Marifetnâme · Haziran 27, 2026

İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Beşinci Madde

İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Beşinci Madde Beşinci Madde Köprücük kemiğini bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Köprücük kemiği, göğüs kafesinin yukarı kısmının iki …

İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Beşinci Madde

Beşinci Madde

Köprücük kemiğini bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Köprücük

kemiği, göğüs kafesinin yukarı kısmının iki yönünden her birinin üzerine

yerleşmiş bir kemiktir ki onun küçük bir çukurdan yaratılması esnasında

boş bir yarık kalmıştır. Ta ki ondan beyne yükselen damarlar ve ondan inen

sinirler geçip yol bulmuş olsunlar. Bu kemik üst tarafa yönelip kürek

kemiği tarafına bitişmiştir. Kürek kemiği bu kemik ile bitişik olup ikisi

birlikte kol kemiği ile bağlantı kurmuşlardır.

Kürek kemiği, [118/a] pek çok fayda için yaratılmıştır. Bir faydası şudur

ki kol kemiği ile el, bedene bağlanmış olup göğse yapışık olmasın. İki elin

biri birine hareketi kolay olup rahatlıktan geri kalmasın. Diğer faydası da

şudur ki kürek kemiği kaburgalardan uzak olup iki kolun hareket alanları

genişleyerek [hareketlerine] engel olmasın. Bir diğer faydası budur ki göğse

ait olan değerli organlara kalkan gibi olup omurga kemiklerinin eklem

yerlerindeki küçük kemikleri ve çıkıntıları yerine geçip göğse bir zarar

gelmesin. Kürek kemiği üst taraftan ince, alt taraftan kalın olmuştur. Üst

tarafı (enli taraf) üzerinde bir çukur vardır ki kol kemiğinin yuvarlak tarafı

ona girmiştir. Bundan iki kemik uzantısı vardır ki bir tanesi yukarı, sırt

tarafına gitmiş olup kargaburnu namını almıştır. Onunla omuz kemiği

köprücük kemiğine bağlanır. Kol kemiği başının omuz çukurundan

çıkmasını engeller. İkinci uzantısı, aşağı ve ön tarafa gelir. Bu da kol kemiği

başının çukurundan çıkmasına engel olmuştur.

Şu halde kürek kemiği, iç tarafından uzaklaştıkça geniş olup bu uzantının

dış tarafı üzerinde üçgene benzeyen bir çıkıntı vardır ki onun tabanı enli

taraftan yana, tepesi iç taraftan yana gelmiştir. Böylece sırtın düzgünlüğüne

bir zarar gelmemesi için, omurga kemiklerinin eklem yerlerindeki küçük

kemikler gibi korunmuştur. Bu çıkıntıya bitişik olan kıkırdak, dairesel

tarafla omuzun genişliğinde son bulmuştur. Kıkırdağın buraya bitişmesinin

sebebi, diğer kıkırdakların herhangi bir yere birleşmelerindeki sebep gibidir.

[572] . Sinsin, çoğulu senâsin: Eğe kemiklerinin arka tarafının ucu.

[573] . Burada Tîn Sûresi, 4. âyetine telmih vardır.

Omurganın bir faydası da budur ki ön tarafında yerleşmiş olan önemli

organların koruyucu kalkanı olmasıdır. Onun için boğumları ve diken gibi

çıkıntıları vardır ki onlara sinsin adı verilmiştir. Omurganın bir faydası da

budur ki beden kemiklerinin yaratılışına esas ve temel teşkil etmiştir.

Nitekim gemi direği gibi olduğu daha önce ifade edilmiştir. Onun için

omurga kemikleri son derece sert ve sağlam olarak yaratılmıştır. Omurganın

diğer bir faydası da odur ki insanın ayağa kalkmasına ve hareketine imkân

vermek için kendi kendine duracak özellikte müstakil kuvvetli bulunmuştur.

Onun için omurga kemiklerinin nizamı omurlarla dizilmiştir. Hepsi tek bir

kemik ya da büyük bir kemik olmayıp dizilişleri en güzel bir şekilde ahsen-i

takvîm üzere olmuştur. Omurlar arasında bulunan eklemler ne özelliğini

bozacak kadar gevşek ne de sağa sola dönüşünü engelleyecek kadar sert

olmayıp aksine bu şekilde bölümler halinde yaratılmıştır. Omurgayı

oluşturan omurlar kemiklerdir ki, ortasından omuriliğin geçeceği delik

bulunan kanallar vardır.

Omurganın bir faydası da budur ki ön tarafında yerleşmiş olan önemli

organların koruyucu kalkanı olmasıdır. Onun için boğumları ve diken gibi

çıkıntıları vardır ki onlara sinsin adı verilmiştir. Omurganın bir faydası da

budur ki beden kemiklerinin yaratılışına esas ve temel teşkil etmiştir.

Nitekim gemi direği gibi olduğu daha önce ifade edilmiştir. Onun için

omurga kemikleri son derece sert ve sağlam olarak yaratılmıştır. Omurganın

diğer bir faydası da odur ki insanın ayağa kalkmasına ve hareketine imkân

vermek için kendi kendine duracak özellikte müstakil kuvvetli bulunmuştur.

Onun için omurga kemiklerinin nizamı omurlarla dizilmiştir. Hepsi tek bir

kemik ya da büyük bir kemik olmayıp dizilişleri en güzel bir şekilde ahsen-i

takvîm üzere olmuştur. Omurlar arasında bulunan eklemler ne özelliğini

bozacak kadar gevşek ne de sağa sola dönüşünü engelleyecek kadar sert

olmayıp aksine bu şekilde bölümler halinde yaratılmıştır. Omurgayı

oluşturan omurlar kemiklerdir ki, ortasından omuriliğin geçeceği delik

bulunan kanallar vardır.

. Sinsin, çoğulu senâsin: Eğe kemiklerinin arka tarafının ucu.

. Burada Tîn Sûresi, 4. âyetine telmih vardır.