Marifetnâme · Haziran 27, 2026

Kalbin itikãdını düzeltmeyi ve Ehl-i sünnet ve’l- cemaate uygun hareket etmeyi bildirir

ÜÇÜNCÜ FEN · BİRİNCİ BAB · BİRİNCİ FASIL · Dördüncü Madde Dördüncü Madde Kalbin itikãdını düzeltmeyi ve Ehl-i sünnet ve’l- cemaate uygun hareket etmeyi bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki Peygamberimiz’in (s.a.v.) mübarek …

ÜÇÜNCÜ FEN · BİRİNCİ BAB · BİRİNCİ FASIL · Dördüncü Madde

Dördüncü Madde

Kalbin itikãdını düzeltmeyi ve Ehl-i sünnet ve’l- cemaate uygun hareket

etmeyi bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki Peygamberimiz’in (s.a.v.) mübarek ashâbının,

onlardan sonra gelen tâbiînin, din yolunun önderlerinin ve selef-i sâlihînin

hepsinin itikãdı aşağıdaki manzumede açıklanmıştır.

Nazm

1-Hudâ Rabbim nebîm hakkâ [128] Muhammed’dir Rasûlullâh

Hem İslâm dînidir dînim, kitâbımdır Kelâmu’llâh

2-Akâyid içre Ehl-i sünnet oldu mezhebim cem‘ân

Amelde Bû Hanîfe mezhebidir mezhebim vallâh

3-Dahi zürriyetiyim Hazret-i Âdem Nebî’nin hem

Halîl’in milletiyim dahi kıblem Ka‘be Beytullâh

4-Bulunmaz Rabbimin zıddı ve niddi misli âlemde

Ve sûretden münezzehdir mukaddesdir Teâlallâh

5-Şerîki yok berîdir doğmadan doğurmadan ancak

Ehaddir, küfvü yok ihlas içinde zikreder Allâh

6-Ne cism ü ne ârâzdır, ne mütehayyiz ne cevherdir

Yemez, içmez, zaman geçmez, berîdir cümleden Allâh

7-Tebeddülden, tagayyürden dahi elvân ü eşkâlden

Muhakkak ol müberrâdır, budur selbî sıfâtullâh

8-Ne göklerde ne yerlerde ne sağ ü sol ve ön ardda

Cihetlerden münezzehdir ki hiç olmaz mekânullâh

9-Hudâ vardır, velî varlığına yok evvel ü âhir

Yine ol varlığıdır kendiden gayrı değil vallâh

10-Bu âlem yoğiken ol var idi ferd ü tek ü tenhâ

Değildir kimseye muhtâc ü hep muhtâc gayrullâh [179/b]

11-Ana hâdis hulûl itmez ve bir şey vâcib olmaz kim

Her işde hikmeti vardır abes fi‘l işlemez Allâh

12-Hulûl itmez o zât abde vü hiçbir ferde zulm itmez

İbâdın aslahı lâzım değil kim, halk ide Allâh

13-Ana bir kimse cebr ile bir iş işledemez aslâ

Ne kim kendi murâd eyler, vücuda ol gelür billâh

14-Anın her bir kemâli bî-tagayyür hâsıl olmuşdur

Ki yokdur muntazır olunacak hiçbir kemâlullâh

15-Sıfât-ı bâ-kemâliyle o dâ’im muttasıfdır kim

Kamu noksân sıfatlardan berîdir zü’l-celâl Allâh

16-Sekizdir çün sıfât-ı zâtî ilm ile irâdetdir

Hayât ü kudret ü halk ü basar, sem‘ ü kelâmu’llâh

17-Alîm oldur ki ilmine irişmez kimsenin aklı

İhâta eylemişdir cümle bu eşyâyı ilmu’llâh

18-Mürîd oldur dileyicidir ve her şey üzre kâdirdir

Ne kim diler olur peydâ alâ-vıfk-ı murâdillâh

19-Cemî‘-i hayr ü şerri ol diler takdîr halk eyler

Velî hayrı sever ancak ki sevmez şerleri Allâh

20-Basîr oldur hakîkatte ki hep eşyâya nâzırdır

Velî gözden münezzehdir basardır min-sıfâtillâh

21-Semî‘ oldur her âvâzı işidir sırr ile cehri

Münezzehdir kulakdan ol sıfatdır ânda sem‘ullâh

22-Mütekellimdir ol ammâ berîdir dilden ağızdan

Hurûf ü lafz ü savtıyla değil vasf-ı Kelâmu’llâh

23-Sübûtiyye sıfâtı kim ne aynîdir ne gayrîdir

Kadîm ü daim ü zâtıyla kaimdir sıfâtullâh

24-Hakk’ın mükerrem ibâdıdır melekler yerde göklerde

Avâmından avâm-ı nâsı efdal eylemiş Allâh

25-Yimek, içmek hem erkek -dişilik yokdur ânlarda

Hakk’a hiç âsî olmazlar, mutî‘dirler li-emrillâh

26-Ve Cebrâîl ü Mîkâîl ü İsrâfîl ü Azrâil

Mukarrebdir peyamberdir bu dördi hep emînullâh

27-Hakk’ın yüz dört kitâbı kim, nebîler üzre inmişdir

Kütübdür anların dördü, suhuf yüzü kelâmu’llâh

28-Zebûr’u verdi Dâvûd’a, dahi Tevrât’ı Mûsâ’ya

Ve hem İncîl’i Îsâ’ya getürmiş Cebrâil vallâh

29-Habîbullâh’a Kur’ân’ı getirdi hâcet oldukca

Yigirmi üç yıl itmâm eyleyüb kat‘ oldu vahyullâh

30-Dahi ben enbiyâ hakkında bildim ismet ü fıtnat

Nezâfet hem emânet, sıdk ile teblîğ-i hükmullâh

31-Gadirle zenb ü humk u kizb ü kitmân ü hıyânetden

Münezzehdir, müberrâdır cemî‘-i enbiyâullâh

32-Nebîler ismini bilmek didiler ba’zılar vâcib

Yigirmi sekizin bildirdi Kur’ân’da bize Allâh

33-Biri Âdem biri İdrîs ü Nûh ü Hûd ile Sâlih

Hem İbrâhîm ü İshâk ile İsmâîl zebîhullâh

34-Dahi Ya‘kûb ile Yûsuf, Şuayb ü Lût ile Yahyâ

Zekeriyyâ ile Hârûn ah-i Mûsâ Kelîmullâh

35-Ve Dâvûd ü Süleymân ü dahi İlyâs ü Eyyûb’dur

Birisi Elyesa‘dır dahi Îsâ’dır o rûhullâh

36-Birinin ismi Zülkifl ü biri Yûnus nebîdir hem

Hıtâmı ol Habîb-i Hak Muhammed’dir Rasûlullâh

37-Üzeyr Lokman ü Zülkarneyn; üçünde ihtilâf olmuş

Ki bâzı enbiyâdır der, ve bâzı der veliyyullâh

38-Cemî‘-i enbiyânın evvelidir Hazret-i Âdem

Kamudan efdal ü âhir Muhammed’dir Habîbullâh

39-İkisinin arasında katı çok enbiyâ gelmiş

Hisâbın kimseler bilmez, bilür anı hemân Allâh

40-Risâlât-ı rüsül mevtiyle bâtıl olmaz ol kat‘â

Ve efdaldir melekler cümlesinden enbiyâullâh

41-Bizim Peygamberin ahkâm-ı şer‘i öyle bâkîdir

Ki, ehl-i mahşeri bu şer‘ ile fasl idecek Allâh

42-Ve mi‘râc-ı Nebî, hakdır ana şahsıyla muhtasdır

Çıkub fevka’l-alâya Hakk’ı görmüşdür Habîbullâh

43-Cihan cümle cihâtıyla ve eczâ vü sıfâtıyla

Hem ef‘âl-i ibâdın hayr ü şerri cümle halkullâh [180/a]

44-Anın ilm ü murâd u halk ü takdîriyle hâdisdir

Ki, yokdur Hâlık u Bârî iki âlemde gayrullâh

45-İbâdın ihtiyârı vardır ef‘âlinde cüz’îce

O ef‘âl üzre bulmuşlar sevâbı hem ikãbullâh

46-Ol ef‘âlin cemîlidir Hakk’ın hubb-ı rızâsıyla

Kabîhinde bulunmaz ne muhabbet ne rızâullâh

47-Sevâb efdalidir Hakk’ın ve adlidir ikãb ânın

Vücûb îcâbsız Hakk’a bî-istihkâk-ı abdullâh

48-Mukârindir bu fi‘le istitâ‘at kim, o kudretdir

Bulunsa istitâ‘at olunur teklîf-i şer‘ullâh

49-Ki, abdin kendi vüs‘ünde ne kim olmaz anı aslâ

Ana dîn içre teklîf itmemişdir ol Rahîm Allâh

50-Harâm erzâkdır, herkes yir içer kendi rızkın hep

Ve kimse kimsenin rızkın alub ekl idemez vallâh

51-Ecel vaktinde meyyitdir o maktûl ü ecel birdir

Ve hâl-i ye’sin îmânı değil makbûl indallâh

52-Heyûlâ yokdur ezhân içre bir cüz’ oldığı hakdır

Ki, ol vasf-ı tecezzîden müberrâdır der ehlullâh

53-Kabirde meyyite Münker Nekir dört şey suâl eyler

Ki, Rabbin kim, nebîn kimdir, nedir dînin ve kıblen gâh

54-Cevabın virenin canıyla cismi zevk ider ânda

Şaşub küffâr ü âsîler çeker anda azâbullâh

55-Bu dünyâya gelen gider ki kalmaz canlı hiç kimse

Dahî yevm-i kıyametde ider emvâtı ba‘s Allâh

56-Virirler defter-i a‘mâlini her ademin anda

Kiminin sağ eline kimine soldan maâzallâh

57-Kitâbıyla hisâbı var Hudâ’nın rûz-ı mahşerde

Sorarlar herkesin ef‘âl ü akvâlin bi-emrillâh

58-Kebâirle seğâir ehline ol gün şefaatler

İderler enbiyâ vü ehl-i ilm ü evliyâullâh

59-Ameller vezn olundukda sırâtı geçmemiz hakdır

Ve kevserle sekiz cennet virir mü’minlere Allâh

60-Giricek cennete mü’minler anda çok bulub ni‘met

Görürler şübhesiz anda niteliksiz cemâlullâh

61-Ve cennetle cehennem şimdi var ehliyle bâkîdir

Cehennem yedidir, ehlin yakar daim o nârullâh

62-Kazâ ile gelür her hayr ü şer Tanrı cenâbından

Bulur hayr ehlini daim olur şer ehline hem-râh

63-Ve Peygamber ne kim eşrât-ı sâatden haber virmiş

İnandım cümlesin izhâr ider vaktinde hem Allâh

64-Çıkarır dâbbesi ricâl ü Ye’cûc ile Me’cûcü

Doğar gün mağribinden, çün iner gökden o rûhullâh

65-Kebîre mü’mini îmândan ihrâc eylemez dahi

Ne küfre dâhil ü ne tâatın habt ide indallâh

66-O isyân eylemez anı muhalled hem cehennemde

Meğer kim i‘tikâd eyler helâl anı maâzallâh

67-Hudâ affeylemez şirki vü illâ andan ednâyı

Dilediği kulundan her günahı afv ider Allâh

68-Kebâirin kaçan câiz ikãb olmak sağâirle

Ve bî-tevbe giden câiz kebâirden geçe Allâh

69-Kabûl eyler duâyı Hak teâlâ kendi fazlıyla

Ve hâcât-ı ibâdı hem kazâ eyler Raûf Allâh

70-Dahî İslâm ile îmân ikisi şey’-i vâhiddir

Cenâb-ı Hak’dan ol her ne getürdiyse Rasûlullâh

71-Kamusın dil ile ikrâr ü tasdîk eyledim bi’l-kalb

Birine yokdur inkârım inandım şübhesiz vallâh

72-Çû dîn a‘mâli îmândan muhakkak başka hâricdir

Pes, îmân izdiyâd ü nâkıs olmaz hıfz ide Allâh

73-Dimem kim inşâallâh mü’minem bil mü’minem hakkâ

Bu ma‘nâ ile îmân kesbî vü mahlukdur li’llâh

74-Ve ammâ Tanrı’nın kendi kuluna ma‘rifet gencin

Hidâyet kıldığı ma‘nâ ile vehbîdir ol billâh

75-Ve îmân-ı mukallid hem sahîh olmuşdur ammâ kim

Ol istidlâl-i aklı terk ile âsim olur billâh

76-Kerâmât-ı velî hakdır nebîsi mu‘cizâtıdır

Keser az müddet içre çok mesafe evliyâullâh [180/b]

77-Bulurlar vakt-i hâcetde ta‘âm ü hem libâs ânlar

Behâim hem cemâd anlarla söylerler bi-iznillâh

78-Gehî su üzerinde meşy iderler vecd ü hâletle

Havâda gâh uçarlar hark ider âdâtını Allâh

79-İrişmez bir velî hiçbir nebînin rütbesine hem

Ana irmez ki andan sâkıt ola emr ü nehyullâh

80-Ve efdal evliyâ Sıddîk-i Ekber ba‘dehu Fârûk

Ve Zi’n-Nûreyn’den sonra Alî’dir ol veliyyullâh

81-Bu dördü hem hilâfetde bu tertîb üzre kaimdir

Bu çâr-yârdan sonra hem efdal evliyâullâh

82-Kalan ashâbıdır ki cümlesinin zikri hayr olsun

Cemî‘-i âl ü ashâb-ı kirâmı sevmişim fillâh

83-Aşere-i mübeşşere ve Fâtıma, Hasan, Hüseyin

Bu ümmetden bulâra cennet ile neşhedu billâh

84-Ve gayrı kimseye ayniyle cennetlik dinilmez kim

O gaybe hükm olur, gaybı ne bilsün kimse gayrullâh

85-Ve ashâb-ı kirâmın cümlesinden sonra ümmetden

Cemî’-i tâbiîn olmuşdur efdal evliyâullâh

86-İmâmü’l-müslimîn sultân müselmân hür mükellef hem

Kureyşî zâhir olmalı idüb tenfîz-i hükmullâh

87-Velî Hâşimli ma‘sûm efdal olmak şart değildir kim

O fısk u cevr içün hiç mün‘azil olmaz bi-şer‘illâh

88-Ve bir ve fâcire uyub namazım kılarım bile

Hem anların cenazesi Namazın kılarım Allâh

89-Ve huff üzre hazarda hem seferde mesh câizdir

Ve müskir olmayan temr ü ineb suyu mübâhullâh

90-Tasaddukla duâmızdan bulur emvâtımız ni‘met

Ve fazl-ı emkine vü eşhâs u ezmân hak ey vallâh

91-Bilinmez müşrikîn etfâli cennetde mi, nârda mı

Ve küffâra kirâmen kâtibîn virmiş Kerîm Allâh

92-Ne kim ma‘dûmdur ol şey mer’î addolunmaz hem

Mükevven kâ’inâta benzemez şeydir teâlallâh

93-İsâbet-i ayn câizdir ve sihr insâna vâki‘dir

Beşer aklından efdaldir ulûm-ı enbiyâullâh

94-Delîle müctehid evvel bakub eyler isâbet hak

Ve sonra hükme bakdıkda hatâsın afv ider Allâh

95-Ki Hak birdir, muayyendir ve Kur’ân ü hadîs ancak

Ne mikdâr olsa mümkin zâhirine haml olur her gâh

96-Bu zâhirden ol ehl-i bâtının da‘vâsı ma‘nâya

Udûl ü hem nusûsı redd ü istihkâf-ı şer‘ullâh

97-Hem istihlâl-i zenb ü rahmet-i Hak’dan yeis hem de

Azâbından emîn olmak, bu cümle küfrdür billâh

98-Ve lafz-ı küfr tav‘ıyla ve kâhin sözlerin tasdîk

Küfürdür lâkin inkârı yeniden tevbedir li’llâh

99-Hudâ otuz iki farzı ibâdına buyurmuşdur

Kamusın farz bildim boynuma aldım bi-tav‘illâh

100-Şurûtı beşdir İslâm’ın ki: tevhîd ü salât u savm

Zekât ü hac ganîler hakkına farz eylemiş Allâh

101-Namazın şartı hâricde olanlar altı farz olmuş

Ve erkânı içünde oldular hem altı farzullâh

102-Dışındaki tahâret setr ü avret vakti bilmekdir

Ve abdest almak u niyyet hem istikbâl-i Beytullâh

103-Namaz içünde tekbîr ü kıyamıyla kırâatdir

Rükû u ka‘de-i uhrâ ikişer secdedir li’llâh

104-Vuzûnın farzı yüz yumak yedini mirfakıyla hem

Başa mesh eyleyüb ayakları gasl it didi Allâh

105-Ve guslün farzı üçdür kim, tamazmuzdur hem istinşâk

Üçünci cümle a‘zâsın yumakdır tevbeten li’llâh

106-Teyemmüm eylemek vâcibdir abdest ile gusl içün

Su bulunmazsa ya kudret yoğ isedir bu şer‘ullâh

107-Anın rükni iki urmak şurûtı pes biri niyyet

Sa‘îd ü tâhir ü mesh ü biri acz-i ibâdu’llâh

108-Ve savmın farzı üç niyetle ekl ü şürbi terk itmek

Fecir doğdukda gün batınca imsâk oldı emrullâh

109-Dahi haccın furûzı üç biri ihrâma girmekdir

Biri vakfe cebel üzre ziyâret oldı Beytullâh [181/a]

110-Harâmı i‘tikâd itmek harâm andan sakınmakdır

Helâli hem helâl itmek; budur cümle furûzullâh

111-Hem ashâb-ı güzîn ü tâbiîn ü müctehidînin

Ne kim var Ehl-i sünnet ve’l-cemaat cümle ehlullâh

112-Kamunun i‘tikâdın bu yüz on beyt içre bil Hakkı

Budur hak mezheb ancak bunda sâbit eylesün Allâh

113-Eğer benden küfür amden hatâen sâdır olduysa

Ben o küfrün cemî‘inde berî oldım li-vechillâh

114-Dahi şer‘a muhâlifse eğer ef‘âl u akvâlim

Ben anlardan rücû‘ itdim ve tübtü kurbeten li’llâh

115-Ne kim kılmış Habîbullâh bize teblîğ u ahkâmı

Kabûl itdim anı âmentü billâhi ve hükmillâh

116-Dilim ikrârını kalbimle tasdîk eyledim candan

Senin hıfzında îmânım emânet olsun ey Allâh

Günümüz Türkçesiyle

1-Rabbim Allah, Peygamberim Hz. Muhammed aleyhisselâmdır. Dinim

İslâm, kitabım Allah Kelâmıdır.

2-Akãidde mezhebim tamamen Ehl-i sünnettir. Amelde Ebû Hanîfe’nin

mezhebi mezhebimdir vallâh.

3-Âdem aleyhisselâmın zürriyetindenim hem. Halîl’in milletiyim; dahî

kıblem Kabe’dir, Beytullâh. [129]

4-Âlemde Rabbimin ne zıddı ne de benzeri bulunur. Sûret ve şekilden

münezzehtir; mukaddestir, yücedir Allah.

5-Ortağı yoktur, doğmaktan ve doğurmaktan münezzehtir. Ancak tektir,

dengi yoktur, “İhlâs sûresi”nde geçtiği gibidir Allah.

6-Ne cisimdir, ne ârâzdır [130] , ne uzayda yer kaplar, ne de cevherdir.

Yemez, içmez, üzerinden zaman geçmez; bütün bunlardan münezzehtir

Allah.

7-Başkalaşma, bozulma, renklenme ve şekillenmeden, muhakkak O

uzaktır; Allah’ın selbî sıfatları bunlardır.

8-Ne göklerdedir, ne yerdedir; ne sağdadır, ne soldadır; ne öndedir, ne de

arkada. Bütün cihetlerden münezzehtir, Allah’ın mekânı hiç olmaz.

9-O hep vardır, varlığına evvel ve son yoktur. Varlığı yine kendindendir,

Allah’tan başka sebebi yoktur.

10-Bu âlem yok iken, O tek ve yalnız olarak vardı. O kimseye muhtaç

değildir, Allah’tan gayrısı O’na muhtaç.

11-O’na sonradan yaratılan varlık karışamaz, hulûl etmez; hiçbir şey O’na

vâcip olmaz. Her işinde bir hikmet vardır, Allah çirkin bir iş işlemez.

12-Hulûl etmez O zât kula, hiç kimseye zulmetmez. Bütün kullarının iyi

olması Allah üzerine bir vazife değil ki, yaratandır Allah.

13-Hiç kimse O’na zorla iş yaptıramaz aslâ. Kendisi ne murad ederse, o

meydana gelir billâh.

14-O’nun her kemâli değişme ve bozulma olmaksızın meydana gelmiştir

ki sonradan meydana gelmesi beklenen hiçbir kemâli yoktur.

15-Kemâl sıfatlarıyla O daima sıfatlanmıştır. Bütün noksan sıfatlardan

münezzehtir, celâl sahibi Allah.

16-Zâtî sıfatları sekizdir; ilim, irâde, hayat, kudret, yaratma, görme, işitme

ve kelâmullah.

17-Bilen O’dur ki ilmine hiç kimsenin aklı yetişemez. Bütün eşyayı

Allah’ın bilgisi kuşatmıştır.

18-Mürîd O’dur, dileyicidir; her şeye gücü yeter. Ne dilerse hemen olur,

Allah’ın muradına göre.

19-Bütün iyilik ve kötülüğü O diler, takdir eder ve yaratır. Fakat O,

iyilikleri sever, şerleri Allah sevmez.

20-Hakikatte gören O’dur ki hep eşyaya nazar eder. Fakat gözden

münezzehtir; görme Allah’ın sıfatlarındandır.

21-İşiten O’dur ki gizli açık bütün sesleri işitir. Fakat kulaktan

münezzehtir O, duyma Allah’ın sıfatlarındandır.

22-O konuşucudur Fakat dil ve ağızdan münezzehtir. Harfler, sözler ve

sesle değil; bir vasıftır Allah’ın kelâmı.

23-Sübûtî sıfatları ki: O’nun ne aynıdır, ne gayrıdır. Zamandan öncedir,

daimdir O zâtıyla kãim, Allah’ın sıfatlarındandır.

24-Melekler, Hak teâlânın yerdeki ve göklerdeki şerefli kullarıdır. Onların

avâmından, insanların avâmını üstün kılmıştır Allah.

25-Yeme-içme, erkeklik-dişilik yoktur onlarda. Hakk’a hiç isyan

etmezler, Allah’ın emirlerine itaat ederler.

26-Cebrâil, Mîkâîl, İsrâfîl ve Azrâil. Bu dördü Peygambere yakındır,

Allah’ın emînidir.

27-Hakk’ın yüz dört kitabı, peygamberlere gelmiştir. Kitaptır onların

dördü, yüz tanesi sayfadır; Allah kelâmı.

28-Dâvûd’a Zebur’u verdi, Mûsâ’ya Tevrat’ı. Ve hem Îsâ’ya İncil’i

getirmiştir Cebrâîl billâh.

29-Habîbullâh’a ihtiyaç oldukça Kur’ân getirdi. Yirmi üç yılda

tamamlanıp, Allah’ın vahyi kesildi.

30-Dahi ben Peygamberler hakkında bildim; ismet [131] , fıtnat-ı nezâfet,

[132] emanet [133] , sıdk [134] ile Allah’ın hükümlerini tebliğ [135] etmek.

31-Bütün peygamberler; gadr [136] , zenb [137] , anlayışsızlık, yalancılık,

kitmân [138] ve ihanetten uzaktır. Bu kötü huylarla Allah’ın nebîlerinin

alâkası yoktur.

32-Kimine göre peygamberlerin isimlerini bilmek vâciptir. Kur’ân’da

bize yirmi sekizinin adını bildirdi Allah.

33-Biri Âdem, biri İdrîs ve Nûh ve Hûd ile Sâlih. Hem İbrâhîm ve İshâk

ile İsmail’dir, Allah’ın kurbanı.

34-Ve dahi Yakub ile Yûsuf, Şuayb ve Lût ile Yahyâ. Zekeriyyâ ile Mûsâ

Kelîmullâh’ın kardeşi Harûn.

35-Ve Dâvûd ve Süleymân ve dahi İlyâs ve Eyyûb’dur. Birisi Elyesa’dır,

dahi Îsâ’dır, o ruhullâh.

36-Birinin ismi Zülkifl ve biri Yûnus nebîdir hem. Hepsinin sonuncusu

Habîb-i Hak Muhammed’dir Rasûlullâh.

37-Uzeyir, Lokmân ve Zülkarneyn; üçünde ihtilâf olmuş. Bazısı bunlar

enbiyâdır der, bazısı evliyâullahtır der.

38-Bütün peygamberlerin evvelidir Hazret-i Âdem. Hepsinden fazîletli ve

sonuncusu Muhammed’dir Habîbullâh.

39-İkisinin arasında pek çok peygamberler gelmiş. Bunların sayısını

kimse bilmez, ancak Allah bilir.

40-Peygamberlerin ölümüyle peygamberlikleri aslâ geçersiz olmaz.

Allah’ın peygamberleri bütün meleklerden üstündür.

41-Bizim peygamberimizin şeriatının hükümleri öyle bâkîdir ki mahşer

ehli arasında hükmünü bu şeriatla verir Allah.

42-Peygamberimizin mîrâcı haktır, onun şahsına mahsustur. Arş-ı âlâ’ya

yükselip Hakk’ı görmüştür Habîbullâh.

43-Cihan bütün yönleriyle cüzleri ve sıfatlarıyla; hem kulların fiilleri,

hayrı ve şerriyle Allah’ın yaratmasıdır.

44-Allah’ın bilgisi, muradı, yaratması ve takdiriyle meydana gelmiştir ki,

Hâlık ve Bârî iki âlemde Allah’tan başka yoktur.

45-Kulların kendi işlerinde cüz’î bir seçme imkânları vardır. İşte bu

seçme hürriyeti sebebiyle Allah’tan sevap ve ceza göreceklerdir.

46-Güzel fiiller Hakk’ın rızası ve muhabbetiyle yaratılır. Çirkin işlerde

Allah’ın rızası ve muhabbeti bulunmaz.

47-Sevap kuluna lutfudur Hakk’ın, ikãb adâletidir. Hakk’a vâcip ve

gereklilik olmaksızın ve kulun istihkakı olmaksızın,

48-İnsan fiilinin meydana gelmesini sağlayan kudret fiille beraberdir.

Kulda istitaat bulunursa, Allah’ın hükümleriyle mükellef olur.

49-Kulun gücünün yetmeyeceği bir işi aslâ Allah teklif etmez. Onu dînen

sorumlu tutmaz, rahîm olan Allah.

50-Haram da rızıktır, herkes sadece kendi rızkını yer, içer. Kimse

kimsenin rızkını alıp yiyemez vallâh.

51-Öldürülen eceli vaktinde ölmüştür, ecel birdir. Öleceğini anlayınca

iman edenin imanı, Allah katında makbul değildir.

52-(Gerçekte) heyûlâ [139] yoktur; filozofların zihinlerinde maddenin bir

parçasıdır. Sûfîlere göre o, parçalara ayrılma özelliğinden uzaktır.

53-Münker ve Nekir kabrinde ölüye dört şeyi sorarlar; Rabbin kimdir?

Peygamberin kimdir? Dinin nedir? Kıblen neresidir?

54-Cevapları verenin ruhu ve cesedi orada nimetlere kavuşur. İnkârcılar

ve isyankârlar şaşırıp Allah’ın azâbına uğrarlar.

55-Bu dünyaya gelen herkes gider, hiç kimse geri kalmaz. Kıyamet

gününde bütün ölüleri Allah diriltir.

56-Amel defterleri verilir o günde herkese. Kiminin sağ eline, kiminin

soluna maâzallâh.

57-Hudâ’nın mahşer gününde hesâbı kitabı var. Herkese yaptıkları ve

söyledikleri sorulur, Allah’ın emriyle.

58-Büyük günah işleyenlerle, küçük günah işleyenlere o gün şefaatler

vardır: Peygamberler, âlimler ve Allah’ın velî kulları şefaat ederler.

59-Ameller tartıldıktan sonra sırattan geçmek haktır. Kevser ile sekiz

cenneti verir Allah mü’minlere.

60-Mü’miler cennete girince pek çok nimet bulurlar. Hatta niteliksiz

olarak orada Allah’ın cemâlini görürler.

61-Cennetle cehennem şimdi var; içindekilerle bâkîdir. Cehennem yedi

tabakadır, Allah cehennemlikleri daima yakar.

62-Kazâ ile gelir her hayır ve şer Tanrı katından. Hayırlar daima iyileri

bulur, kötülükler de kötülere yol arkadaşı olur.

63-Kıyamet alâmetleri olarak Peygamberimiz ne haber vermişse; hepsine

inandım, vakti gelince ortaya çıkarır Allah.

64-Çıkarır, Dâbbeyi, Ye’cûc ve Me’cücü. Güneş batıdan doğar, gökten

iner ruhullah (İsâ aleyhisselâm).

65-Büyük günah mü’mini imandan çıkarmaz. Ne küfre götürür ne de

ibadetlerini Allah katında geçersiz kılar.

66-İsyan etmeyeni ebedî cehennemde bırakmaz. Meğer ki harama helâl

diye inanırsa, maâzallâh.

67-Allah kendisine ortak koşulmasını affetmez. Ondan aşağısına gelince;

dilediği kulundan istediği günahı affeder Allah.

68-Büyük günahlar için de küçük günahlar için de ceza görmek

mümkündür. Tövbe etmeden ölen, büyük günah sahibini de Allah’ın

affetmesi mümkün.

69-Allah teâlâ kendi lutfuyla duaları kabul eder. Merhametiyle kullarının

ihtiyaçlarını karşılar Allah.

70-İman ile İslâm ikisi de tek bir şeydir. Cenâb-ı Hak’tan her ne getirdiyse

o Rasûlullah.

71-Hepsini dil ile ikrar edip kalb ile tasdik ettim. Hiçbirine inkârım

yoktur, hepsine şüphesiz inandım vallâh.

72-Çünkü dinde ameller imandan başkadır, hariçtir. İman artmaz ya da

eksilmez, Allah korusun.

73-“İnşâallah mü’minim” demem, bil ki “hakikaten mü’minim” derim.

İşte bu mânâda iman, kulun kesbi ve Allah’ın yaratmasıyladır.

74-Allah’ın kendi kuluna marifet hazinesini vermesi, hidâyet eylemesi

mânâsıyla o Allah vergisidir.

75-Mukallidin imanı geçerli kabul edilmiştir, ama aklî delilleri terk eden

günahkâr olur billâh.

76-Evliyânın kerâmeti haktır, peygamberinki mûcizesidir. Az zamanda

çok mesafeler geçer evliyâullah.

77-İhtiyaç anında yiyecek ve giyecek bulurlar. Hayvanlar ve eşya onlarla

konuşur bi-iznillah.

78-An olur cezbeyle, hal ile su üstünde yürürler. An olur havada uçarlar,

âdetullahı geçerler.

79-Hiçbir velî, bir peygamberin derecesine erişemez. Allah’ın emir ve

yasaklarının kendisinden kalktığı dereceye ulaşamaz.

80-Evliyânın en üstünü Ebû Bekir’dir, sonra Ömer, sonra Osman, sonra

Ali’dir veliyyullâh.

81-Bu dördü hilâfette de bu sıra üzeredir. Bunlardan sonra evliyâullahın

en üstünü.

82-Diğer ashâb-ı kirâmdır ki hepsinin zikri hayır üzere olsun. Bütün

ashâbı ve ailelerini sevmişim, Allah için.

83-Aşere-i mübeşşere; Fâtıma, Hasan ve Hüseyin. Bu ümmetten bunlar

cennetle müjdelendi, Allah için şahidiz.

84-Bunlardan başkası için aynen cennetlik denilemez. Çünkü bu gaybe

aittir, gaybı Allah’tan başkası bilemez.

85-Ashâb-ı kirâmın hepsinden sonra ümmetten, evliyâullahın fazîletlileri

tâbiûn nesli olmuştur.

86-Müslümanların imamı olan hükümdar hür, mükellef, Kureyşli ve temiz

bir insan olmalı. Allah’ın hükmünü infaz etmeli.

87-Hâşimoğullarından, masum ve fazîletli olması şart değildir. Fâsık bir

halife Allah’ın şeriatına göre azledilmez.

88-Bir günahkârın imametine uyup arkasında namaz kılarım. Hem onların

cenaze namazını kılarım, Allah.

89-Abdestli iken seferde ve hazarda mesh câizdir. Sarhoş etmeyen hurma

ve üzüm suyu içmek mübahtır, Allah.

90-Onlar adına yaptığımız hayırlar ve dualarla ölülerimiz nimetlenir.

Fazîletli mekânlar, şahıslar ve zamanlar Allah için haktır.

91-Müşriklerin küçükken ölen çocukları, cennette mi cehennemde mi,

bilinmez. Kâfirlere bile “Kirâmen kâtibîn” meleklerini vermiştir yüce

Allah.

92-Mâdum (olmayan şey) var kabul edilemez. Şu yaratılmış kâinâta

benzemez yüce Allah.

93-Göz değmesi mümkündür, sihir insana etki yapabilir. Allah’ın

peygamberlerinin ilmi, insan aklının en üstünüdür.

94-Müctehid delillere bakarak yaptığı ictihadında isabet eder. Sonra

hükmünde hatası olursa Allah affeder.

95-Hak birdir, bellidir, Kur’ân ve hadîs-i şerifler; mümkün olduğunca

zâhirî mânâlarına göre yorumlanır her zaman.

96-Bâtınîlerin maksadı; lafızların zâhirinden iç mânâya yönelmedir. Âyet

ve hadisleri reddedip, Allah’ın hükmünü alaya almadır.

97-Günahları helâl saymak, Allah’ın rahmetinden ümit kesmek; Hem de

azâbından emin olmak küfürdür, billâh.

98-İsteyerek küfür sözü söylemek veya kâhinlerin söylediğini tasdik

etmek küfürdür. Ancak, sonradan bu iddialardan vazgeçmek, Allah’a tövbe

etmektir.

99-Hudâ otuz iki farzı kullarına buyurmuştur. Bunların hepsini farz

bildim, boynuma borç bildim, Allah’ın emirlerine boyun eğdim.

100-İslâm’ın şartları beştir: Kelime-i şehâdet getirmek, namaz kılmak,

oruç tutmak. Zenginler için zekât vermek ve hacca gitmeyi farz kılmış

Allah.

101-Namazın dışındaki şartları altı tane farz olmuştur. İçindeki rükünleri

de altı tane farz kılmıştır Allah.

102-Dışındaki şartları; temizlik, avret mahallini örtmek, vakti bilmektir.

Abdest almak, niyet etmek, Beytullâh’a yönelmektir.

103-İçindeki şartları; tekbir, kıyam ve Kur’ân okumaktır. Elleri dizlere

koyup rükûya eğilmek, oturuş ve iki secdedir.

104-Abdestin farzı; yüzü yıkamak, elleri dirsekleriyle beraber yıkamaktır.

“Başını meshedip, ayaklarını yıka” buyurdu Allah.

105-Guslün farzı üçtür; ağız ve burna su vermek. Üçüncüsü bütün bedeni

yıkamaktır, Allah’a tövbe ederek.

106-Teyemmüm eylemek vâciptir abdest ve gusül için. Su bulunmazsa

veya kullanma imkânı yoksa geçerlidir, Allah’ın bu hükmü.

107-Teyemmümün esasları; iki defa toprağa vurmak ve biri niyettir.

Temiz toprağa vurduktan sonra meshetmektir ve bu, Allah’ın su bulmaktan

ya da kullanmaktan âciz kalan kulları içindir.

108-Orucun farzları üçtür; niyetle yeme içmeyi terk etmek. Fecrin

doğuşundan gün batımına kadar imsak Allah’ın emri oldu.

109-Haccın farzı da üçtür; ihrâma girmektir. Biri Cebel-i Arafat’ta vakfe

durmak, diğeri Beytullâh’ı ziyaret etmektir.

110-Harama, haram diye inanıp ondan sakınmaktır. Helâli hem helâl

bilmek; Allah’ın bütün farzları bunlardır.

111-Ashâb-ı kirâmın, tâbiîn neslinin ve müctehidlerin; Ehl-i sünnet ve’l-

cemaatten ve ehlullâh sayılan her kim varsa.

112-Hepsinin inanç ve itikatlarını bu yüz on beyit içinde bil, Hakkı! Hak

yol ancak budur, Allah bunda sâbit eylesin.

113-Eğer benden kasden ya da hatâen küfür sözü çıktıysa. Ben o küfrün

hepsinden uzak oldum; Allah rızası için.

114-Sözlerim ve işlerim dîn-i mübîne muhâlifse; ben onlardan rücû‘ ettim

ve Allah’a yakın olmak için tövbe ettim.

115-Allah’ın Habîbi her ne tebliğ etmişse, o hükümleri kabul ettim;

Allah’a ve hükümlerine iman ettim.

116-Dilimle ikrar ettim, kalbimde candan tasdik ettim. Senin himâyene

imanım emanet olsun, ey Allah’ım!