BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde
Beşinci Madde
Satürn (Zühal) yıldızının yeröte ve etek noktaları ile, tepe kuyruk
düğümlerini bildirir.
Ey azîz! [42/a] Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir:
Yedi gezegenden (seb’a-i seyyâre) her yıldızın bir yerötesi, vardır. Yıldız,
söz konusu yerötesine, gelince, kendi feleğinden ve yeryüzünden gayet
yüksekte ve en uzakta olmuş olur. Zirve noktasının tam karşılığına Yerberi,
deler ki yıldız bu noktaya gelince yeryüzüne gayet yakın olmakla kendi
feleğinde en aşağısına inmiş olur. Bu durumda yıldız Yeröteye, varınca ışığı
kuvvet bulup Yerberiye indikçe ışığı zayıf (hâbit) olur. O feleğinin ilk
yarısında (nısf-ı evvel) iken Yerberi, doğru inmekte (hâbit) olup ikinci
yarısında (nısf-ı sâni) ise apojeye doğru tırmanmakta olur. Söz konusu
apojelerle Yerberiler arasındaki uzaklık bellidir ve bunlar aslâ değişmez.
Çünkü burçlar feleğinin apojeleri (evcât) bilinirse, onların tam mukãbilinde
bulunan yerberileri (mevâzi-i hadîdât) de belirlenmiş olur. Bunun tam aksi
ile ile de bulunur.
Aynı şekilde, tepe noktaların yeri bilinince, İniş düğümünün yerleri de
bilinir. Ve yine bunun aksi ile de iki nokta bilinir. Çünkü yıldızlarda
apojelerin (evcât) mukãbili Yerberiler, (hadîdât) olduğu gibi, Düğüm
noktasıda nevbaharât mukãbili bulunur. Ancak Düğüm noktası (Cevzeher)
öyle bir noktadır ki orada gezegenlerin felekleri (eflâk-ı seyyâre) ile burçlar
feleği kesişmiştir. Böylece iki yerde iki çakışma noktası meydana gelmiş
olur ki bunlar birbirine karşılıklı gelmiş bulunur. İşte bu durumda çakışan
iki noktanın birine Çıkış düğümü, diğerine düğüm noktası derler. Çıkış
düğümü öyle bir yerdir ki yıldız ondan ayrılınca enlemi kuzey istikãmetinde
olur. Bunun tam karşısında bulunan noktaya İniş düğümü ve nevbahar
(nübher) denir. Bu öyle bir noktadır ki yıldız ondan geçince, onun enlemi
güney istikãmetinde olur. Burada enlemden maksat, güneşin yörüngesine
nispetle, yıldızın güney ve kuzey cihetinde olan uzaklıktır. Ancak Zühal
yıldızının yeröte, apoje, tepe ve kuyruk noktaları ortasına göre, yani eğimli
feleğinin burçlar kuşağından kuzeye doğru gayet meyilli olmasından dolayı,
burçlar sırasına göre elli derece geridedir. Çünkü ayın zirvesi dışındaki
zirveler ve cevzeherler, sabit feleklerin yavaş hareketlerine uygun olarak
hareket ederler.
İskender-i Rûmî tarihinin 1517 senesinde Zühal yıldızının zirvesi, Yay
burcunun 9.5 derecesinde olup eteğinin de Yay burcunun karşısında
bulunan İkizler burcunun, aynı şekilde 9.5 derecesinde olduğu tespit
edilmiştir. Tepe noktası, Yengeç burcunun 9.5 derecesinde olup kuyruğunun
ise Yengeç burcunun karşısında bulunan Oğlak burcunun aynı şekilde on
dokuz buçuk derecesinde olduğu tespit edilmiştir. Lâkin şimdi [müellifin
Mârifetnâme’yi te’lif ettiği tarihte] İskender-i Rûmî tarih Nisan ayının
başında 2069 senesine gelmiş başlamıştır. Hicrî sene tarih ise 1170’dir.
Bu durumda astronomi bilginlerinin ekserisinin ittifakla belirttikleri
hesaba göre Zühal’in tepe noktaları ve cevzeherleri ki -Ki gezegenin yeröte,
apoje, etek ve düğüm noktaları her yetmiş senede bir derece hareket
etmektedir- bulunduğu noktalar aşağıda belirteceğimiz yerde olmalıdır.
Buna göre (1517’den 2069’a kadar) geçen zaman zarfında söz konusu
gezegenin yeröte, apoje, etek ve düğüm noktaları yaklaşık olarak 8’er
derece hareket etmiştir. O halde şimdi Zühal yıldızının apoje noktası Yay
burcunun 17.5 derecesine, Yerberi İkizler burcunun 17.5 derecesine, Zirve
noktası Yengeç burcunun 27.5 derecesine, Kuyruk noktası da hâkezâ Oğlak
burcunun aynı derecesine gelmiştir. Öyleyse yıldızın yeröte, apoje, etek ve
düğüm noktaları ile cevzeherlerinin yerleri [ileriki yıllarda] aynı metotla
(kolaylıkla) hesaplanıp tespit edilebilir.

