BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · İkinci Madde
İkinci Madde
Yerkürenin dört daire ile beş kısma bölündüğünü bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir: İki kutbu
ve iki dönenceleri bulunan dört küçük daire, bütün yeryüzünü beş kısma
ayırmıştır ki bunlardan her biri iki küçük daire arasında veya bir daire
ortasında olan mesafedir. Şu halde bu beş kısımdan biri, iki dönence
arasında güneşin yörüngesi altında olduğundan buna yakıcı bölge (mıntıka-i
muhterika) denilmiştir. Bu aşırı sıcaklık sebebiyle eskiler tarafından
(buraların) meskûn olmadığı zannedilmiştir. Bu iki dönence arası kırk yedi
derece bir mesafedir ki ekvator çizgisi bunun ortasında bulunmuştur. Bu iki
kısma soğuk kuşak (mıntıka-i bâride) denilmiştir. Çünkü buralar güneşin
yörüngesinden uzak olduğundan soğukları şiddetlidir. Bu sebeple eski
bilginler buraları yaşanılmayan yerler zannetmişlerdir. Bu iki kısım, iki
kutup burçlarının dönencesi arasında bulunan iki dönence mesafedir ki her
birinin genişliği yerin kutbuna varıncaya kadar yirmi üç buçuk derece
bulunmuştur. Bu iki kısım da kendi kutupları ismiyle adlandırılmıştır.
(Bahsi geçen) iki kutuptan geri kalan bölgeler ise, iklim bakımından
mutedil olarak bilinmiştir. Buralarda sıcaklık ve soğukluk genellikle orta
derecede seyrettiğinden, iskân olunarak imar edilmişlerdir. Ancak
bunlardan kuzey kısmı Yengeç burcu dönencesi ve burçlar kutbunun kuzey
dönüş yeri ile sınırlanmıştır. Güney kısmı ise, Oğlak burcunun
dönencesinden burçlar kutbunun güney dönüş yerine kadar olan mesafedir,
diye bilinmiştir. Bunlardan her birinin enlem mesafesi, kırk üç derece
olarak ölçülmüştür.
Yukarıda bahsi geçen beş bölgenin sâkinleri, gölgeleri ve konum yerleri
itibâriyle birbirinden ayrılmışlardır. Gölge yönünden soğuk bölgenin
sâkinlerine değirmen taşı (rahavî) adı verilmiştir. Çünkü onların gölgeleri
ufukta değirmen taşı misali dönmektedir. Mutedil bölge sâkinlerine ise kılıç
kayışı (hamâilî) denilmiştir.
Çünkü onların gölgesi, öğle vakti olduğunda kılıç kayışı gibi bir tarafa
eğilmektedir. Sıcak bölgenin sâkinlerine iki gölgeli (zâtü’z-zılleyn)
denilmektedir. Çünkü ekvatorda bulunanların gölgesi, öğle vaktinde bazen
güneye, bazen kuzeye doğru düştüğü görülmüştür. Nurlu güneş senede iki
kez ılım (equinox) noktasında bulunduğunda, zenit noktalarına gelip gün
ortasında gölgeleri yok olmaktadır. [83/a] Bu bölgede bulunanlardan
güneşin çok uzak oluşu, dönenceye vardığı zaman olmaktadır.
İki dönence (ınkılâbeyn) altında bulunanların zenit noktalarına nurlu
güneş senede bir kez gelip gün ortasında gölgeleri yok olmaktadır. Ve iki
dönenceler bölgesi halkının zenit noktalarına yakın olan âlemin kutbu
daima öğle vakti olduğu görülmüştür.
Bunun tam karşısında bulunan âlemin kutbu ise daima gölgeli
kalmaktadır. Onların gölgeleri bir bulunmuştur. Yer ve konum bakımından
bölgelerin hepsi üç kısma ayrılmıştır. Bunlardan bir kısmı ekvator
bölgesinde bulunanlardır ki, batıdan doğuya kadar olan yerlerde
bulunanların hepsi bir dönüş yerinde ve bir enlem dahilinde dizili
bulunanlardır. İkinci kısım ekvatordan itibaren iki tarafa doğru eşit
mesafeler dahilinde dizili bulunup yaşayanlardır. Üçüncü kısım ise,
ekvatora doğru iki taraftan paralel enlemlerde; biri âlemin başucu
noktasında (zenit), diğeri ayak ucu noktasında (nadîr) bulunanlardır.
Doğrusunu ancak Allah teâlâ bilir.

