İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Beşinci Madde
Beşinci Madde
Köprücük kemiğini bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Köprücük
kemiği, göğüs kafesinin yukarı kısmının iki yönünden her birinin üzerine
yerleşmiş bir kemiktir ki onun küçük bir çukurdan yaratılması esnasında
boş bir yarık kalmıştır. Ta ki ondan beyne yükselen damarlar ve ondan inen
sinirler geçip yol bulmuş olsunlar. Bu kemik üst tarafa yönelip kürek
kemiği tarafına bitişmiştir. Kürek kemiği bu kemik ile bitişik olup ikisi
birlikte kol kemiği ile bağlantı kurmuşlardır.
Kürek kemiği, [118/a] pek çok fayda için yaratılmıştır. Bir faydası şudur
ki kol kemiği ile el, bedene bağlanmış olup göğse yapışık olmasın. İki elin
biri birine hareketi kolay olup rahatlıktan geri kalmasın. Diğer faydası da
şudur ki kürek kemiği kaburgalardan uzak olup iki kolun hareket alanları
genişleyerek [hareketlerine] engel olmasın. Bir diğer faydası budur ki göğse
ait olan değerli organlara kalkan gibi olup omurga kemiklerinin eklem
yerlerindeki küçük kemikleri ve çıkıntıları yerine geçip göğse bir zarar
gelmesin. Kürek kemiği üst taraftan ince, alt taraftan kalın olmuştur. Üst
tarafı (enli taraf) üzerinde bir çukur vardır ki kol kemiğinin yuvarlak tarafı
ona girmiştir. Bundan iki kemik uzantısı vardır ki bir tanesi yukarı, sırt
tarafına gitmiş olup kargaburnu namını almıştır. Onunla omuz kemiği
köprücük kemiğine bağlanır. Kol kemiği başının omuz çukurundan
çıkmasını engeller. İkinci uzantısı, aşağı ve ön tarafa gelir. Bu da kol kemiği
başının çukurundan çıkmasına engel olmuştur.
Şu halde kürek kemiği, iç tarafından uzaklaştıkça geniş olup bu uzantının
dış tarafı üzerinde üçgene benzeyen bir çıkıntı vardır ki onun tabanı enli
taraftan yana, tepesi iç taraftan yana gelmiştir. Böylece sırtın düzgünlüğüne
bir zarar gelmemesi için, omurga kemiklerinin eklem yerlerindeki küçük
kemikler gibi korunmuştur. Bu çıkıntıya bitişik olan kıkırdak, dairesel
tarafla omuzun genişliğinde son bulmuştur. Kıkırdağın buraya bitişmesinin
sebebi, diğer kıkırdakların herhangi bir yere birleşmelerindeki sebep gibidir.
[572] . Sinsin, çoğulu senâsin: Eğe kemiklerinin arka tarafının ucu.
[573] . Burada Tîn Sûresi, 4. âyetine telmih vardır.
Omurganın bir faydası da budur ki ön tarafında yerleşmiş olan önemli
organların koruyucu kalkanı olmasıdır. Onun için boğumları ve diken gibi
çıkıntıları vardır ki onlara sinsin adı verilmiştir. Omurganın bir faydası da
budur ki beden kemiklerinin yaratılışına esas ve temel teşkil etmiştir.
Nitekim gemi direği gibi olduğu daha önce ifade edilmiştir. Onun için
omurga kemikleri son derece sert ve sağlam olarak yaratılmıştır. Omurganın
diğer bir faydası da odur ki insanın ayağa kalkmasına ve hareketine imkân
vermek için kendi kendine duracak özellikte müstakil kuvvetli bulunmuştur.
Onun için omurga kemiklerinin nizamı omurlarla dizilmiştir. Hepsi tek bir
kemik ya da büyük bir kemik olmayıp dizilişleri en güzel bir şekilde ahsen-i
takvîm üzere olmuştur. Omurlar arasında bulunan eklemler ne özelliğini
bozacak kadar gevşek ne de sağa sola dönüşünü engelleyecek kadar sert
olmayıp aksine bu şekilde bölümler halinde yaratılmıştır. Omurgayı
oluşturan omurlar kemiklerdir ki, ortasından omuriliğin geçeceği delik
bulunan kanallar vardır.
Omurganın bir faydası da budur ki ön tarafında yerleşmiş olan önemli
organların koruyucu kalkanı olmasıdır. Onun için boğumları ve diken gibi
çıkıntıları vardır ki onlara sinsin adı verilmiştir. Omurganın bir faydası da
budur ki beden kemiklerinin yaratılışına esas ve temel teşkil etmiştir.
Nitekim gemi direği gibi olduğu daha önce ifade edilmiştir. Onun için
omurga kemikleri son derece sert ve sağlam olarak yaratılmıştır. Omurganın
diğer bir faydası da odur ki insanın ayağa kalkmasına ve hareketine imkân
vermek için kendi kendine duracak özellikte müstakil kuvvetli bulunmuştur.
Onun için omurga kemiklerinin nizamı omurlarla dizilmiştir. Hepsi tek bir
kemik ya da büyük bir kemik olmayıp dizilişleri en güzel bir şekilde ahsen-i
takvîm üzere olmuştur. Omurlar arasında bulunan eklemler ne özelliğini
bozacak kadar gevşek ne de sağa sola dönüşünü engelleyecek kadar sert
olmayıp aksine bu şekilde bölümler halinde yaratılmıştır. Omurgayı
oluşturan omurlar kemiklerdir ki, ortasından omuriliğin geçeceği delik
bulunan kanallar vardır.
. Sinsin, çoğulu senâsin: Eğe kemiklerinin arka tarafının ucu.
. Burada Tîn Sûresi, 4. âyetine telmih vardır.

