, 8 bin kere bin, 220 bin ve 543 fersah (8 220 543)

olarak hesaplanmıştır. Konumuzu teşkil eden Jüpiter yıldızının cirmi

yaklaşık olarak, yerkürenin cirminin yarısı kadar hesaplanmış ve bunların

hepsi, ilmî delillerle ispat edilmiştir. Doğrusunu ancak Allah bilir.

Her feleğin kendine mahsus bir hareketi olup kendine özgü eksen

(mihver) ve kutupları üzerinde dönerek devrini tamamlaması muhakkak

olmakla, Jüpiter yıldızının eğimli yörüngesi Mars yıldızının Ortakmermezli

küresinin, üstünde kendi Ortakmermezli küresinin içinde kendine mahsus

hareketiyle batıdan doğuya hareket edip yıldızı da birlikte hareket ettirir. Bu

şekilde Jüpiter gezegeni onunla her burçta bir yıl bekleyerek (meks) on iki

senede bir kere, Güneş etrafındaki yörüngesini tamamlar. Jüpiter kendi

altında bulunan diğer gezegenlere oranla yerden daha uzak ve dairesi geniş

oluğundan, onun hareketi, altında bulunan diğer gezegenlere göre daha ağır

görünür.

Jüpiter yıldızının yeröte noktasının burçlar feleğindeki yerinin; Rûmî

tarihin [Ğasîr] senesinde, Başak burcunun on dokuz buçuk derecesinde

bulunduğu tespit edilmiştir. O vakitte Yerberi, de karşısında Balık burcunun

on dokuz buçuk derecesine erişmiştir. Çıkış düğümü Yengeç burcunun on

dokuz buçuk derecesine gelmiştir; iniş düğümü ise, Oğlak burcunun dokuz

buçuk derecesine erip şimdi [müellifin Ma’rifetnâme’yi te’lif ettiği yıllarda]

Rûmî tarih 2069, Hicrî tarih ise 1170 senesine gelmiştir. Bu durumda

[Ğasir] tarihinden Ma’rifetnâme’nin yazıldığı tarihe gelinceye kadar geçen

sürede (her yetmiş seneyi bir dereceye taksim edersek); yukarıda sözü

edilen yeröte ve bütün düğüm noktalarının her biri yaklaşık sekizer derece

ilerlemiş olur. Bu minval üzere yapılacak bir hesaplama ile, her tarihte

yıldızın yeröte ve bütün düğüm noktaları belirlenebilir.

Jüpiter yıldızının ortakmermezli küresini (felek el-mümessil) bildirir.