ÜÇÜNCÜ FASIL · Birinci Madde
Birinci Madde
Karaciğerden biten bâb damarının (kapı damarı) dallarını ve faydalarını
bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Sâkin
damarların bütün hepsi karaciğerden ortaya çıkmıştır. Karaciğerden ilk önce
iki damar meydana gelmiştir ki biri karaciğerin içbükey (konkav)
kısmından meydana gelmiştir. Ve onun en önemli faydası, mideden
karaciğere besin çekmek olmuştur. Bu damar tıp uzmanları arasında “Bâb”
(kapı damarı) diye şöhret bulmuştur. İkinci damar, karaciğerin tümsek
yüzeyinden yani dış tarafından çıkmıştır. Ve onun en önemli faydası, diğer
organlara karaciğerden gıda ulaştırıp dağıtmak olmuştur. Bu damar “Ecvef”
adını almıştır.
Kapı damarının karaciğer boşluğuna dalmış olan kısmı, ilk önce beş
kısma ayrılmıştır [134/a] ve karaciğerin dışbükey kısmına geldiğinde
şubelere ayrılmıştır. Bir şubesi öd kesesine gitmiş ve bunun şubeleri ağacın
yeraltındaki kökleri gibi karaciğerin iç yüzünde yayılmıştır. “Bâb”ın (kapı
damarı) karaciğerin derinliğine bitişik olan kısmı, ondan ayrıldığında sekiz
kısma ayrılmıştır. Bunlardan iki kısmı küçük ve altı kısmı büyük olmuştur.
İki küçük kısmın biri on iki parmak bağırsağı diye isimlendirilen bağırsağa
ulaşmıştır. Ondan gıda çekegelmiştir. Bundan da şubeler ortaya taksim olup
pankreas denilen cisme dağılmıştır. İkinci kısmı midenin aşağı kısmına inip
aşağı ağzında olan kapakçıklar kısmında yayılmıştır ki ondan besin çekip
gıdalanmıştır.
Yukarıda bahsi geçen altı damardan biri, midenin dış yüzeyine gelmiştir
ki mide dış yüzey gıdasını ondan alır.
Çünkü midenin içi kendi içinde olan şeylerle beslenir olmuştur. Altı
damardan ikincisi, dalağa ulaşmıştır ki dalak gıdasını ondan almıştır.
Dalağa varmadan önce ondan şubelere ayrılıp pankreasa gelmiştir ki
pankreasa gıda vermiştir. Dalağa vardıktan sonra da ondan bir dal geri
dönüp midenin sol tarafında yayılmıştır ki midenin sol tarafı gıdasını ondan
alır. Dalağa nüfuz eden şube, dalağa girdikten sonra iki bölüme
ayrıldığında, bir bölümü yukarı doğru bir bölümü aşağı doğru gitmiştir.
Yukarı giden kısmı ikiye ayrılıp bir kısmında dalağın yukarısında yani
yarısında şubeler ortaya çıkar ki o yarıya onlardan gıda gelmiştir. İkinci
kısmı dışa gelip midenin tümsek kısmı nihayetine erip orada ikiye ayrılıp
biri midenin sol dış tarafına yayılmıştır ki midenin o tarafı gıdasını ondan
almıştır; bir kısmı da midenin ağız kısmına dağılmıştır ki kara safranın
(melanik asit) bir kısmını mideye göndermiştir. Fazlalıktan çıkıp mide
ağzını çevirerek tahrik etmiştir. Midenin iştihasını uyandırmış ve artırmıştır.
Dalağı ortalayan şubeden inen kısım da ikiye bölünmüştür. Birinin
şubeleri dalağın aşağı yarısına yayılmıştır ki dalağın o yarısı gıdasını ondan
almıştır. İkinci kısmı iç yağından ortaya çıkıp onda yayılmıştır ki ondan iç
yağına gıda gelmiştir. Altı kısımdan üçüncüsü, sol tarafa varıp
“düzbağırsaklar” etrafında olan damarların ince kanallarında yayılmıştır ki
organın alt kısmında bulunan şeylerden gıdasını almıştır. Altı kısımdan
dördüncüsü, saç kılı gibi bir sürü şubelere ayrılıp bazısı mide tümseğinin
sağ dışında dalak tarafında, midenin sol tarafına gelen parçaya mukabil
olduğu halde dağılmıştır. Bazısı da iç yağının sağ tarafına yönelip dalak
damarının şubelerinden ve midenin solundan sağına gelen kısma mukabil
olduğu halde yayılmıştır. Altı kısmın beşincisi, kalınbağırsak etrafında olan
ince damarlara yayılmıştır ki gıdasını ondan alagelmiştir. Altıncı kısmın
çoğunluğu etrafında bir kısmı da bitişmiş olan ince lifler etrafında
yayılmıştır ki gıdasını onlardan almışlardır.
“Mahlukatı yaratıp bolca rızık veren, azameti celâlle, kudreti kemâlle
ifade edilen Allah’ı her türlü noksandan tenzih ederiz.” [1]

