ÜÇÜNCÜ FEN · BİRİNCİ BAB · BİRİNCİ FASIL · Dördüncü Madde
Dördüncü Madde
Kalbin itikãdını düzeltmeyi ve Ehl-i sünnet ve’l- cemaate uygun hareket
etmeyi bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki Peygamberimiz’in (s.a.v.) mübarek ashâbının,
onlardan sonra gelen tâbiînin, din yolunun önderlerinin ve selef-i sâlihînin
hepsinin itikãdı aşağıdaki manzumede açıklanmıştır.
Nazm
1-Hudâ Rabbim nebîm hakkâ [128] Muhammed’dir Rasûlullâh
Hem İslâm dînidir dînim, kitâbımdır Kelâmu’llâh
2-Akâyid içre Ehl-i sünnet oldu mezhebim cem‘ân
Amelde Bû Hanîfe mezhebidir mezhebim vallâh
3-Dahi zürriyetiyim Hazret-i Âdem Nebî’nin hem
Halîl’in milletiyim dahi kıblem Ka‘be Beytullâh
4-Bulunmaz Rabbimin zıddı ve niddi misli âlemde
Ve sûretden münezzehdir mukaddesdir Teâlallâh
5-Şerîki yok berîdir doğmadan doğurmadan ancak
Ehaddir, küfvü yok ihlas içinde zikreder Allâh
6-Ne cism ü ne ârâzdır, ne mütehayyiz ne cevherdir
Yemez, içmez, zaman geçmez, berîdir cümleden Allâh
7-Tebeddülden, tagayyürden dahi elvân ü eşkâlden
Muhakkak ol müberrâdır, budur selbî sıfâtullâh
8-Ne göklerde ne yerlerde ne sağ ü sol ve ön ardda
Cihetlerden münezzehdir ki hiç olmaz mekânullâh
9-Hudâ vardır, velî varlığına yok evvel ü âhir
Yine ol varlığıdır kendiden gayrı değil vallâh
10-Bu âlem yoğiken ol var idi ferd ü tek ü tenhâ
Değildir kimseye muhtâc ü hep muhtâc gayrullâh [179/b]
11-Ana hâdis hulûl itmez ve bir şey vâcib olmaz kim
Her işde hikmeti vardır abes fi‘l işlemez Allâh
12-Hulûl itmez o zât abde vü hiçbir ferde zulm itmez
İbâdın aslahı lâzım değil kim, halk ide Allâh
13-Ana bir kimse cebr ile bir iş işledemez aslâ
Ne kim kendi murâd eyler, vücuda ol gelür billâh
14-Anın her bir kemâli bî-tagayyür hâsıl olmuşdur
Ki yokdur muntazır olunacak hiçbir kemâlullâh
15-Sıfât-ı bâ-kemâliyle o dâ’im muttasıfdır kim
Kamu noksân sıfatlardan berîdir zü’l-celâl Allâh
16-Sekizdir çün sıfât-ı zâtî ilm ile irâdetdir
Hayât ü kudret ü halk ü basar, sem‘ ü kelâmu’llâh
17-Alîm oldur ki ilmine irişmez kimsenin aklı
İhâta eylemişdir cümle bu eşyâyı ilmu’llâh
18-Mürîd oldur dileyicidir ve her şey üzre kâdirdir
Ne kim diler olur peydâ alâ-vıfk-ı murâdillâh
19-Cemî‘-i hayr ü şerri ol diler takdîr halk eyler
Velî hayrı sever ancak ki sevmez şerleri Allâh
20-Basîr oldur hakîkatte ki hep eşyâya nâzırdır
Velî gözden münezzehdir basardır min-sıfâtillâh
21-Semî‘ oldur her âvâzı işidir sırr ile cehri
Münezzehdir kulakdan ol sıfatdır ânda sem‘ullâh
22-Mütekellimdir ol ammâ berîdir dilden ağızdan
Hurûf ü lafz ü savtıyla değil vasf-ı Kelâmu’llâh
23-Sübûtiyye sıfâtı kim ne aynîdir ne gayrîdir
Kadîm ü daim ü zâtıyla kaimdir sıfâtullâh
24-Hakk’ın mükerrem ibâdıdır melekler yerde göklerde
Avâmından avâm-ı nâsı efdal eylemiş Allâh
25-Yimek, içmek hem erkek -dişilik yokdur ânlarda
Hakk’a hiç âsî olmazlar, mutî‘dirler li-emrillâh
26-Ve Cebrâîl ü Mîkâîl ü İsrâfîl ü Azrâil
Mukarrebdir peyamberdir bu dördi hep emînullâh
27-Hakk’ın yüz dört kitâbı kim, nebîler üzre inmişdir
Kütübdür anların dördü, suhuf yüzü kelâmu’llâh
28-Zebûr’u verdi Dâvûd’a, dahi Tevrât’ı Mûsâ’ya
Ve hem İncîl’i Îsâ’ya getürmiş Cebrâil vallâh
29-Habîbullâh’a Kur’ân’ı getirdi hâcet oldukca
Yigirmi üç yıl itmâm eyleyüb kat‘ oldu vahyullâh
30-Dahi ben enbiyâ hakkında bildim ismet ü fıtnat
Nezâfet hem emânet, sıdk ile teblîğ-i hükmullâh
31-Gadirle zenb ü humk u kizb ü kitmân ü hıyânetden
Münezzehdir, müberrâdır cemî‘-i enbiyâullâh
32-Nebîler ismini bilmek didiler ba’zılar vâcib
Yigirmi sekizin bildirdi Kur’ân’da bize Allâh
33-Biri Âdem biri İdrîs ü Nûh ü Hûd ile Sâlih
Hem İbrâhîm ü İshâk ile İsmâîl zebîhullâh
34-Dahi Ya‘kûb ile Yûsuf, Şuayb ü Lût ile Yahyâ
Zekeriyyâ ile Hârûn ah-i Mûsâ Kelîmullâh
35-Ve Dâvûd ü Süleymân ü dahi İlyâs ü Eyyûb’dur
Birisi Elyesa‘dır dahi Îsâ’dır o rûhullâh
36-Birinin ismi Zülkifl ü biri Yûnus nebîdir hem
Hıtâmı ol Habîb-i Hak Muhammed’dir Rasûlullâh
37-Üzeyr Lokman ü Zülkarneyn; üçünde ihtilâf olmuş
Ki bâzı enbiyâdır der, ve bâzı der veliyyullâh
38-Cemî‘-i enbiyânın evvelidir Hazret-i Âdem
Kamudan efdal ü âhir Muhammed’dir Habîbullâh
39-İkisinin arasında katı çok enbiyâ gelmiş
Hisâbın kimseler bilmez, bilür anı hemân Allâh
40-Risâlât-ı rüsül mevtiyle bâtıl olmaz ol kat‘â
Ve efdaldir melekler cümlesinden enbiyâullâh
41-Bizim Peygamberin ahkâm-ı şer‘i öyle bâkîdir
Ki, ehl-i mahşeri bu şer‘ ile fasl idecek Allâh
42-Ve mi‘râc-ı Nebî, hakdır ana şahsıyla muhtasdır
Çıkub fevka’l-alâya Hakk’ı görmüşdür Habîbullâh
43-Cihan cümle cihâtıyla ve eczâ vü sıfâtıyla
Hem ef‘âl-i ibâdın hayr ü şerri cümle halkullâh [180/a]
44-Anın ilm ü murâd u halk ü takdîriyle hâdisdir
Ki, yokdur Hâlık u Bârî iki âlemde gayrullâh
45-İbâdın ihtiyârı vardır ef‘âlinde cüz’îce
O ef‘âl üzre bulmuşlar sevâbı hem ikãbullâh
46-Ol ef‘âlin cemîlidir Hakk’ın hubb-ı rızâsıyla
Kabîhinde bulunmaz ne muhabbet ne rızâullâh
47-Sevâb efdalidir Hakk’ın ve adlidir ikãb ânın
Vücûb îcâbsız Hakk’a bî-istihkâk-ı abdullâh
48-Mukârindir bu fi‘le istitâ‘at kim, o kudretdir
Bulunsa istitâ‘at olunur teklîf-i şer‘ullâh
49-Ki, abdin kendi vüs‘ünde ne kim olmaz anı aslâ
Ana dîn içre teklîf itmemişdir ol Rahîm Allâh
50-Harâm erzâkdır, herkes yir içer kendi rızkın hep
Ve kimse kimsenin rızkın alub ekl idemez vallâh
51-Ecel vaktinde meyyitdir o maktûl ü ecel birdir
Ve hâl-i ye’sin îmânı değil makbûl indallâh
52-Heyûlâ yokdur ezhân içre bir cüz’ oldığı hakdır
Ki, ol vasf-ı tecezzîden müberrâdır der ehlullâh
53-Kabirde meyyite Münker Nekir dört şey suâl eyler
Ki, Rabbin kim, nebîn kimdir, nedir dînin ve kıblen gâh
54-Cevabın virenin canıyla cismi zevk ider ânda
Şaşub küffâr ü âsîler çeker anda azâbullâh
55-Bu dünyâya gelen gider ki kalmaz canlı hiç kimse
Dahî yevm-i kıyametde ider emvâtı ba‘s Allâh
56-Virirler defter-i a‘mâlini her ademin anda
Kiminin sağ eline kimine soldan maâzallâh
57-Kitâbıyla hisâbı var Hudâ’nın rûz-ı mahşerde
Sorarlar herkesin ef‘âl ü akvâlin bi-emrillâh
58-Kebâirle seğâir ehline ol gün şefaatler
İderler enbiyâ vü ehl-i ilm ü evliyâullâh
59-Ameller vezn olundukda sırâtı geçmemiz hakdır
Ve kevserle sekiz cennet virir mü’minlere Allâh
60-Giricek cennete mü’minler anda çok bulub ni‘met
Görürler şübhesiz anda niteliksiz cemâlullâh
61-Ve cennetle cehennem şimdi var ehliyle bâkîdir
Cehennem yedidir, ehlin yakar daim o nârullâh
62-Kazâ ile gelür her hayr ü şer Tanrı cenâbından
Bulur hayr ehlini daim olur şer ehline hem-râh
63-Ve Peygamber ne kim eşrât-ı sâatden haber virmiş
İnandım cümlesin izhâr ider vaktinde hem Allâh
64-Çıkarır dâbbesi ricâl ü Ye’cûc ile Me’cûcü
Doğar gün mağribinden, çün iner gökden o rûhullâh
65-Kebîre mü’mini îmândan ihrâc eylemez dahi
Ne küfre dâhil ü ne tâatın habt ide indallâh
66-O isyân eylemez anı muhalled hem cehennemde
Meğer kim i‘tikâd eyler helâl anı maâzallâh
67-Hudâ affeylemez şirki vü illâ andan ednâyı
Dilediği kulundan her günahı afv ider Allâh
68-Kebâirin kaçan câiz ikãb olmak sağâirle
Ve bî-tevbe giden câiz kebâirden geçe Allâh
69-Kabûl eyler duâyı Hak teâlâ kendi fazlıyla
Ve hâcât-ı ibâdı hem kazâ eyler Raûf Allâh
70-Dahî İslâm ile îmân ikisi şey’-i vâhiddir
Cenâb-ı Hak’dan ol her ne getürdiyse Rasûlullâh
71-Kamusın dil ile ikrâr ü tasdîk eyledim bi’l-kalb
Birine yokdur inkârım inandım şübhesiz vallâh
72-Çû dîn a‘mâli îmândan muhakkak başka hâricdir
Pes, îmân izdiyâd ü nâkıs olmaz hıfz ide Allâh
73-Dimem kim inşâallâh mü’minem bil mü’minem hakkâ
Bu ma‘nâ ile îmân kesbî vü mahlukdur li’llâh
74-Ve ammâ Tanrı’nın kendi kuluna ma‘rifet gencin
Hidâyet kıldığı ma‘nâ ile vehbîdir ol billâh
75-Ve îmân-ı mukallid hem sahîh olmuşdur ammâ kim
Ol istidlâl-i aklı terk ile âsim olur billâh
76-Kerâmât-ı velî hakdır nebîsi mu‘cizâtıdır
Keser az müddet içre çok mesafe evliyâullâh [180/b]
77-Bulurlar vakt-i hâcetde ta‘âm ü hem libâs ânlar
Behâim hem cemâd anlarla söylerler bi-iznillâh
78-Gehî su üzerinde meşy iderler vecd ü hâletle
Havâda gâh uçarlar hark ider âdâtını Allâh
79-İrişmez bir velî hiçbir nebînin rütbesine hem
Ana irmez ki andan sâkıt ola emr ü nehyullâh
80-Ve efdal evliyâ Sıddîk-i Ekber ba‘dehu Fârûk
Ve Zi’n-Nûreyn’den sonra Alî’dir ol veliyyullâh
81-Bu dördü hem hilâfetde bu tertîb üzre kaimdir
Bu çâr-yârdan sonra hem efdal evliyâullâh
82-Kalan ashâbıdır ki cümlesinin zikri hayr olsun
Cemî‘-i âl ü ashâb-ı kirâmı sevmişim fillâh
83-Aşere-i mübeşşere ve Fâtıma, Hasan, Hüseyin
Bu ümmetden bulâra cennet ile neşhedu billâh
84-Ve gayrı kimseye ayniyle cennetlik dinilmez kim
O gaybe hükm olur, gaybı ne bilsün kimse gayrullâh
85-Ve ashâb-ı kirâmın cümlesinden sonra ümmetden
Cemî’-i tâbiîn olmuşdur efdal evliyâullâh
86-İmâmü’l-müslimîn sultân müselmân hür mükellef hem
Kureyşî zâhir olmalı idüb tenfîz-i hükmullâh
87-Velî Hâşimli ma‘sûm efdal olmak şart değildir kim
O fısk u cevr içün hiç mün‘azil olmaz bi-şer‘illâh
88-Ve bir ve fâcire uyub namazım kılarım bile
Hem anların cenazesi Namazın kılarım Allâh
89-Ve huff üzre hazarda hem seferde mesh câizdir
Ve müskir olmayan temr ü ineb suyu mübâhullâh
90-Tasaddukla duâmızdan bulur emvâtımız ni‘met
Ve fazl-ı emkine vü eşhâs u ezmân hak ey vallâh
91-Bilinmez müşrikîn etfâli cennetde mi, nârda mı
Ve küffâra kirâmen kâtibîn virmiş Kerîm Allâh
92-Ne kim ma‘dûmdur ol şey mer’î addolunmaz hem
Mükevven kâ’inâta benzemez şeydir teâlallâh
93-İsâbet-i ayn câizdir ve sihr insâna vâki‘dir
Beşer aklından efdaldir ulûm-ı enbiyâullâh
94-Delîle müctehid evvel bakub eyler isâbet hak
Ve sonra hükme bakdıkda hatâsın afv ider Allâh
95-Ki Hak birdir, muayyendir ve Kur’ân ü hadîs ancak
Ne mikdâr olsa mümkin zâhirine haml olur her gâh
96-Bu zâhirden ol ehl-i bâtının da‘vâsı ma‘nâya
Udûl ü hem nusûsı redd ü istihkâf-ı şer‘ullâh
97-Hem istihlâl-i zenb ü rahmet-i Hak’dan yeis hem de
Azâbından emîn olmak, bu cümle küfrdür billâh
98-Ve lafz-ı küfr tav‘ıyla ve kâhin sözlerin tasdîk
Küfürdür lâkin inkârı yeniden tevbedir li’llâh
99-Hudâ otuz iki farzı ibâdına buyurmuşdur
Kamusın farz bildim boynuma aldım bi-tav‘illâh
100-Şurûtı beşdir İslâm’ın ki: tevhîd ü salât u savm
Zekât ü hac ganîler hakkına farz eylemiş Allâh
101-Namazın şartı hâricde olanlar altı farz olmuş
Ve erkânı içünde oldular hem altı farzullâh
102-Dışındaki tahâret setr ü avret vakti bilmekdir
Ve abdest almak u niyyet hem istikbâl-i Beytullâh
103-Namaz içünde tekbîr ü kıyamıyla kırâatdir
Rükû u ka‘de-i uhrâ ikişer secdedir li’llâh
104-Vuzûnın farzı yüz yumak yedini mirfakıyla hem
Başa mesh eyleyüb ayakları gasl it didi Allâh
105-Ve guslün farzı üçdür kim, tamazmuzdur hem istinşâk
Üçünci cümle a‘zâsın yumakdır tevbeten li’llâh
106-Teyemmüm eylemek vâcibdir abdest ile gusl içün
Su bulunmazsa ya kudret yoğ isedir bu şer‘ullâh
107-Anın rükni iki urmak şurûtı pes biri niyyet
Sa‘îd ü tâhir ü mesh ü biri acz-i ibâdu’llâh
108-Ve savmın farzı üç niyetle ekl ü şürbi terk itmek
Fecir doğdukda gün batınca imsâk oldı emrullâh
109-Dahi haccın furûzı üç biri ihrâma girmekdir
Biri vakfe cebel üzre ziyâret oldı Beytullâh [181/a]
110-Harâmı i‘tikâd itmek harâm andan sakınmakdır
Helâli hem helâl itmek; budur cümle furûzullâh
111-Hem ashâb-ı güzîn ü tâbiîn ü müctehidînin
Ne kim var Ehl-i sünnet ve’l-cemaat cümle ehlullâh
112-Kamunun i‘tikâdın bu yüz on beyt içre bil Hakkı
Budur hak mezheb ancak bunda sâbit eylesün Allâh
113-Eğer benden küfür amden hatâen sâdır olduysa
Ben o küfrün cemî‘inde berî oldım li-vechillâh
114-Dahi şer‘a muhâlifse eğer ef‘âl u akvâlim
Ben anlardan rücû‘ itdim ve tübtü kurbeten li’llâh
115-Ne kim kılmış Habîbullâh bize teblîğ u ahkâmı
Kabûl itdim anı âmentü billâhi ve hükmillâh
116-Dilim ikrârını kalbimle tasdîk eyledim candan
Senin hıfzında îmânım emânet olsun ey Allâh
Günümüz Türkçesiyle
1-Rabbim Allah, Peygamberim Hz. Muhammed aleyhisselâmdır. Dinim
İslâm, kitabım Allah Kelâmıdır.
2-Akãidde mezhebim tamamen Ehl-i sünnettir. Amelde Ebû Hanîfe’nin
mezhebi mezhebimdir vallâh.
3-Âdem aleyhisselâmın zürriyetindenim hem. Halîl’in milletiyim; dahî
kıblem Kabe’dir, Beytullâh. [129]
4-Âlemde Rabbimin ne zıddı ne de benzeri bulunur. Sûret ve şekilden
münezzehtir; mukaddestir, yücedir Allah.
5-Ortağı yoktur, doğmaktan ve doğurmaktan münezzehtir. Ancak tektir,
dengi yoktur, “İhlâs sûresi”nde geçtiği gibidir Allah.
6-Ne cisimdir, ne ârâzdır [130] , ne uzayda yer kaplar, ne de cevherdir.
Yemez, içmez, üzerinden zaman geçmez; bütün bunlardan münezzehtir
Allah.
7-Başkalaşma, bozulma, renklenme ve şekillenmeden, muhakkak O
uzaktır; Allah’ın selbî sıfatları bunlardır.
8-Ne göklerdedir, ne yerdedir; ne sağdadır, ne soldadır; ne öndedir, ne de
arkada. Bütün cihetlerden münezzehtir, Allah’ın mekânı hiç olmaz.
9-O hep vardır, varlığına evvel ve son yoktur. Varlığı yine kendindendir,
Allah’tan başka sebebi yoktur.
10-Bu âlem yok iken, O tek ve yalnız olarak vardı. O kimseye muhtaç
değildir, Allah’tan gayrısı O’na muhtaç.
11-O’na sonradan yaratılan varlık karışamaz, hulûl etmez; hiçbir şey O’na
vâcip olmaz. Her işinde bir hikmet vardır, Allah çirkin bir iş işlemez.
12-Hulûl etmez O zât kula, hiç kimseye zulmetmez. Bütün kullarının iyi
olması Allah üzerine bir vazife değil ki, yaratandır Allah.
13-Hiç kimse O’na zorla iş yaptıramaz aslâ. Kendisi ne murad ederse, o
meydana gelir billâh.
14-O’nun her kemâli değişme ve bozulma olmaksızın meydana gelmiştir
ki sonradan meydana gelmesi beklenen hiçbir kemâli yoktur.
15-Kemâl sıfatlarıyla O daima sıfatlanmıştır. Bütün noksan sıfatlardan
münezzehtir, celâl sahibi Allah.
16-Zâtî sıfatları sekizdir; ilim, irâde, hayat, kudret, yaratma, görme, işitme
ve kelâmullah.
17-Bilen O’dur ki ilmine hiç kimsenin aklı yetişemez. Bütün eşyayı
Allah’ın bilgisi kuşatmıştır.
18-Mürîd O’dur, dileyicidir; her şeye gücü yeter. Ne dilerse hemen olur,
Allah’ın muradına göre.
19-Bütün iyilik ve kötülüğü O diler, takdir eder ve yaratır. Fakat O,
iyilikleri sever, şerleri Allah sevmez.
20-Hakikatte gören O’dur ki hep eşyaya nazar eder. Fakat gözden
münezzehtir; görme Allah’ın sıfatlarındandır.
21-İşiten O’dur ki gizli açık bütün sesleri işitir. Fakat kulaktan
münezzehtir O, duyma Allah’ın sıfatlarındandır.
22-O konuşucudur Fakat dil ve ağızdan münezzehtir. Harfler, sözler ve
sesle değil; bir vasıftır Allah’ın kelâmı.
23-Sübûtî sıfatları ki: O’nun ne aynıdır, ne gayrıdır. Zamandan öncedir,
daimdir O zâtıyla kãim, Allah’ın sıfatlarındandır.
24-Melekler, Hak teâlânın yerdeki ve göklerdeki şerefli kullarıdır. Onların
avâmından, insanların avâmını üstün kılmıştır Allah.
25-Yeme-içme, erkeklik-dişilik yoktur onlarda. Hakk’a hiç isyan
etmezler, Allah’ın emirlerine itaat ederler.
26-Cebrâil, Mîkâîl, İsrâfîl ve Azrâil. Bu dördü Peygambere yakındır,
Allah’ın emînidir.
27-Hakk’ın yüz dört kitabı, peygamberlere gelmiştir. Kitaptır onların
dördü, yüz tanesi sayfadır; Allah kelâmı.
28-Dâvûd’a Zebur’u verdi, Mûsâ’ya Tevrat’ı. Ve hem Îsâ’ya İncil’i
getirmiştir Cebrâîl billâh.
29-Habîbullâh’a ihtiyaç oldukça Kur’ân getirdi. Yirmi üç yılda
tamamlanıp, Allah’ın vahyi kesildi.
30-Dahi ben Peygamberler hakkında bildim; ismet [131] , fıtnat-ı nezâfet,
[132] emanet [133] , sıdk [134] ile Allah’ın hükümlerini tebliğ [135] etmek.
31-Bütün peygamberler; gadr [136] , zenb [137] , anlayışsızlık, yalancılık,
kitmân [138] ve ihanetten uzaktır. Bu kötü huylarla Allah’ın nebîlerinin
alâkası yoktur.
32-Kimine göre peygamberlerin isimlerini bilmek vâciptir. Kur’ân’da
bize yirmi sekizinin adını bildirdi Allah.
33-Biri Âdem, biri İdrîs ve Nûh ve Hûd ile Sâlih. Hem İbrâhîm ve İshâk
ile İsmail’dir, Allah’ın kurbanı.
34-Ve dahi Yakub ile Yûsuf, Şuayb ve Lût ile Yahyâ. Zekeriyyâ ile Mûsâ
Kelîmullâh’ın kardeşi Harûn.
35-Ve Dâvûd ve Süleymân ve dahi İlyâs ve Eyyûb’dur. Birisi Elyesa’dır,
dahi Îsâ’dır, o ruhullâh.
36-Birinin ismi Zülkifl ve biri Yûnus nebîdir hem. Hepsinin sonuncusu
Habîb-i Hak Muhammed’dir Rasûlullâh.
37-Uzeyir, Lokmân ve Zülkarneyn; üçünde ihtilâf olmuş. Bazısı bunlar
enbiyâdır der, bazısı evliyâullahtır der.
38-Bütün peygamberlerin evvelidir Hazret-i Âdem. Hepsinden fazîletli ve
sonuncusu Muhammed’dir Habîbullâh.
39-İkisinin arasında pek çok peygamberler gelmiş. Bunların sayısını
kimse bilmez, ancak Allah bilir.
40-Peygamberlerin ölümüyle peygamberlikleri aslâ geçersiz olmaz.
Allah’ın peygamberleri bütün meleklerden üstündür.
41-Bizim peygamberimizin şeriatının hükümleri öyle bâkîdir ki mahşer
ehli arasında hükmünü bu şeriatla verir Allah.
42-Peygamberimizin mîrâcı haktır, onun şahsına mahsustur. Arş-ı âlâ’ya
yükselip Hakk’ı görmüştür Habîbullâh.
43-Cihan bütün yönleriyle cüzleri ve sıfatlarıyla; hem kulların fiilleri,
hayrı ve şerriyle Allah’ın yaratmasıdır.
44-Allah’ın bilgisi, muradı, yaratması ve takdiriyle meydana gelmiştir ki,
Hâlık ve Bârî iki âlemde Allah’tan başka yoktur.
45-Kulların kendi işlerinde cüz’î bir seçme imkânları vardır. İşte bu
seçme hürriyeti sebebiyle Allah’tan sevap ve ceza göreceklerdir.
46-Güzel fiiller Hakk’ın rızası ve muhabbetiyle yaratılır. Çirkin işlerde
Allah’ın rızası ve muhabbeti bulunmaz.
47-Sevap kuluna lutfudur Hakk’ın, ikãb adâletidir. Hakk’a vâcip ve
gereklilik olmaksızın ve kulun istihkakı olmaksızın,
48-İnsan fiilinin meydana gelmesini sağlayan kudret fiille beraberdir.
Kulda istitaat bulunursa, Allah’ın hükümleriyle mükellef olur.
49-Kulun gücünün yetmeyeceği bir işi aslâ Allah teklif etmez. Onu dînen
sorumlu tutmaz, rahîm olan Allah.
50-Haram da rızıktır, herkes sadece kendi rızkını yer, içer. Kimse
kimsenin rızkını alıp yiyemez vallâh.
51-Öldürülen eceli vaktinde ölmüştür, ecel birdir. Öleceğini anlayınca
iman edenin imanı, Allah katında makbul değildir.
52-(Gerçekte) heyûlâ [139] yoktur; filozofların zihinlerinde maddenin bir
parçasıdır. Sûfîlere göre o, parçalara ayrılma özelliğinden uzaktır.
53-Münker ve Nekir kabrinde ölüye dört şeyi sorarlar; Rabbin kimdir?
Peygamberin kimdir? Dinin nedir? Kıblen neresidir?
54-Cevapları verenin ruhu ve cesedi orada nimetlere kavuşur. İnkârcılar
ve isyankârlar şaşırıp Allah’ın azâbına uğrarlar.
55-Bu dünyaya gelen herkes gider, hiç kimse geri kalmaz. Kıyamet
gününde bütün ölüleri Allah diriltir.
56-Amel defterleri verilir o günde herkese. Kiminin sağ eline, kiminin
soluna maâzallâh.
57-Hudâ’nın mahşer gününde hesâbı kitabı var. Herkese yaptıkları ve
söyledikleri sorulur, Allah’ın emriyle.
58-Büyük günah işleyenlerle, küçük günah işleyenlere o gün şefaatler
vardır: Peygamberler, âlimler ve Allah’ın velî kulları şefaat ederler.
59-Ameller tartıldıktan sonra sırattan geçmek haktır. Kevser ile sekiz
cenneti verir Allah mü’minlere.
60-Mü’miler cennete girince pek çok nimet bulurlar. Hatta niteliksiz
olarak orada Allah’ın cemâlini görürler.
61-Cennetle cehennem şimdi var; içindekilerle bâkîdir. Cehennem yedi
tabakadır, Allah cehennemlikleri daima yakar.
62-Kazâ ile gelir her hayır ve şer Tanrı katından. Hayırlar daima iyileri
bulur, kötülükler de kötülere yol arkadaşı olur.
63-Kıyamet alâmetleri olarak Peygamberimiz ne haber vermişse; hepsine
inandım, vakti gelince ortaya çıkarır Allah.
64-Çıkarır, Dâbbeyi, Ye’cûc ve Me’cücü. Güneş batıdan doğar, gökten
iner ruhullah (İsâ aleyhisselâm).
65-Büyük günah mü’mini imandan çıkarmaz. Ne küfre götürür ne de
ibadetlerini Allah katında geçersiz kılar.
66-İsyan etmeyeni ebedî cehennemde bırakmaz. Meğer ki harama helâl
diye inanırsa, maâzallâh.
67-Allah kendisine ortak koşulmasını affetmez. Ondan aşağısına gelince;
dilediği kulundan istediği günahı affeder Allah.
68-Büyük günahlar için de küçük günahlar için de ceza görmek
mümkündür. Tövbe etmeden ölen, büyük günah sahibini de Allah’ın
affetmesi mümkün.
69-Allah teâlâ kendi lutfuyla duaları kabul eder. Merhametiyle kullarının
ihtiyaçlarını karşılar Allah.
70-İman ile İslâm ikisi de tek bir şeydir. Cenâb-ı Hak’tan her ne getirdiyse
o Rasûlullah.
71-Hepsini dil ile ikrar edip kalb ile tasdik ettim. Hiçbirine inkârım
yoktur, hepsine şüphesiz inandım vallâh.
72-Çünkü dinde ameller imandan başkadır, hariçtir. İman artmaz ya da
eksilmez, Allah korusun.
73-“İnşâallah mü’minim” demem, bil ki “hakikaten mü’minim” derim.
İşte bu mânâda iman, kulun kesbi ve Allah’ın yaratmasıyladır.
74-Allah’ın kendi kuluna marifet hazinesini vermesi, hidâyet eylemesi
mânâsıyla o Allah vergisidir.
75-Mukallidin imanı geçerli kabul edilmiştir, ama aklî delilleri terk eden
günahkâr olur billâh.
76-Evliyânın kerâmeti haktır, peygamberinki mûcizesidir. Az zamanda
çok mesafeler geçer evliyâullah.
77-İhtiyaç anında yiyecek ve giyecek bulurlar. Hayvanlar ve eşya onlarla
konuşur bi-iznillah.
78-An olur cezbeyle, hal ile su üstünde yürürler. An olur havada uçarlar,
âdetullahı geçerler.
79-Hiçbir velî, bir peygamberin derecesine erişemez. Allah’ın emir ve
yasaklarının kendisinden kalktığı dereceye ulaşamaz.
80-Evliyânın en üstünü Ebû Bekir’dir, sonra Ömer, sonra Osman, sonra
Ali’dir veliyyullâh.
81-Bu dördü hilâfette de bu sıra üzeredir. Bunlardan sonra evliyâullahın
en üstünü.
82-Diğer ashâb-ı kirâmdır ki hepsinin zikri hayır üzere olsun. Bütün
ashâbı ve ailelerini sevmişim, Allah için.
83-Aşere-i mübeşşere; Fâtıma, Hasan ve Hüseyin. Bu ümmetten bunlar
cennetle müjdelendi, Allah için şahidiz.
84-Bunlardan başkası için aynen cennetlik denilemez. Çünkü bu gaybe
aittir, gaybı Allah’tan başkası bilemez.
85-Ashâb-ı kirâmın hepsinden sonra ümmetten, evliyâullahın fazîletlileri
tâbiûn nesli olmuştur.
86-Müslümanların imamı olan hükümdar hür, mükellef, Kureyşli ve temiz
bir insan olmalı. Allah’ın hükmünü infaz etmeli.
87-Hâşimoğullarından, masum ve fazîletli olması şart değildir. Fâsık bir
halife Allah’ın şeriatına göre azledilmez.
88-Bir günahkârın imametine uyup arkasında namaz kılarım. Hem onların
cenaze namazını kılarım, Allah.
89-Abdestli iken seferde ve hazarda mesh câizdir. Sarhoş etmeyen hurma
ve üzüm suyu içmek mübahtır, Allah.
90-Onlar adına yaptığımız hayırlar ve dualarla ölülerimiz nimetlenir.
Fazîletli mekânlar, şahıslar ve zamanlar Allah için haktır.
91-Müşriklerin küçükken ölen çocukları, cennette mi cehennemde mi,
bilinmez. Kâfirlere bile “Kirâmen kâtibîn” meleklerini vermiştir yüce
Allah.
92-Mâdum (olmayan şey) var kabul edilemez. Şu yaratılmış kâinâta
benzemez yüce Allah.
93-Göz değmesi mümkündür, sihir insana etki yapabilir. Allah’ın
peygamberlerinin ilmi, insan aklının en üstünüdür.
94-Müctehid delillere bakarak yaptığı ictihadında isabet eder. Sonra
hükmünde hatası olursa Allah affeder.
95-Hak birdir, bellidir, Kur’ân ve hadîs-i şerifler; mümkün olduğunca
zâhirî mânâlarına göre yorumlanır her zaman.
96-Bâtınîlerin maksadı; lafızların zâhirinden iç mânâya yönelmedir. Âyet
ve hadisleri reddedip, Allah’ın hükmünü alaya almadır.
97-Günahları helâl saymak, Allah’ın rahmetinden ümit kesmek; Hem de
azâbından emin olmak küfürdür, billâh.
98-İsteyerek küfür sözü söylemek veya kâhinlerin söylediğini tasdik
etmek küfürdür. Ancak, sonradan bu iddialardan vazgeçmek, Allah’a tövbe
etmektir.
99-Hudâ otuz iki farzı kullarına buyurmuştur. Bunların hepsini farz
bildim, boynuma borç bildim, Allah’ın emirlerine boyun eğdim.
100-İslâm’ın şartları beştir: Kelime-i şehâdet getirmek, namaz kılmak,
oruç tutmak. Zenginler için zekât vermek ve hacca gitmeyi farz kılmış
Allah.
101-Namazın dışındaki şartları altı tane farz olmuştur. İçindeki rükünleri
de altı tane farz kılmıştır Allah.
102-Dışındaki şartları; temizlik, avret mahallini örtmek, vakti bilmektir.
Abdest almak, niyet etmek, Beytullâh’a yönelmektir.
103-İçindeki şartları; tekbir, kıyam ve Kur’ân okumaktır. Elleri dizlere
koyup rükûya eğilmek, oturuş ve iki secdedir.
104-Abdestin farzı; yüzü yıkamak, elleri dirsekleriyle beraber yıkamaktır.
“Başını meshedip, ayaklarını yıka” buyurdu Allah.
105-Guslün farzı üçtür; ağız ve burna su vermek. Üçüncüsü bütün bedeni
yıkamaktır, Allah’a tövbe ederek.
106-Teyemmüm eylemek vâciptir abdest ve gusül için. Su bulunmazsa
veya kullanma imkânı yoksa geçerlidir, Allah’ın bu hükmü.
107-Teyemmümün esasları; iki defa toprağa vurmak ve biri niyettir.
Temiz toprağa vurduktan sonra meshetmektir ve bu, Allah’ın su bulmaktan
ya da kullanmaktan âciz kalan kulları içindir.
108-Orucun farzları üçtür; niyetle yeme içmeyi terk etmek. Fecrin
doğuşundan gün batımına kadar imsak Allah’ın emri oldu.
109-Haccın farzı da üçtür; ihrâma girmektir. Biri Cebel-i Arafat’ta vakfe
durmak, diğeri Beytullâh’ı ziyaret etmektir.
110-Harama, haram diye inanıp ondan sakınmaktır. Helâli hem helâl
bilmek; Allah’ın bütün farzları bunlardır.
111-Ashâb-ı kirâmın, tâbiîn neslinin ve müctehidlerin; Ehl-i sünnet ve’l-
cemaatten ve ehlullâh sayılan her kim varsa.
112-Hepsinin inanç ve itikatlarını bu yüz on beyit içinde bil, Hakkı! Hak
yol ancak budur, Allah bunda sâbit eylesin.
113-Eğer benden kasden ya da hatâen küfür sözü çıktıysa. Ben o küfrün
hepsinden uzak oldum; Allah rızası için.
114-Sözlerim ve işlerim dîn-i mübîne muhâlifse; ben onlardan rücû‘ ettim
ve Allah’a yakın olmak için tövbe ettim.
115-Allah’ın Habîbi her ne tebliğ etmişse, o hükümleri kabul ettim;
Allah’a ve hükümlerine iman ettim.
116-Dilimle ikrar ettim, kalbimde candan tasdik ettim. Senin himâyene
imanım emanet olsun, ey Allah’ım!

