Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · DOKUZUNCU FASIL · Altıncı Madde

BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · DOKUZUNCU FASIL · Altıncı Madde Altıncı Madde Küçük ışık kaynağı ayın tabiatını ve sıfatlarını, cirminin miktarını ve feleğinin uzaklığını bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki gök bilimciler …

BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · DOKUZUNCU FASIL · Altıncı Madde

Altıncı Madde

Küçük ışık kaynağı ayın tabiatını ve sıfatlarını, cirminin miktarını ve

feleğinin uzaklığını bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki gök bilimciler (ehl-i nücûm) görüş birliği içinde

şöyle demişlerdir:

Ayın tabiatı, dengeli bir biçimde soğuk ve rutûbetli olup dişi tabiatlı kabul

edilmiştir. Geceye nisbet edilerek orta kutlu (sa‘d-i mutavassıt) olarak

adlandırılmıştır. Ayın belli başlı özellikleri; zayıflık, güçsüzlük, koruma,

cehalet, hakaret, acele etme, kovculuk, ihbar, deliller, hareketlilik ve ses

olarak bulunmuş ve söz konusu özelliklerin talihiyle rahimlere düşen

çocuklarda bu sıfatların ortaya çıktığı müşâhade olunmuştur. Ay’ın

Pazartesi gününe ve Cuma gecesine hâkim olduğu gözlenmiş ve söz konusu

günün ve gecenin ilk saatleri buna nisbet edilmiştir. Ayın cirminin

miktarında, ortakmermezli ve eğimli feleklerinin uzaklıkları konularında

gözlemciler, matematik bilginleri ve geometri bilginleri görüş birliği üzere

olup şöyle demişlerdir:

Ayın Ortakmermezli küresinin dışbükey yüzeyinin, âlemin merkezinden

uzaklığı takrîben seksen yedi bin beş yüz yirmi dört (87 524) fersah olarak

ölçülmüştür. Bu feleğin içbükey yüzeyinin âlemin merkezinden uzaklığı

[54/b] ise, yaklaşık olarak seksen iki bin beş yüz kırk altı (82 546) fersah

olarak hesaplanmıştır. Ortakmermezli küresinin kalınlığı ise, takrîben dört

bin dokuz yüz yetmiş sekiz bin (4 978) fersah olarak bulunmuştur.

Eğimli feleğinin dışbükey yüzeyinin âlemin merkezinden uzaklığı,

yaklaşık olarak seksen iki bin beş yüz kırk altı (82 546) fersah olarak

ölçülmüştür. Ve bu feleğin içbükey yüzeyinin söz konusu merkezden

uzaklığı ise, takrîben kırk üç bin yüz doksan sekiz (43 198) fersahtır. Şayet

bu ölçülmüş olan mesafelerden yerkürenin yarı çapı çıkarılırsa ki – o, bin

iki yüz yetmiş iki (1 272) fersahtır.- Bu durumda yeryüzünün her tarafından,

ay feleğine varıncaya kadar gökle yer arasındaki gerçek uzaklık kırk bir bin

dokuz yüz yirmi altı (41 926) fersah olarak kalırdı. Bu da yaklaşık olarak

yerin yarı çapının otuz iki katı bir yükseklik demektir.

Yeryüzünde oluşum, bozulma ve değişime uğrayan eşya, işte bu aralıkta

bulunmaktadır. Burası, unsurlar ve bileşkeler (anâsır ve mevâlîd)

mekânıdır; atmosfer yani gök boşluğu buradadır. Burası, şekiller ve

görüntüler âlemidir (sûret ve şehâdet), şu daracık dünya evidir.

Ayın eğimli feleğinin kalınlığına gelince; bu, yaklaşık olarak otuz dokuz

bin üç yüz kırk sekiz (39 348) fersah olarak bulunmuştur. Ay küresinin

cismi ise, yerkürenin cirminin takrîben kırk ikide biri kadar olup buraya

kadar, pek çok madde başlığı altında açıklamış olduğumuz yıldızların ve

feleklerin uzaklıkları ve cisimlerine dair söylenenler; dörtlü orantı metodu

ile gözlemciler tarafından belirlenmiştir. Hesap ilminin inceliklerine

dayanan nice delillerle, geometrik usûle dayalı burhânlarla ve aklî

tecrübelerle söz konusu bilgilerin doğruluğu ispat edilmiştir. Ve bunların,

burada anlatıldığı üzere olduğu işin ehlince teslim olunmuştur.

Birinci Kitap’ta açıklamış olduğumuz genel İslâmî bilgilere dair mâlumât

içinde; yerlerin ve göklerin cisimlerinin uzaklıklarını, beş yüz yıllık yol

olarak anmıştık. Böyle söylemekten maksadımız, söz konusu gök cisimleri

arasında ölçülen kesin sayıyı bildirmek değildir. Dolayısıyla orada

söylediklerimiz birer ölçü olarak anlaşılmamalıdır. Belki bu, söz konusu

uzaklıkların büyüklüğünü ifade etmek üzere, mübalağa ile söylenmiş birer

kinâye idi. Çünkü Allah’ın kudreti sonsuzdur. Mülkünde olanların miktarını

ve mesafesini en iyi bilen O’dur.

[507] . Kamer: Ayın ilk ve ikinci gecesindeki adı “hilâl”, bundan sonra ay

sonuna kadar ki adı “kamer” dir. İbn Âsım Ebû Bekr, Kitâbü’l-Envâ’ ve’l-

Ezmine ve Ma’rifet A’yâni’l-Kevâkib , s. 48-49.

[508] . Muhâk, Mahâk, Mihâk: 1-Yeniay; (new moon). Kavuşum

konumunda (ictimâ‘), Ay’ın bizlere bakan kısmının ışıksız olması. Ay

kursunun tamamen karanlık olduğu evre. 2-Her Arabî ayın son üç gecesi.

[509] . İstikbâl: Karşılaşma konumu, karşı konum, (opposition). Yer

yuvarlağı ortada kalmak üzere, Yer’in, güneşin ve herhangi bir gezegenin

bir doğru üzerinde bulunmaları. Uzanım açısının 180 derece olduğu konum;

iki gezegen arasındaki açısal uzaklığın 180 derece olması.

[510] . İctimâ‘ (Mukãrin; vaz-ı ictimâ‘, conjunction): Kavuşum konumu.

Yer yuvarlağı bir uçta kalmak üzere, Yer’in, güneşin ve herhangi bir

gezegenin bir doğru üzerinde bulunmaları. Uzanım açısının 0 derece olduğu

konum.

Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir: Yukarıda

söz konusu edilen yedi gezegenden biri de Ay’dır (Kamer) ki âlemin

merkezine nisbetle dokuz feleğin birincisidir.

Allah’ın ezelî takdiriyle bu iki hareket, ayın yeröte noktası ile batı

cihetine doğru, taşıyıcı kürenin episiklin merkezinin hareketiyle de yine

doğu istikãmetine doğru öyle bir tarzda hareket ederler ki; nurlu Güneş

daima bu ikisi arasında aracı olarak bulunur. Ve bu aracılıktan dolayı şu

lâzım gelir ki; ayın Episikl feleğinin merkezi, Güneş ile iki dörtlüğü (terbî‘)

zamanlarında, kendi yerberisinde bulunur. Karşılaşma (istikbâl) konumunda

ve kavuşum konumu (ictimâ‘) vakitlerinde ay, daima kendi yerötesinde

bulunur. Bu durumda ayın Episikl feleğinin merkezi, ortalama olarak

seyreden her bir devrinde iki kere yerötesine yükselip iki kere de

yerberisine iner. Şüphesiz bütün bu değişim ve oluşumlar; “Güçlü ve her

şeyi hakkıyla bilen Allah’ın dilemesiyle olmaktadır.” (Yâsin, 36/38) O

Yaratıcı ve yarattıklarında hikmet sahibi olan Allah’ın şânı yücedir. Gücü

erişilmezdir. O kerem sahibidir, bütün kemâl sıfatların sahibidir.

Allah’ın ezelî takdiriyle bu iki hareket, ayın yeröte noktası ile batı

cihetine doğru, taşıyıcı kürenin episiklin merkezinin hareketiyle de yine

doğu istikãmetine doğru öyle bir tarzda hareket ederler ki; nurlu Güneş

daima bu ikisi arasında aracı olarak bulunur. Ve bu aracılıktan dolayı şu

lâzım gelir ki; ayın Episikl feleğinin merkezi, Güneş ile iki dörtlüğü (terbî‘)

zamanlarında, kendi yerberisinde bulunur. Karşılaşma (istikbâl) konumunda

ve kavuşum konumu (ictimâ‘) vakitlerinde ay, daima kendi yerötesinde

bulunur. Bu durumda ayın Episikl feleğinin merkezi, ortalama olarak

seyreden her bir devrinde iki kere yerötesine yükselip iki kere de

yerberisine iner. Şüphesiz bütün bu değişim ve oluşumlar; “Güçlü ve her

şeyi hakkıyla bilen Allah’ın dilemesiyle olmaktadır.” (Yâsin, 36/38) O

Yaratıcı ve yarattıklarında hikmet sahibi olan Allah’ın şânı yücedir. Gücü

erişilmezdir. O kerem sahibidir, bütün kemâl sıfatların sahibidir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir: güneşe

nispetle ayda meydana gelen değişik konumlardan biri, muhâk (mahâk-

mihâk) durumudur. Yani, bize dönük olan Güneş yüzeyinden üzerinde olan

ışıktan mahrum kalmasıdır. Yoksa Güneşle ayın arasına yerkürenin girip de

gölge olması ile muhâk meydana gelmez. Çünkü güneşle ayın arasına yerin

girmesi (haylûlet-i arz), ay tutulmasıdır, (husûf) muhâk değildir.

. Kamer: Ayın ilk ve ikinci gecesindeki adı “hilâl”, bundan sonra ay

sonuna kadar ki adı “kamer” dir. İbn Âsım Ebû Bekr, Kitâbü’l-Envâ’ ve’l-

Ezmine ve Ma’rifet A’yâni’l-Kevâkib , s. 48-49.

. İctimâ‘ (Mukãrin; vaz-ı ictimâ‘, conjunction): Kavuşum konumu. Yer

yuvarlağı bir uçta kalmak üzere, Yer’in, güneşin ve herhangi bir gezegenin

bir doğru üzerinde bulunmaları. Uzanım açısının 0 derece olduğu konum.

. İstikbâl: Karşılaşma konumu, karşı konum, (opposition). Yer yuvarlağı

ortada kalmak üzere, Yer’in, güneşin ve herhangi bir gezegenin bir doğru

üzerinde bulunmaları. Uzanım açısının 180 derece olduğu konum; iki

gezegen arasındaki açısal uzaklığın 180 derece olması.

. Muhâk, Mahâk, Mihâk: 1-Yeniay; (new moon). Kavuşum konumunda

(ictimâ‘), Ay’ın bizlere bakan kısmının ışıksız olması. Ay kursunun

tamamen karanlık olduğu evre. 2-Her Arabî ayın son üç gecesi.