Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde Beşinci Madde Kamerî seneyi ve (ayın yörüngesinde dönmesine göre başlangıç ve bitişleri tespit edilen) şer’î kamerî ayları, Arabî ayların isimlerini, Arabî ve …

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde

Beşinci Madde

Kamerî seneyi ve (ayın yörüngesinde dönmesine göre başlangıç ve

bitişleri tespit edilen) şer’î kamerî ayları, Arabî ayların isimlerini, Arabî ve

Rûmî ayların ilk günlerini (gurre) bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar ve matematik bilginleri ittifakla şöyle

demişlerdir: Kamerî sene, on iki kamerî aydan ibarettir. Her kamerî ay, ayın

güneşe göre kabul edilen konumundan, -kendi batıya yönelik hareketiyle-

ayrıldığı andan itibaren başlayıp yine önceki konumuna gelinceye kadar

geçen zaman dilimidir.

Ayın güneşten varsayılan konumlarının ortaya çıkması hali hilâl dir ve dînî

işlerde belirleyici olan, hilâlin görünmesidir. Araplara göre ayın başlangıcı

(gurre-i şehr), hilâlin görünmesidir. Ancak hilâlin görünmesi, bölgelere göre

farklılık arz eder. Onun içindir ki matematik bilginleri kamerî ayın

başlangıcını, güneş ile ayın kavuşmasından (ictimâ‘) ve muhâkından kabul

etmişlerdir. Ve bir kamerî ayın süresi, iki kavuşma (ictimâ‘) arasıdır,

günlerinin sayısı yirmi dokuz buçuk gündür.

Kamerî senenin tamamı üç yüz elli dört gündür. Buna bir günün beşte biri

ve altıda biri kadar ilâve edilir. Bu durumda kamerî sene, Güneş senesinden

on gün ve yirmi buçuk saat noksandır. Kamerî yılın başlangıcı

Muharrem’dir. Kamerî sene, rûmî güneş senesinden yukarıda sözü edilen

miktar kadar eksik olduğundan, bir yılda yaklaşık on bir gün kadar

(başlangıç tarihi itibariyle önce gelir.

Mesela bir yılda Mart ile Muharrem aylarının başlangıcı aynı güne denk

gelse, hicrî tarihin 1154 senesinde olduğu gibi Nevrûz Bayramı ile Aşura

günü aynı güne denk gelse hiç şüphesiz ertesi yıl Muharrem’in hilâli,

Mart’ın başlangıcından on bir gün önce görünür.

Bu şekilde kamerî aylar her sene on bir gün önce başlamasıyla, otuz üç

yılda bir devresini tamamlar ve yine Muharrem’in başlangıcı, Mart’ın

başlangıcına denk gelir. Ancak bir kamerî sene, söz konusu güneş seneleri

içinde kaybolur.

Çünkü otuz üçüncü Mart, ancak otuz dördüncü Muharrem’le denk gelir.

Söz konusu kamerî aylar, yukarıda anlatıldığı üzere dört mevsimi sırasıyla

devredip bir karar üzere bir mevsimde durmazlar. Bu sebepledir ki kamerî

aylar herhangi bir mevsime mensup olmazlar.

Şu halde, Kamerî senede her iki ay bir çift sayılır ve bunlardan birinin

yirmi dokuz, diğerinin otuz çektiği kabul edilip sene başlangıcı da (yukarıda

izah edildiği üzere) Muharrem’den başlatılır.

Kamerî takvime esas olan Arabî ayların adlarına gelince; İlk ay sayılan

Muharrem bir muhterem aydır ki onuncu günü Aşura Bayramı ’dır. Onun

arkadaşı hayırlı Safer ayı (Saferü’l-Hayr) diye bilinir. Bundan sonra

Rabîu’l-Evvel gelir. O ne muazzam bir aydır ki on ikinci gecesi, Habib-i

Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem’in doğduğu gecedir. Onu takip eden

hürmetli ay, Rabîu’l-Ahir’dir. Bundan sonra gelen Cemâziye’l-Evvel güzel

bir aydır ki adaşı Cemâziye’l-Âhir’dir.

Bundan sonra gelen Sağır Receb (Receb-i asam ve bir söyleyişe göre

Recebü’l-Ferd), talep edilen bir aydır. Çünkü onun ilk Cuma gecesi [Bu

günkü telakkîye göre Perşembe günü akşamı] Reğâib Kandili’dir. Receb’in

yakını hayır hasenât ayı Şaban’dır ki onun on beşinci gecesi Berat

Kandili ’dir. Bundan sonra gelen Ramazan-ı Şerif öyle mübarek bir aydır ki

yirmi yedisi Kadir Gecesi ’dir.

Ramazan’ın takipçisi, mutluluk ayı Şevval’dir ki onun ilk günü Ramazan

Bayramı ’dır. Bundan sonra Zi’l-Ka’de gelir ve onun arkadaşı Zi’l-

Hicce’dir. Bunun da onuncu günü Hacılar (Kurban) Bayramı ’dır. Zi’l-

Hicce, aynı zamanda, senenin son ayıdır. [71/a] Burada , Arabî ve Rûmî

ayların ilk günlerinin nasıl bulunacağını ikişer beytle anlatan şiirimiz

“Ğurrenâme” nin bölüm sonu olması münasip görülmüştür. Bu hevâlardan

hevesimiz yorulmuştur.

Nazm

1-Hakk’a hamd ü Habîbine selâm it

Her ayda rûz-ı şeb sâ‘at be sâ‘at

2-Çün dört beyt iki gurre mücmelidir

Hurûfun şehr-i hâkim bilmelidir

3-Şuhûr-ı hâkimin cem‘ itmelisin

İki hafta ânınla gitmelisin

4-O mecmû‘ı ne günde kim bulursun

O şehrin gurresin ol gün bulursun

5-Kaçında şehr-i rûmın gurredir bil

Burûc eyyâmına andan nazar kıl

6-Bul anda rûmîden hem şehr-i şer‘î

Burûcı aslî bil, her şehr-i fer‘î

7-Mukaddem beyt on iki kelimedir tâm

Hurûfudur şuhûr-ı şer‘a erkâm

8-İkinci beyti sekiz kelimedir al

Hurûfun şehr-i şer‘a hâkim-i sâl

9-Üçüncü beyttir tertîb-i manzûm

Şuhûr-ı rûmîdir ânınla ma‘lûm

10-On iki kelimedir beyt on iki ay

Evâ’il-i hurûfi şehr erkâmıdır sây

11-Şuhûr-ı rûma âzâr birle bed’ it

Muharrem’den şuhûr-ı şer‘î say git

12-Şuhûr-ı rûma tâbi‘ beyt-i rabi‘

Ve yekşenbe hurûfun oldu câmi‘

13-Çü yirmi sekiz hurûf oldı her yıl

Şuhûr-ı rûma hâkimdir biri bil

14-Ehec zed-bûd o sekiz harf olur kim

Şuhûr-ı şer‘a her yıl biri hâkim

15-Çü hicret-i sâlî bin yüz altmış ve beş

Bu şehrin hâkimi vardır rakam şeş

16-Bu sâl içre çün âzâr gurre buldı

Eced cîmîde rûma hâkim oldı

17-Çün altmış altı olur sâl-i hicret

İki hâkim iki dâl olur elbet

18-Bu tertîb üzre hâkimler gider kim

Ehec zed bûdek olmuş devr-i dâ’im

19-Ve lâkin hâkim-i rûm ahrafı çün

Bu sâl-i hicrî ile devr itdigıyçün

20-Bu sâlin eşhurı eyler tahavvül

Otuz üç yılda bir yıldır tedâhül

21-Mutâbık gelse Âzer’le Muharrem

Bu hicret sâlini, bir tarh it ol dem

22-Çün gurre-nâmeler nazm itdi Hakkı

Şuhûr-ı dehr ile bil, sun‘-ı Hakk’ı

Günümüz Türkçesiyle

1-Hakk’a hamd ve Habibi’ne selâm et. Her ay, her gece, her gündüz; saat

saat.

2-Dört beyitte Hicrî ve Rûmî’nin gurre si [530] özetlendi. Ebced le harflerin,

aylara hâkimiyeti belirlendi.

3-Önce bulunduğun ayın harflerini topla. Bundan sonra öylece, tam iki

hafta bekle.

4-İyi bak topladığına, hangi günde bulduysan; ayın başlangıcı o gündür,

bilmelisin.

5-Rûmî’nin kaçında gurre dir, bunu bil. Sonra burç günlerini bundan çıkar,

öyle bul.

6-Rûmî aylardan bul ki Hicrî ayın kaçıdır; sen burçları esas al, aylar işin

ayrınıtısıdır.

7-Aşağıdakilerin ilk beyti on iki kelimedir tam; kamerî ayların sayıları,

bunun harf sayısıdır tamam.

Birinci Beyt

Zihî bâkî cihan, her şey var ânda

Bu dünyâyı hele, zeyn itme canda

Günümüz Türkçesiyle

Nasıl bâkî olabilir, her şey var ama bu cihanda. Sakın hâ! Aldanıp

süsleme bu dünyayı canda.

8-İkinci beyt ki sekiz kelimedir; öylece say. Bunun ilk harflerini kamerî

aylara hâkim say.

İkinci Beyt

Olursa da hemân cismin ziyanda

Dü kânı bulagör, virân dükânda

Günümüz Türkçesiyle

Zararda olsa da cismin, olsa da ziyanda; gönlü ve canı buluver, vîrân

dükkânda.

9-Üçüncü beyt, düzenlenmiş bir manzumedir. Rûmî aylar onunla bellidir,

onunla bilinir.

Üçüncü Beyt

Hep eşyâ kim cihanda var O’na dâl

Zihî bâkî, heme zâil cev ü kal

Günümüz Türkçesiyle

Cihandaki her şey O’nun varlığına delil; yalnızca O bâkîdir, O’ndan

gayrısı yok olup gidicidir.

10-On iki kelimedir dördüncü beyt, on iki ay; beytin ilk harflerini ayların

sayılarına say.

Dördüncü Beyt

Bil ebced vez ebed hevvez beced hez

Ebec hevvez eced hev hâkim-i sâl

Günümüz Türkçesiyle

Cümâdelâhire, Safer, Rebî’ülevvel, Şaban; Cumâdelûlâ, Muharrem.

11-Rûmî aylara Mart ile başla ve öyle git. Hicrî ayları Muharrem’den

sayıp devam et.

12-Dördüncü beyti bil ki Rûmî aylara tabidir. O, Yekşenbe (Pazar) günü

harflerinin toplamı kadardır.

13-Yirmi sekiz harfin her biri oldur ki şunu bil; Rûmî aylardan birine

hâkimdir her biri, öyle bil.

14-“Ehec, zed, bûd” [531] daki sekiz harf odur ki; hicrî aylara her yıl,

bunlardan biri hakim olur.

15-Bin yüz atmış beştir şimdi, Hicrî sene. Bu ayın hâkimi ise altıdır,

bilsene.

16-Bu yıl içinde bil ki Mart ayı gurre buldu. “Eced” deki “cim” harfi,

Rûmî aya hakim oldu.

17-Bin yüz atmış altı olunca hicrî sene; İkisinin de hâkimi iki “dal” olur

bilsene.

18-Bu tertip üzere değişen harfler, sırayla hâkimdir. “Ehec, zed, bûd” ile

olmakta bu devr-i daim.

19-Ancak bu Rûmî ayların harfleri ki çünkü. Bu Hicrî yıl ile daima devr

ettiği için.

20-Bu yılın ayları değişir durur. Otuz üç yılda bir yıl geçiş olur.

21-Bir yılda Mart’la Muharrem denk gelse; O zaman Hicrî yılı “bir” diye

saymak gerekir.

22-İyi bil! bu “Gurrenâme”yi nazmetti Hakkı. Ayların değişiminde gör

sanatı, seyreyle Hakkı!

[523] . “Fesübhâne’s-sâni‘i’l-hakîm celle celâlühû ve amme nevâluhû ve

lâ ilâhe ve gayruhû.”

[524] . Bkz. el-En’âm 6/96.

[525] . “Fe sübhâne fâliki’l-isbâhi ve Hâlıkı zılâli’l-eşbâhi.”

[526] . “Sübhâne mukallibi’l-leyli ve’n-nehâri ve’s-sâ‘âti ve’l ezmân.”

[527] . Bu konuyla ilgili olarak eski kültürden daha fazla bilgi almak için

bkz. Kitâbü’l-ezmeniti ve’l-emkine Ebû Ali el-Merzûkî (453) Dâru’l-

kitâbi’l-İslâmî, Kâhire; İbn Âsım, Kitâbu’l-Envâ’ ve’l-Ezmine ve Ma’rifet

A’yâni’l-Kevâkib , Haz: Hüseyin Elmalı, Türkiye Diyânet Vakfı Yayınları

Ankara 1997.

[528] . Bunların rakamlarla açıklaması: 31+31+32+31+31+31 (187);

60+29+29+60 (178)

[529] . “Subhâneke mükevveni’l-ekvâni ve mukallibi’d-duhûri ve’l-ezmâni

ve mükevviri’s-sînîne ve’ş-şuhûri ve’s-sâ‘âti ve’l-avâni ve müdevviri’l-eflâkı

ve’n-nücûmi ve’l-erkâni celle şânuhû.”

[530] . Gurre: Ayın ilk günü, başlangıcı demektir.

[531] . Söz konusu sekiz harf şunlardır: “ Elif, he, cim, ze, dal, be, vav,

dal”.

Hakîki güneş senesini, burçlara ve yıldızlara göre ayların durumlarını ve

Rûmî ayların isimlerini bildirir.

“Yaratıcı, yarattıklarında hikmet, izzet ve celâl sahibi ve kendinden başka

hiçbir ilâh bulunmayan Allah teâlâyı tesbih ederiz. O’nun şânı yücedir; her

türlü noksan sıfatlardan münezzehtir.”

“Karanlıkları yarıp sabahları ortaya çıkaran” ve cisimlerin benzerleri

olan gölgeleri yaratan Allah teâlâyı tesbih ederiz; O her türlü noksan

sıfatlardan münezzehtir.”

“(Allah’ım!) Seni tesbih ederiz; bütün noksan sıfatlardan tenzih ederiz.

Sen ki (ol emriyle bütün) varlıkları yaratansın. Asırları, zamanı, yılları,

ayları, saatleri ve ölçüleri (evirip çevirerek halden hale) döndürensin.

Galaksileri, gezegenleri, yıldızları ve uyduları yörüngelerinde (tesbih

taneleri misali) çevirensin. Senin şânın yücedir.”

.

Bunların

rakamlarla

açıklaması:

31+31+32+31+31+31

(187);

60+29+29+60 (178)

. Bu konuyla ilgili olarak eski kültürden daha fazla bilgi almak için bkz.

Kitâbü’l-ezmeniti ve’l-emkine Ebû Ali el-Merzûkî (453) Dâru’l-kitâbi’l-

İslâmî, Kâhire; İbn Âsım, Kitâbu’l-Envâ’ ve’l-Ezmine ve Ma’rifet A’yâni’l-

Kevâkib , Haz: Hüseyin Elmalı, Türkiye Diyânet Vakfı Yayınları Ankara

1997.

. “Sübhâne mukallibi’l-leyli ve’n-nehâri ve’s-sâ‘âti ve’l ezmân.”

. “Fe sübhâne fâliki’l-isbâhi ve Hâlıkı zılâli’l-eşbâhi.”

. Söz konusu sekiz harf şunlardır: “ Elif, he, cim, ze, dal, be, vav, dal”.

. Gurre: Ayın ilk günü, başlangıcı demektir.

. “Subhâneke mükevveni’l-ekvâni ve mukallibi’d-duhûri ve’l-ezmâni ve

mükevviri’s-sînîne ve’ş-şuhûri ve’s-sâ‘âti ve’l-avâni ve müdevviri’l-eflâkı

ve’n-nücûmi ve’l-erkâni celle şânuhû.”

. Bkz. el-En’âm 6/96.

. “Fesübhâne’s-sâni‘i’l-hakîm celle celâlühû ve amme nevâluhû ve lâ

ilâhe ve gayruhû.”

“Geceleri, gündüzleri, saatleri ve zamanı döndüren Allah’ı tesbih ederiz.

O her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir.”

14-“Ehec, zed, bûd” daki sekiz harf odur ki; hicrî aylara her yıl, bunlardan

biri hakim olur.

Altı ay, yüz seksen yedi gündür. Kısa aylar ise yüz yetmiş sekiz gündür

“Karanlıkları yarıp sabahları ortaya çıkaran” ve cisimlerin benzerleri

olan gölgeleri yaratan Allah teâlâyı tesbih ederiz; O her türlü noksan

sıfatlardan münezzehtir.”

2-Dört beyitte Hicrî ve Rûmî’nin gurre si özetlendi. Ebced le harflerin,

aylara hâkimiyeti belirlendi.

[71/b]

[72/a]