Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Altıncı Madde

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Altıncı Madde Altıncı Madde Zamanın on iki hayvan (burç) üzere dönmekte olduğunu ve her sene bunlardan birine benzeyerek değişmesinden dolayı yeryüzünde meydana gelen …

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Altıncı Madde

Altıncı Madde

Zamanın on iki hayvan (burç) üzere dönmekte olduğunu ve her sene

bunlardan birine benzeyerek değişmesinden dolayı yeryüzünde meydana

gelen tesirlerini bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki Hindistan filozofları şunu tecrübe ile isbat

etmişlerdir ki zaman on iki hayvan (burç) üzere dönmektedir. Her sene

bunlardan birinin ahlâkıyla ahlâklanıp cihan halkna Cenâb-ı Hakk’ın

emriyle böylece sirâyet edip tesir ederler. Türkistan halkı genellikle buna

itibar edip bu konuda söylenenlere riâyet ederler. Bunun için zamanın

hükümlerini “Türkistan Senesi” diye isimlendirmişlerdir.

Şimdi buraya zamanın hükümlerini açıklayan manzumemizi yazmak

münasip olmuştur.

Nazm

1-Allah adı hoş işler evvelidir

Her dem Allah diyen kişi velîdir

2-Hamdu li’llah dahi salât u selâm

Fahr-i Kevneyn ü âline be-devâm

3-Ba‘de ism-i ilâh u hamd ü salât

Sâl-i Türk oldı seksen üç ebyât

4-Hakkı dir “Sâl-i Türk”ü nazm itdim

Nisbet ü hükmü remzine yetdim

5-Cümle ahkâmı Sâlî Türkânı

Hükemâ mezhebince bil anı

6-Hükemâ kavlin i‘tikâd idemem

Hem de küllî yalan diyüb gidemem [91/b]

7-Ekser ahvâle vâkıf olmuşlar

Akl ile tecrübe ile bulmuşlar

8-Sâl-i Türkân ki devri dâ’imdir

On iki canavarla kâ‘imdir

9-Yılda bir canavar huyuyla revân

Muttasıl ola cümle halk-ı zamân

10-Fâredir, Pes, bakarla kaplandır

Sonra tavşan sinekle yılandır

11-Andan atdır ganemle maymundur

Mürgdan segle hûk ol oyundur

12-Bin yüz altmış beş oldı çünki bu yıl

İki bin altmış üçde Rûmî yıl

13-Mâh-ı Âzer’de oldı altmış u çâr

Otuz üç yılda bir tedâhülü var

14-Olsa Âzer’le bir Muharrem hem

Sâl-i Hicrin birini tarh it o dem

15-Bilmek istersen oldığın sâli

Nisbeti kangı canavar hâli

16-Bak bu târîh-i hicriyetde o sâl

Vâki‘ olan sinîn-i Rûmîden al

17-Ol üç sâli tarh kıl be neşât

Sonra on ikişer idüb iskât

18-Kaç sene kalsa fâreden başla

Bir sene her birine bağışla

19-Kangı hayvânda âhır olsa hemân

Ol yılın hâkimidir ol hayvân

20-Yıldır üç fasl u evveli dört ay

Dört ay ortası dört ay âhiri say

21-Sâl-i şems iledir çü nisbet-i hâl

İbtidâ-yı hameldir evvel-i sâl

22-Bulsa bir kimse doğdığı sâli

Bilinir tab‘ u hûy u ahvâli

23-Çün gelür sâl-i fâre hoşluk ola

Evsat-ı sâlde çok yağışlık ola

24-Âhir-i sâlde fitneler uyanır

Cenk olur niceler deme boyanır

25-Kışıdır hem dırâz u hem sermâ

Fâreler galleyi ider yağma

26-Doğsa mevlûd fî-evâ’il-i sâl.

Zeyrek olur ziyâde hûb-hısâl

27-Ol yılın evsatında doğsa veled

Didiler ol yalancıdır hûyu bed

28-Âhir-i sâlde doğsa bed-kirdâr

Olur ol hasûd ve hem mekkâr

29-Çün bakar sâli gelse bîmârî

Çoğ olur hem sudâ‘dan zârî

30-Fitnelerden mülûk olur gam-nâk

Çâr-pâ nev‘ine irişe helâk

31-Kışı müşted olur dahi kûtâh

Meyveler hem soğukdan ola tebâh

32-Ol sâlde doğsa kız ya oğul

Gayrılar işine olur meşgûl

33-Evsatında doğan olur pür-nûr

Zeyrek ü hûb-rûy u hem mesrûr

34-Âhir-i sâlde doğsa peyveste

Gönlü gamlı olur teni haste

35-Çünki kaplan yılı gelür be-ta‘ab

Halka düşer adâvet ile gazab

36-Nâsa çoğu naks-ı ahd olur pîşe

Pes, düşer cümle havf ü teşvîşe

37-İhtilâf-ı mülûk olur o zamân

Isıran canavar çoğ olur ol ân

38-Zelzele ola ba‘zı sahrâda

Keştiye âfet ire deryâda

39-Kışı kısa ziyâde savuğ ola

Gözler nehirler suyu çoğ ola [92/a]

40-Ol yılın evvelinde doğan uşak

Âlî himmetlidir yüzü yumuşak

41-Evsatında doğarsa kâmil olur

Âhirinde cebân ü kâhil olur

42-Çünki tavşan yılı olur vüs‘at

Çoğ olur meyvelerle her ni‘met

43-Sulh ile dola hep zemîn ü zamân

Halk sıhhatle bula emn ü emân

44-Hoş kışı mu‘tedil bahârı bahâr

Yazı yaz çâr faslı hûb u nigâr

45-Ol sâlde doğsa mâlı olur

Bed-hûy olur velî vefâlı olur

46-Evsatında doğan olur yahşî

Âhiri müksir ola hem vahşi

47-Çünki mâhî yılı gelir bisyâr

Ola harb ile fitneler bîdâr

48-Gendüm ü cev çoğ ola hem erzân

Kim kesîr ola berf ile bârân

49-Kışı gâyet dırâz olur hem serd

Kim ziyân eyleye ağaçlara berd

50-Ol yılın evveli doğan nâçâr

Ahmak u bed-güher olur bed-kâr

51-Evsatında doğan halîm ola nerm

Âhiri bed-hûy ola hem bî-şerm

52-Çün gelür nevbet ile sâl-i yılan

Her ta‘âmın bahâsı ola girân

53-Kışı gâyetle nerm ü kısa olur

Kaht olub her gönülde gussa olur

54-Ol sâl doğan olur hâmûş

Bilgili sözleri hem işleri hoş

55-Evsatı doğan ola bed-etvâr

Âhiri bed-şekil olur bed-kâr

56-Çün gelür sâl-i esb bâ-şer ü şûr

Eyleye ceng ü harb ü fitne zuhûr

57-Sayfı hoş zer‘ u galle çoğ ola pâk

Çâr pâya irişe renc ü helâk

58-Kışı nerm ü dırâz olur gâyet

İrişe meyve cinsine âfet

59-Evvel-i sâl doğan çeke zahmet

Hem olur pür-mahabbet ü hikmet

60-Evsatı yahşî işlidir hoş-hûy

Âhiri gamlı bed-hûy u bed-gûy

61-Çünki sâl-i ganem gelür gam-nâk

Keştîler bahr içinde bula helâk

62-Harb olur sür‘at ile sulhu bulur

Hayr u ihsâna sa‘y iden çoğ olur

63-Kışı nerm ü dırâz olur vâki‘

Ol sâl doğan olur nâfi‘

64-Evsatında doğandır âsûde

Âhir olur pelîd ü fersûde

65-Çünki maymun yılı gelür hayırsız

Çoğ olur yan kesici hem pîrsiz

66-Ol sene halka çoğ sitemler olur

Hastalık üştür ile esbi bulur [92/b]

67-Kışı gâyet kasîr u savuğ ola

İneb az, dişiyle yiyiciler çok ola

68-Ol sâl doğan olur bed-rûy

Lîk handân u şâd olur hoş-hûy

69-Evsatında doğarsa olur hasûd

Âhirinde doğan olur bî-sünûd

70-Sâl-i mürg olsa hastalık yoğ ola

Galle erzân ü meyveler çoğ ola

71-Kışı nerm ü dırâz olur gâyet

Hâmile zenlere irer âfet

72-Ol sâl doğanda hüsn ü cemâl

Olur az kısmeti fakîrü’l-hâl

73-Evsatı mü’ezzî halk ana düşmân

Âhiridir sahî sever mihmân

74-Çünki it sâli gelse galle vü nân

Hem azîz ola hem bahâsı girân

75-Çoğ olur ve mevt ve katl insânı

Hem de düzd ü mahîl ü şeytânı

76-Kış hafîf ola meyveler hem ucuz

Kışda emn ü emân olur şeb ü rûz

77-Ol sâlde doğsa kız ya oğul

Ola bed-gûy u harîs u ekûl

78-Evsatında doğan eder gavgâ

Âhirinde kanâ‘at ide vefâ

79-Çün gelür sâl-i hûk olur hasta

Emîr ü a‘yân-ı şehr peyveste

80-Pâdişâhlar aralarına hilâf

Vâki‘ olub çoğ ola ceng ü mesâf

81-Çoğ olur hınta ve şa‘îr kalîl

Âfet eyler daruya hem ta‘cîl

82-Halk yerden yere kona ve göçe

Hem re‘âyâ müşevveş ola kaça

83-Çoğ olur anda düzd ü tarrârân

Ola kış nerm hem dırâz o zamân

84-Ol sâlde doğsa bir ferzend

Olur ol tîz-gûy ü hoş pesend

85-Evsatında doğarsa kâzib olur

Âhirinde halîm ü râğıb olur

86-Hem olur sâl-i fâre devr-i zamân

Hoş bu tertîb ile ider devrân

87-Halkı fehm eyledinse ey Hakkı

Mâ-sivâyı yoğ eyle bul Hakk’ı

Günümüz Türkçesiyle

1-Allah adı, her güzel işin evvelidir. Her an Allah diyen, şüphesiz velîdir.

[549]

2-Allah’a şükür, ol Habib’e salât ve selâm; O İki Cihan’ın İftihârı Övüncü

ile âline olsun.

3-Allah’a hamd, Habibi’ne salavâttan sonra. Türk Yılı seksen üç beyt oldu

bunlarla.

4-Hakkı der ki; Türk Yılı nı nazmettim. Gücüm yettiğince sırlarını

açıkladım.

5- Türk Yılı nın bütün hükümleri, filozoflar sözüncedir onu bil.

6-Filozofların her sözüne bütünüyle inanmam. Ne var ki bunların hepsi

yalan da diyemem.

7-Dünyanın çoğu ahvâlini bilmişler. Akılla, tecrübeyle bunları bir bir

bulmuşlar.

8-Türk Yılı ki dönen bir devr-i daimdir. On iki canavarla hem bunlar

kãimdir.

9-Yılda bir canavar huyuyla döner devrân. Cümle halk, onun huyuna

bürünür o zaman.

10-Sayarsak sırasıyla; fâre, sığır ve kaplandır. Bundan sonra tavşan, sinek

ve yılandır.

11-Sonrası attır; koyun ve maymundur. Kuştur, köpektir ve domuz

yavrusudur.

12-Bin yüz atmış beş oldu hicrî yıl. İki bin atmış üçtür bil ki rûmî yıl.

13-Mart ayında yıl, atmış dört olur. Otuz üç yılda bir tedâhül olur.

14-Mart’la Muharrem denk gelirse; Hicrî yılın birini aradan çıkar ve sil.

15-Bulunduğun yılı bilmek istersen. Yıla hangi hayvan hakim, bulmak

istersen.

16-Bak bu tarihte hicrî takvim hangi yıl? Rûmî yılların hangisine gelir,

onu bul.

17-Önce o üç seneyi çıkar, ey genç! Sonra on ikişeri düş.

18-Geri kalanlara fâre yılından başla. Bir sene(yi bunların) her birine

bağışla.

19-Saydığın, hangi hayvanda biterse hemen. O seneye hâkimdir, bilesin ki

o hayvan.

20-Yıl üç mevsimdir ve dört aydır ilki. Ortası ve sonu da dörder ay,

bunların bil ki.

21-Halin bilinmesi güneş senesiyledir. Yılın başlangıcı, koçun ilk

günlerindedir.

22-Bu hesapla bulursa; doğduğu yılı. O yıla hakim hayvan gibidir mizacı,

halleri.

23-Fâre yılına gelince sene, hoşluk olur. Yıl ortasında çokça yağışlık olur.

24-Yıl sonuna gelince, fitneler uyanır. Cenk olur ve niceler kana boyanır.

25-Kış o sene uzun ve soğuk olur. Tahılları gör; fârelere yağma olur.

26-O yılın başında doğan çocuklar. Zeki, atılgan ve sevimli olurlar.

27-Yıl ortasında doğan bir evlâd. Denir ki; o yalancıdır, huyu bed olur.

28-Yıl sonunda doğan çocuk ne feci. Ameli kötü olur; hasetçi ve hîleci.

29-Sığır yılı gelince hastalıklar. Çok olur hem, baş ağrısı artar.

30-Fitnelerle boğuşur o yıl idareciler. Helâk olur hayvanlar, gökten belâ

iner.

31-Kışı kısadır bu yılın, fakat şiddetli olur. Meyveler de soğuktan gayet

zarar görür.

32-O yılda doğan bir kız ve oğul. Başkalarının işiyle meşgul olur.

33-Yıl ortasında doğan nurlu olur. Zeki, iyi huylu ve neşeli olur.

34- Yıl sonunda doğanın gönlü yasta. Yüreği gamlıdır onun, tîneti hasta.

35-Kaplan yılı gelince artar yorgunluk. Sirâyet eder halka, bir de

kızgınlık.

36-Sözünden caymak âdet olur, halk arasında. Aklı karışır herkesin,

korkuya yenilir.

37-İdâreciler arasında anlaşmazlık olur o zaman. Canavarlar azıp halka

saldırır.

38-Zelzele olur bir de, bazı bölgelerde. Gemilere âfet erişir kimi

deryâlarda.

39-Kışı kısa olur bu yılın, fakat şiddetli. Pınar ve nehir suları, bu sebeple

bereketli.

40-Bu yılın evvelinde doğan bir çocuk. Himmeti yüce olur; yüzü

yumuşacık.

41-Ortasında doğanlar olgun olur. Sonunda doğanlar haylaz ve tembel

olur.

42-Tavşan yılı gelince her yer bolluk olur. Meyvelerde bereket, nimetlerde

çokluk olur.

43-Barış ve esenlikle dolar, dünya o zaman. Sıhhat ve afiyette olur herkes,

geleceğe güven duyar.

44-Kışı ılık ve mutedildir; baharı bahar. Yazı yaz gibidir, dört mevsimi de

nigâr.

45-O yılda doğanların malı çokça olur. Kötü huylu, fakat vefâlı olurlar.

46-Ortasında doğan güzel olur; yahşî. Sonunda doğanlar; kırıcı ve vahşi.

47-Balık yılı gelince karışıklık olur. Harpler çıkar, ortalık fitnelerle dolar.

48-Bereketli olur o sene, buğday ve arpa. Kar, yağmur bol yağar; işler

sarmaz sarpa.

49-Kışı gayet uzun sürer; oldukça sert. Ağaçları ziyan etmededir soğuk ve

dert.

50-O yılın evvelinde doğanlar çaresiz. Ahmak, kötü huylu, çirkin olurlar.

51-Ortasında doğanlar yumuşak huylu, halîm selim. Sonunda doğanlar

kötü huylu, hayasızdır hem.

52-Ne zaman gelirse yılan yılı. Her yiyeceğin fiyatı pahalı olur.

53-Kışı kısa sürer ve ılık geçer. Kıtlık olur, gönüller üzüntü çeker.

54-Sene başında doğanın, işleri düzenli. Öyledir sözleri de, hoştur o denli.

55-Yıl ortasında doğanlar kötü hareketlidir. Sonunda doğanlar kötü ve

çirkindir.

56-At yılı gelince kötülük ve karışıklık. Savaş, kargaşa ve fitnelerle dolar

ortalık.

57-Yazı güzel geçer; boldur tahıl ve ziraat. Sığır ve davarlarda, çokça

görülür helâk.

58-Bu yılın da kışı, ılık ve kısa geçer. Meyvelere bir telef, âfet gibi çöker.

59-Yıl başında doğanlar çeker zahmet. Sevgi yoksunudur, sözünde olmaz

hikmet.

60-Ortasında doğanın ne güzel; hoştur huyu. Sonunda doğanın işi ve lafı

kem, içilmez suyu.

61-Koyun yılı gelince artar hüzünler. Denizlerde helâk kol gezer; batar

gemiler.

62-Harp çıkarsa o yıl, hemen sulh olur. Hayır ve barış için çalışanlar çok

olur.

63-Kışı ılık geçer ve kısa olur. Yılın başında doğanlar toplumun hayırlısı

olur.

64-Ortasında doğanlar; rahat ve huzurludur. Sonunda doğanlar kötü,

donuk ve sıkıntılı olur.

65-Maymun yılı hayırsız yıldır. O yılda hırsızlar ve yankesiciler çoğalır.

66-Halk, o sene çok sıkıntı çeker. Hastalık görülür çokça; atlarda,

develerde.

67-Kışı gayet kısa geçer, fakat şiddetlidir. Üzümler az olsa da, geviş

getirenler [550] bereketlidir.

68-Yılın başında doğanların sûreti çirkin olur. Mutlu ve güzel huylu,

huzurlu olur.

69-Ortasında doğanlar hasetçi ve kıskançtır. Sonunda doğanlara hayat

bolluk ve saâdettir.

70-Kuş yılı gelince, hastalıklar yok olur. Tahıl ve meyvelerde o yıl, bolluk

olur.

71-Kışı kısa sürer ve ılık olur gayet. Hâmile kadınlara erişir, çoğu yerde

âfet.

72-Sene başında doğanın yüzü, yapısı güzeldir. Kısmeti az olur yazık ki,

fakir ve yoksuldur.

73-Ortasında doğan eziyet verir, halk ona düşmandır. Sonunda doğan

cömerttir, misafirlere mihmândır.

74-İt yılı gelince tahıl ve yiyecekler, kıymetlenir, hem de pahalı gider.

75-Ölümler çok olur; adam öldürme artar. Ortalığı hırsızlık, hîle ve

şeytanlık kaplar.

76-Kışı hafif geçer, meyveler bol ve ucuz olur. Emniyetle geçer mevsim,

kimse huzursuz olmaz.

77-Yılın başlarında doğsa, kız veya oğul. Kötü huylu ve hırslı olur, bir de

obur.

78-Ortasında doğanlar, herkesle kavgalıdır. Sonunda doğanlar, kanaatkâr

ve vefâlıdır.

79-Tavuk yılı gelince idareciler hasta olur. Onların bu hali, halkı yasta

bırakır.

80-İdareciler arasında ihtilaflar artar. Bu yılda cenkler, savaşlar çok olur.

81-Buğdaylar bereketlidir, arpa yetersiz. Darıya âfet gelir, insanlar kalır

çaresiz.

82-Böyleyken bir yerden bir yere konup göçerler. Toplum karışır birden,

sağa sola kaçarlar.

83-Hırsızlık ve tâlân, her tarafa yayılır. Kış mevsimi bu yılın, ılık ve kısa

sayılır.

84-Sene başında doğan erkek çocuklar. Hazır cevap ve kendini beğenmiş

olurlar.

85-Yılın ortasında doğanlar yalancı olur. Sonunda doğanlar uyumlu,

arzulu ve yapıcı olur.

86-Fâre yılında tekrar, zaman devreder. Hoş bu tertip üzere devrân döner.

87-Yaratılmışları anladınsa, ey Hakkı! Mâsivâ yı yok sayıver, bul Hakkı.

Şimdi burada, bu makãmda eski astronomi ilmine dair bilgileri bu kadar

açıklamakla yetinip beldelerin enlem ve boylamlarıyla çizilmiş daireler

küre yüzeyi üzerinde resmedilmiştir. Her halde olduğu gibi bunlarda da işin

hakikatini ve durumların en doğrusun ancak Allah teâlâ bilir. Kudret sahibi

ve var ettiklerini hikmetle yaratan Allah’ tesbih ederiz. O’nun şânı yücedir.

[546] . Bu rakam yazma nüshada sehven üç yüz olarak kaydedilmiştir.

[547] . Arpa boyu olarak anılan ölçü biriminde, arpalardan biri dik, diğeri

yan olarak dizilmektedir.

[548] . Reml / Remil: Bir takım nokta ve çizgilerle gâipten haber verme

dolandırıcılığı. Bu işi yapana da remmâl denir.

[549] . Velî: Dost, yâr, sevgili, eren, ermiş. Tasavvufta Hakk’ın dostu ve

sevgili kulu demektir. (Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü .)

[550] . Geviş getirenler: Koyun, keçi, sığır ve deve gibi yediği besinleri

ikinci kez çiğnedikten sonra hazmedenlerdir ki bunlar aynı zamanda eti

yenen hayvanlardır.

1-Allah adı, her güzel işin evvelidir. Her an Allah diyen, şüphesiz velîdir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi ve geometri bilginleri yerküre üzerinde

on sekiz meridyen dairesi (daire-i nısf-ı nehâr) ile ekvator çizgisinden

güney ve kuzeye doğru da sekiz enlem dairesi (daire-i arz) çizip bunların

böylece olduğunu varsayarak, bu minval üzere her daireyi üç yüz altmış

dereceye bölmüşlerdir. Böylece meridyen dairesiyle boylam dereceleri ve

ekvatora paralel olan enlem daireleri tesbit edilmiş olup her iki dairenin

arası -satranç hesabıyla ile herhangi bir çarpımla- onar derece olarak

belirlenmiştir. İklim enleminin başlangıcı beldenin enlemi, ekvatordan iki

tarafa doğru olur diye itibar olunmuştur. Bu takdirde, söz konusu

çizgilerden biri kuzey enlemi, diğeri güney enlemi olur. İklimin başlangıç

boylamı ve beldenin başlangıç boylamı, kabul edilen Batı Okyanusu’nda

Hâlidât Adaları’nın meridyen dairesiyle ekvator dairesinin çakışma

noktasından itibâren, varsayılan beldenin meridyen dairesiyle ekvator

dairesinin çakışma noktaları arasında, ekvatordan itibâren başlayan yay ile

söz konusu beldenin boylamıdır diye bilinmiştir. Beldenin enlemi ise zenit

(başucu) noktasıyla ekvator arasında söz konusu beldenin meridyen

dairesinde meydana gelen yaya denilmiştir. Bu beldenin enlemi, gerek

güney gerekse kuzeyinde olan âlemin kutbunun yüksekliğine ve (hangi taraf

esas alınmışsa) bunun aksi yöndeki kutbun alçaklığına eşit bulunmuştur. Bu

şekilde enlem ve boylamlar tayin edilmesi (önemli bir boşluk doldurmuştur

ki, bunların) yardımıyla yeryüzündeki şehirlerin ve yörelerin yerleri tesbit

edilip yönleri bilinmiştir. Birbirlerine olan yakınlık ve uzaklık cihetiyle olan

nisbetleri takrîben bilinmiştir.

(Eski bir ölçü birimi olan fersah ın açılımı şöyledir): Bir fersah üç mil, her

mil üç bin zira, her zirâ‘ otuz iki parmak ve her parmak altı arpa boyu

olarak takdir edilmiştir. Bu takdirde yukarıda bahsi geçen ölçü birimleri

üzere, yerin bir derecesi altmış altı tam üçte iki mil olarak bilinmiştir.

67-Kışı gayet kısa geçer, fakat şiddetlidir. Üzümler az olsa da, geviş

getirenler bereketlidir.

Dördüncü kısım: Afrika adı verilen batı ile güney arasındaki bölgedir. Bu

kısım dördüncü üçlüye mensuptur. Bu bölgenin memleketleri olan Mısır,

Sûdan ve Batı (Afrika) kendi (oldukları) gibi bulunmuştur. Çünkü bu üçlüye

hâkim olmakta gündüzleri Mars ve Venüs müşterektir. Kadınlar,

yöneticilerinin işlerine müdahaleden geri durmazlar. Erkek ve kadın çoğu

işlerde karışıktır. Erkekleri de kadın kıyafetinde gezerler. Çoğunlukla kâhin

ve remil ehli olup (gerçeklerden) uzaklaşmışlardır.

. Geviş getirenler: Koyun, keçi, sığır ve deve gibi yediği besinleri ikinci

kez çiğnedikten sonra hazmedenlerdir ki bunlar aynı zamanda eti yenen

hayvanlardır.

. Bu rakam yazma nüshada sehven üç yüz olarak kaydedilmiştir.

. Arpa boyu olarak anılan ölçü biriminde, arpalardan biri dik, diğeri yan

olarak dizilmektedir.

. Reml / Remil: Bir takım nokta ve çizgilerle gâipten haber verme

dolandırıcılığı. Bu işi yapana da remmâl denir.

. Velî: Dost, yâr, sevgili, eren, ermiş. Tasavvufta Hakk’ın dostu ve sevgili

kulu demektir. (Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü .)

[93/a]

[94/b]