ÜÇÜNCÜ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Yedinci Madde
Yedinci Madde
Az uykunun insan kalbine cilâ, evliyânın basîret gözüne sürme olduğunu
bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki Allah dostları şöyle demişlerdir: Nefis ile
mücâdele olmadan (mücâhede) manevî hakikatler görülemez (müşâhede
olmaz). Çünkü mücâhede yapmayan, müşâhade yapamaz ve gönül gözü
açılmaz. Mücâhede eden kişi için müşâhade hazır olur. İsterse murad etsin,
isterse etmesin müşâhadeyi bulur. O halde müşâhade elde edilinceye kadar
mücâhede lâzımdır.
Mücâhede isteyene, açlık ve gece ibadeti lâzımdır. [214/b] Çünkü
mücâhede eden irfân yolunun yolcusu az yemek yediğinde ve az
uyuduğunda, onun bedeninde unsurlarını oluşturan dört karışım (ahlât-ı
erbaa) erir ve azalır. Allah’ın zikri ile bedeninin kısımları incelik ve
yumuşaklık (letâfet) bulduğunda, gönlü unsurlar perdesinden uzaklaşır ve
beden elbisesinden sıyrılmış olur. Uykusunda berzah âlemine gidip rahat
bulduğu gibi, uyanık iken de hem berzah âlemini hem melekût âlemini
görüp rahat ve saadet bulur. O halde normal bir uykuda bedenin rahatı
olduğu gibi, ruhun da rahatı olur. Nitekim Hak teala Kur’ân’da;
“Uykunuzu bir dinlenme kıldık” (Nebe’, 78/9) buyurmuş ve normal insan
uykusunun, bedenin ve ruhun rahatı olduğunu duyurmuştur. İrfan yolunun
yolcusu, ilk zamanlarında uyku ve istirâhâtı bir kenara koyup gece
karanlığında, ruhun hayatını müşâhade ile görmüştür.
Nazm
1-Sulh u salâh oldı bu gavgâ-yı şeb
Oldı çü sahrâ bize deryâ-yı şeb
2-Şâhid-i gaybın tutukkı gicedir
Âşıka rûz olmadı hemtâ-yı şeb
3-İstemez uykuyı, kaçar h v âbdan
Eylese bu dîde temâşâ-yı şeb
4-Çok dil-i pür-nûr u nice cân-ı pâk
Oldı kamu bende-i Mevlâ-yı şeb
5-Dîg-i siyehdir göze şeb zulmeti
Dâdımsa dil-i lezzet helvâ-yı şeb
6-Gündüz olur gerçi bu sevdâ-yı kâr
Başka safâdır dile sevdâ-yı şeb
7-Bağladı şeb desti cevher-i kârdan
Hakkı ider subha dek ihyâ-yı şeb
Günümüz Türkçesiyle
1-Gecenin kavgası bize esenlik oldu. Gecelerin sahrası, bize derya oldu.
2-Gaybı müşâhade edenin perdesi gecedir. Âşığa gece gibi gün olmadı.
3-Uykuyu istemez, kaçar uykudan; bu göz, geceyi seyredebilseydi.
4-Çok gönüller nurlandı, nice ruhlar pâk oldu. Geceleri herkes, Mevlâ’nın
kölesi oldu.
5-Gecenin zulmeti, göze siyah horozdur. Gece helvasının lezzetini,
tadımsa ey gönül.
6-Kazanç sevdası gerçi, gündüz olur. Başka bir safâdır gönle, gece
sevdası.
7-Gece, ellerini kâr cevherinden bağladı. Hakkı sabaha kadar geceyi ihyâ
eder.

