Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ONUNCU FASIL · İkinci Madde

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ONUNCU FASIL · İkinci Madde İkinci Madde Organların isimlerini ve kuvvetlerini bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Bedende olan her bir uzvun kendisinde …

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ONUNCU FASIL · İkinci Madde

İkinci Madde

Organların isimlerini ve kuvvetlerini bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Bedende

olan her bir uzvun kendisinde tabiî bir kuvveti vardır ki uzvun beslenmesi

ancak o kuvvetle (mümkün) olur. O kuvvet, besini çeker, tutar ve organlara

faydalı hale getirerek fazlalıklarını dışarı atar.

Organların en kuvvetlisi beyin ve karaciğerdir. Çünkü bu ikisi hayat

kuvvetini, tabiî sıcaklığı ve ruhu kalpten alırlar; beyin bütün hislerin [112/a]

kaynağı olup karaciğer kalbin hâricinde bedenin bütün organlarının kaynağı

olmuştur. Çünkü kalp, göğüs içerisinde sol memenin altında, karaciğer

cinsinden ve onun renginde, fincan (kozalak) şeklinde kıymetli ve hassas

bir uzuvdur ki sivri tarafı aşağıdadır. Ortasında göz bebeği misali,

organların en latîfi olan siyah bir nokta vardır. İsmi “süveydâ”dır. Ruhun ve

bütün kuvvetlerin kaynağıdır. Hayvanî ruhun ve insânî nefsin yeri, Rabbânî

ilhâmın iniş yeri ve Hakk’ın nazargâhıdır. Bütün âzâlara hayat, hareket,

idrak ve gıda vererek terbiye eder. O, bedenin sultanıdır, bütün kuvvet ve

âzâlar onun hizmetçileri ve vatandaşlarıdır ki o bütün bedenin yöneticisidir.

Şu halde, bedenin âzâlarının kimisi yönetici uzuvlardır, kimisi de yardımcı

uzuvlardır. Bazısı ise ne esas uzuvlardandır, ne de yardımcı uzuvlardan

sayılır. Yönetici uzuvlar, bedendeki ilk kuvvetlerin çıkış yerleridir. Şahsın

ya da ırkın devamı için onların varlığına ihtiyaç vardır.

İnsanın hayatiyetini sağlayan esas (yönetici) uzuvlar üçtür. Biri, hayat

kuvvetinin kaynağı olan kalptir. Bir diğeri his ve hareket kuvvetinin

kaynağı olan beyindir. Sonuncusu ise beslenme kuvvetinin kaynağı olan

karaciğerdir. Irkın devamını sağlayan esas uzuvlar da yine bu bahsedilen üç

uzuvdur. Fakat ırkın devamına mahsus olarak dördüncü uzuv testislerdir ki

onlar nesli koruyan meniyi meydana getirmek için gereklidir. Testisler aynı

zamanda erkek ve kadının cinsel ayırımı için gerekli olan mizacı ifade

ederler. Yardımcı uzuvlara gelince; bunlardan bazısının görevi hazırlamaya

mahsustur. Bazısının görevi ise yerine getirmeye ve ulaştırmaya (müeddî)

mahsustur. Hazırlama görevi, esas uzvun fiilinden öncedir, yerine getirme

ve ulaştırma görevi ise esas uzvun fiilinden sonradır. Kalbin hazırlama

görevini ve hizmetini akciğer yapar. Yerine getirme ve ulaştırma işini ise

damarlar yapar. Beynin hazırlama hizmetçisi karaciğerle diğer ruh ve gıda

âzâlarıdır. Yerine getirme ve ulaştırma hizmetçisi ise sinirlerdir. Karaciğerin

hazırlama hizmetçisi, midedir. Yerine getirme hizmetçisi ise venlerdir.

Testislerin hazırlama hizmetçisi, onlardan önce meniyi meydana getiren

âzâlardır. Onların yerine getirme hizmetçisi, erkeklerde idrar kanalı ve

onunla testisler arasında olan damarlardır. Kadınlarda ise dölyatağına

spermi ulaştıran damarlar ve dölyatağıdır. Spermin fonksiyonu onda

tamamlanır. Orası ceninin oluşacağı mekândır.

“Benzersiz yaratma gücüne sahip Allah’ı her türlü noksanlıktan tenzih

ederiz.”