BİRİNCİ FEN · BİRİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Üçüncü Madde
Üçüncü Madde
Varlığı mümkün olan ârâzın dokuz kısmını kısaca bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir: Bu konu ile ilgili var
olan ârâzlar dokuz kısımdır. Bunlar sırasıyla; kaç (kem), nasıl (keyfe),
nerede (eyne), ne zaman (metâ), (izafet), mülk, duruş (vaz’), fiil ve
etkilenme (infiâl) halleridir. Şöyle ki;
Kem: (kaç, nicelik): Öyle bir nesnedir ki zâtında eşitliği ve eşitsizliği
kabul eder. Bu nokta ve adet gibi birleşmeyen veya [17/b] zâtı karar kılan
çizgi (hat), yüzey (satıh) ve öğretmek için kullanılan semboller gibi
birleşendir. Yani hacmi olan nesnedir veya zaman gibi zâtı karar kılmayan
birleşendir.
Keyfe: (nasıl, nitelik): Bu, eşyaya ait öyle bir durumdur ki zâtında
bölünme ve nisbet söz konusu edilmez, ancak özel hallerde bölünebilir.
Balın tatlılığı ve deniz suyunun tuzluluğu gibi. Bunun dışında sabit ve
belirli olmayan hallerde bölünebilir. Keyfe (nitelik): Temelde kuvvetli
olmayan ayrımlarla bölünebilir. Utançtan dolayı kırmızılık ve korkudan
dolayı sararmak gibi. Kişisel niteliklerden yana bölünebilir. İlk yaratılışta
ilim öğrenmek ve yazmak gibi. Yaratılıştan verilen yeteneklerle ilgili
bölünebilir. Sert tabiatlı ya da yumuşak huylu olmak gibi.Yahut da
niceliklere ait durumlardan dolayı bölünebilir. Mesela; üçgen ve dörtgen
gibi yüzeyle ilgili bölünebilir. Tek ve çift olmak açısından, sayıdan yana
bölünebilir.
Eyne: (nerede): Eşyanın bir mekânda bulunması sebebiyle kazandığı bir
durumdur.
Metâ: (ne zaman): Eşyanın bir zamanda bulunması sebebiyle kazandığı
bir durumdur.
İzafet: (bağlılık, İlinti): Öyle bir haldir ki bağlılık ve aidiyette tekrar eder.
Babalık ve oğulluk gibi.
Mülk: (sahiplik): Eşyanın bir nesneyi kuşatıp onlarla birlikte
taşınabilmesi sebebiyle kazandığı bir durumdur. İnsanın sarık (takke) ve
gömleğinde olduğu gibi.
Vaz‘: (duruş): Bir nesnenin bir kısmının diğer kısmına nisbeti sebebiyle
eşyada meydana gelen durumdur. Dış dünya ile ilişkileri sebebiyle bu
durum oluşur. Oturmak ve kalkmak gibi.
Fiil: Eşyanın etkileri dolayısıyla, onlarda meydana gelen durumdur.
Kesme özelliğinden dolayı kesen bir âlet gibi.
İnfial: (etkilenme): Eşyanın başka nesnelerden etkilenmesiyle kazandığı
durumdur. Isıtıldığı için ısınan nesne gibi.
Yukarıda sayılan beş cevheri bir cevher sayıp dokuz ârâz ekleyerek
hepsine on mekûlât demişlerdir. Halbuki cevher kendi zâtıyla vardır ve
sabittir. Ârâz ise ancak cevherle birlikte vardır ve onu niteler. Bütün âlem,
tüm cüzleriyle on mekûlât tan [427] oluşan tek bir cisimdir. Tamamı hal diliyle
zorunlu varlık olan Hak teâlânın tek varlık olduğunu dile getirir ve buna
şahitlik eder. Aşağıdaki beytimiz, on mekûlât ı içermektedir.
Şiir
Cevheri bil; kem ve keyf andan izâfetle metâ
Vaz’ u eyn ü milk ü yef’al yenfaildir ey fetâ
Günümüz Türkçesiyle
Ey genç! (Makûlâtı şunlardan ibaret) bil ki; kem, keyfe, izafet ve metâ
Vaz‘, eyne, milk, yef‘al, bir de yenfa‘il
İKİNCİ FASIL
Akılların, nefislerin ve feleklerin ortaya çıkmasındaki tertip ve düzeni,
dört esas unsur un bileşimlerini, tabiatlarını ve değişime uğramalarını, ateş,
hava, su ve toprağın dönüşümlerinin delillerini, madenler, bitkiler,
hayvanlar ve insanın meydana gelişlerini ve bunların arasında değişikliği
sağlayan şeyi, ruhların geldikleri yeri ve gittikleri makãmı, bedenlerin
varlığının değişiminin keyfiyetini, dört madde ile hikmetli bir üslupla
açıklar.

