BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde
Beşinci Madde
Jüpiter’in yeröte ve Yerberi noktalarını, çıkış düğümü ve iniş düğümü
(zeneb), tabiatını ve özelliklerini, uzaklığını- mesafesini ve kütlesinin
miktarını bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir: Jüpiter’in
yeröte noktası iki düğüm noktalarının ortasından; yani eğimli küresinin
burçlar feleğinden kuzeye doğru aşırı meylinden birbiri ardınca olmaksızın
yirmi derece öndedir. Bu vaziyette iken Jüpiter’in yeröte, noktası çıkış
düğümünden yetmiş derece geridedir. Satürn ve Jüpiter’den başka “şaşkın
yıldızlar”ın yeröte noktaları, çıkış düğümünden doksan derece kuzeyde
bulunur. Çünkü yeröte noktaları ve düğüm noktaları –yukarıda açıklandığı
üzere- sabit feleklere uygun olarak hareket ederler.
Jüpiter yıldızının yeröte noktasının burçlar feleğindeki yerinin; Rûmî
tarihin [Ğasîr] [495] senesinde, Başak burcunun on dokuz buçuk derecesinde
bulunduğu tespit edilmiştir. O vakitte Yerberi, de karşısında Balık burcunun
on dokuz buçuk derecesine erişmiştir. Çıkış düğümü Yengeç burcunun on
dokuz buçuk derecesine gelmiştir; iniş düğümü ise, Oğlak burcunun dokuz
buçuk derecesine erip şimdi [müellifin Ma’rifetnâme’yi te’lif ettiği yıllarda]
Rûmî tarih 2069, Hicrî tarih ise 1170 senesine gelmiştir. Bu durumda
[Ğasir] tarihinden Ma’rifetnâme’nin yazıldığı tarihe gelinceye kadar geçen
sürede (her yetmiş seneyi bir dereceye taksim edersek); yukarıda sözü
edilen yeröte ve bütün düğüm noktalarının her biri yaklaşık sekizer derece
ilerlemiş olur. Bu minval üzere yapılacak bir hesaplama ile, her tarihte
yıldızın yeröte ve bütün düğüm noktaları belirlenebilir.
Jüpiter’in tabiatına gelince; onun övgüye değer vasıfları olduğu
hususunda hemen bütün müneccimler söz birliği ederek şöyle demişlerdir:
Jüpiter’in tabiatı denge üzere olmaktır; sıcak ve rutûbetlidir. Erkek
tabiatlıdır ve gündüze nisbet edilmiştir. O, “büyük mutluluk” (sa‘d-i ekber)
diye anılmıştır.
Jüpiter yıldızının özellikleri şöyledir: din ve ilim gayreti, yumuşak
huyluluk (hilm), utanma ve arlanma (hayâ) duygusu, cömertlik (sehâ),
alçakgönüllülük (tevazu), yardımseverlik, akıl, iffet, dilde akıcılık ve
düzgün konuşma (talâkat ve fesâhat). Jüpiter, çocuğun ana rahmine düştüğü
anda doğsa, Cenâb-ı Hakk’ın izniyle onun güzel tabiatı ve övülmüş vasıfları
doğacak çocuğa sirâyet edip çocuk güzel ahlâklı ve iyi huylu olup talihleri
Jüpiter diye hükmedilir. Nitekim; “ Saâdetli kimse, annesinin karnında
saâdetli olandır” hadîs-i şerifi gereğince onlar, o saâdetle dünyaya gelirler
ve her biri bu tarz anadan doğma saâdetli olur.
Jüpiter, Pazartesi ve Perşembe günlerine hâkimdir. Bu iki gecenin gün
batımından sonra ve bu iki gündüzün gün doğumundan sonra birer saatlik
zaman dilimleri, Jüpiter’e nispet edilmiştir. Jüpiter yıldızı ile onun
Ortakmermezli küresinin uzaklıklarında, kütlelerinin miktarı konusunda
uzay gözlemcileri ve astronomi bilginleri, matematik uzmanları görüş
birliği içinde olup şöyle demişlerdir: Jüpiter’in Ortakmermezli küresinin dış
yüzeyinin âlemin merkezinden uzaklığı, takrîben 22 bin kere bin ve 992 bin
ve 487 fersah olarak (22 992 487) [496] ölçülmüştür. İçbükey yüzeyinin
bahsedilen merkezden uzaklığı ise yaklaşık olarak, 14 bin kere bin, 771 bin
ve 944 fersah (14 771 944) bulunmuştur. Bu Ortakmermezli kürenin
kalınlığı ise takrîben, 8 bin kere bin, 220 bin ve 543 fersah (8 220 543)
olarak hesaplanmıştır. Konumuzu teşkil eden Jüpiter yıldızının cirmi
yaklaşık olarak, yerkürenin cirminin yarısı kadar hesaplanmış ve bunların
hepsi, ilmî delillerle ispat edilmiştir. Doğrusunu ancak Allah bilir.
[489] . Felek-i mümessil (concantricus): Merkezî ekliptiğin merkezi (Yer)
olan küre.
[490] . Hareket-i küllî (motus universalis): Doğudan batıya doğru olan ve
gece gündüzü meydana getiren hareket. Göğün görünen ilk hareketleri iki
tanedir. Bu hareketlerden ilki küllî harekettir ve bu hareketle gece gündüz
oluşur.
[491] . Felek-i hâricü’l-merkez: Merkezî ekliptiğin merkezi (Yer) olmayan
küre.
[492] . Meks (
): Tam Ay tutulmalarında Ay’ın gölge dairesi içinde
kaldığı safhaya da deniyor.
[493] . Hark kökünden gelen ihtirâk kelimesi, yanıp tutuşma anlamındadır.
Astronomide ise, bir gezegenin güneşe yaklaşması anlamına gelir.
[494] . Felek-i mâil: Eğimli küre; (İng. oblique sphere, Lat. obliquus,
deflectens): 1) Gezegenin üzerinde hareket ettiği, ekliptiğe belli bir açı ile
eğimli olan küre; gezegenin yörüngesi. 2)Ay’ın ikinci küresi.
[495] . Ğasîr: Yazma eserde (
) şeklinde görünmekle birlikte matbu eserde
(
ğasîr) şeklinde yazılmış. Ğasîr, Arapça’da baharda yerin bitkisinin çok
olması anlamına geliyor. Bir de insanların savaşta birbirine karışmaları
anlamına da geliyor.
[496] . Fersah: Eskiden kullanılan, yaklaşık 5 kilometre tutan bir uzunluk
ölçeği.
Jüpiter yıldızının hızını, doğru hareketini (istikãmet), yavaşlamasını
(butû’), duraklamasını (ikãmet), geriye dönüşünü (ric’at); bütün bunlar
sebebiyle “şaşkın” görünmesini (hayret), güneşle olan bağlantılarını (irtibat)
ve yakınlıklarını (ihtirâk) bildirir.
. Ğasîr: Yazma eserde () şeklinde görünmekle birlikte matbu eserde (
ğasîr) şeklinde yazılmış. Ğasîr, Arapça’da baharda yerin bitkisinin çok
olması anlamına geliyor. Bir de insanların savaşta birbirine karışmaları
anlamına da geliyor.
. Fersah: Eskiden kullanılan, yaklaşık 5 kilometre tutan bir uzunluk
ölçeği.
. Felek-i mâil: Eğimli küre; (İng. oblique sphere, Lat. obliquus,
deflectens): 1) Gezegenin üzerinde hareket ettiği, ekliptiğe belli bir açı ile
eğimli olan küre; gezegenin yörüngesi. 2)Ay’ın ikinci küresi.
. Meks (): Tam Ay tutulmalarında Ay’ın gölge dairesi içinde kaldığı
safhaya da deniyor.
. Hark kökünden gelen ihtirâk kelimesi, yanıp tutuşma anlamındadır.
Astronomide ise, bir gezegenin güneşe yaklaşması anlamına gelir.
. Hareket-i küllî (motus universalis): Doğudan batıya doğru olan ve gece
gündüzü meydana getiren hareket. Göğün görünen ilk hareketleri iki
tanedir. Bu hareketlerden ilki küllî harekettir ve bu hareketle gece gündüz
oluşur.
. Felek-i hâricü’l-merkez: Merkezî ekliptiğin merkezi (Yer) olmayan küre.
. Felek-i mümessil (concantricus): Merkezî ekliptiğin merkezi (Yer) olan
küre.
Bu Ortakmermezli küre, kendi altında ve üstünde bulunan diğer felekler
gibi, öncelikle en büyük feleğin hareketine tâbi olup birinci hareket
(hareket-i ûlâ; hareket-i küllî) ile, âlemin merkezi çevresinde doğudan
batıya zorunlu olarak hareket etmektedir. İkinci olarak ise, kendine mahsus
hareketiyle âlemin merkezi çevresinde sekizinci feleğin (felekü’l-burûc)
hareketi kadar batıdan doğuya âheste gider. Sanki o, sekizinci feleğin
hareket ettirmesiyle hareket eder. Bu durumda onun yeröte, yerberi çıkış
düğümü ve iniş düğümü sekizinci felekle birlikte yetmiş yılda bir derece
gider. [43/a]
Jüpiter yıldızının dışmerkezli küresini (felek-i hâricü’l-merkez) şekilleri
ve hareketleriyle bildirir.
Bu yıldızın eğimli küresi, güney ve kuzey cihetine burçlar kuşağından
birer buçuk derece meyilli olduğu sırada; Episikl’in de görünen apoje ve
görünen perije söz konusu eğimli küreden bazen güney cihetine ve bazen de
kuzey tarafına meyilli olup aralarında iki buçuk derece enlem farkı
bulunduğundan Jüpiter seyrinde şaşırmış gibi görünüp “şaşkın” diye
isimlendirilmiştir.
Jüpiter, Pazartesi ve Perşembe günlerine hâkimdir. Bu iki gecenin gün
batımından sonra ve bu iki gündüzün gün doğumundan sonra birer saatlik
zaman dilimleri, Jüpiter’e nispet edilmiştir. Jüpiter yıldızı ile onun
Ortakmermezli küresinin uzaklıklarında, kütlelerinin miktarı konusunda
uzay gözlemcileri ve astronomi bilginleri, matematik uzmanları görüş
birliği içinde olup şöyle demişlerdir: Jüpiter’in Ortakmermezli küresinin dış
yüzeyinin âlemin merkezinden uzaklığı, takrîben 22 bin kere bin ve 992 bin
ve 487 fersah olarak (22 992 487) ölçülmüştür. İçbükey yüzeyinin
bahsedilen merkezden uzaklığı ise yaklaşık olarak, 14 bin kere bin, 771 bin
ve 944 fersah (14 771 944) bulunmuştur. Bu Ortakmermezli kürenin
kalınlığı ise takrîben, 8 bin kere bin, 220 bin ve 543 fersah (8 220 543)
olarak hesaplanmıştır. Konumuzu teşkil eden Jüpiter yıldızının cirmi
yaklaşık olarak, yerkürenin cirminin yarısı kadar hesaplanmış ve bunların
hepsi, ilmî delillerle ispat edilmiştir. Doğrusunu ancak Allah bilir.
Her feleğin kendine mahsus bir hareketi olup kendine özgü eksen
(mihver) ve kutupları üzerinde dönerek devrini tamamlaması muhakkak
olmakla, Jüpiter yıldızının eğimli yörüngesi Mars yıldızının Ortakmermezli
küresinin, üstünde kendi Ortakmermezli küresinin içinde kendine mahsus
hareketiyle batıdan doğuya hareket edip yıldızı da birlikte hareket ettirir. Bu
şekilde Jüpiter gezegeni onunla her burçta bir yıl bekleyerek (meks) on iki
senede bir kere, Güneş etrafındaki yörüngesini tamamlar. Jüpiter kendi
altında bulunan diğer gezegenlere oranla yerden daha uzak ve dairesi geniş
oluğundan, onun hareketi, altında bulunan diğer gezegenlere göre daha ağır
görünür.
Jüpiter yıldızının yeröte noktasının burçlar feleğindeki yerinin; Rûmî
tarihin [Ğasîr] senesinde, Başak burcunun on dokuz buçuk derecesinde
bulunduğu tespit edilmiştir. O vakitte Yerberi, de karşısında Balık burcunun
on dokuz buçuk derecesine erişmiştir. Çıkış düğümü Yengeç burcunun on
dokuz buçuk derecesine gelmiştir; iniş düğümü ise, Oğlak burcunun dokuz
buçuk derecesine erip şimdi [müellifin Ma’rifetnâme’yi te’lif ettiği yıllarda]
Rûmî tarih 2069, Hicrî tarih ise 1170 senesine gelmiştir. Bu durumda
[Ğasir] tarihinden Ma’rifetnâme’nin yazıldığı tarihe gelinceye kadar geçen
sürede (her yetmiş seneyi bir dereceye taksim edersek); yukarıda sözü
edilen yeröte ve bütün düğüm noktalarının her biri yaklaşık sekizer derece
ilerlemiş olur. Bu minval üzere yapılacak bir hesaplama ile, her tarihte
yıldızın yeröte ve bütün düğüm noktaları belirlenebilir.
Jüpiter yıldızının ortakmermezli küresini (felek el-mümessil) bildirir.

