Marifetnâme · Haziran 27, 2026

İKİNCİ FEN · DÖRDÜNCÜ BAB · BİRİNCİ FASIL · Dördüncü Madde

İKİNCİ FEN · DÖRDÜNCÜ BAB · BİRİNCİ FASIL · Dördüncü Madde Dördüncü Madde Omurilikten bitip boyun omurlarından çıkan sinirleri bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Boyundaki …

İKİNCİ FEN · DÖRDÜNCÜ BAB · BİRİNCİ FASIL · Dördüncü Madde

Dördüncü Madde

Omurilikten bitip boyun omurlarından çıkan sinirleri bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Boyundaki

omurilikten doğup omurlarda yol alan sinirlerin tamamı sekiz çift olarak

bilinmiştir.

Birinci çift; birinci omurun iki deliğinden çıkıp sadece baş kaslarına

dağılmıştır. [586] Bu çift ince ve küçük yaratılmıştır. Ta ki çıkış yeri dar olsun

ve omurga kemikleri olduğu hal üzere kalsın.

İkinci çiftin çıkış yeri, birinci omur ile ikincinin arasında ortak olan

deliklerdendir. Ve bu çiftin çoğundan [587] , başta bulunan organlar dokunma

hissini bulmuştur ki başın etrafını tamamen sarıp başın ön tarafına

dolanmıştır. Kulakların etrafındaki dış deride yerleşip açıklanan küçük

çiftin eksiğini tamamlamıştır. Bunun geri kalanı boynun arka tarafındaki

kaslara boyun arkasında olan yassı kasa ulaşmış [588] ve onlarda hareket

bulmuştur.

Üçüncü çiftin çıkış yeri, ikinci omur ile üçüncü arasında ortak olan

deliklerdendir ki her bir sinir iki kola ayrılıp bir kolu orada bulunan kaslara

dağılmıştır. Özellikle başı boyna ekleyen kaslara, bu kolun dalları denk

gelmiştir. Onda olan omurların çıkıntılarından çıkıp köklerine yapışmıştır.

Oradan onların başlarına çıkıp o sensenelerden doğan zar şeklindeki bağ ile

karışmıştır. Oradan geçip kulakların etrafına dağılmıştır. Hayvanların

bedenlerinde kulakların hareketini sağlamak için [131/a] iki kulağa

ulaşmıştır. İkinci kolu yanak tarafına gelip oradan yassı kasa dağılmıştır.

Yukarı tarafa yükselince, ona damar ve kaslar bitişmiş ve onlarla

sağlamlaşmış ve kuvvet bulmuştur. Bu ikinci kol hayvanlarda kulak kasına

kadar ulaşıp şakak kasında dağılmıştır.

Dördüncü çiftin çıkış yeri, üçüncü omur ile dördüncü omur arasında ortak

olan deliklerden olmuştur. (Yukarıda) bildirilen üçüncü çift gibi bir kısmı

öne bir kısmı arkaya dağılıp öndeki küçük olmakla beşinci çifte karışmıştır.

[589] Arka kısmı arka tarafa doğru dönüp oradan kaslara gidip sensenelere

ulaşmıştır. Baş ile boyun arasında müşterek olan kaslara dallar gönderip

oradan bele kadar inerek son bulmuştur.

Beşinci çiftin çıkış yeri, dördüncü ve beşinci omurlar arasında ortak olan

delikler olmuştur. Yine yukarıda bahsedilen dördüncü çift gibi bu da iki kol

olup ön kolu küçük olmakla yüz kaslarına gelmiştir. Oradan başı ve boynu

öne eğen, baş ve boyun ile müşterek olan kaslara yayılmıştır. Arka kolu iki

şube olup bir tanesi öndeki kol ile ikinci dal arasında geçiş yeri olmuştur.

Omuzun üst kısımlarına gelip altıncı ve yedinci çiftlerin bir miktarına

karışmıştır. İkinci kolu da, altıncı ve yedinci çiftlerin kollarına karışıp

aşağıya inip diyafragmaya karışmıştır.

Altıncı ve yedinci çiftlerin çıkış yerleri, daha önce açıklanan deliklerin

tertibi üzere altındaki deliklerden olmuştur. Sekizinci çiftin çıkış yeri, sırt

omurlarının ilk omuru ile boyun omurlarının yedinci omuru arasında ortak

olan deliklerden olmuştur. Bu üç çiftin kolları birbirine karışmıştır. Altıncı

çiftin çoğu omuz başına gelmiştir. Az bir kısmı, dördüncü ve beşinci çiftin

az kısımları ile diyaframa inmiştir. Yedinci çiftin çoğu kısmı gelip az kısmı

beşinci çiftin az kısmıyla baş, boyun ve bel kaslarına ve oradan diyaframa

ulaşmıştır. Sekizinci çiftin az kısmı omuza gelip çok kısmı kas ve kola

ayrılmıştır.

Diyaframın bu sinirlerden pay almasının hikmeti şudur ki diyaframa gelen

sinir yukarıdan inmekle bölünmesi kolay olmuştur. Diyaframın görevi gayet

mühim olmakla, sinirleri çok değişik yerlerden gelmiştir. Ta ki bu yerlerden

birinin başlangıcına zarar gelmekle onun işleyişi bozulmasın.

“Her şeyi hiç benzeri olmadan meydana getirip yaratan (Hâlık),

yarattıklarını temiz ve sağlam bir nizam üzere yaratıp olgunlaştırarak

birbirinden farklı niteliklerde meydana getiren (Bârî) ve yaratmış olduğu

varlıkların şekil ve durumlarını takdir edip dilediği gibi meydana getirip

şekillendiren (Musavvir) Allah teâlâ her ayıp ve kusurdan münezzehtir.”