Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · BİRİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · İkinci Madde

BİRİNCİ FEN · BİRİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · İkinci Madde İkinci Madde Sayıların basamaklarının (mertebe) asılları ve ayrıntıları, toplama (cem‘), çıkarma (tefrîk), bir sayıyı kendisi ile toplama (taz‘îf), çarpma (darb), …

BİRİNCİ FEN · BİRİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · İkinci Madde

İkinci Madde

Sayıların basamaklarının (mertebe) asılları ve ayrıntıları, toplama (cem‘),

çıkarma (tefrîk), bir sayıyı kendisi ile toplama (taz‘îf), çarpma (darb), bir

sayıyı iki eşit parçaya bölme (tansîf), bölme (taksim), bir sayıyı kendisi ile

çarpma, karesini alma, (terbî‘) ile karekök almanın (teczîr) tanımlarıyla

çarpma ve bölmenin sonuçlarını bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki aritmetik bilginleri şöyle demişlerdir: Sayıların

temel olarak üç basamakları vardır: Birler, onlar, yüzler. Detayları ise

altıdır, bunların toplamı da dokuz basamak eder. Sayının en sağında birler

basamağı vardır. Bunlar Hindî rakamlarla yazılır. Bu ilk rakamın solundaki

ikinci rakam onlar basamağı (mertebe-i aşerât), onun solunda bulunan

üçüncü rakam ise yüzler basamağını (mertebe-i mi’ât) gösterir.

Bunun solunda bulunan dördüncü rakam, binler basamağını (mertebe-i

âhâd-ı ulûf), onun solunda bulunan beşinci rakam on binler basamağını

(mertebe-i aşerât-ı ulûf), onun solundaki altıncı rakam yüz binler

basamağını (mertebe-i mi’ât-ı ulûf), onun sol tarafındaki yedinci rakam

milyonlar hânesini (mertebe-i âhâd-ı ulûf-ı ulûf), bunun solunda bulunan

sekizinci rakam on milyonlar hânesini (mertebe-i aşerât-ı ulûf-ı ulûf) ve

onun da solunda bulunan dokuzuncu rakam (mertebe-i mi’ât-ı ulûf-ı ulûf)

yüz milyonlar hânesini gösterir. Sözünü ettiğimiz sıralamayı aşağıdaki

şekilde gösterebiliriz:

Yukarıda bahsedilen işlemlerin tanımları kısaca şöyledir:

Bir sayıyı diğer sayının üzerine eklemeye toplama denir. 3 ile 5’in

toplamının 8 olması gibi. Bir sayıdan diğer bir sayının çıkarılmasına tefrîk

(çıkarma işlemi) denir. 5’ten 2’nin çıkartılmasıyla 3 kaldığı gibi. Bir sayıyı

kendisi ile toplamaya “taz’îf” denir, 1’in kendisi ile toplanması sonucunun 2

olması gibi.

Bir sayıyı başka bir sayının değeri kadar tekrar etmeye darb (çarpma

işlemi) denir. 3’ü 5 ile çarpmakla, 5×3=15 olduğu gibi. Bir sayıyı iki eşit

parçaya bölmeye “tansîf” denir.

Mesela 4’ün yarısının 2; 5’in yarısının 2,5 olduğu gibi. Bir sayıyı diğer bir

sayının değerine bölmeye “kısmet” (bölme işlemi) denir. 3’ü 2’ye bölünce

1,5; 3’e bölünce 1 ve 6’ya bölünce yarım (0.5) kalması gibi.

Bir sayıyı kendisiyle çarpmaya terbî‘ (karesini alma işlemi) denir. Bu

işlem neticesinde ortaya çıkan sonuca, “teczîr” (kare) denir. Çarpılan asıl

sayıya ise o karenin kökü (cezr) denir. Mesela 3’ün kendisiyle çarpımından

9 sayısı elde edilir; bu karenin kökü 3 olur.

Çarpma işleminde bir çarpım elde edilir. Bu çarpımın çarpanlardan birine

oranı, diğer çarpanın 1’e oranı gibidir. Mesela 4’ü 5 ile veya 5’i 4 ile

çarpınca 20 sayısı elde edilir. 4 sayısı 20’nin beşte biridir. 1 sayısı da 5’in

beşte biri olduğu gibi. 5 sayısı da 20’nin dörtte biridir. 1 sayısı 4’ün dörtte

biri olduğu gibi.

Bölme işlemi, çarpma işleminin tersidir. Bölme işlemiyle elde edilen

sonucun (bölüm) 1’e oranı, bölünenin bölene oranı gibidir. Mesela 12 sayısı

4’e bölününce elde edilen sonuç 3’tür. [21/b] Bu bölüm, 1’in 3 katıdır. 12

sayısının 4’ün 3 katı olduğu gibi.