Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Birinci Madde

BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Birinci Madde Birinci Madde Sekizinci feleği bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir: Feleklerin ve unsurların on üç tabakası birbirini kuşatmış …

BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Birinci Madde

Birinci Madde

Sekizinci feleği bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir: Feleklerin

ve unsurların on üç tabakası birbirini kuşatmış olup bunlardan her biri

diğerine teğet olarak çakışmıştır ki söz konusu felekler ve unsurlar arasında

en ufak bir zerre kadar boşluk kalmayıp her tarafı tamamen doludur.

Bunların hepsi başka dönüp, senin vücuduna kabuk ve zarf olmuşlardır.

Şu halde dışta bulunan zarfın, yukarıdaki maddelerde anlatıldığı üzere

büyük felektir. Onun hemen içinde bulunan kabuğu sekizinci felektir ki

burçlar feleği ve sabit yıldızlar feleği namı ile meşhurdur. Büyük feleğin

boşluğunda durup sabit olması ile anılır. Merkezi, âlemin merkezi olup

kutbu, âlemin kutbundan 23.5 derece eğimli ve paralel iki yüzeyle

kuşatılmış olup kürevî bir cisimdir.

Dışbükey (muhaddeb; konveks) sathının üzerinde bulunan en büyük

feleğin içbükey (muka‘‘ar; konkav) yüzeyine temas ile dolmuştur. İçbükey

boşluğunda olan Zuhal feleğinin dışbükey (muhaddeb) sathına temas

etmiştir. Gezegenler ve sayısız sabit yıldızlarla parlatılıp süslenmiştir.

Hayallerle şekillenen on iki burçla nakışlanır gibi renklerle zînetlenmiştir.

Sekizinci felek, umumî eksen (muharrikü’l-küll) olan felekler feleği

(büyük felek) ile âlemin merkezi çevresinde doğudan batıya hareket edip;

bütün uyduları (mürâfakât) ile birlikte yirmi dört saatte bir devresini

tamamladığından başka; kendine mahsus hareketiyle âlemin kutbunun

hârici olan kutbu üzere ve ekvatordan gayrı iki tarafa kendi kutbu kadar

eğimli mıntıkası üzere batıdan doğuya yavaş hareketlerle döner. Ve âheste

hareketiyle onunla birlikte harekete geçen sabit yıldızları gittiği yöne doğru

topluca alıp gider. Güneş senesiyle yetmiş yılda kendi bölgesi (mıntıka)

kısımlarından, ancak bir derece yol almış olur. Bu durumda iki bin yüz

senede, ancak bir burcu geçmiş olur ve yirmi beş bin iki yüz senede bir

büyük devresini tamamlamış olur.

Filozoflar demişlerdir ki; bu süre tamamlandığında, karada ve denizdeki

bütün varlıklar değişir. Âlemdeki her şey, onun sırlarını en iyi bilen Allah’ın

takdiriyle baştan aşağı değişip yenilenmiş olur.

Sekizinci feleğin altında da, başka küçük feleklerin bulunduğunu

varsaymaya lüzum olmayıp ancak büyük dairelerden burçlar dairesi [36/a]

bu feleğin yörüngesinde, iki kutbu arasında bulunduğu farz olunup oniki

burcun şekillerinin, bu kuşağın bizzat kendinde olduğu tayin olunmuştur.

Yukarıda bahsi geçen altı büyük dairenin de, sekizinci feleğin iki kutbu

üzerinde kesiştikleri farz edilip sekizinci feleğin sözünü ettiğimiz altı daire

ile kavun veya karpuz kabuğu üzerindeki çizgiler şeklinde on iki kısma

ayrılıp bunlardan her birine ayrı isim verilerek müstakil bir burç kabul

edilmiştir. Mesela koç burcu (burc-ı Hamel; ram/aries) denilmiştir.