Marifetnâme · Haziran 27, 2026

Karaciğerden biten ecvef damarın yukarı çıkan kısmını ve ellere gelen

ÜÇÜNCÜ FASIL · Dördüncü Madde Dördüncü Madde Karaciğerden biten ecvef damarın yukarı çıkan kısmını ve ellere gelen kollarını ve faydalarını bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Baş …

ÜÇÜNCÜ FASIL · Dördüncü Madde

Dördüncü Madde

Karaciğerden biten ecvef damarın yukarı çıkan kısmını ve ellere gelen

kollarını ve faydalarını bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Baş

damarının aslı, omuz damarıdır. Ondan dağılmış olan şubelerin ilk

başlangıcı baş damarıdır ki o pazuya hizalanınca ondan pazunun dış

kısımlarına ve cildine dağılmış olan şubelerden ibarettir. Daha sonra dirsek

mafsalına yakın oldukları için, üç kısım olmuşlardır ki biri ön kol venidir

(habl-i zirâ‘, vena cava antibrachi) ve bu kısım ön kol kemiklerinden kalın

olanının dış yüzü üzerinde uzanmıştır. Oradan dış tarafa ve ön kolun aşağı

kemiğinin yumruk kısmına meylederek, bileğin dış yüzeyinde dağılmıştır.

İkinci kısmı, sâid’in dış tarafında dirseğe yönelip koltuk altından bir şubeye

karışıp ikisinden “uruk-ı ekhel” denilen bir damar meydana gelmiştir.

Üçüncü kısmı, derinden aşağıya inip yine koltuk altından bir şubeye

karışmıştır. Koltuk altının ilk şubeleri, pazu derinliklerine dalıp orada olan

kaslara dağılıp orada kaybolmuşlardır. Ancak bir şubesi [136/a] kol

kemiğine ulaşmıştır.

Koltuk altı, dirsek mafsalına yakın geldiğinde iki kısma ayrılmıştır. Bir

kısmı derine inip baş damarından daha derine inerek yukarıda bahsi geçen

şubeye bir miktar bitişip sonra bir miktar onunla beraber gidip daha sonra

ondan ayrılmıştır. Bu ayrılan venin biri iç tarafa inip serçe ve yüzük

parmakların hepsine ve hatta orta parmağın ortasına kadar ulaşmıştır.

İkincisi ise mafsala çıkıp kemiğe temas eden elin kısımlarında dağılmıştır.

Koltukaltının ikinci kısmı, “sâid” içinde dört dal olmuştur ki bir dalı “sâid”

in aşağılarında bileğe varıncaya kadar dağılarak ayrılmıştır. İkinci dalı,

birinci dalın üstünde aynen onun gibi dağılarak yayılmıştır. Üçüncü dalı,

“sâid” in ortasında, aynı şekilde bilekten kollara ayrılmıştır. Dördüncü dalı

bunların en büyüğü olup o en yüksek ve belirgin damar olup onun bir kolu

baş damarının bir koluna birleşip ikisinden “ekhel” meydana gelmiştir.

Kalanları basilik damarlardır ki bir defa daha derine inmiştir.

Ekhel damarı iç taraftan doğup üst oynağa çıkıp oradan dış tarafa gidip

Yunanca’daki Lam şeklinde iki kol olmuştur. Üstteki kolu, bileğin üst

oynağının tarafına inip oradan bileğe yönelmiştir. Başparmağın arkasında

ve onunla işaret parmağı arasında ve işaret parmağının kendisinde

dağılmıştır. Alt kolu alt oynak tarafına inip üç dala ayrılmıştır ki bunun bir

dalı işaret parmağı ile orta parmağın arasına gelip orada üst daldan işaret

parmağına gelen damarın bir dalına birleşerek, onunla bir damar olmuştur.

İkinci kolu ki “eslem”dir, orta parmak ile yüzük parmağı arasında

dağılmıştır. Üçüncü kolu, yüzük parmağı ile serçe parmak tarafına

yönelmiştir ve bunların hepsi parmak mafsallarına taksim olunmuştur.

Bunlardan, ellerin parmakları, Allah’ın kudreti ile her zaman beslenerek

gelişmiştir.

“İnsanı en güzel şekilde yaratıp şekil veren hikmet sahibi Allah’ı tesbih

ederiz. O’nun şânı yücedir.”