Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 28, 2026

Aksıran kimseye namazda iken “yerhamukallah” demek

-2. CİLT- · 171 – AKSIRAN KİMSEYE NAMAZDA İKEN “YERHAMUKALLAH” DEMEK 930 – Muaviye bin el-Hakem es-Sülemî radıyallahu anh’dan;

-2. CİLT- · 171 – AKSIRAN KİMSEYE NAMAZDA İKEN “YERHAMUKALLAH” DEMEK

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

930 – Muaviye bin el-Hakem es-Sülemî radıyallahu anh’dan;

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile berâber namaz kılıyordum.

Cemaatten biri hapşırdı. Ben de Yerhamukâllah dedim. Cemaat gözlerini

bana diktiler. Ben de:

– Ah annelerinin çocukları ölesiler. Size ne oldu ki; bana bakıyorsunuz,

dedim. Elleriyle dizlerine vurmaya başladılar. Anladım ki onlar beni

susturmaya çalışıyorlar. (Râvîlerden) Osman diyor ki: “Onların beni

susturmaya çalıştıklarını gördüm. Ben de (onlara mukabele etmek istedimse

de) sustum.”

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem namazını kılınca babam anam ona

feda olsun ki, beni ne dövdü ne azarladı. Ne de sövdü. Bana dedi ki:

“- Şu namazda bunun gibi insan sözünden bir şey helal olmaz. Onda ancak

tesbih, tekbir ve Kur’ân okumak vardır. Yahut da Rasûlullah sallallahu

aleyhi vesellem bunun gibi” dedi. Ben de:

“Ey Allah’ın Rasûlü biz cahiliyetten yeni kurtulmuş bir toplumuz. Gerçi

Allah bize İslâmiyeti gönderdi. Ancak bizden hâlâ kâhinlere giden var,”

dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem:

“- Kâhinlere gitme” buyurdu.

Bizden uğursuzluk inancında olanlar da var, dedim.

“- O insanların gönlünde buldukları bir şeydir. Onları yoldan çıkarmasın”

buyurdu.

“- Bizden (parmak) çizgileriyle (hayır ve şer tayin edenler) var dedim.

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem:

“- Geçmiş peygamberlerden biri de (şehadet parmağı ile) çizgi çizerdi.

Kimin çizgisi ona uyarsa isabet etmiş olur” buyurdu.

Muaviye dedi ki: Benim bir cariyem birkaç koyunum var, dedim. Uhud ve

Cevâniye tarafında koyunları güderdi. Bir kere yanına vardım. Bir de ne

göreyim. Bir kurt, koyunlardan birini götürmüş. Ben de Adem’in

evlatlarındanım. Diğer insanların sinirlendiği gibi ben de sinirlenirim. İşte

ben o cariyeye bir tokat attım. Bu hareketimi Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem bana çok gördü. Ben onu hürriyetine kavuşturayım mı? dedim.

“- Onu bana getir” buyurdu. Cariyeyi Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem’e getirdim. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ona:

“- Allah nerededir,” dedi. Cariye:

– Göklerdedir, cevabını verdi.

“- Ya ben kimim?” buyurdu. Cariye:

– Sen de Allah’ın Rasûlüsün, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem:

“- Bunu azad et.” (Bu cariye) Mü’minedir, buyurdu. [57]

İZAH

Süklâ Ümmiyâhü: Anneleri çocuklarını kaybedesice, ananız ağlasın

manalarına gelir.

Yüsekkitunî: Beni susturmaya çalışıyorlardı.

Kâhin: Gaybten haber veren, olayları tefsir eden fal bakıcıya denir.

Kâhinlere gitmek, verdikleri haberleri tasdik etmek haramdır.

Tetayyur: Kuşun uçmasından, tavşanın yoldan geçmesinden uğursuzluk

olacağı inancına kapılıp, işinden, yolundan geri kalmaktır. İslâm’da yeri

yoktur.

Bu inancı silip atmalı. Kalbe gelse bile bizi işimizden alıkoymamalıdır. Bu

batıl inanç eski devirlerden beri yaygın halde devam etmektedir.

Hat çizmek: Cahiliyet devrinde Urafa denilen fal bakıcılara giderlerdi.

Bakıcıların yanında bir erkek çocuğu bulunurdu. Çocuk çok sayıda çizgiler

çizerdi. Bakıcı çocuğa ikişer ikişer çizgileri silmesini isterdi. En son çizgiler

çift kalırsa, bu işin uğurlu olacağı, eğer tek kalırsa uğursuz olacağı kabul

edilirdi.

Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem bu çizgi usûlünü Peygamberlerden

birinin kullandığını, çizgisi o Peygamberin çizgisine uyarsa, işin doğru

olacağını bildirmiş fakat o peygamberin çizgisinin şekli açıklanmamıştır.

Peygamber Efendimizin geçmiş peygamberlerden birinin böyle yaptığını

bildirmesi, onun hükmünün helal olduğunu göstermez.

Çünkü bu hatların geçmiş peygamberlerin çizdiği çizgiye uyacağı

bilinemez. Avnü’l-Ma’bûd’da kaydedildiğine göre, ilim adamlarının hepsi;

bizde bu çizgi usulü ile hayır ve şer tayini yasaktır, demişlerdir. Nevevî de

bütün ilim adamlarınca bugün çizgi çizerek remel atmak yasaktır, demiştir.

Çizgi usulünü kullanan peygamberin İdris veya Daniyal olduğu Mirkatü’s

Suud’da kayıtlıdır.

Peygamberler, böyle zahir işlere teşebbüs ettikleri vakit ilahî vahy ile teyid

edilmişlerdir.

Cavaniye: Uhud yakınında bir mevkiin adıdır.

Sakk: Tokat demektir.

Hadisten istifade edilen fıkhî meseleler şunlardır:

1 – Namazda aksıran kimsenin “Elhamdülillah” demesi, namazını bozmaz,

hatta Ahmed bin Hanbel ve Şâfiî Hazretlerine göre aksıran kimsenin, içinde

kendi nefsinde “Elhamdülillah” demesi müstehaptır.

2 – Namazda yanındakinin hapşırıp “Elhamdülillah” dediğini duyanlar,

“Yerhamukellah” demezler.

3 – Namazda konuşmak yasaktır.

4 – Emri altında bulunan zayıfları dövmek, incitmek doğru değildir. Terbiye

için ölçü dahilinde dövmek bundan hariç kalır.

5 – Kâhine gitmek haramdır.

6 – Kuşun ötmesi, tavşanın geçmesinden uğursuzluk geleceği inancı batıldır.

7 – İmanın esas rüknü Allah’ın birliğini ve Peygamberin hak olduğunu

tasdik ve ikrardır. Çünkü cariye Allah’ı tanıdığı, Peygamberimizin

peygamberliğini bildiği ve ikrar ettiği için, mü’mine sayılmıştır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

931 – Muaviye bin Hakem es-Sülemî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine

göre şöyle demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanına geldiğimde: Umûr-ı

İslâmiyeden bazılarını öğrendim. Bu öğrendiklerim içerisinde Rasûlullah

sallallahu aleyhi vesellem’in:

– “Hapşırdığın vakit Allah’a hamd et. Birisi hapşırıp Elhamdülillah dediği

vakit, Yerhamu kellah de,” buyurması da vardı.

Bir zamanlar ben namazda Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte

duruyordum. Bir kimse hapşırıp “Elhamdülillah” dedi. Ben de yüksek sesle

“Yerhamu kellah” dedim. Cemaat gözlerini bana diktiler. O bana ağır geldi.

Ve “bana sağdan soldan neden bakıyorsunuz,” dedim. Hepsi:

“- Sübhanallah” dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem namazını

bitirince, “Konuşan kimdi?” buyurdu. Şu Arabî denildi. Rasûlullah

sallallahu aleyhi vesellem beni çağırdı ve:

“- Namazda ancak Kur’an okunur. Aziz ve Celil olan Allah’a zikir yapılır.

Namazda bulunduğun vakit yaptığın bu olsun” buyurdu. Rasûlullah

sallallahu aleyhi vesellem’den daha merhametli hiçbir muallim görmedim,

dedi.

İZAH

Uyûnüşşüzr: Sağdan soldan bakmaktır. Gazabla göz ucu ile bakmaya da

denir.