BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Beşinci Madde
Beşinci Madde
Yerkürenin dörtte birini teşkil eden meskûn mahallerinin burçlar üçgeni
ile yedi gezegene tâbi olan şehirlerini ve yörelerini, buralar ahâlisinin
davranışlarını ve başlıca sıfatlarını bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki İslâm filozofları bu oluşum ve bozuşum âleminde
geçerli olan hallerle, değişimler neticesinde meydana gelen eserlerin
hepsinin gerçekte Allah’ın tesiriyle olduğunu isbat ederek şöyle
demişlerdir: Esîrî cisimler ve felekî konumlar şu unsurlar âleminde Cenâb-ı
Hakk’ın emri ve dilemesiyle tesir eder. Çünkü hakîki müessir ancak
âlemlerin Rabbi ve efendilerin efendisi Allah teâlâdır. (Bir başkasına tesir
etme konusunda) yıldızlar ve felekler ancak âletler gibidir ve onlar sadece
görünen sebepleri teşkil ederler. Unsurlarla bileşiklerin felekler ve
yıldızlarla elbette bağlantısı ve alâkası vardır. Hakîki yedi iklim (yukarıda)
anlatılan tertip üzere yedi gezegene mensup olmaktan başka, şehirlerin ve
bölgelerin de her biriyle on iki burç arasında ilgisi ve bağlantısı olduğu
isbatlanmıştır. Bu ilginin, şehirlerin burçlar üçgenine (müsellesât-ı burûc)
nisbetince olduğu bilinmiştir. Burçlarla oluşan üçlüler yukarıda ilgili
maddelerinde açıklanmıştı. Nitekim dört tane üçlü bulunmuştur.
Birinci üçlünün özellikleri: Erkeksi, nârî (ateş özelliği belirgin) ve kuzeye
ait olmalarıdır. Yönlerden kuzeyle debûr (kuzey rüzgarı) arası buna nisbet
olunmuştur. Bunlar güneş, Jüpiter ve Mars’tır. Ve bu üçlünün hâkimi
gündüzleri güneş, gece ise Jüpiter’dir.
İkinci üçlünün özellikleri: Dişil, topraksı (türâbî) ve güneye ait
olmalarıdır. Yönlerden güney ile sabâ arası buna mensup bulunmuştur.
Bunlar Venüs, Zühal ve Merkür’dür. Bu üçlünün hâkimi gündüzleri Venüs,
geceleri ise Merkür’dür.
Üçüncü üçlünün özellikleri: Doğuya mensup havâî ve erkeksi olmalarıdır.
Kuzeyle sabâ arası buna nisbet olunmuştur. Bunlar Zühal’in evleri ve
Merkür’dür. Bunların hâkimi gündüzleri Venüs, geceleri ise Merkür’dür.
Dördüncü üçlünün özellikleri; batıya ait, suya mensup ve dişil olmalarıdır.
Güney ile debûr arası buna nisbet kılınmıştır. Bunlar Venüs ve Ay’dır. Ve
bunların hâkimi gündüzleri Venüs, geceleri ise Ay’dır. Aynen bunlar gibi
yerkürenin meskûn bulunan dörtte biri de, burçların üçlülerine benzer
şekilde dört kısma taksim olunup öylece itibar olunmuştur. Bunlardan her
bir kısım bir üçlüye nisbet edilmiştir.
Birinci kısım: Avrupa namıyla isimlendirilen batı ve kuzey arasıdır.
Burası (yukarıda) ilk önce sayılan üçlüye nisbet edilmiştir. Bu bölgede
ikãmet edenlerin -önceki üçlüde zikredilen- riyâset özelliği sebebiyle [90/b]
çoğu zaman gözü pek ve serkeş oldukları görülmüştür. Çoğunluğu silah
kullanmaya yatkın ve siyâsete meyillidir. Yorgunluk ve meşakkate
dayanıklıdırlar. Latîf ve temiz oldukları gözlenmiştir. Çünkü buralara
geceleri Jüpiter ve Mars birlikte hâkim olur. Bu üçlünün evvelki kısımları
erkek özellikli, sonraki kısımları dişildir.
Bu bölge halkı çoğunlukla kadınların etkisinde kalırlar, gaflet üzere
yaşarlar. Kıskanç olmazlar ve günah nedir bilmezler. Özellikle İngilizler ve
Nemçe (Eski Avusturya) halkı Koç burcuna ve Mars yıldızının özelliklerine
benzerlik arz ederler. Bu sebeple oraların halkı ahlâkî bakımdan yırtıcı
hayvanlara benzerler. Roma , Fransa ve Adalar halkı ise Arslan
burcundadır ve güneşe nisbet olunmuşlardır. Bu sebeple ahâlisinin çoğu
riyâsete yeteneklidir. İspanya ve Portekiz Yay burcu ile Jüpiter’e mensup
olarak bilinmiştir. Bu sebeple buraların halkı genellikle iyi ahlâklı, temiz ve
sevimli bulunmuştur. Bunlardan sonra yerkürenin meskûn bölümünün
ortasına yakın yerlerde Rumeli ve İstanbul çevresi, Girit, Kıbrıs, Küçük
Asya sahilleri denilen Anadolu vardır.
Akdeniz ve Karadeniz’in bitiş noktaları gerçi bu üçlünün evvelki
bölgesine dahildir. Ancak ikinci üçlüye benzerlik arz ederler. Bu durumda
oraların hâkimi olmakta Venüs ve Merkür ortaktır. Bu sebeple sâkinlerinin
ekserisi siyâsete meyilli, riyâset ehli, anlayışlı, firâseti keskin ve ilim
öğrenmeye yatkın olup birbirine yakın ve sağlam mizaclıdırlar. Latîf
görünümlü ve ahlâkça uyumludurlar. Buraların hâkim yıldızı Venüs
olduğundan mûsikîyi severler; nağmeler dinlemekten haz alırlar. Âşık
meşrep ve dost canlısıdırlar. Özellikle İstanbul Oğlak burcundadır ve Zühal
yıldızına benzerlik arz eder. Bu sebeple İstanbul’un büyükleri mülk ve
riyâsete nâil olmuşlardır.
İkinci kısım: Asya namıyla isimlendirilmiştir. Doğu ile güney arasında
bulunduğundan, oranın şehirleri ve bölgeleri (yukarıda bahsi geçen) ikinci
üçlüye nisbet olunmuştur. Çünkü bu üçlünün hâkimi gündüzleri Zühal ve
Venüs’dür. Bu bölgede oturanlar bu yıldızlara çok büyük saygı gösterirler.
Venüs yıldızına benzerlik arz etmeleri sebebiyle semâ (müzik) ve raksa
yatkın olup hareketlidirler. Kadınlara olan muhabbetleri fazla olup
elbiselerinin ve her türlü örtülerinin süslü, nakışlı olmasına özen gösterirler.
Râhatlarına düşkündürler. Mizac ve yapılarında hararet özelliği gâliptir.
Buraların hâkimi Zühal’dir.
Bu sebeple nefisleri etkili ve güçlüdür. Yürekleri şecaatli ve şiddetlidir.
Himmetleri yücedir. Bu kısımda bulunanların bu üçlüye olan genel
benzerliğinin hükmü budur. Ancak şunu da ilâve edelim ki tek tek her
birinin nisbetleri de yine öyledir: Nitekim Acem bölgeleri Boğa burcuna ve
Venüs yıldızına mensup olduğu için buralar halkının ekserisi nakışlı
elbiseleri tercih ederler; evlerine nakışlı yaygıları sererler. Gömlekleri bile
sâde değildir.
Fırat ile Dicle arası ve Bağdat çevresi Başak burcuna ve Merkür’e
mensupturlar; ahâlisi arasında uzay gözlemcileri ve ilim erbâbı çokça
bulunur. Hint ve Sind bölgeleri Oğlak burcuna ve Zühal yıldızına benzerlik
arz eder. Bu sebeple halkının çoğu kem sözlü ve çirkin yüzlüdür. Fenâ
huylu, pasaklı ve inatçı olurlar. Dünyânın meskûn mahallerinin ortası olan
Kudüs ve çevresi, Şam, Hicaz, Yemen ve Arap Yarımadası’nın tamamı ise
bir önceki üçlüye benzerlik arz ederler. Bu durumda oraların hâkimi Jüpiter,
Mars ve Merkür’dür. Onun için, halkının çoğu zorba ve ticaret erbâbı
olmuştur. Hîle, tuzak, tembellik ve uyuşukluk oralar halkının karakteri
olmuştur. Arabistan ’ın mâmur bölgeleri Yay burcu ile Jüpiter yıldızına
mensup olduğundan, bölge halkının çoğu yumuşak huylu ve cömerttir.
Üçüncü kısım: Saksonya adı verilen doğu ve kuzey bölgedir. Bu kısım,
üçüncü üçlüye mensuptur. Gürcistan, [91/a] Dağıstan ile Mâverâünnehir
denilen Tûran ve Türkistan, Hıta ve Hotan memleketleri ve Tataristan bu
kısımda bilinmiştir. Bu bölgenin hâkimleri Zühal, Jüpiter ve Merkür
yıldızlarıdır. Bu sebeple halkının ekserisinin halîm-selim, ince anlayış
sahibi ve hikmetli, temiz ve iffetli oldukları görülmüştür. Özellikle
Azerbaycan memleketi İkizler burcuna ve Merkür yıldızına mensup
olduğundan, ahâlisi genellikle oynak olup zarar, ziyan ve hıyânet üzere
oldukları müşâhade olunmuştur. Mâverâünnehir bölgeleri Kova burcuna
ve ve Zühal yıldızına mensuptur. Bu sebeple halkının çoğu vahşi ve gaddar
olarak bilinmiştir.
Dördüncü kısım: Afrika adı verilen batı ile güney arasındaki bölgedir. Bu
kısım dördüncü üçlüye mensuptur. Bu bölgenin memleketleri olan Mısır,
Sûdan ve Batı (Afrika) kendi (oldukları) gibi bulunmuştur. Çünkü bu üçlüye
hâkim olmakta gündüzleri Mars ve Venüs müşterektir. Kadınlar,
yöneticilerinin işlerine müdahaleden geri durmazlar. Erkek ve kadın çoğu
işlerde karışıktır. Erkekleri de kadın kıyafetinde gezerler. Çoğunlukla kâhin
ve remil [548] ehli olup (gerçeklerden) uzaklaşmışlardır.
Özellikle Akdeniz sahilleri Yengeç burcuna ve Ay’a mensup olduğundan,
halkının çoğu ticarete yatkındır. Bölgenin şehirleri genellikle bolluk
içindedir ve refah seviyesi yüksektir. Uzak batı ülkeleri ise, Akrep burcuna
ve Mars yıldızına mensuptur. Bu sebeple halkının ahlâkı yırtıcı hayvanlara
benzerlik arz eder. Çoğunlukla husûmet güderler ve birbirlerini
öldürmekten geri durmazlar. Saîd ve Habeş memleketlerinin hâkimi Zühal,
Jüpiter ve Merkür yıldızları olmakla, oraların halkı farklı farklı gelenekler
üzeredir. (Mesela bir kısmı) ölülerine (aşırı derecede) hürmet gösterirler.
Dışarıdan gelen bilginlere uyup teslim olurlar. Kadınlara fazla rağbet
ederler.
Bu insanlar zayıf karakterli, korkak ve zavallı bir toplumdur. Özellikle
Mısır ve İskenderiye memleketleri İkizler burcuna ve Merkür yıldızına
mensup olmakla, halkının çoğu anlayış ve idrak sahibidir. Gizli sırları
keşfetmeye ve bir takım garip ilimleri öğrenmeye meyillidirler. Habeş
memleketleri ve özellikle bölgenin ortaları Kova burcuna ve Zühal yıldızına
mensuptur. Bu sebeple halkı balık yemeyi sever. Yaşayışları ve yeme
içmelerinde hayvanî özellikler baskındır.
“Her şeyi bir sebebe bağlı olarak yaratan Allah teâlâ, her türlü noksan
sıfatlardan münezzehtir. O’nun şânı yücedir.”

