Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde

BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde Beşinci Madde Satürn (Zühal) yıldızının yeröte ve etek noktaları ile, tepe kuyruk düğümlerini bildirir. Ey azîz! [42/a] Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle …

BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde

Beşinci Madde

Satürn (Zühal) yıldızının yeröte ve etek noktaları ile, tepe kuyruk

düğümlerini bildirir.

Ey azîz! [42/a] Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir:

Yedi gezegenden (seb’a-i seyyâre) her yıldızın bir yerötesi, vardır. Yıldız,

söz konusu yerötesine, gelince, kendi feleğinden ve yeryüzünden gayet

yüksekte ve en uzakta olmuş olur. Zirve noktasının tam karşılığına Yerberi,

deler ki yıldız bu noktaya gelince yeryüzüne gayet yakın olmakla kendi

feleğinde en aşağısına inmiş olur. Bu durumda yıldız Yeröteye, varınca ışığı

kuvvet bulup Yerberiye indikçe ışığı zayıf (hâbit) olur. O feleğinin ilk

yarısında (nısf-ı evvel) iken Yerberi, doğru inmekte (hâbit) olup ikinci

yarısında (nısf-ı sâni) ise apojeye doğru tırmanmakta olur. Söz konusu

apojelerle Yerberiler arasındaki uzaklık bellidir ve bunlar aslâ değişmez.

Çünkü burçlar feleğinin apojeleri (evcât) bilinirse, onların tam mukãbilinde

bulunan yerberileri (mevâzi-i hadîdât) de belirlenmiş olur. Bunun tam aksi

ile ile de bulunur.

Aynı şekilde, tepe noktaların yeri bilinince, İniş düğümünün yerleri de

bilinir. Ve yine bunun aksi ile de iki nokta bilinir. Çünkü yıldızlarda

apojelerin (evcât) mukãbili Yerberiler, (hadîdât) olduğu gibi, Düğüm

noktasıda nevbaharât mukãbili bulunur. Ancak Düğüm noktası (Cevzeher)

öyle bir noktadır ki orada gezegenlerin felekleri (eflâk-ı seyyâre) ile burçlar

feleği kesişmiştir. Böylece iki yerde iki çakışma noktası meydana gelmiş

olur ki bunlar birbirine karşılıklı gelmiş bulunur. İşte bu durumda çakışan

iki noktanın birine Çıkış düğümü, diğerine düğüm noktası derler. Çıkış

düğümü öyle bir yerdir ki yıldız ondan ayrılınca enlemi kuzey istikãmetinde

olur. Bunun tam karşısında bulunan noktaya İniş düğümü ve nevbahar

(nübher) denir. Bu öyle bir noktadır ki yıldız ondan geçince, onun enlemi

güney istikãmetinde olur. Burada enlemden maksat, güneşin yörüngesine

nispetle, yıldızın güney ve kuzey cihetinde olan uzaklıktır. Ancak Zühal

yıldızının yeröte, apoje, tepe ve kuyruk noktaları ortasına göre, yani eğimli

feleğinin burçlar kuşağından kuzeye doğru gayet meyilli olmasından dolayı,

burçlar sırasına göre elli derece geridedir. Çünkü ayın zirvesi dışındaki

zirveler ve cevzeherler, sabit feleklerin yavaş hareketlerine uygun olarak

hareket ederler.

İskender-i Rûmî tarihinin 1517 senesinde Zühal yıldızının zirvesi, Yay

burcunun 9.5 derecesinde olup eteğinin de Yay burcunun karşısında

bulunan İkizler burcunun, aynı şekilde 9.5 derecesinde olduğu tespit

edilmiştir. Tepe noktası, Yengeç burcunun 9.5 derecesinde olup kuyruğunun

ise Yengeç burcunun karşısında bulunan Oğlak burcunun aynı şekilde on

dokuz buçuk derecesinde olduğu tespit edilmiştir. Lâkin şimdi [müellifin

Mârifetnâme’yi te’lif ettiği tarihte] İskender-i Rûmî tarih Nisan ayının

başında 2069 senesine gelmiş başlamıştır. Hicrî sene tarih ise 1170’dir.

Bu durumda astronomi bilginlerinin ekserisinin ittifakla belirttikleri

hesaba göre Zühal’in tepe noktaları ve cevzeherleri ki -Ki gezegenin yeröte,

apoje, etek ve düğüm noktaları her yetmiş senede bir derece hareket

etmektedir- bulunduğu noktalar aşağıda belirteceğimiz yerde olmalıdır.

Buna göre (1517’den 2069’a kadar) geçen zaman zarfında söz konusu

gezegenin yeröte, apoje, etek ve düğüm noktaları yaklaşık olarak 8’er

derece hareket etmiştir. O halde şimdi Zühal yıldızının apoje noktası Yay

burcunun 17.5 derecesine, Yerberi İkizler burcunun 17.5 derecesine, Zirve

noktası Yengeç burcunun 27.5 derecesine, Kuyruk noktası da hâkezâ Oğlak

burcunun aynı derecesine gelmiştir. Öyleyse yıldızın yeröte, apoje, etek ve

düğüm noktaları ile cevzeherlerinin yerleri [ileriki yıllarda] aynı metotla

(kolaylıkla) hesaplanıp tespit edilebilir.