BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Üçüncü Madde
Üçüncü Madde
Satürn (Zühal) yıldızının (Episikl) feleğini (felek-i tedvîr) bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri, yıldızların durumlarının
tespiti ve işleyişlerindeki düzen ve intizamı anlatma işinde bu kadarla
yetinmeyip ancak güneşte, dışmerkezli (hâricü’l-merkez) olan ikinci bir
felekle iktifâ etmişlerdir. Lâkin diğer gezegenlerde, yerküreye şâmil
olmayan küçük gezegenlerin (eflâk-ı sığâr) varlığını isbat edip bunlara
(eflâk-ı tedâvir; eflâk-ı hâmil) adını vermişlerdir. Şu halde Zühal’in Episikl
feleği (felek-i tedvîr), onun mümessil feleğinde yere şâmil olmayan küçük
bir felektir ki yıldızın kendisini taşıyıcı ve dışmerkezli olan ikinci bir
feleğin kuşağına (mıntıka) bir şekilde yerleşmiş olup çapı taşıyıcı feleğinin
iki yüzeyine teğettir.
Episikl felek (felek-i tedvîr), Zühal feleğinin yörüngesinde yere paralel
olmayan bir küçük felektir ki yıldızın kendisini taşıyıcı ve merkez harici
olan bahsi geçen ikinci feleğin yörüngesine yerleşmiştir. [485] Episikl felek
(felek-i tedvîr), tek bir yüzey ile kuşatılmış musammet (içi dolu; sessiz) bir
küredir ki içinde bulunduğu taşıyıcı feleğin eğimine göre kendi mekânında,
belirli bir hareketle batıdan doğuya, yani burçların sırası üzere devrân edip
bir tarafında iki kutbu arasında sabitlenmiş bulunan Satürn (Zühal) yıldızını
da berâberinde döndürür. Sözünü ettiğimiz Episikl felek (felek-i tedvîr),
kendi merkezi etrafında batıya doğru hareketiyle bir gün bir gecede, kendi
etrafının (mıntıka) üç yüz atmış derecesinden bir dereceye yakın hareketle
bu yıldızı güneşin vasatına uygun bir şekilde hareket ettirmiş olur ki, senede
bir kere devresini [böylece] tamamlamış olur ve buna, yıldızın değişken
hareketi (hareket-i ihtilâf-ı kevkeb) derler.
Zühal yıldızı da, etrafı bir yüzey ile çevrili (som) ve kürevî bir gök cismi
olup içi dolu, ışıklı ve parlaktır. Döndürücü felek (felek-i tedvîr) bünyesinde
öyle bir şekilde yerleşmiştir ki yıldızın yüzeyi döndürücü feleğin mıntıkası
üzerinde, döndürücü feleğin yüzeyine ortak bir noktada temas etmiştir. Yani
yıldızın kütlesi tamamı ile döndürücü feleğin kütlesinde ortaya çıkıp iki
kutbu ortasında yüzeyi yüzeyine temas etmiştir. Yani yıldızın kütlesi
tamamıyla döndürücü feleğin cürmünde vaki olup iki kutbu hizasında
yüzeyi yüzeyine temas etmiştir. Ve taşıyıcı feleğin bir yanında Episikl
feleğin hareketi gibi, belirli bir sıra üzere olmak kaydı ile, Zühal yıldızının
da kendi merkezi etrafında dönmekte olduğu, astronomların çoğu tarafından
gözlemişlenmiştir.
Zühal gezegeninin durumu özetle, bu şekilde yazılarak tespit edilmiş olup
parçalarının tertibi, işleyişi, düzeni ve görünüşü bu kadar açıklanıp tasvir
edilmiştir. Şu halde, buna mukayese edilerek (Zühal’in) boşluğunda
bulunan Müşteri (Jüpiter) feleğinin ve onun içinde bulunan Merih (Mars)
feleğinin, Güneş feleğinin içinde bulunan Zühre (Venüs) feleğinin şekilleri,
yapıları ve diğer durumları her yönüyle, burada sözünü ettiğimiz Zühal
(Satürn) yıldızına benzerlikleriyle bilinmiştir. Lâkin yukarıda sözünü
ettiğimiz feleklerin farklı sıfatları, uzaklıkları ve kütleleri birbirine göre
değişik olmakla, bunlardan her birinin yapılarını, hareketlerinin miktarını,
yıldızlarının sıfatlarını ve bunların uzaklıklarıyla küresel yapılarını,
kendilerine mahsus özelliklerini bir fasılla beyân etmek lâzımdır.

