BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Altıncı Madde
Altıncı Madde
Zamanın on iki hayvan (burç) üzere dönmekte olduğunu ve her sene
bunlardan birine benzeyerek değişmesinden dolayı yeryüzünde meydana
gelen tesirlerini bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki Hindistan filozofları şunu tecrübe ile isbat
etmişlerdir ki zaman on iki hayvan (burç) üzere dönmektedir. Her sene
bunlardan birinin ahlâkıyla ahlâklanıp cihan halkna Cenâb-ı Hakk’ın
emriyle böylece sirâyet edip tesir ederler. Türkistan halkı genellikle buna
itibar edip bu konuda söylenenlere riâyet ederler. Bunun için zamanın
hükümlerini “Türkistan Senesi” diye isimlendirmişlerdir.
Şimdi buraya zamanın hükümlerini açıklayan manzumemizi yazmak
münasip olmuştur.
Nazm
1-Allah adı hoş işler evvelidir
Her dem Allah diyen kişi velîdir
2-Hamdu li’llah dahi salât u selâm
Fahr-i Kevneyn ü âline be-devâm
3-Ba‘de ism-i ilâh u hamd ü salât
Sâl-i Türk oldı seksen üç ebyât
4-Hakkı dir “Sâl-i Türk”ü nazm itdim
Nisbet ü hükmü remzine yetdim
5-Cümle ahkâmı Sâlî Türkânı
Hükemâ mezhebince bil anı
6-Hükemâ kavlin i‘tikâd idemem
Hem de küllî yalan diyüb gidemem [91/b]
7-Ekser ahvâle vâkıf olmuşlar
Akl ile tecrübe ile bulmuşlar
8-Sâl-i Türkân ki devri dâ’imdir
On iki canavarla kâ‘imdir
9-Yılda bir canavar huyuyla revân
Muttasıl ola cümle halk-ı zamân
10-Fâredir, Pes, bakarla kaplandır
Sonra tavşan sinekle yılandır
11-Andan atdır ganemle maymundur
Mürgdan segle hûk ol oyundur
12-Bin yüz altmış beş oldı çünki bu yıl
İki bin altmış üçde Rûmî yıl
13-Mâh-ı Âzer’de oldı altmış u çâr
Otuz üç yılda bir tedâhülü var
14-Olsa Âzer’le bir Muharrem hem
Sâl-i Hicrin birini tarh it o dem
15-Bilmek istersen oldığın sâli
Nisbeti kangı canavar hâli
16-Bak bu târîh-i hicriyetde o sâl
Vâki‘ olan sinîn-i Rûmîden al
17-Ol üç sâli tarh kıl be neşât
Sonra on ikişer idüb iskât
18-Kaç sene kalsa fâreden başla
Bir sene her birine bağışla
19-Kangı hayvânda âhır olsa hemân
Ol yılın hâkimidir ol hayvân
20-Yıldır üç fasl u evveli dört ay
Dört ay ortası dört ay âhiri say
21-Sâl-i şems iledir çü nisbet-i hâl
İbtidâ-yı hameldir evvel-i sâl
22-Bulsa bir kimse doğdığı sâli
Bilinir tab‘ u hûy u ahvâli
23-Çün gelür sâl-i fâre hoşluk ola
Evsat-ı sâlde çok yağışlık ola
24-Âhir-i sâlde fitneler uyanır
Cenk olur niceler deme boyanır
25-Kışıdır hem dırâz u hem sermâ
Fâreler galleyi ider yağma
26-Doğsa mevlûd fî-evâ’il-i sâl.
Zeyrek olur ziyâde hûb-hısâl
27-Ol yılın evsatında doğsa veled
Didiler ol yalancıdır hûyu bed
28-Âhir-i sâlde doğsa bed-kirdâr
Olur ol hasûd ve hem mekkâr
29-Çün bakar sâli gelse bîmârî
Çoğ olur hem sudâ‘dan zârî
30-Fitnelerden mülûk olur gam-nâk
Çâr-pâ nev‘ine irişe helâk
31-Kışı müşted olur dahi kûtâh
Meyveler hem soğukdan ola tebâh
32-Ol sâlde doğsa kız ya oğul
Gayrılar işine olur meşgûl
33-Evsatında doğan olur pür-nûr
Zeyrek ü hûb-rûy u hem mesrûr
34-Âhir-i sâlde doğsa peyveste
Gönlü gamlı olur teni haste
35-Çünki kaplan yılı gelür be-ta‘ab
Halka düşer adâvet ile gazab
36-Nâsa çoğu naks-ı ahd olur pîşe
Pes, düşer cümle havf ü teşvîşe
37-İhtilâf-ı mülûk olur o zamân
Isıran canavar çoğ olur ol ân
38-Zelzele ola ba‘zı sahrâda
Keştiye âfet ire deryâda
39-Kışı kısa ziyâde savuğ ola
Gözler nehirler suyu çoğ ola [92/a]
40-Ol yılın evvelinde doğan uşak
Âlî himmetlidir yüzü yumuşak
41-Evsatında doğarsa kâmil olur
Âhirinde cebân ü kâhil olur
42-Çünki tavşan yılı olur vüs‘at
Çoğ olur meyvelerle her ni‘met
43-Sulh ile dola hep zemîn ü zamân
Halk sıhhatle bula emn ü emân
44-Hoş kışı mu‘tedil bahârı bahâr
Yazı yaz çâr faslı hûb u nigâr
45-Ol sâlde doğsa mâlı olur
Bed-hûy olur velî vefâlı olur
46-Evsatında doğan olur yahşî
Âhiri müksir ola hem vahşi
47-Çünki mâhî yılı gelir bisyâr
Ola harb ile fitneler bîdâr
48-Gendüm ü cev çoğ ola hem erzân
Kim kesîr ola berf ile bârân
49-Kışı gâyet dırâz olur hem serd
Kim ziyân eyleye ağaçlara berd
50-Ol yılın evveli doğan nâçâr
Ahmak u bed-güher olur bed-kâr
51-Evsatında doğan halîm ola nerm
Âhiri bed-hûy ola hem bî-şerm
52-Çün gelür nevbet ile sâl-i yılan
Her ta‘âmın bahâsı ola girân
53-Kışı gâyetle nerm ü kısa olur
Kaht olub her gönülde gussa olur
54-Ol sâl doğan olur hâmûş
Bilgili sözleri hem işleri hoş
55-Evsatı doğan ola bed-etvâr
Âhiri bed-şekil olur bed-kâr
56-Çün gelür sâl-i esb bâ-şer ü şûr
Eyleye ceng ü harb ü fitne zuhûr
57-Sayfı hoş zer‘ u galle çoğ ola pâk
Çâr pâya irişe renc ü helâk
58-Kışı nerm ü dırâz olur gâyet
İrişe meyve cinsine âfet
59-Evvel-i sâl doğan çeke zahmet
Hem olur pür-mahabbet ü hikmet
60-Evsatı yahşî işlidir hoş-hûy
Âhiri gamlı bed-hûy u bed-gûy
61-Çünki sâl-i ganem gelür gam-nâk
Keştîler bahr içinde bula helâk
62-Harb olur sür‘at ile sulhu bulur
Hayr u ihsâna sa‘y iden çoğ olur
63-Kışı nerm ü dırâz olur vâki‘
Ol sâl doğan olur nâfi‘
64-Evsatında doğandır âsûde
Âhir olur pelîd ü fersûde
65-Çünki maymun yılı gelür hayırsız
Çoğ olur yan kesici hem pîrsiz
66-Ol sene halka çoğ sitemler olur
Hastalık üştür ile esbi bulur [92/b]
67-Kışı gâyet kasîr u savuğ ola
İneb az, dişiyle yiyiciler çok ola
68-Ol sâl doğan olur bed-rûy
Lîk handân u şâd olur hoş-hûy
69-Evsatında doğarsa olur hasûd
Âhirinde doğan olur bî-sünûd
70-Sâl-i mürg olsa hastalık yoğ ola
Galle erzân ü meyveler çoğ ola
71-Kışı nerm ü dırâz olur gâyet
Hâmile zenlere irer âfet
72-Ol sâl doğanda hüsn ü cemâl
Olur az kısmeti fakîrü’l-hâl
73-Evsatı mü’ezzî halk ana düşmân
Âhiridir sahî sever mihmân
74-Çünki it sâli gelse galle vü nân
Hem azîz ola hem bahâsı girân
75-Çoğ olur ve mevt ve katl insânı
Hem de düzd ü mahîl ü şeytânı
76-Kış hafîf ola meyveler hem ucuz
Kışda emn ü emân olur şeb ü rûz
77-Ol sâlde doğsa kız ya oğul
Ola bed-gûy u harîs u ekûl
78-Evsatında doğan eder gavgâ
Âhirinde kanâ‘at ide vefâ
79-Çün gelür sâl-i hûk olur hasta
Emîr ü a‘yân-ı şehr peyveste
80-Pâdişâhlar aralarına hilâf
Vâki‘ olub çoğ ola ceng ü mesâf
81-Çoğ olur hınta ve şa‘îr kalîl
Âfet eyler daruya hem ta‘cîl
82-Halk yerden yere kona ve göçe
Hem re‘âyâ müşevveş ola kaça
83-Çoğ olur anda düzd ü tarrârân
Ola kış nerm hem dırâz o zamân
84-Ol sâlde doğsa bir ferzend
Olur ol tîz-gûy ü hoş pesend
85-Evsatında doğarsa kâzib olur
Âhirinde halîm ü râğıb olur
86-Hem olur sâl-i fâre devr-i zamân
Hoş bu tertîb ile ider devrân
87-Halkı fehm eyledinse ey Hakkı
Mâ-sivâyı yoğ eyle bul Hakk’ı
Günümüz Türkçesiyle
1-Allah adı, her güzel işin evvelidir. Her an Allah diyen, şüphesiz velîdir.
[549]
2-Allah’a şükür, ol Habib’e salât ve selâm; O İki Cihan’ın İftihârı Övüncü
ile âline olsun.
3-Allah’a hamd, Habibi’ne salavâttan sonra. Türk Yılı seksen üç beyt oldu
bunlarla.
4-Hakkı der ki; Türk Yılı nı nazmettim. Gücüm yettiğince sırlarını
açıkladım.
5- Türk Yılı nın bütün hükümleri, filozoflar sözüncedir onu bil.
6-Filozofların her sözüne bütünüyle inanmam. Ne var ki bunların hepsi
yalan da diyemem.
7-Dünyanın çoğu ahvâlini bilmişler. Akılla, tecrübeyle bunları bir bir
bulmuşlar.
8-Türk Yılı ki dönen bir devr-i daimdir. On iki canavarla hem bunlar
kãimdir.
9-Yılda bir canavar huyuyla döner devrân. Cümle halk, onun huyuna
bürünür o zaman.
10-Sayarsak sırasıyla; fâre, sığır ve kaplandır. Bundan sonra tavşan, sinek
ve yılandır.
11-Sonrası attır; koyun ve maymundur. Kuştur, köpektir ve domuz
yavrusudur.
12-Bin yüz atmış beş oldu hicrî yıl. İki bin atmış üçtür bil ki rûmî yıl.
13-Mart ayında yıl, atmış dört olur. Otuz üç yılda bir tedâhül olur.
14-Mart’la Muharrem denk gelirse; Hicrî yılın birini aradan çıkar ve sil.
15-Bulunduğun yılı bilmek istersen. Yıla hangi hayvan hakim, bulmak
istersen.
16-Bak bu tarihte hicrî takvim hangi yıl? Rûmî yılların hangisine gelir,
onu bul.
17-Önce o üç seneyi çıkar, ey genç! Sonra on ikişeri düş.
18-Geri kalanlara fâre yılından başla. Bir sene(yi bunların) her birine
bağışla.
19-Saydığın, hangi hayvanda biterse hemen. O seneye hâkimdir, bilesin ki
o hayvan.
20-Yıl üç mevsimdir ve dört aydır ilki. Ortası ve sonu da dörder ay,
bunların bil ki.
21-Halin bilinmesi güneş senesiyledir. Yılın başlangıcı, koçun ilk
günlerindedir.
22-Bu hesapla bulursa; doğduğu yılı. O yıla hakim hayvan gibidir mizacı,
halleri.
23-Fâre yılına gelince sene, hoşluk olur. Yıl ortasında çokça yağışlık olur.
24-Yıl sonuna gelince, fitneler uyanır. Cenk olur ve niceler kana boyanır.
25-Kış o sene uzun ve soğuk olur. Tahılları gör; fârelere yağma olur.
26-O yılın başında doğan çocuklar. Zeki, atılgan ve sevimli olurlar.
27-Yıl ortasında doğan bir evlâd. Denir ki; o yalancıdır, huyu bed olur.
28-Yıl sonunda doğan çocuk ne feci. Ameli kötü olur; hasetçi ve hîleci.
29-Sığır yılı gelince hastalıklar. Çok olur hem, baş ağrısı artar.
30-Fitnelerle boğuşur o yıl idareciler. Helâk olur hayvanlar, gökten belâ
iner.
31-Kışı kısadır bu yılın, fakat şiddetli olur. Meyveler de soğuktan gayet
zarar görür.
32-O yılda doğan bir kız ve oğul. Başkalarının işiyle meşgul olur.
33-Yıl ortasında doğan nurlu olur. Zeki, iyi huylu ve neşeli olur.
34- Yıl sonunda doğanın gönlü yasta. Yüreği gamlıdır onun, tîneti hasta.
35-Kaplan yılı gelince artar yorgunluk. Sirâyet eder halka, bir de
kızgınlık.
36-Sözünden caymak âdet olur, halk arasında. Aklı karışır herkesin,
korkuya yenilir.
37-İdâreciler arasında anlaşmazlık olur o zaman. Canavarlar azıp halka
saldırır.
38-Zelzele olur bir de, bazı bölgelerde. Gemilere âfet erişir kimi
deryâlarda.
39-Kışı kısa olur bu yılın, fakat şiddetli. Pınar ve nehir suları, bu sebeple
bereketli.
40-Bu yılın evvelinde doğan bir çocuk. Himmeti yüce olur; yüzü
yumuşacık.
41-Ortasında doğanlar olgun olur. Sonunda doğanlar haylaz ve tembel
olur.
42-Tavşan yılı gelince her yer bolluk olur. Meyvelerde bereket, nimetlerde
çokluk olur.
43-Barış ve esenlikle dolar, dünya o zaman. Sıhhat ve afiyette olur herkes,
geleceğe güven duyar.
44-Kışı ılık ve mutedildir; baharı bahar. Yazı yaz gibidir, dört mevsimi de
nigâr.
45-O yılda doğanların malı çokça olur. Kötü huylu, fakat vefâlı olurlar.
46-Ortasında doğan güzel olur; yahşî. Sonunda doğanlar; kırıcı ve vahşi.
47-Balık yılı gelince karışıklık olur. Harpler çıkar, ortalık fitnelerle dolar.
48-Bereketli olur o sene, buğday ve arpa. Kar, yağmur bol yağar; işler
sarmaz sarpa.
49-Kışı gayet uzun sürer; oldukça sert. Ağaçları ziyan etmededir soğuk ve
dert.
50-O yılın evvelinde doğanlar çaresiz. Ahmak, kötü huylu, çirkin olurlar.
51-Ortasında doğanlar yumuşak huylu, halîm selim. Sonunda doğanlar
kötü huylu, hayasızdır hem.
52-Ne zaman gelirse yılan yılı. Her yiyeceğin fiyatı pahalı olur.
53-Kışı kısa sürer ve ılık geçer. Kıtlık olur, gönüller üzüntü çeker.
54-Sene başında doğanın, işleri düzenli. Öyledir sözleri de, hoştur o denli.
55-Yıl ortasında doğanlar kötü hareketlidir. Sonunda doğanlar kötü ve
çirkindir.
56-At yılı gelince kötülük ve karışıklık. Savaş, kargaşa ve fitnelerle dolar
ortalık.
57-Yazı güzel geçer; boldur tahıl ve ziraat. Sığır ve davarlarda, çokça
görülür helâk.
58-Bu yılın da kışı, ılık ve kısa geçer. Meyvelere bir telef, âfet gibi çöker.
59-Yıl başında doğanlar çeker zahmet. Sevgi yoksunudur, sözünde olmaz
hikmet.
60-Ortasında doğanın ne güzel; hoştur huyu. Sonunda doğanın işi ve lafı
kem, içilmez suyu.
61-Koyun yılı gelince artar hüzünler. Denizlerde helâk kol gezer; batar
gemiler.
62-Harp çıkarsa o yıl, hemen sulh olur. Hayır ve barış için çalışanlar çok
olur.
63-Kışı ılık geçer ve kısa olur. Yılın başında doğanlar toplumun hayırlısı
olur.
64-Ortasında doğanlar; rahat ve huzurludur. Sonunda doğanlar kötü,
donuk ve sıkıntılı olur.
65-Maymun yılı hayırsız yıldır. O yılda hırsızlar ve yankesiciler çoğalır.
66-Halk, o sene çok sıkıntı çeker. Hastalık görülür çokça; atlarda,
develerde.
67-Kışı gayet kısa geçer, fakat şiddetlidir. Üzümler az olsa da, geviş
getirenler [550] bereketlidir.
68-Yılın başında doğanların sûreti çirkin olur. Mutlu ve güzel huylu,
huzurlu olur.
69-Ortasında doğanlar hasetçi ve kıskançtır. Sonunda doğanlara hayat
bolluk ve saâdettir.
70-Kuş yılı gelince, hastalıklar yok olur. Tahıl ve meyvelerde o yıl, bolluk
olur.
71-Kışı kısa sürer ve ılık olur gayet. Hâmile kadınlara erişir, çoğu yerde
âfet.
72-Sene başında doğanın yüzü, yapısı güzeldir. Kısmeti az olur yazık ki,
fakir ve yoksuldur.
73-Ortasında doğan eziyet verir, halk ona düşmandır. Sonunda doğan
cömerttir, misafirlere mihmândır.
74-İt yılı gelince tahıl ve yiyecekler, kıymetlenir, hem de pahalı gider.
75-Ölümler çok olur; adam öldürme artar. Ortalığı hırsızlık, hîle ve
şeytanlık kaplar.
76-Kışı hafif geçer, meyveler bol ve ucuz olur. Emniyetle geçer mevsim,
kimse huzursuz olmaz.
77-Yılın başlarında doğsa, kız veya oğul. Kötü huylu ve hırslı olur, bir de
obur.
78-Ortasında doğanlar, herkesle kavgalıdır. Sonunda doğanlar, kanaatkâr
ve vefâlıdır.
79-Tavuk yılı gelince idareciler hasta olur. Onların bu hali, halkı yasta
bırakır.
80-İdareciler arasında ihtilaflar artar. Bu yılda cenkler, savaşlar çok olur.
81-Buğdaylar bereketlidir, arpa yetersiz. Darıya âfet gelir, insanlar kalır
çaresiz.
82-Böyleyken bir yerden bir yere konup göçerler. Toplum karışır birden,
sağa sola kaçarlar.
83-Hırsızlık ve tâlân, her tarafa yayılır. Kış mevsimi bu yılın, ılık ve kısa
sayılır.
84-Sene başında doğan erkek çocuklar. Hazır cevap ve kendini beğenmiş
olurlar.
85-Yılın ortasında doğanlar yalancı olur. Sonunda doğanlar uyumlu,
arzulu ve yapıcı olur.
86-Fâre yılında tekrar, zaman devreder. Hoş bu tertip üzere devrân döner.
87-Yaratılmışları anladınsa, ey Hakkı! Mâsivâ yı yok sayıver, bul Hakkı.
Şimdi burada, bu makãmda eski astronomi ilmine dair bilgileri bu kadar
açıklamakla yetinip beldelerin enlem ve boylamlarıyla çizilmiş daireler
küre yüzeyi üzerinde resmedilmiştir. Her halde olduğu gibi bunlarda da işin
hakikatini ve durumların en doğrusun ancak Allah teâlâ bilir. Kudret sahibi
ve var ettiklerini hikmetle yaratan Allah’ tesbih ederiz. O’nun şânı yücedir.
[546] . Bu rakam yazma nüshada sehven üç yüz olarak kaydedilmiştir.
[547] . Arpa boyu olarak anılan ölçü biriminde, arpalardan biri dik, diğeri
yan olarak dizilmektedir.
[548] . Reml / Remil: Bir takım nokta ve çizgilerle gâipten haber verme
dolandırıcılığı. Bu işi yapana da remmâl denir.
[549] . Velî: Dost, yâr, sevgili, eren, ermiş. Tasavvufta Hakk’ın dostu ve
sevgili kulu demektir. (Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü .)
[550] . Geviş getirenler: Koyun, keçi, sığır ve deve gibi yediği besinleri
ikinci kez çiğnedikten sonra hazmedenlerdir ki bunlar aynı zamanda eti
yenen hayvanlardır.
1-Allah adı, her güzel işin evvelidir. Her an Allah diyen, şüphesiz velîdir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi ve geometri bilginleri yerküre üzerinde
on sekiz meridyen dairesi (daire-i nısf-ı nehâr) ile ekvator çizgisinden
güney ve kuzeye doğru da sekiz enlem dairesi (daire-i arz) çizip bunların
böylece olduğunu varsayarak, bu minval üzere her daireyi üç yüz altmış
dereceye bölmüşlerdir. Böylece meridyen dairesiyle boylam dereceleri ve
ekvatora paralel olan enlem daireleri tesbit edilmiş olup her iki dairenin
arası -satranç hesabıyla ile herhangi bir çarpımla- onar derece olarak
belirlenmiştir. İklim enleminin başlangıcı beldenin enlemi, ekvatordan iki
tarafa doğru olur diye itibar olunmuştur. Bu takdirde, söz konusu
çizgilerden biri kuzey enlemi, diğeri güney enlemi olur. İklimin başlangıç
boylamı ve beldenin başlangıç boylamı, kabul edilen Batı Okyanusu’nda
Hâlidât Adaları’nın meridyen dairesiyle ekvator dairesinin çakışma
noktasından itibâren, varsayılan beldenin meridyen dairesiyle ekvator
dairesinin çakışma noktaları arasında, ekvatordan itibâren başlayan yay ile
söz konusu beldenin boylamıdır diye bilinmiştir. Beldenin enlemi ise zenit
(başucu) noktasıyla ekvator arasında söz konusu beldenin meridyen
dairesinde meydana gelen yaya denilmiştir. Bu beldenin enlemi, gerek
güney gerekse kuzeyinde olan âlemin kutbunun yüksekliğine ve (hangi taraf
esas alınmışsa) bunun aksi yöndeki kutbun alçaklığına eşit bulunmuştur. Bu
şekilde enlem ve boylamlar tayin edilmesi (önemli bir boşluk doldurmuştur
ki, bunların) yardımıyla yeryüzündeki şehirlerin ve yörelerin yerleri tesbit
edilip yönleri bilinmiştir. Birbirlerine olan yakınlık ve uzaklık cihetiyle olan
nisbetleri takrîben bilinmiştir.
(Eski bir ölçü birimi olan fersah ın açılımı şöyledir): Bir fersah üç mil, her
mil üç bin zira, her zirâ‘ otuz iki parmak ve her parmak altı arpa boyu
olarak takdir edilmiştir. Bu takdirde yukarıda bahsi geçen ölçü birimleri
üzere, yerin bir derecesi altmış altı tam üçte iki mil olarak bilinmiştir.
67-Kışı gayet kısa geçer, fakat şiddetlidir. Üzümler az olsa da, geviş
getirenler bereketlidir.
Dördüncü kısım: Afrika adı verilen batı ile güney arasındaki bölgedir. Bu
kısım dördüncü üçlüye mensuptur. Bu bölgenin memleketleri olan Mısır,
Sûdan ve Batı (Afrika) kendi (oldukları) gibi bulunmuştur. Çünkü bu üçlüye
hâkim olmakta gündüzleri Mars ve Venüs müşterektir. Kadınlar,
yöneticilerinin işlerine müdahaleden geri durmazlar. Erkek ve kadın çoğu
işlerde karışıktır. Erkekleri de kadın kıyafetinde gezerler. Çoğunlukla kâhin
ve remil ehli olup (gerçeklerden) uzaklaşmışlardır.
. Geviş getirenler: Koyun, keçi, sığır ve deve gibi yediği besinleri ikinci
kez çiğnedikten sonra hazmedenlerdir ki bunlar aynı zamanda eti yenen
hayvanlardır.
. Bu rakam yazma nüshada sehven üç yüz olarak kaydedilmiştir.
. Arpa boyu olarak anılan ölçü biriminde, arpalardan biri dik, diğeri yan
olarak dizilmektedir.
. Reml / Remil: Bir takım nokta ve çizgilerle gâipten haber verme
dolandırıcılığı. Bu işi yapana da remmâl denir.
. Velî: Dost, yâr, sevgili, eren, ermiş. Tasavvufta Hakk’ın dostu ve sevgili
kulu demektir. (Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü .)
[93/a]
[94/b]

