KİTABIN MUKADDİMESİ · Birinci Madde
Birinci Madde
Yüksek cennetlerin altında bulunup perde vazifesi gören meleklerin
çeşitlerini, Hak hazinelerinin denizlerini, yedi kat göklerin niceliğini ve
bunlardan her birinde bulunan meleklerle onların şekillerini ve tesbihlerini
(zikirlerini) bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki tefsir ve hadis âlimleri görüş birliğiyle
bildirmişlerdir: Hak teâlâ yüksek cennetlerin altında, güneşin ışığından
yetmiş bin perde indirmiştir. Onların altında ayın nûrundan yetmiş bin perde
ortaya çıkarmıştır. Ve bunların da altında zifiri karanlıktan yetmiş bin perde
yaratmıştır. Sözünü ettiğimiz perdelerin hepsi çeşit çeşit meleklerden
oluşmuştur.
Bu perdelerin altında bahr-ı mescûr, onun altında bahr-ı rakk-ı menşûr, [396]
onun altında bahr-ı rızk-ı maksûm, [397] onun altında bahr-ı in’âm (nimetler
denizi) , onun altında bahr-ı kumkâm (su denizi,) o nun altında bahr-ı hayvân
(hayat denizi) vardır. Ve bütün bu denizler, Cenâb-ı Hakk’ın bitip tükenmez
hazinelerinden kinâyedir. Söz konusu denizlerin altında yedinci kat
gökyüzü vardır ki parlak nûrdan, bir rivayete göre kırmızı yâkuttandır. Ve
ismi Aribâ ’dır, yüce meleklerle doludur. Ve oradaki hürmete layık melekler,
insan şeklindedir. Tesbihleri daima şudur; “subhânallâhi ve bi-hamdihî
adede halkıhî ve zînete arşihî ve midâde kelimâtihî.” [398] Onlar Hak
teâlâdan başka kimseyi bilmezler ve birbirlerine bile dönüp bakmazlar.
Allah korkusundan kıyamda durup kıyamete kadar ağlarlar. Bunlara [8/b]
melâike-i mukarrabîn ve rûhânîyyîn ( manevî olarak Allah’a yaklaştırılmış
melekler) derler. Reislerinin ismi Raykail ’dir ki yedinci kat gökyüzünün
bekçisidir.
Bunun altında altıncı kat gökyüzü vardır ve o taze incidendir. Buranın
ismi Raka ’dır; Altıncı kat semâdaki melekler gılmân (hizmetkâr)
şeklindedir. Yüzleri gülden tazedir. Hepsi de Allah korkusundan rükûa
varmışlardır. Ve “subhâne rabbî külli şey’in” [399] tesbihini dillerine vird
edinmişlerdir. Reislerinin adı Kemhâil ’dir, altıncı kat gökyüzünün
bekçisidir. Onun altında beşinci kat gökyüzü vardır; kırmızı altındandır.
İsmi Denika ’dır. Buranın melekleri hûriler şeklindedir. Onların hepsi de
Allah korkusundan tevazu ile oturur vaziyette dururlar. Tesbihleri şudur;
“subhâne’l-hâlıkı’n-nûri ve bi-hamdihî” [400] Reislerinin ismi Semhâil ’dir ki
o, beşinci kat gökyüzünün bekçisidir. Onun altında dördüncü kat gökyüzü
vardır ki beyaz gümüştendir. İsmi, Erkalun ’dur. Ve onun melekleri at
şeklindedir. Tesbihleri şudur; “subhâne’l-meliki’l-kuddûsi rabbünâ ve
rabbü’l-melâiketi ve’r-rûh” [401] Reislerinin ismi Kâkâil ’dir; dördüncü kat
gökyüzünün bekçisidir. Onun altında üçüncü kat gökyüzü vardır ki sarı
yâkuttandır. İsmi Mâûn ’dur ve onun melekleri kartal şeklindedir; tesbihleri
şudur; “subhâne’l-hayyi’llezî lâ yemûtü” [402] Reislerinin ismi Safdail ’dir;
üçüncü kat gökyüzünün bekçisidir. Onun altında ikinci kat gökyüzü vardır
ki kırmızı yâkuttandır. İsmi Kaydum ’dur. Buranın bütün melekleri deve
şeklindedir. Tesbihleri şudur; “Subhâne zi’l-izzeti ve’l-ceberût” [403]
Reislerinin ismi Mencail ’dir; ikinci kat gökyüzünün bekçisidir. Onun
altında birinci kat gökyüzü vardır ki yeşil zeberceddendir. İsmi Berkia ’dır;
melekleri sığır şeklindedir. Tesbihleri şudur; “subhâne zi’l-melülki ve’l-
melekût” [404] Reislerinin ismi İsmail’dir; dünya semâsının bekçisidir. Bu,
büyük ve güzel bir melek olup Mîkâil ’in vekilidir. Yağmuru her yere o
paylaştırır. Damlalar onun hesap ettiği yerlere yağar ve bulutlar ancak onun
sevk ettiği bölgelere gider.
Yedi kat göklerin, kırmızı altından, kapalı bulunan sayısız kapısı vardır ve
bütün bu kapıların anahtarı “Allahu ekber” ismidir. Her kat göğün kapısını,
oranın reisinin izniyle, görevli kapıcıları açar. Yedi kat göklerden her birinin
kalınlığı ve yüksekliği beş yüz yıllık mesafedir. Ve her iki semânın arası da
beş yüz yıllık yoldur. Şurası bilinmelidir ki yukarıda açıklandığı şekliyle
yedi kat göklerin mesafelerinin verilmesi, kesinlik ifade etmez. Belki bu,
mübâlağadan kinâyedir. Çünkü Allah’ın kudreti sınırsızdır. Yedi kat
göklerin görünüşü ve şekilleri –sahih rivayetlere göre- yedi adet çadır gibi
olup yerin çevresinde bulunan sekiz adet Kaf dağının [405] yedisi üzerinde
karar kılmışlardır. Sekizinci kaf dağına gelince o, dünya göğünün içinden
yeri kuşatmıştır. Göklerin etrafı bu kaf dağlarının üzerinde son bulmaktadır.

