Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · İkinci Madde

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · İkinci Madde İkinci Madde Yerkürenin dört daire ile beş kısma bölündüğünü bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir: İki kutbu ve iki dönenceleri …

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · İkinci Madde

İkinci Madde

Yerkürenin dört daire ile beş kısma bölündüğünü bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir: İki kutbu

ve iki dönenceleri bulunan dört küçük daire, bütün yeryüzünü beş kısma

ayırmıştır ki bunlardan her biri iki küçük daire arasında veya bir daire

ortasında olan mesafedir. Şu halde bu beş kısımdan biri, iki dönence

arasında güneşin yörüngesi altında olduğundan buna yakıcı bölge (mıntıka-i

muhterika) denilmiştir. Bu aşırı sıcaklık sebebiyle eskiler tarafından

(buraların) meskûn olmadığı zannedilmiştir. Bu iki dönence arası kırk yedi

derece bir mesafedir ki ekvator çizgisi bunun ortasında bulunmuştur. Bu iki

kısma soğuk kuşak (mıntıka-i bâride) denilmiştir. Çünkü buralar güneşin

yörüngesinden uzak olduğundan soğukları şiddetlidir. Bu sebeple eski

bilginler buraları yaşanılmayan yerler zannetmişlerdir. Bu iki kısım, iki

kutup burçlarının dönencesi arasında bulunan iki dönence mesafedir ki her

birinin genişliği yerin kutbuna varıncaya kadar yirmi üç buçuk derece

bulunmuştur. Bu iki kısım da kendi kutupları ismiyle adlandırılmıştır.

(Bahsi geçen) iki kutuptan geri kalan bölgeler ise, iklim bakımından

mutedil olarak bilinmiştir. Buralarda sıcaklık ve soğukluk genellikle orta

derecede seyrettiğinden, iskân olunarak imar edilmişlerdir. Ancak

bunlardan kuzey kısmı Yengeç burcu dönencesi ve burçlar kutbunun kuzey

dönüş yeri ile sınırlanmıştır. Güney kısmı ise, Oğlak burcunun

dönencesinden burçlar kutbunun güney dönüş yerine kadar olan mesafedir,

diye bilinmiştir. Bunlardan her birinin enlem mesafesi, kırk üç derece

olarak ölçülmüştür.

Yukarıda bahsi geçen beş bölgenin sâkinleri, gölgeleri ve konum yerleri

itibâriyle birbirinden ayrılmışlardır. Gölge yönünden soğuk bölgenin

sâkinlerine değirmen taşı (rahavî) adı verilmiştir. Çünkü onların gölgeleri

ufukta değirmen taşı misali dönmektedir. Mutedil bölge sâkinlerine ise kılıç

kayışı (hamâilî) denilmiştir.

Çünkü onların gölgesi, öğle vakti olduğunda kılıç kayışı gibi bir tarafa

eğilmektedir. Sıcak bölgenin sâkinlerine iki gölgeli (zâtü’z-zılleyn)

denilmektedir. Çünkü ekvatorda bulunanların gölgesi, öğle vaktinde bazen

güneye, bazen kuzeye doğru düştüğü görülmüştür. Nurlu güneş senede iki

kez ılım (equinox) noktasında bulunduğunda, zenit noktalarına gelip gün

ortasında gölgeleri yok olmaktadır. [83/a] Bu bölgede bulunanlardan

güneşin çok uzak oluşu, dönenceye vardığı zaman olmaktadır.

İki dönence (ınkılâbeyn) altında bulunanların zenit noktalarına nurlu

güneş senede bir kez gelip gün ortasında gölgeleri yok olmaktadır. Ve iki

dönenceler bölgesi halkının zenit noktalarına yakın olan âlemin kutbu

daima öğle vakti olduğu görülmüştür.

Bunun tam karşısında bulunan âlemin kutbu ise daima gölgeli

kalmaktadır. Onların gölgeleri bir bulunmuştur. Yer ve konum bakımından

bölgelerin hepsi üç kısma ayrılmıştır. Bunlardan bir kısmı ekvator

bölgesinde bulunanlardır ki, batıdan doğuya kadar olan yerlerde

bulunanların hepsi bir dönüş yerinde ve bir enlem dahilinde dizili

bulunanlardır. İkinci kısım ekvatordan itibaren iki tarafa doğru eşit

mesafeler dahilinde dizili bulunup yaşayanlardır. Üçüncü kısım ise,

ekvatora doğru iki taraftan paralel enlemlerde; biri âlemin başucu

noktasında (zenit), diğeri ayak ucu noktasında (nadîr) bulunanlardır.

Doğrusunu ancak Allah teâlâ bilir.