Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · BİRİNCİ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · İkinci Madde

BİRİNCİ FEN · BİRİNCİ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · İkinci Madde İkinci Madde Üçgenlerin (müsellesât) kısımlarını, dörtgenlerin çeşitlerini, çokgenlerin şekillerini ve açı çeşitlerini, dairenin merkezini, çevresini, yayını, …

BİRİNCİ FEN · BİRİNCİ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · İkinci Madde

İkinci Madde

Üçgenlerin (müsellesât) kısımlarını, dörtgenlerin çeşitlerini, çokgenlerin

şekillerini ve açı çeşitlerini, dairenin merkezini, çevresini, yayını, kirişini ve

sinüsünü özetle bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki geometri bilginleri şöyle demişlerdir: Herhangi

bir yüzeyi bir veya birden fazla çizgi kuşatıyorsa ona düzlem derler.

Eğer bir yüzeyi üç çizgi kuşatıyorsa ona üçgen (müselles) denir ve bu da

üç çeşittir. Üç kenarı da birbirine eşit olana eşkenar üçgen, iki kenarı

birbirine eşit olana ikizkenar üçgen ve üç kenarı da birbirinden farklı olana

ise çeşitkenar üçgen denir. Herhangi bir düzlemi dört çizgi kuşatırsa ona,

dörtgen (zü’l-erba’a) denir. Beş çizginin çevresini kuşattığı düzleme beşgen

(zü’l-hamse) derler. Bu şekilde çokgenlerin çeşidi ona kadar vardırılır ve on

kenarlı olan düzleme ongen (zü’l-aşere) derler. Kenarları birbirine eşit

olursa düzgün dörtgen, düzgün beşgen, düzgün altıgen, düzgün yedigen,

düzgün sekizgen, düzgün dokuzgen ve düzgün ongen olur. Burada

açıkladığımız üçgenler ve dörtgenler bir de açılarına göre tasnif edilir. Şayet

bir üçgende dik açı varsa buna dik üçgen (kãimü’z-zâviye), geniş açı varsa

geniş açılı üçgen (münfericü’z-zevâya) denir. Geniş ve dik açısı

bulunmayan üçgene ise dar açılı üçgen (hâddu’z-zevâya) denir.

Bunun gibi, dört kenarı eşit ve dört açısı da dik olan dörtgene kare

(murabba‘) denir. Açıları dik olduğu halde kenarları eşit olmayan dörtgenin

adı dikdörtgendir (mustatîl). Bunun aksine dört kenarı birbirine eşit olduğu

halde açıları dik olmayan dörtgene eşkenar dörtgen (şekl-i muayyen) derler.

Bütün kenarlarının uzunluğu birbirine eşit olmayan ve açıları da dik

olmayan, ancak karşılıklı kenar ve açıları birbirine eşit olan dörtgene ise

paralel kenar dörtgen (şibh-i muayyen) derler. Burada tarif ettiklerimizin

dışında kalan dörtgene, yamuk (münharif) denir. Kenarları dörtten fazla

olan şekillere ise [27/b] çokgen (kesîrü’l-evzân) denir.

Açı

Açılar, iki çizgi ile çevrelenen bir düzlemdir ki iki çizginin birleşme yeri

tek noktada olup bu iki çizgi sonsuza dek birleşmez. Açı iki kısımdır:

Birincisine yüzeysel açı (zâviye-i musattaha) denir; bir noktada başlayıp

birleşmeden devam eden iki doğru arasında yer alan dışbükeydir. Diğerine

uzay açı (zâviye-i mücesseme) denir; bir veya daha fazla düzlemin

kuşatması neticesinde cisimde oluşan açıdır. Mesela: konik cismin tepe

açısı ve evin köşelerindeki (kesişen yüzeyler arasındaki) açılar gibi.

Düzlemsel açılar da üç kısımdır: Birisi dik açıdır. Herhangi bir doğrunun

üzerine kendisi gibi bir dikme çizilirse, bu dikmenin her iki tarafında

meydana gelen açılardan biri dik açıdır. Söz konusu doğrulardan yukarı

doğru çizilene dik doğru (amûd) denir. İkincisi dar açıdır (zâviye-i hâdde)

ki bu, dik açıdan küçüktür. Üçüncüsüne ise geniş açı (zâviye-i münferice)

denir ki dik açıdan büyüktür. Bu son iki grupta tanımlanan açıların

çizgilerinin dik olması zorunlu değildir.

Şekil

Şekil, bir ya da birden çok sınırın çevrelediği alandır. Bu sınır sonsuz

değildir.

Daire

Düzlemsel bir şekli eğri bir çizgi düz bir yüzeyi bir şekilde kuşatır ve

yüzeyin içerisinde bir nokta farz edilse, o noktadan çevreye çekilen

çizgilerin tamamı eşit olur; işte bu çevrelenen yüzeye daire denir. Bunu

çevreleyen eğri çizgiye de dairenin çevresi (muhit-i daire veya hatt-ı

müstedîr) denir. Farz edilen noktaya da dairenin merkezi (merkez-i daire)

denir. Çekilen doğruların her birine yarıçap (nısf-ı kutr), merkezden geçerek

iki taraftan çevreye ulaşan ve yarıçapların toplamı olan doğruya da çap

(kutr-ı daire) denir. Bu çap daireyi iki eşit parçaya böler ve çapın tamamı ile

çevrenin birer yarısını kuşatır. Daireyi ikiye bölüp merkezden geçmeyen

doğru çizgiye kiriş (veter) denir. Bu çizgi daireyi eşit olmayan iki parçaya

böler; parçalardan biri büyük diğeri küçüktür. Bu iki kısmın her biri, bir

kiriş ve çevrenin bir kısmı ile kuşatılmıştır. Bu iki kısmın her birine “daire

parçası” denir. Çevrenin her parçasına da yay (kavs) denir. Kirişin yarısına

da düzlemsel sinüs “ceyb-i müstevî” denir. Kirişin yarısından çıkıp yayın

orta noktasına ulaşan dik çizgiye sehm ve ceyb-i ma’kûs denir. Yarıçapa

mutlak sinüs denir; gaflet edilmeye.