BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Birinci Madde
Birinci Madde
Sekizinci feleği bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir: Feleklerin
ve unsurların on üç tabakası birbirini kuşatmış olup bunlardan her biri
diğerine teğet olarak çakışmıştır ki söz konusu felekler ve unsurlar arasında
en ufak bir zerre kadar boşluk kalmayıp her tarafı tamamen doludur.
Bunların hepsi başka dönüp, senin vücuduna kabuk ve zarf olmuşlardır.
Şu halde dışta bulunan zarfın, yukarıdaki maddelerde anlatıldığı üzere
büyük felektir. Onun hemen içinde bulunan kabuğu sekizinci felektir ki
burçlar feleği ve sabit yıldızlar feleği namı ile meşhurdur. Büyük feleğin
boşluğunda durup sabit olması ile anılır. Merkezi, âlemin merkezi olup
kutbu, âlemin kutbundan 23.5 derece eğimli ve paralel iki yüzeyle
kuşatılmış olup kürevî bir cisimdir.
Dışbükey (muhaddeb; konveks) sathının üzerinde bulunan en büyük
feleğin içbükey (muka‘‘ar; konkav) yüzeyine temas ile dolmuştur. İçbükey
boşluğunda olan Zuhal feleğinin dışbükey (muhaddeb) sathına temas
etmiştir. Gezegenler ve sayısız sabit yıldızlarla parlatılıp süslenmiştir.
Hayallerle şekillenen on iki burçla nakışlanır gibi renklerle zînetlenmiştir.
Sekizinci felek, umumî eksen (muharrikü’l-küll) olan felekler feleği
(büyük felek) ile âlemin merkezi çevresinde doğudan batıya hareket edip;
bütün uyduları (mürâfakât) ile birlikte yirmi dört saatte bir devresini
tamamladığından başka; kendine mahsus hareketiyle âlemin kutbunun
hârici olan kutbu üzere ve ekvatordan gayrı iki tarafa kendi kutbu kadar
eğimli mıntıkası üzere batıdan doğuya yavaş hareketlerle döner. Ve âheste
hareketiyle onunla birlikte harekete geçen sabit yıldızları gittiği yöne doğru
topluca alıp gider. Güneş senesiyle yetmiş yılda kendi bölgesi (mıntıka)
kısımlarından, ancak bir derece yol almış olur. Bu durumda iki bin yüz
senede, ancak bir burcu geçmiş olur ve yirmi beş bin iki yüz senede bir
büyük devresini tamamlamış olur.
Filozoflar demişlerdir ki; bu süre tamamlandığında, karada ve denizdeki
bütün varlıklar değişir. Âlemdeki her şey, onun sırlarını en iyi bilen Allah’ın
takdiriyle baştan aşağı değişip yenilenmiş olur.
Sekizinci feleğin altında da, başka küçük feleklerin bulunduğunu
varsaymaya lüzum olmayıp ancak büyük dairelerden burçlar dairesi [36/a]
bu feleğin yörüngesinde, iki kutbu arasında bulunduğu farz olunup oniki
burcun şekillerinin, bu kuşağın bizzat kendinde olduğu tayin olunmuştur.
Yukarıda bahsi geçen altı büyük dairenin de, sekizinci feleğin iki kutbu
üzerinde kesiştikleri farz edilip sekizinci feleğin sözünü ettiğimiz altı daire
ile kavun veya karpuz kabuğu üzerindeki çizgiler şeklinde on iki kısma
ayrılıp bunlardan her birine ayrı isim verilerek müstakil bir burç kabul
edilmiştir. Mesela koç burcu (burc-ı Hamel; ram/aries) denilmiştir.

