BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · DOKUZUNCU FASIL · Altıncı Madde
Altıncı Madde
Küçük ışık kaynağı ayın tabiatını ve sıfatlarını, cirminin miktarını ve
feleğinin uzaklığını bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki gök bilimciler (ehl-i nücûm) görüş birliği içinde
şöyle demişlerdir:
Ayın tabiatı, dengeli bir biçimde soğuk ve rutûbetli olup dişi tabiatlı kabul
edilmiştir. Geceye nisbet edilerek orta kutlu (sa‘d-i mutavassıt) olarak
adlandırılmıştır. Ayın belli başlı özellikleri; zayıflık, güçsüzlük, koruma,
cehalet, hakaret, acele etme, kovculuk, ihbar, deliller, hareketlilik ve ses
olarak bulunmuş ve söz konusu özelliklerin talihiyle rahimlere düşen
çocuklarda bu sıfatların ortaya çıktığı müşâhade olunmuştur. Ay’ın
Pazartesi gününe ve Cuma gecesine hâkim olduğu gözlenmiş ve söz konusu
günün ve gecenin ilk saatleri buna nisbet edilmiştir. Ayın cirminin
miktarında, ortakmermezli ve eğimli feleklerinin uzaklıkları konularında
gözlemciler, matematik bilginleri ve geometri bilginleri görüş birliği üzere
olup şöyle demişlerdir:
Ayın Ortakmermezli küresinin dışbükey yüzeyinin, âlemin merkezinden
uzaklığı takrîben seksen yedi bin beş yüz yirmi dört (87 524) fersah olarak
ölçülmüştür. Bu feleğin içbükey yüzeyinin âlemin merkezinden uzaklığı
[54/b] ise, yaklaşık olarak seksen iki bin beş yüz kırk altı (82 546) fersah
olarak hesaplanmıştır. Ortakmermezli küresinin kalınlığı ise, takrîben dört
bin dokuz yüz yetmiş sekiz bin (4 978) fersah olarak bulunmuştur.
Eğimli feleğinin dışbükey yüzeyinin âlemin merkezinden uzaklığı,
yaklaşık olarak seksen iki bin beş yüz kırk altı (82 546) fersah olarak
ölçülmüştür. Ve bu feleğin içbükey yüzeyinin söz konusu merkezden
uzaklığı ise, takrîben kırk üç bin yüz doksan sekiz (43 198) fersahtır. Şayet
bu ölçülmüş olan mesafelerden yerkürenin yarı çapı çıkarılırsa ki – o, bin
iki yüz yetmiş iki (1 272) fersahtır.- Bu durumda yeryüzünün her tarafından,
ay feleğine varıncaya kadar gökle yer arasındaki gerçek uzaklık kırk bir bin
dokuz yüz yirmi altı (41 926) fersah olarak kalırdı. Bu da yaklaşık olarak
yerin yarı çapının otuz iki katı bir yükseklik demektir.
Yeryüzünde oluşum, bozulma ve değişime uğrayan eşya, işte bu aralıkta
bulunmaktadır. Burası, unsurlar ve bileşkeler (anâsır ve mevâlîd)
mekânıdır; atmosfer yani gök boşluğu buradadır. Burası, şekiller ve
görüntüler âlemidir (sûret ve şehâdet), şu daracık dünya evidir.
Ayın eğimli feleğinin kalınlığına gelince; bu, yaklaşık olarak otuz dokuz
bin üç yüz kırk sekiz (39 348) fersah olarak bulunmuştur. Ay küresinin
cismi ise, yerkürenin cirminin takrîben kırk ikide biri kadar olup buraya
kadar, pek çok madde başlığı altında açıklamış olduğumuz yıldızların ve
feleklerin uzaklıkları ve cisimlerine dair söylenenler; dörtlü orantı metodu
ile gözlemciler tarafından belirlenmiştir. Hesap ilminin inceliklerine
dayanan nice delillerle, geometrik usûle dayalı burhânlarla ve aklî
tecrübelerle söz konusu bilgilerin doğruluğu ispat edilmiştir. Ve bunların,
burada anlatıldığı üzere olduğu işin ehlince teslim olunmuştur.
Birinci Kitap’ta açıklamış olduğumuz genel İslâmî bilgilere dair mâlumât
içinde; yerlerin ve göklerin cisimlerinin uzaklıklarını, beş yüz yıllık yol
olarak anmıştık. Böyle söylemekten maksadımız, söz konusu gök cisimleri
arasında ölçülen kesin sayıyı bildirmek değildir. Dolayısıyla orada
söylediklerimiz birer ölçü olarak anlaşılmamalıdır. Belki bu, söz konusu
uzaklıkların büyüklüğünü ifade etmek üzere, mübalağa ile söylenmiş birer
kinâye idi. Çünkü Allah’ın kudreti sonsuzdur. Mülkünde olanların miktarını
ve mesafesini en iyi bilen O’dur.
[507] . Kamer: Ayın ilk ve ikinci gecesindeki adı “hilâl”, bundan sonra ay
sonuna kadar ki adı “kamer” dir. İbn Âsım Ebû Bekr, Kitâbü’l-Envâ’ ve’l-
Ezmine ve Ma’rifet A’yâni’l-Kevâkib , s. 48-49.
[508] . Muhâk, Mahâk, Mihâk: 1-Yeniay; (new moon). Kavuşum
konumunda (ictimâ‘), Ay’ın bizlere bakan kısmının ışıksız olması. Ay
kursunun tamamen karanlık olduğu evre. 2-Her Arabî ayın son üç gecesi.
[509] . İstikbâl: Karşılaşma konumu, karşı konum, (opposition). Yer
yuvarlağı ortada kalmak üzere, Yer’in, güneşin ve herhangi bir gezegenin
bir doğru üzerinde bulunmaları. Uzanım açısının 180 derece olduğu konum;
iki gezegen arasındaki açısal uzaklığın 180 derece olması.
[510] . İctimâ‘ (Mukãrin; vaz-ı ictimâ‘, conjunction): Kavuşum konumu.
Yer yuvarlağı bir uçta kalmak üzere, Yer’in, güneşin ve herhangi bir
gezegenin bir doğru üzerinde bulunmaları. Uzanım açısının 0 derece olduğu
konum.
Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir: Yukarıda
söz konusu edilen yedi gezegenden biri de Ay’dır (Kamer) ki âlemin
merkezine nisbetle dokuz feleğin birincisidir.
Allah’ın ezelî takdiriyle bu iki hareket, ayın yeröte noktası ile batı
cihetine doğru, taşıyıcı kürenin episiklin merkezinin hareketiyle de yine
doğu istikãmetine doğru öyle bir tarzda hareket ederler ki; nurlu Güneş
daima bu ikisi arasında aracı olarak bulunur. Ve bu aracılıktan dolayı şu
lâzım gelir ki; ayın Episikl feleğinin merkezi, Güneş ile iki dörtlüğü (terbî‘)
zamanlarında, kendi yerberisinde bulunur. Karşılaşma (istikbâl) konumunda
ve kavuşum konumu (ictimâ‘) vakitlerinde ay, daima kendi yerötesinde
bulunur. Bu durumda ayın Episikl feleğinin merkezi, ortalama olarak
seyreden her bir devrinde iki kere yerötesine yükselip iki kere de
yerberisine iner. Şüphesiz bütün bu değişim ve oluşumlar; “Güçlü ve her
şeyi hakkıyla bilen Allah’ın dilemesiyle olmaktadır.” (Yâsin, 36/38) O
Yaratıcı ve yarattıklarında hikmet sahibi olan Allah’ın şânı yücedir. Gücü
erişilmezdir. O kerem sahibidir, bütün kemâl sıfatların sahibidir.
Allah’ın ezelî takdiriyle bu iki hareket, ayın yeröte noktası ile batı
cihetine doğru, taşıyıcı kürenin episiklin merkezinin hareketiyle de yine
doğu istikãmetine doğru öyle bir tarzda hareket ederler ki; nurlu Güneş
daima bu ikisi arasında aracı olarak bulunur. Ve bu aracılıktan dolayı şu
lâzım gelir ki; ayın Episikl feleğinin merkezi, Güneş ile iki dörtlüğü (terbî‘)
zamanlarında, kendi yerberisinde bulunur. Karşılaşma (istikbâl) konumunda
ve kavuşum konumu (ictimâ‘) vakitlerinde ay, daima kendi yerötesinde
bulunur. Bu durumda ayın Episikl feleğinin merkezi, ortalama olarak
seyreden her bir devrinde iki kere yerötesine yükselip iki kere de
yerberisine iner. Şüphesiz bütün bu değişim ve oluşumlar; “Güçlü ve her
şeyi hakkıyla bilen Allah’ın dilemesiyle olmaktadır.” (Yâsin, 36/38) O
Yaratıcı ve yarattıklarında hikmet sahibi olan Allah’ın şânı yücedir. Gücü
erişilmezdir. O kerem sahibidir, bütün kemâl sıfatların sahibidir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir: güneşe
nispetle ayda meydana gelen değişik konumlardan biri, muhâk (mahâk-
mihâk) durumudur. Yani, bize dönük olan Güneş yüzeyinden üzerinde olan
ışıktan mahrum kalmasıdır. Yoksa Güneşle ayın arasına yerkürenin girip de
gölge olması ile muhâk meydana gelmez. Çünkü güneşle ayın arasına yerin
girmesi (haylûlet-i arz), ay tutulmasıdır, (husûf) muhâk değildir.
. Kamer: Ayın ilk ve ikinci gecesindeki adı “hilâl”, bundan sonra ay
sonuna kadar ki adı “kamer” dir. İbn Âsım Ebû Bekr, Kitâbü’l-Envâ’ ve’l-
Ezmine ve Ma’rifet A’yâni’l-Kevâkib , s. 48-49.
. İctimâ‘ (Mukãrin; vaz-ı ictimâ‘, conjunction): Kavuşum konumu. Yer
yuvarlağı bir uçta kalmak üzere, Yer’in, güneşin ve herhangi bir gezegenin
bir doğru üzerinde bulunmaları. Uzanım açısının 0 derece olduğu konum.
. İstikbâl: Karşılaşma konumu, karşı konum, (opposition). Yer yuvarlağı
ortada kalmak üzere, Yer’in, güneşin ve herhangi bir gezegenin bir doğru
üzerinde bulunmaları. Uzanım açısının 180 derece olduğu konum; iki
gezegen arasındaki açısal uzaklığın 180 derece olması.
. Muhâk, Mahâk, Mihâk: 1-Yeniay; (new moon). Kavuşum konumunda
(ictimâ‘), Ay’ın bizlere bakan kısmının ışıksız olması. Ay kursunun
tamamen karanlık olduğu evre. 2-Her Arabî ayın son üç gecesi.

