Marifetnâme · Haziran 28, 2026

Az uykunun insan kalbine cilâ, evliyânın basîret gözüne sürme olduğunu bildirir

ÜÇÜNCÜ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Yedinci Madde Yedinci Madde Az uykunun insan kalbine cilâ, evliyânın basîret gözüne sürme olduğunu bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki Allah dostları şöyle demişlerdir: Nefis ile …

ÜÇÜNCÜ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Yedinci Madde

Yedinci Madde

Az uykunun insan kalbine cilâ, evliyânın basîret gözüne sürme olduğunu

bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki Allah dostları şöyle demişlerdir: Nefis ile

mücâdele olmadan (mücâhede) manevî hakikatler görülemez (müşâhede

olmaz). Çünkü mücâhede yapmayan, müşâhade yapamaz ve gönül gözü

açılmaz. Mücâhede eden kişi için müşâhade hazır olur. İsterse murad etsin,

isterse etmesin müşâhadeyi bulur. O halde müşâhade elde edilinceye kadar

mücâhede lâzımdır.

Mücâhede isteyene, açlık ve gece ibadeti lâzımdır. [214/b] Çünkü

mücâhede eden irfân yolunun yolcusu az yemek yediğinde ve az

uyuduğunda, onun bedeninde unsurlarını oluşturan dört karışım (ahlât-ı

erbaa) erir ve azalır. Allah’ın zikri ile bedeninin kısımları incelik ve

yumuşaklık (letâfet) bulduğunda, gönlü unsurlar perdesinden uzaklaşır ve

beden elbisesinden sıyrılmış olur. Uykusunda berzah âlemine gidip rahat

bulduğu gibi, uyanık iken de hem berzah âlemini hem melekût âlemini

görüp rahat ve saadet bulur. O halde normal bir uykuda bedenin rahatı

olduğu gibi, ruhun da rahatı olur. Nitekim Hak teala Kur’ân’da;

“Uykunuzu bir dinlenme kıldık” (Nebe’, 78/9) buyurmuş ve normal insan

uykusunun, bedenin ve ruhun rahatı olduğunu duyurmuştur. İrfan yolunun

yolcusu, ilk zamanlarında uyku ve istirâhâtı bir kenara koyup gece

karanlığında, ruhun hayatını müşâhade ile görmüştür.

Nazm

1-Sulh u salâh oldı bu gavgâ-yı şeb

Oldı çü sahrâ bize deryâ-yı şeb

2-Şâhid-i gaybın tutukkı gicedir

Âşıka rûz olmadı hemtâ-yı şeb

3-İstemez uykuyı, kaçar h v âbdan

Eylese bu dîde temâşâ-yı şeb

4-Çok dil-i pür-nûr u nice cân-ı pâk

Oldı kamu bende-i Mevlâ-yı şeb

5-Dîg-i siyehdir göze şeb zulmeti

Dâdımsa dil-i lezzet helvâ-yı şeb

6-Gündüz olur gerçi bu sevdâ-yı kâr

Başka safâdır dile sevdâ-yı şeb

7-Bağladı şeb desti cevher-i kârdan

Hakkı ider subha dek ihyâ-yı şeb

Günümüz Türkçesiyle

1-Gecenin kavgası bize esenlik oldu. Gecelerin sahrası, bize derya oldu.

2-Gaybı müşâhade edenin perdesi gecedir. Âşığa gece gibi gün olmadı.

3-Uykuyu istemez, kaçar uykudan; bu göz, geceyi seyredebilseydi.

4-Çok gönüller nurlandı, nice ruhlar pâk oldu. Geceleri herkes, Mevlâ’nın

kölesi oldu.

5-Gecenin zulmeti, göze siyah horozdur. Gece helvasının lezzetini,

tadımsa ey gönül.

6-Kazanç sevdası gerçi, gündüz olur. Başka bir safâdır gönle, gece

sevdası.

7-Gece, ellerini kâr cevherinden bağladı. Hakkı sabaha kadar geceyi ihyâ

eder.