İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Dördüncü Madde
Dördüncü Madde
Kaburga kemiklerini bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Kaburga
kemikleri kuşatmış oldukları solunum organlarını ve sindirim organlarının
yukarı kısımlarını korumak üzere yaratılmıştır. Bunlara ağırlık olmamak
için, bir kısmına gelen bir zararın tamamına ulaşmaması için besin, gazlar
ile dolu midenin geniş mekâna ihtiyacı olduğunda kolay açılmak [117/b]
için ve nefes alıp verme işine tayin edilen göğüs kaslarını ayırmak için
kaburgalar, ayrı ayrı kemikler şeklinde olup hepsi tek bir kemik olmamıştır.
Göğüs kemiği, vücut organlarının önderi sayılan kalbi ve ona bağlı bulunan
diğer organları kuşatmıştır. Çünkü değerli organlara bir zarar gelmesinin
tesiri çok fazla olduğundan, onları dikkat ve ihtiyatla korumak lâzımdır.
Onun için üst taraftaki geniş kaburgalar, kendi içlerinde olan solunum
sistemi organları üzerinde göğüs bölgesinde birleşip baş âzâyı (kalp) her
cihetten korumak üzere etrafını tamamen kuşatmışlardır. Sindirim
organlarına yakın olan alt taraftaki kaburgalar, arka tarafından ele alınmış
bir kalkan gibi karaciğer dalak ve diğer organları korumak içindir ki bunlar
birbirine bitişik olmayıp kademe kademe birbirlerinden ayrılmışlardır. Şu
halde yukarıdaki kaburgaların uçları arası birbirine yakın, en aşağıdakilerin
ise uzaktır. Böylece midenin yeri geniş olup sindirim ve solunumla dolu
olduğunda zorluk ve sıkıntı vermesin.
Yukarı taraftaki yedi kaburga, göğüs kaburgaları diye adlandırılmıştır.
Bunlar her yönden yedişer kaburgadır ki orta taraflarındaki ikisi en büyük
ve uzun, uçlardakiler ise kısa yaratılmıştır. Çünkü bu şekil, her taraftan
solunum organlarını en iyi şekilde kuşatır bulunmuştur. Bu kaburgalar
yumrulukları üzere ilk önce aşağı tarafa meyledip oradan yukarı tarafa
dönerek göğüs kemiklerine bitiştirmişlerdir ki böylece içine aldıkları mekân
genişlemiş olsun. Nitekim bahsi geçen kaburgaların her birinden iki çıkıntı
omurganın her bir tarafında olan iki içsel omura girerek iki katlı mafsal
olmuştur. Bu gibi yedi kaburganın göğüs kafesi kemikleri ile olan
birleşimleri aynen omurga kemikleri ile olan birleşimleri gibi şekil almıştır.
Geri kalan beş kısa kaburga ise sırt kaburgaları ve yalancı kaburgalardır.
Bunların baş kısımları kıkırdak ile korunmuş olup çarpışmadan uzaktırlar.
Kırılmaktan emindirler. Sertlik ile yumuşaklık arasında dengeli, kıkırdak
cisim ile yumuşak organlara ulaşarak zarar vermezler. Göğüs kafesi yedi
kemikten meydana gelmiştir. Onun tek bir kemik olmaması, hafiflik içindir
diye bilinmiştir. Kendisi yumuşak kıkırdak ile bağlanmış olup mafsalları
sağlam yaratılmıştır. Böylece solunum organları genişlediğinde rahatlıkla
yardımları bulunmuş olsun. Bu kemiklerin sayıları, kendilerine bitişik olan
kaburgaların sayısınca yedi tanedir. Göğüs kemiğinin en altına geniş ve
kıkırdaklı bir kemik bitişmiştir ki onun alt tarafı daire gibi olup hançere
benzediği için hançer kemiği adıyla bilinmiştir. Onun faydaları; mideyi
koruma, göğüs kemiği ile yumuşak organlar arasına yerleşip sert ile
yumuşağın arasını birleştirmede alâka kurmaktır.
“Her şeyi yaratıp en güzel şekilde sûret veren Allah’ı noksan sıfatlardan
tenzih ederiz. O’nun şânı yücedir.”

