BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · İkinci Madde
İkinci Madde
Satürn (Zuhal) yıldızının dışmerkezli küresinin (felek-i haricü’l-merkez)
yapısını bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginlerine göre yedi gezegen yıldızla
ilgili çeşitli işlerin tanzim ve tesviyesi küllî feleklerin içinde ispat edilip
açıklanması, ancak gökyüzü tabakalarının içinde çeşitli şekil ve devirlerde
ikinci derecede bulunan cüz’î feleklerin varlığının kabulü lâzım gelmekle,
Satürn (Zuhal) yıldızının hareketinin nizamını açıklamak için de, felek-i
mümessilin içinde yani iki paralel yüzeyle kuşatılmış olan gövdesi
dahilinde, taşıyıcı isminde ikinci bir feleğin (felek-i sâni) varlığını kabul ve
takdir etmişlerdir. Orada varlığı takdir edilen ikinci felek yere şâmildir.
Merkezi ise, âlemin merkezinden kendi çapı ile birlikte altı buçuk derece
uzak olup yeröte noktası (cihet-i evc) itibariyle birbirine paralel iki yüzey
ile kuşatılmış küresel bir cisimdir. Ve bu kürenin dışbükey (muhaddeb)
yüzeyi, ilk feleğin dışbükey (muhaddeb) yüzeyi ile öyle bir noktada temas
etmiştir ki işte orası yeröte olarak isimlendirilir ve orası, âlemin merkezine
nispetle en uzak noktadır.
Satürn (Zuhal) yıldızı bahsi geçen noktaya gelince, yerin merkezine göre,
en uzak ve en yüksek noktaya gelmiş olur. Bunun gibi, ikinci feleğin
içbükey (muka‘‘ar; Konkav) yüzeyi de, birinci feleğin içbükey yüzeyine
doğu noktasında (nokta-i müştereke) teğet olur ki işte o noktaya yerberi
(hadîd;
; bu’du’l-arz) denir. Ve bu nokta âlemin merkezine nispetle en
yakın noktadır. Satürn (Zühal) yıldızı, taşıyıcı feleğin hareketiyle bu
noktaya gelince; yerin merkezine gayet yaklaşmış ve alçalmış olur.
Bu durumda (anlatmakta olduğumuz feleğin, yukarıda sözünü ettiğimiz
hareketine göre) birinci felekten taşıyıcı adı ile meşhur olan ikinci felek
çıkarılıp bu şekilde ayrılınca geriye zorunlu olarak, kütleleri birbirinden
farklı olan iki küre kalır ki bunlardan biri ikinci feleği kuşatır, diğerini ise
ikinci felek kuşatmıştır.
Taşıyıcı feleği çevreleyip kuşatan kürenin (küre-i hâviye) ince tarafı
yeröte noktasına (cânib-i evc), kalın kısmı ise yerberi noktasına (cânib-i
hadîd; bu’du’l-arz) doğrudur. Taşıyıcı feleği tarafından kuşatılan kürenin
(küre-i mahviyye) durumu ise öncekinin zıddınadır. Bu iki yan (bîle) [41/a]
kürenin ortakmermezli küreyi tamamlamasında giriş yerleri (medhal)
olduğundan birine kuşatarak tamamlayan (mütemmim-i hâvî), diğerine
kuşatılarak tamamlayan (mütemmim-i mahvî) demişlerdir.
Her feleğin kendine mahsus bir hareket ile hareketi önceden belirlenmiş
olup kendine mahsus ekseni (mihver) ve kutupları etrafında dolanarak
devrini tamamlaması muhakkak olduğundan, Zühal (Satürn) yıldızının
taşıyıcı feleği de, burçlar feleğinin altında, ortakmermezli kürenin de altında
kendi hareketiyle batıdan doğuya doğru hareket edip yıldızları da kendi
hareketiyle birlikte hareket ettirir.
Böylece Zühal gezegeni onunla (yukarıda anlatılan takım ile berâber)
gidip on iki burcun her birinde iki buçuk sene ikamet edip yirmi dokuz sene
beş ay altı günde bir dönüş devresini tamamlar. Taşıyıcı feleğin ise,
boyutları ve dairesi yeryüzünden geniş olduğundan, Zühal yıldızının
hareketi, altında bulunan diğer gezegenlerden daha ağır görünür.
Burada anlattıklarımızı kusursuz yaratıp sanatkârâne şekil veren Allah
teâlâ, bütün noksanlıklardan münezzehtir. [484]

