Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · İkinci Madde

BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · İkinci Madde İkinci Madde Satürn (Zuhal) yıldızının dışmerkezli küresinin (felek-i haricü’l-merkez) yapısını bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginlerine göre yedi …

BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · İkinci Madde

İkinci Madde

Satürn (Zuhal) yıldızının dışmerkezli küresinin (felek-i haricü’l-merkez)

yapısını bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginlerine göre yedi gezegen yıldızla

ilgili çeşitli işlerin tanzim ve tesviyesi küllî feleklerin içinde ispat edilip

açıklanması, ancak gökyüzü tabakalarının içinde çeşitli şekil ve devirlerde

ikinci derecede bulunan cüz’î feleklerin varlığının kabulü lâzım gelmekle,

Satürn (Zuhal) yıldızının hareketinin nizamını açıklamak için de, felek-i

mümessilin içinde yani iki paralel yüzeyle kuşatılmış olan gövdesi

dahilinde, taşıyıcı isminde ikinci bir feleğin (felek-i sâni) varlığını kabul ve

takdir etmişlerdir. Orada varlığı takdir edilen ikinci felek yere şâmildir.

Merkezi ise, âlemin merkezinden kendi çapı ile birlikte altı buçuk derece

uzak olup yeröte noktası (cihet-i evc) itibariyle birbirine paralel iki yüzey

ile kuşatılmış küresel bir cisimdir. Ve bu kürenin dışbükey (muhaddeb)

yüzeyi, ilk feleğin dışbükey (muhaddeb) yüzeyi ile öyle bir noktada temas

etmiştir ki işte orası yeröte olarak isimlendirilir ve orası, âlemin merkezine

nispetle en uzak noktadır.

Satürn (Zuhal) yıldızı bahsi geçen noktaya gelince, yerin merkezine göre,

en uzak ve en yüksek noktaya gelmiş olur. Bunun gibi, ikinci feleğin

içbükey (muka‘‘ar; Konkav) yüzeyi de, birinci feleğin içbükey yüzeyine

doğu noktasında (nokta-i müştereke) teğet olur ki işte o noktaya yerberi

(hadîd;

; bu’du’l-arz) denir. Ve bu nokta âlemin merkezine nispetle en

yakın noktadır. Satürn (Zühal) yıldızı, taşıyıcı feleğin hareketiyle bu

noktaya gelince; yerin merkezine gayet yaklaşmış ve alçalmış olur.

Bu durumda (anlatmakta olduğumuz feleğin, yukarıda sözünü ettiğimiz

hareketine göre) birinci felekten taşıyıcı adı ile meşhur olan ikinci felek

çıkarılıp bu şekilde ayrılınca geriye zorunlu olarak, kütleleri birbirinden

farklı olan iki küre kalır ki bunlardan biri ikinci feleği kuşatır, diğerini ise

ikinci felek kuşatmıştır.

Taşıyıcı feleği çevreleyip kuşatan kürenin (küre-i hâviye) ince tarafı

yeröte noktasına (cânib-i evc), kalın kısmı ise yerberi noktasına (cânib-i

hadîd; bu’du’l-arz) doğrudur. Taşıyıcı feleği tarafından kuşatılan kürenin

(küre-i mahviyye) durumu ise öncekinin zıddınadır. Bu iki yan (bîle) [41/a]

kürenin ortakmermezli küreyi tamamlamasında giriş yerleri (medhal)

olduğundan birine kuşatarak tamamlayan (mütemmim-i hâvî), diğerine

kuşatılarak tamamlayan (mütemmim-i mahvî) demişlerdir.

Her feleğin kendine mahsus bir hareket ile hareketi önceden belirlenmiş

olup kendine mahsus ekseni (mihver) ve kutupları etrafında dolanarak

devrini tamamlaması muhakkak olduğundan, Zühal (Satürn) yıldızının

taşıyıcı feleği de, burçlar feleğinin altında, ortakmermezli kürenin de altında

kendi hareketiyle batıdan doğuya doğru hareket edip yıldızları da kendi

hareketiyle birlikte hareket ettirir.

Böylece Zühal gezegeni onunla (yukarıda anlatılan takım ile berâber)

gidip on iki burcun her birinde iki buçuk sene ikamet edip yirmi dokuz sene

beş ay altı günde bir dönüş devresini tamamlar. Taşıyıcı feleğin ise,

boyutları ve dairesi yeryüzünden geniş olduğundan, Zühal yıldızının

hareketi, altında bulunan diğer gezegenlerden daha ağır görünür.

Burada anlattıklarımızı kusursuz yaratıp sanatkârâne şekil veren Allah

teâlâ, bütün noksanlıklardan münezzehtir. [484]