BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Dördüncü Madde
Dördüncü Madde
Yedi meşhur iklimin sınırlarında bulunan mâmur bölgeleri ve bunların her
birinde var olan yüksek dağları, akıp giden büyük nehirleri ve buralardaki
halkın renklerini bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir. Dünyanın
mâmur olan dörtte birini yedi iklime taksim eden eski filozoflar, her iklimi
bilinen nice mâmur memleketlerle sınırlayarak belirlemişlerdir. Bu
iddialarını pek çok delillerle tecrübe edip iddialarının gerçekliğini ortaya
koymuşlardır. Çünkü otuz kırk sene zarfında niceleri söz konusu mâmur
memleketlere seyahate çıkarak, buraları baştan başa gezmişlerdir.
Birinci iklimin sınırları: Batı Okyanusu’ndan ve Berberî ülkesinden,
Nebür’den, Habeşistan’dan, Hadramevt’ten, Sebe’den, Güney Yemen’den,
Hindistan
Yarımadası’nın
güneyinden
ve
Çin’den
geçip
Doğu
Okyanusu’nun bazı adalarına uğrar bilinmiştir. Bu iklimde yirmi büyük dağ
ve otuz büyük nehir bulunduğu tesbit edilmiştir. Bu iklimde yaşayanların
hemen hepsi siyah tenlidir.
İkinci iklimin sınırları: Batı ve kuzey şehirlerinin tamamı ile Sûdan,
Arap Yarımadası’nın kuzeyi, Yemen, Mekke-i Mükerreme, Medine-i
Münevvere, Tâif, Katif, Bahreyn ve Hürmüz şehirlerini, Hint, Sind, Maçin
ve Çin ortalarında bulunan şehirleri geçip Doğu Okyanusu’nda bulunan
adaların ortalarına kadar ulaşır. Bu iklim dahilinde yirmi yedi yüksek dağ
ve yirmi yedi büyük nehir olduğu gözlenmiştir. Buraların ahâlisi siyaha
yakın esmer tenli olarak tesbit edilmiştir.
Üçüncü iklimin sınırları: Batı Okyanusu’ndan gelip Kuzey Afrika
şehirlerinden ve Mısır’dan geçip Kudüs-i Şerif, Dımaşk, Kûfe, Bağdat,
Basra, Şiraz ve Isfahan ile Fars memleketlerinin hepsinden ve Hint, Sind,
Maçin ve Çin’in kuzeyinden geçerek Doğu Okyanusu adalarına kadar
ulaşır. Bu iklimde otuz üç yüksek dağ ve yirmi büyük nehir olduğu
bilinmiştir. Buraların ahâlisinin genellikle buğday tenli esmer oldukları
görülmüştür.
Dördüncü iklimin sınırları: Akdeniz’in tamamını kapsar. Okyanusa
açılan Sebte Boğazı’ndan itibâren Endülüs, İspanya, Galyan’dan
Firengistan ile Rumeli’nin güney taraflarına geçip Akdeniz’in ve
Anadolu’nun güney bölgelerine gelir.
Buradan da Trablus, Antakya, İskenderun, Halep, Erzincan, Diyarbakır,
Musul, Tebriz, Erdebil, Kazvin, Tus, İran dağlarının kuzeyi, Lahor, Keşmir
ve Horasan’dan Hatay’ın güneyi ile Hıtan memleketlerinden gelip Hint ve
Çin’in kuzeyinden geçerek Doğu Okyanusu’nda bulunan adalara kadar
ulaştığı bilinmiştir. Bu iklimde yirmi beş yüksek dağ ve yirmi iki büyük
nehir bulunduğu gözlenmiştir. Buraların ahâlisinin genellikle beyaza yakın
esmer tenli oldukları müşâhade edilmiştir.
Beşinci iklimin sınırları: Batı Okyanusu’ndan başlayıp İspanya’nın
kuzeyinden itibaren Efrenç memleketinin ortalarından gelip Akdeniz’in
kuzey yarısından geçerek Anadolu şehirlerinin çoğunu; Sivas, Erzurum,
Şirvan ile Hazar Denizi’nin güney yarısında bulunan Geylan ve Çam gibi
şehirleri geçip buradan Mâverâunnehir güneyinde bulunan Harezm,
Semerkant, Buhara, Bedhoşan memleketi ve Türkistan ile [84/a]
Tataristan’ın güneyini, Deşt-i Kebîr ve Tibet şehirlerinin güneyini, Çin
Seddi’nin kuzeyini Tebük’ün güneyi ile Hıta ve Hıtan memleketlerinin
ortalarından geçip Doğu Okyanusu’na kadar varır diye bilinmiştir. Bu iklim
dahilinde otuz üç yüksek dağ ile on beş büyük nehir bulunduğu tesbit
edilmiştir. Buralar ahâlisinin tamamının beyaz tenli oldukları görülmüştür.
Dördüncü iklim, iklimlerin en ılımlısı olarak bilinmiştir. Sonra bunun iki
yanında bulunan üçüncü ve beşinci iklimlerin şartlarının dördüncüye yakın
oldukları tesbit edilmiştir. Çünkü bu üç iklimin, suyunun tadı ile havasının
hoşluğundan dolayı, ahâlisinin çoğunun fiziksel mânâda güçlü, ruhî
bakımından metanetli, güzel görünümlü, hünerli ve olgunlukta itidal üzere
oldukları görülmüştür.
Altıncı iklimin sınırları: Batı Okyanusu’ndan, Frenk memleketlerinin
kuzeyinden, Rumeli memleketlerinin kuzeyindeki şehirlerden, İstanbul ile
Karadeniz’in güneyinde ve kuzeyinde bulunan memleketlerden ve Azak’tan
geçip Gürcistan, Gence, Tiflis ile Varna’dan ve Gökçe Deniz’den geçerek
Şirvan’ın kuzeyinden itibâren başlayıp Derbent Kalesi’nden çıkarak
Dağistan ve Ejderhan memleketlerine uğrayıp Hazar Denizi’nin kuzey
yarısından geçip Seyhun Nehri’nin gerisinde bulunan Karakalpak, Özbek,
Çağatay, Kaşgar, Ulungay ve Türkistan memleketlerinden geçerek
Tataristan ve Deşt-i Kebîr’in kuzey bölgelerinden Hıta ve Hıtan
memleketlerinin kuzeyinden geçip Doğu Okyanusu’nda bulunan adalara
ulaşır denilmiştir. Bu iklim dahilinde on bir yüksek dağ ve kırk büyük nehir
olduğu görülmüştür. Buraların ahâlisinin sarıya meyilli beyaz tenli oldukları
müşâhade edilmiştir. Bu iklimin soğukları şiddetli iken yine de mutedil
olduğu bilinmiştir.
Yedinci iklimin sınırları: Batı Okyanusu’nun sahillerinden başlayıp
Portekiz ve İngiltere’den geçip Kıpçak, Taselya, Bulgaristan ve Rusya’dan,
itibaren Hazar şehirlerinin ve Deşt-i Kebîr’in kuzeyinden geçerek, eski
Tataristan’ın kuzeyinden, itibâren İskender Seddi’nden geçip Batı
Okyanusu’nda bulunan adalara uğrar bilinmiştir. Bu iklim dahilinde on bir
yüksek dağ ve kırk büyük nehir bulunduğu gözlenmiştir. Buraların
ahâlisinin kızıla yakın beyaz tenli oldukları bilinmektedir. Yedinci iklimin
sonu ellinci enlem olarak belirlenmiştir. Buralarda en uzun gün on altı saat
olarak bulunmuştur.
Eski filozofların görüşlerine göre bilinen meşhur yedi iklim bu
saydıklarımızdır ki durumları yukarıda açıklandığı gibidir. Sonraki
filozofların (müteahhirîn) görüşlerine göre taksim olunup sınırları
belirlenen yirmi dört iklimin hudutlarının ayrıntılı olarak açıklanması ise,
ileride gelecek olan cetvelde sayılarla bildirilecektir.

