BEŞİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Altıncı Madde
Altıncı Madde
Sıhhat zamanlarında alışkanlık edinilen boşaltım yöntemlerinin en kolayı
olan cinsî münasebet ve banyo yapmada dengeyi bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki tıp uzmanları demişlerdir ki: Sağlıklı iken âdet
olunan boşaltımın en kolayı ve en faydalısı cinsî münasebette bulunmak ve
banyo yapmaktır. Cinsî münasebetin en faydalısı; birinci hazımdan sonra
olanıdır. Bedenin sıcaklık, soğukluk, nemlilik ve kuruluğunda, boş ve
doluluğunda normal halinde bulunandır. Eğer kişi bir hata ile bu normal
durumların dışında münasebette bulunduysa; bedenin hararet, nemlilik ve
doluluk halinde yapılan münasebetin zararı, onun soğukluk, kuruluk ve boş
halinde yapılan münasebetten daha az ve kolaydır. Birleşme arzusu kuvvet
bulmadıkça münasebete kalkışmak, vücudun sıhhatine zararlı bir oyun ve
boşa bir uğraştır. Faydalı münasebetin alâmetleri şunlardır: Münasebetten
sonra bedene hafiflik, dinçlik, uyku veya yeme arzusu gelir. Çünkü neticede
fazlalıklar dışarı atılmış olur.
Normal bir münasebet, tabîi harareti giderip bedeni rahatlatır. Yemek ve
beslenmeye bedeni hazırlar. Kızgınlığı zayıflatıp bozuk vesveseleri ve
sevdâdan gelen düşünceleri giderir. Balgamdan kaynaklanan hastalıkların
çoğu onunla gider. Çoğu zaman öyle olur ki cinsî münasebeti terk etmenin
birikiminden yükselen bozuk buharlar beynine ulaşır; baş dönmesi ve göz
kararması gibi rahatsızlıklara sebep olur. Normal yolla atılmayan ifrâzâtın
buharı beden içinde haps olup damarlara dolduğundan, kişiyi rahatsız eder.
Bedende bir ağırlık hissedilir. Ancak, münasebete tekrar başladığında
sür’atle hafiflik ve şifâ bulur. Fazla cinsî münasebette bulunmak, bedeni
gevşetip sarkıtır. Kuvveti düşürür, gözleri zayıflatır. Müptela olana titreme
ve felç gelir, sinirlerini boşaltır. Yaşlı ve hasta kadınlarla ve dul kadınlarla
münasebetten kaçınmak lâzımdır.
Çünkü bu sayılanlar kuvveti çeker, nemi dağıtır ve üzüntü verir.
Pişmanlık ve ihtiyarlık getirir. Erkeğin erkeğe cinsî münasebette bulunması
(livata) tabiata aykırı [161/a] ve bedene zararlıdır.
[Bir Müslüman’ın hanımı ile ailevî münasebette bulunması, Peygamber
Efendimiz’in sünnet-i seniyyesi üzere olmalıdır. Mümkün ise abdestli
olarak ve besmele ile hanımına yaklaşmalıdır. Müslümanlar, aile
ilmihallerinde anlatılan usûl ve âdâba riâyet ederek teskin olmalıdır.
Allah u teâlâ kadın ve erkeği -bir elmanın iki yarısı gibi- her bakımdan
birbirini tamamlayıcı olarak yaratmıştır. Bu itibarla vaktinde ve âdâbını
gözeterek bu insânî hallerin de, İslâm terbiyesi dâhilinde anlatılıp
öğretilmesi ve yaşanması lâzımdır. İnsanoğlunun bu tabiî ihtiyacını helâl ve
meşrû yolla gidermesi fıtrata en uygun olanıdır.]
Cinsî münasebete uzun zaman ara verilmesi sebebiyle nefsin onu
unutması mümkündür. Çünkü nefis o fazlayı atmaktan kaçınır. Bununla
birlikte “istimna”da bulunmak, insana üzüntü verir ve sıkıntıya götürür.
Cinsî münasebet ile söz konusu ifrâzâtı dışarı atamayanın cildinin içinde
olan hararet ve nemden bit meydana gelir ve bu da rengi sarartır, uykuyu
kaçırır. Onun ilacı ise, beden ve elbisesinin temizliğine dikkat etmektir.
Sonra tuzlu su ve tatlı su ile yıkanmaktır. Sonra da ipek gömlek giyerek işi
tamamlamaktır.
Hamamın iyisi binası eski, avlusu geniş, suyu tatlı, sıcaklığı normal
olanıdır. Onun ilk odası soğutucu ve nemli; ikincisi ısıtıcı ve rütûbetli;
üçüncüsü ısıtıcı ve kuru olmalıdır. Şu halde vücut sağlığını koruyup
damarlarını açmak [58] için hamama giden, onun sıcak olan üçüncü odasına
tedrîcen girsin. Oradan çıkarken de yine tedrîcen çıksın. Hamamın içinde
çok durmak; baygınlık, keder, ıstırap verip kuruluk ve çarpıntılara sebep
olabilir.
Mizacı kuru olanlar, suyu havadan daha çok kullanmalıdır. Bunun için
rütûbete çok ihtiyacı olduğundan evinin tabanına bile su serpip yatmalıdır.
Rütûbetli buharı çoğaltmak için, hamamın zeminine su dökmeli ve suyu
tutmalıdır. Mizacı rütûbetli kimse ise, havayı sudan daha çok kullanmalıdır.
Kuruluk ve ayrışmaya çok ihtiyacı olduğundan, suyu kullanmadan önce çok
ter dökmelidir.
Sağlığını koruyanın hamamda cildi nemli ve kızarmış olduğu sürece,
[161/b] çok fazla ter dökmez. Beden kuruyup fazla sıkıntı gelmeye
başlarsa, dışarı çıkmalıdır. Hamamdan sonra alt havlu ile üst havluyu her
bölümde fazlasıyla örtmelidir. Çünkü beden, hamamın havasından daha
soğuk olan havaya geçerken buna dikkat etmelidir.
Beden hamamın suyundan bir miktar çekip emdiğinden, kişinin o
zamanki harareti, ondan çabucak gidip tabiî olarak soğuk olan su,
soğukluğunu buldukça bedenin soğukluğunu da artırır. Eğer yemekten sonra
hamama gidilirse, bedenin şişmanlamasına yardımcı olur. Fakat sekincebin
(bal ve sirke karışımı) içse, tutukluk (kabızlık) hastalığı görmez. Eğer
banyo yaptıktan sonra yemek yerse [59] , kabızlıktan kurtulup mutedil bir
şekilde kilolu bedeni olur. Eğer yemek hazm olunduktan sonra banyoya
giderse, yine kilolu ve kabızlıktan emin olur. Boş bir mide ile banyoya
gitmek, bedeni kurutmaktır.
Çünkü vücudun tabiî sıcaklığı ile sonradan aldığı sıcaklığını bir arada
tutar. Bedenini az hareket ettiren kişi, terletici hamamı çok kullanmalıdır.
Böylece riyâzet (beden eğitimi) ile bedenden ayrılacak birikmiş fazlalıklar,
hamamın sıcaklığı ile ter ve kir olup gitsin. Ve bu boşalma ile vücut dengeli
olup normal mizacına erişsin. Soğuk su ile yıkanmak gençlere kuvvet verir.
Yaz günlerinde gün ortasında soğuk su ile yıkanmak, mizacı hararetli ve
normal kilolu kimselerin bedenine sıhhat verir. Amma ihtiyarların ve
çocukların, ishal ve nezlesi olanların ve hazmı noksan olanların bedenine
zarar ve ziyan verir.
Kükürtlü kaplıcaları kullanmak, yani kükürt madeninden çıkıp akan sıcak
su ile yıkanmak, vücuttaki fazlalıkları dışarı atar. Titreme ve felç
hastalıklarına ilaç olur. Kaşıntı ve uyuzu iyi eder. Aynı zamanda kalça
kemiği ağrılarına iyi geldiği tecrübe edilmiştir. Madenî suların hepsi
bedende olan bütün kokulara deva, yaralara merhemdir. Bu ılıcaların
vücuda olan bütün faydalarını en iyi Allah bilir.

