Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · BİRİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Üçüncü Madde

BİRİNCİ FEN · BİRİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Üçüncü Madde Üçüncü Madde Varlığı mümkün olan ârâzın dokuz kısmını kısaca bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir: Bu konu ile ilgili var olan ârâzlar …

BİRİNCİ FEN · BİRİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Üçüncü Madde

Üçüncü Madde

Varlığı mümkün olan ârâzın dokuz kısmını kısaca bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir: Bu konu ile ilgili var

olan ârâzlar dokuz kısımdır. Bunlar sırasıyla; kaç (kem), nasıl (keyfe),

nerede (eyne), ne zaman (metâ), (izafet), mülk, duruş (vaz’), fiil ve

etkilenme (infiâl) halleridir. Şöyle ki;

Kem: (kaç, nicelik): Öyle bir nesnedir ki zâtında eşitliği ve eşitsizliği

kabul eder. Bu nokta ve adet gibi birleşmeyen veya [17/b] zâtı karar kılan

çizgi (hat), yüzey (satıh) ve öğretmek için kullanılan semboller gibi

birleşendir. Yani hacmi olan nesnedir veya zaman gibi zâtı karar kılmayan

birleşendir.

Keyfe: (nasıl, nitelik): Bu, eşyaya ait öyle bir durumdur ki zâtında

bölünme ve nisbet söz konusu edilmez, ancak özel hallerde bölünebilir.

Balın tatlılığı ve deniz suyunun tuzluluğu gibi. Bunun dışında sabit ve

belirli olmayan hallerde bölünebilir. Keyfe (nitelik): Temelde kuvvetli

olmayan ayrımlarla bölünebilir. Utançtan dolayı kırmızılık ve korkudan

dolayı sararmak gibi. Kişisel niteliklerden yana bölünebilir. İlk yaratılışta

ilim öğrenmek ve yazmak gibi. Yaratılıştan verilen yeteneklerle ilgili

bölünebilir. Sert tabiatlı ya da yumuşak huylu olmak gibi.Yahut da

niceliklere ait durumlardan dolayı bölünebilir. Mesela; üçgen ve dörtgen

gibi yüzeyle ilgili bölünebilir. Tek ve çift olmak açısından, sayıdan yana

bölünebilir.

Eyne: (nerede): Eşyanın bir mekânda bulunması sebebiyle kazandığı bir

durumdur.

Metâ: (ne zaman): Eşyanın bir zamanda bulunması sebebiyle kazandığı

bir durumdur.

İzafet: (bağlılık, İlinti): Öyle bir haldir ki bağlılık ve aidiyette tekrar eder.

Babalık ve oğulluk gibi.

Mülk: (sahiplik): Eşyanın bir nesneyi kuşatıp onlarla birlikte

taşınabilmesi sebebiyle kazandığı bir durumdur. İnsanın sarık (takke) ve

gömleğinde olduğu gibi.

Vaz‘: (duruş): Bir nesnenin bir kısmının diğer kısmına nisbeti sebebiyle

eşyada meydana gelen durumdur. Dış dünya ile ilişkileri sebebiyle bu

durum oluşur. Oturmak ve kalkmak gibi.

Fiil: Eşyanın etkileri dolayısıyla, onlarda meydana gelen durumdur.

Kesme özelliğinden dolayı kesen bir âlet gibi.

İnfial: (etkilenme): Eşyanın başka nesnelerden etkilenmesiyle kazandığı

durumdur. Isıtıldığı için ısınan nesne gibi.

Yukarıda sayılan beş cevheri bir cevher sayıp dokuz ârâz ekleyerek

hepsine on mekûlât demişlerdir. Halbuki cevher kendi zâtıyla vardır ve

sabittir. Ârâz ise ancak cevherle birlikte vardır ve onu niteler. Bütün âlem,

tüm cüzleriyle on mekûlât tan [427] oluşan tek bir cisimdir. Tamamı hal diliyle

zorunlu varlık olan Hak teâlânın tek varlık olduğunu dile getirir ve buna

şahitlik eder. Aşağıdaki beytimiz, on mekûlât ı içermektedir.

Şiir

Cevheri bil; kem ve keyf andan izâfetle metâ

Vaz’ u eyn ü milk ü yef’al yenfaildir ey fetâ

Günümüz Türkçesiyle

Ey genç! (Makûlâtı şunlardan ibaret) bil ki; kem, keyfe, izafet ve metâ

Vaz‘, eyne, milk, yef‘al, bir de yenfa‘il

İKİNCİ FASIL

Akılların, nefislerin ve feleklerin ortaya çıkmasındaki tertip ve düzeni,

dört esas unsur un bileşimlerini, tabiatlarını ve değişime uğramalarını, ateş,

hava, su ve toprağın dönüşümlerinin delillerini, madenler, bitkiler,

hayvanlar ve insanın meydana gelişlerini ve bunların arasında değişikliği

sağlayan şeyi, ruhların geldikleri yeri ve gittikleri makãmı, bedenlerin

varlığının değişiminin keyfiyetini, dört madde ile hikmetli bir üslupla

açıklar.