Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Beşinci Madde

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Beşinci Madde Beşinci Madde Yerkürenin dörtte birini teşkil eden meskûn mahallerinin burçlar üçgeni ile yedi gezegene tâbi olan şehirlerini ve yörelerini, buralar ahâlisinin …

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Beşinci Madde

Beşinci Madde

Yerkürenin dörtte birini teşkil eden meskûn mahallerinin burçlar üçgeni

ile yedi gezegene tâbi olan şehirlerini ve yörelerini, buralar ahâlisinin

davranışlarını ve başlıca sıfatlarını bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki İslâm filozofları bu oluşum ve bozuşum âleminde

geçerli olan hallerle, değişimler neticesinde meydana gelen eserlerin

hepsinin gerçekte Allah’ın tesiriyle olduğunu isbat ederek şöyle

demişlerdir: Esîrî cisimler ve felekî konumlar şu unsurlar âleminde Cenâb-ı

Hakk’ın emri ve dilemesiyle tesir eder. Çünkü hakîki müessir ancak

âlemlerin Rabbi ve efendilerin efendisi Allah teâlâdır. (Bir başkasına tesir

etme konusunda) yıldızlar ve felekler ancak âletler gibidir ve onlar sadece

görünen sebepleri teşkil ederler. Unsurlarla bileşiklerin felekler ve

yıldızlarla elbette bağlantısı ve alâkası vardır. Hakîki yedi iklim (yukarıda)

anlatılan tertip üzere yedi gezegene mensup olmaktan başka, şehirlerin ve

bölgelerin de her biriyle on iki burç arasında ilgisi ve bağlantısı olduğu

isbatlanmıştır. Bu ilginin, şehirlerin burçlar üçgenine (müsellesât-ı burûc)

nisbetince olduğu bilinmiştir. Burçlarla oluşan üçlüler yukarıda ilgili

maddelerinde açıklanmıştı. Nitekim dört tane üçlü bulunmuştur.

Birinci üçlünün özellikleri: Erkeksi, nârî (ateş özelliği belirgin) ve kuzeye

ait olmalarıdır. Yönlerden kuzeyle debûr (kuzey rüzgarı) arası buna nisbet

olunmuştur. Bunlar güneş, Jüpiter ve Mars’tır. Ve bu üçlünün hâkimi

gündüzleri güneş, gece ise Jüpiter’dir.

İkinci üçlünün özellikleri: Dişil, topraksı (türâbî) ve güneye ait

olmalarıdır. Yönlerden güney ile sabâ arası buna mensup bulunmuştur.

Bunlar Venüs, Zühal ve Merkür’dür. Bu üçlünün hâkimi gündüzleri Venüs,

geceleri ise Merkür’dür.

Üçüncü üçlünün özellikleri: Doğuya mensup havâî ve erkeksi olmalarıdır.

Kuzeyle sabâ arası buna nisbet olunmuştur. Bunlar Zühal’in evleri ve

Merkür’dür. Bunların hâkimi gündüzleri Venüs, geceleri ise Merkür’dür.

Dördüncü üçlünün özellikleri; batıya ait, suya mensup ve dişil olmalarıdır.

Güney ile debûr arası buna nisbet kılınmıştır. Bunlar Venüs ve Ay’dır. Ve

bunların hâkimi gündüzleri Venüs, geceleri ise Ay’dır. Aynen bunlar gibi

yerkürenin meskûn bulunan dörtte biri de, burçların üçlülerine benzer

şekilde dört kısma taksim olunup öylece itibar olunmuştur. Bunlardan her

bir kısım bir üçlüye nisbet edilmiştir.

Birinci kısım: Avrupa namıyla isimlendirilen batı ve kuzey arasıdır.

Burası (yukarıda) ilk önce sayılan üçlüye nisbet edilmiştir. Bu bölgede

ikãmet edenlerin -önceki üçlüde zikredilen- riyâset özelliği sebebiyle [90/b]

çoğu zaman gözü pek ve serkeş oldukları görülmüştür. Çoğunluğu silah

kullanmaya yatkın ve siyâsete meyillidir. Yorgunluk ve meşakkate

dayanıklıdırlar. Latîf ve temiz oldukları gözlenmiştir. Çünkü buralara

geceleri Jüpiter ve Mars birlikte hâkim olur. Bu üçlünün evvelki kısımları

erkek özellikli, sonraki kısımları dişildir.

Bu bölge halkı çoğunlukla kadınların etkisinde kalırlar, gaflet üzere

yaşarlar. Kıskanç olmazlar ve günah nedir bilmezler. Özellikle İngilizler ve

Nemçe (Eski Avusturya) halkı Koç burcuna ve Mars yıldızının özelliklerine

benzerlik arz ederler. Bu sebeple oraların halkı ahlâkî bakımdan yırtıcı

hayvanlara benzerler. Roma , Fransa ve Adalar halkı ise Arslan

burcundadır ve güneşe nisbet olunmuşlardır. Bu sebeple ahâlisinin çoğu

riyâsete yeteneklidir. İspanya ve Portekiz Yay burcu ile Jüpiter’e mensup

olarak bilinmiştir. Bu sebeple buraların halkı genellikle iyi ahlâklı, temiz ve

sevimli bulunmuştur. Bunlardan sonra yerkürenin meskûn bölümünün

ortasına yakın yerlerde Rumeli ve İstanbul çevresi, Girit, Kıbrıs, Küçük

Asya sahilleri denilen Anadolu vardır.

Akdeniz ve Karadeniz’in bitiş noktaları gerçi bu üçlünün evvelki

bölgesine dahildir. Ancak ikinci üçlüye benzerlik arz ederler. Bu durumda

oraların hâkimi olmakta Venüs ve Merkür ortaktır. Bu sebeple sâkinlerinin

ekserisi siyâsete meyilli, riyâset ehli, anlayışlı, firâseti keskin ve ilim

öğrenmeye yatkın olup birbirine yakın ve sağlam mizaclıdırlar. Latîf

görünümlü ve ahlâkça uyumludurlar. Buraların hâkim yıldızı Venüs

olduğundan mûsikîyi severler; nağmeler dinlemekten haz alırlar. Âşık

meşrep ve dost canlısıdırlar. Özellikle İstanbul Oğlak burcundadır ve Zühal

yıldızına benzerlik arz eder. Bu sebeple İstanbul’un büyükleri mülk ve

riyâsete nâil olmuşlardır.

İkinci kısım: Asya namıyla isimlendirilmiştir. Doğu ile güney arasında

bulunduğundan, oranın şehirleri ve bölgeleri (yukarıda bahsi geçen) ikinci

üçlüye nisbet olunmuştur. Çünkü bu üçlünün hâkimi gündüzleri Zühal ve

Venüs’dür. Bu bölgede oturanlar bu yıldızlara çok büyük saygı gösterirler.

Venüs yıldızına benzerlik arz etmeleri sebebiyle semâ (müzik) ve raksa

yatkın olup hareketlidirler. Kadınlara olan muhabbetleri fazla olup

elbiselerinin ve her türlü örtülerinin süslü, nakışlı olmasına özen gösterirler.

Râhatlarına düşkündürler. Mizac ve yapılarında hararet özelliği gâliptir.

Buraların hâkimi Zühal’dir.

Bu sebeple nefisleri etkili ve güçlüdür. Yürekleri şecaatli ve şiddetlidir.

Himmetleri yücedir. Bu kısımda bulunanların bu üçlüye olan genel

benzerliğinin hükmü budur. Ancak şunu da ilâve edelim ki tek tek her

birinin nisbetleri de yine öyledir: Nitekim Acem bölgeleri Boğa burcuna ve

Venüs yıldızına mensup olduğu için buralar halkının ekserisi nakışlı

elbiseleri tercih ederler; evlerine nakışlı yaygıları sererler. Gömlekleri bile

sâde değildir.

Fırat ile Dicle arası ve Bağdat çevresi Başak burcuna ve Merkür’e

mensupturlar; ahâlisi arasında uzay gözlemcileri ve ilim erbâbı çokça

bulunur. Hint ve Sind bölgeleri Oğlak burcuna ve Zühal yıldızına benzerlik

arz eder. Bu sebeple halkının çoğu kem sözlü ve çirkin yüzlüdür. Fenâ

huylu, pasaklı ve inatçı olurlar. Dünyânın meskûn mahallerinin ortası olan

Kudüs ve çevresi, Şam, Hicaz, Yemen ve Arap Yarımadası’nın tamamı ise

bir önceki üçlüye benzerlik arz ederler. Bu durumda oraların hâkimi Jüpiter,

Mars ve Merkür’dür. Onun için, halkının çoğu zorba ve ticaret erbâbı

olmuştur. Hîle, tuzak, tembellik ve uyuşukluk oralar halkının karakteri

olmuştur. Arabistan ’ın mâmur bölgeleri Yay burcu ile Jüpiter yıldızına

mensup olduğundan, bölge halkının çoğu yumuşak huylu ve cömerttir.

Üçüncü kısım: Saksonya adı verilen doğu ve kuzey bölgedir. Bu kısım,

üçüncü üçlüye mensuptur. Gürcistan, [91/a] Dağıstan ile Mâverâünnehir

denilen Tûran ve Türkistan, Hıta ve Hotan memleketleri ve Tataristan bu

kısımda bilinmiştir. Bu bölgenin hâkimleri Zühal, Jüpiter ve Merkür

yıldızlarıdır. Bu sebeple halkının ekserisinin halîm-selim, ince anlayış

sahibi ve hikmetli, temiz ve iffetli oldukları görülmüştür. Özellikle

Azerbaycan memleketi İkizler burcuna ve Merkür yıldızına mensup

olduğundan, ahâlisi genellikle oynak olup zarar, ziyan ve hıyânet üzere

oldukları müşâhade olunmuştur. Mâverâünnehir bölgeleri Kova burcuna

ve ve Zühal yıldızına mensuptur. Bu sebeple halkının çoğu vahşi ve gaddar

olarak bilinmiştir.

Dördüncü kısım: Afrika adı verilen batı ile güney arasındaki bölgedir. Bu

kısım dördüncü üçlüye mensuptur. Bu bölgenin memleketleri olan Mısır,

Sûdan ve Batı (Afrika) kendi (oldukları) gibi bulunmuştur. Çünkü bu üçlüye

hâkim olmakta gündüzleri Mars ve Venüs müşterektir. Kadınlar,

yöneticilerinin işlerine müdahaleden geri durmazlar. Erkek ve kadın çoğu

işlerde karışıktır. Erkekleri de kadın kıyafetinde gezerler. Çoğunlukla kâhin

ve remil [548] ehli olup (gerçeklerden) uzaklaşmışlardır.

Özellikle Akdeniz sahilleri Yengeç burcuna ve Ay’a mensup olduğundan,

halkının çoğu ticarete yatkındır. Bölgenin şehirleri genellikle bolluk

içindedir ve refah seviyesi yüksektir. Uzak batı ülkeleri ise, Akrep burcuna

ve Mars yıldızına mensuptur. Bu sebeple halkının ahlâkı yırtıcı hayvanlara

benzerlik arz eder. Çoğunlukla husûmet güderler ve birbirlerini

öldürmekten geri durmazlar. Saîd ve Habeş memleketlerinin hâkimi Zühal,

Jüpiter ve Merkür yıldızları olmakla, oraların halkı farklı farklı gelenekler

üzeredir. (Mesela bir kısmı) ölülerine (aşırı derecede) hürmet gösterirler.

Dışarıdan gelen bilginlere uyup teslim olurlar. Kadınlara fazla rağbet

ederler.

Bu insanlar zayıf karakterli, korkak ve zavallı bir toplumdur. Özellikle

Mısır ve İskenderiye memleketleri İkizler burcuna ve Merkür yıldızına

mensup olmakla, halkının çoğu anlayış ve idrak sahibidir. Gizli sırları

keşfetmeye ve bir takım garip ilimleri öğrenmeye meyillidirler. Habeş

memleketleri ve özellikle bölgenin ortaları Kova burcuna ve Zühal yıldızına

mensuptur. Bu sebeple halkı balık yemeyi sever. Yaşayışları ve yeme

içmelerinde hayvanî özellikler baskındır.

“Her şeyi bir sebebe bağlı olarak yaratan Allah teâlâ, her türlü noksan

sıfatlardan münezzehtir. O’nun şânı yücedir.”