Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 28, 2026

Besmeleyi açıktan okumak

NAMAZ BÖLÜMÜ · 125 – BESMELEYİ AÇIKTAN OKUMAK 786 – Yezid el Fârisî dedi ki:

NAMAZ BÖLÜMÜ · 125 – BESMELEYİ AÇIKTAN OKUMAK

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

786 – Yezid el Fârisî dedi ki:

İbn-i Abbas’ın şöyle dediğini işittim. Osman bin Affan’a BERÂETÜN

sûresi Mieteyin’den (200 ayetlik) Enfâl sûresi Mesânî’den olduğu halde,

onları uzun yedi sûreden sayıp aralarına BİSMİLLAHİRRAH-

MANİRRAHİM satırını yazmamanıza, sizi hangi şey sevketti, dedim.

Osman şöyle dedi:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ayetler indiği vakit vahiy

kâtiplerinden birini çağırır, ona şu ayeti kendisinden şöyle şöyle zikredilen

sûreye koy, buyururdu. Rasûlullah’a bir ve iki ayet inerdi de yine öyle

yapmasını emrederdi.

Enfâl sûresi Medine’de Rasûlullah’a inen ilk sûredir. BERÂETÜN ise

Kur’an’dan en son inen sûredir.

BERÂETÜN’ün kıssası, Enfâl’ın kısasına benziyor. Onu ondan (onun

devamı zannettim.). Ondan dolayı bunları yedi uzun sûreye koydum.

Aralarına BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM satırını yazmadım,

cevabını verdi. [488]

İZAH

Kur’an-ı Kerim’in sûrelerine şu isimler verilir:

1 – Kur’an-ı Kerim’in ilk yedi sûresine TIVAL “uzun sûreler” adı verilir.

2 – Tıval’den sonra gelen 200 ayetli sûrelere MİETEYN adı verilir.

3 – Mieteyn’den sonra gelen sûrelere MESANÎ adı verilir.

4 – Mesanî’den sonra araları Besmele ile fasledilenlere “Mufassal” sûreler

denir.

Beraetün sûresi 200 ayetli sûrelerden Enfâl sûresi Mesanî adını alan

sûrelerden olduğu halde, aralarında Besmelenin yazılmayıp, ikisi

birleştirilerek uzun sûrelerden sayılmasına sebeb nedir? diye Hz. Osman

radıyallahu anha sorulur.

Hz. Osman radıyallahu anh cevap olarak: Kur’an-ı Kerim’den bir ayet

indiği vakit, Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem vahiy kâtiplerinden

birini çağırır, bu ayeti kendisinde Nuh kıssası veya Hud kıssası zikredilen

manâca müşabih bulunan sûreye koy, buyururdu.

Enfâl sûresi Medine’de inen ilk sûredir. BERAETÜN sûresi de son sûredir.

Manâları birbirine uygun olduğu için, Enfâl sûresini BERAETÜN

sûresinden zannederek aralarına besmele yazmadım. Cevabını verdi.

Besmeleyi yazmamasına delil olarak sûrelerin manâ yakınlığını ve nüzul

sırasını göstermiş oldu.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

787 – Yezid el-Fârisî radıyallahu anh’dan:

İbn-i Abbas “786” no. lu hadisin manâsı gibi bize haber verdi.

Mervan hadisinde şöyle dedi:

– Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem vefat etti, bize Enfâl’ın

BERÂETÜN’den olduğunu bildirmedi, dedi.

Ebû Dâvud şöyle diyor: Şabi, Ebû Mâlik, Katâde ve Sabit bin Âmr

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “NEML” sûresi inene kadar

“BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM”i yazdırmadı, dediler.

Bu rivâyetlerin manası işte budur.

İZAH

Bu hadis mürsel olmakla beraber “BESMELE “nin sûreler arasını fasl için

geldiğini söyleyen ilim adamlarının delilidir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

788 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan:

– Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kendisine

“BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM” ininceye kadar sûreleri birbirinden

ayırmayı bilmiyordu. Şu “Ravilerden” İbn-i Serh’in rivâyet ettiğinin

lafzıdır.

İZAH

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin besmeleyi açık ve gizli okuduğu

hakkında gelen rivâyetlerin çeşitliliği dolayısı ile, ilim adamları ihtilâf

ettiler. Burada her iki rivâyetin arasını bulmak için söylenecek söz şudur:

Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, bazı kere açık okur,

bazı kere de gizli okurdu.

[441] . Buharî, Kitâbu Ezân, b. 112, s. 190, c. 1; Nesêi, Kitâbu İmâmet, b.

Rukûdünessaf, n. 872, s. 118, c. 2

[442] . Buharî, Kitâbu’s-Salât, b. 112, s. 190, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b.

Et-Teşdid fi terki’l Cemaat, n. 872, s. 118, c. 2

[443] . Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 47, n. 499, s. 358, c. 1; Tirmizi, Ebvâbu’s-

Salât, b. 250, n. 335, s. 156, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 36, n. 940,

s. 303, c. 1

[444] . Buharî, Kitâbu’s-Salât, b. 1, s. 126, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

47, n. 501, s. 359, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Sütretü’l-Musalli, s. 62, c.

2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 36, n. 941, s. 303, c. 1

[445] . Buharî, Kitâbu’s-Salât, Ebvâbu’s-Sütre, b. 1, s. 126, c. 1; Müslim,

Kitâbu’s-Salât, b. 501/246, s. 359, c. 1

[446] . İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 36, n. 943, s. 303, c. 1

[447] . Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. El-Emr bid-Dünüvvi Min-es-Sütreti, n. 749,

s. 62, c. 2

[448] . Buharî, Ebvâbu’s-Sütre, b. 2, s. 127, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

49, n. 508, s. 364, c. 1

[449] . Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 48, n. 505, s. 362, c. 1; Buharî, Kitâbu’s-

Salât, b. 11, s. 129, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. El-Emr bid-Dünüvvi

min’el-Kıble, n. 758; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 39, n. 954, s. 307, c. 1

[450] . Buharî, Kitâbu Ebvâb-ı sütre, b. 11, s. 129, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-

Salât, b. 48, n. 505, s. 362, c. 1

[451] . Buharî, Ebvabu Südre, b. 12, s. 129, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

48, n. 507, s. 305, c. 1; Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 251, n. 336, s. 158, c. 2;

Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Etteştid Fi’l-Mürur Beyne’l-Musallî, n. 757, s. 66,

c. 2; İbn-i Mâce Kitâbu’s-Salât, b. 37, n. 945, s. 304, c. 1

[452] . Müslim, Ebvâb’us-Sütre, b. 16, s. 130, c. 1; Tirmizi, Kitâbu’s-Salât,

b. 253, n. 338, s. 161, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Ma-Yaktau’s-Salât, s.

63, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 38, n. 950, s? 305, c. 1

[453] . Buharî, Ebvâbu’s-Sütre, b. 14, s. 130, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

51, n. 512, s. 366, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Er-Ruhsat fi’s-Salât, halfen

naîm, n. 760, s. 67, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 40, n. 956, s. 307, c.

1; Buharî, Ebvâbü’s-Sütre, b. 10, S? 128, c. 1; Nesêi, Kitâbu Kıble, b. 67, s.

67, c. 2

[454] . Buharî, Kitâbu’l-Ebvâbü’s-Sütre, b. 14, s. 130, c. 1; Müslim,

Kitâbu’s-Salât, b. 51, n. 512, s. 366, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. 67, s. 67,

c. 2

[455] . Buharî, Ebvâbü’s-Sütre, b. 1, s. 126, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

47, n. 504, s. 361, c. 1; Tirmizi, Ebvâbu’s-Salât, b. 252, n. 337, s. 160, c. 2;

Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Mâ Yaktau’s-Salât, n. 753, s. 64, c. 2; İbn-i Mâce,

Kitâbu’s-Salât, b. 38, n. 947, s. 305, c. 1

[456] . Nesêi, Kitab’ul-Kıble, b. Ma Yaktau’s-Salât, n. 753 s. 69, c. 2

[457] . Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, n. 754, s. 65, c. 2

[458] . Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 82, s. 179, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

9, n. 390, s. 292, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 1, n. 877, s. 121, c. 2; İbn-i

Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 860, s. 279, c. 1

[459] . Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 401, s. 301, c. 1

[460] . Nesêi, Kitâbu’l-İftah, b. 4, n. 890, s. 126, c. 2; İbn-i Mâce, K. Salât,

B.1 5, n. 867, s. 281, c. 1

[461] . Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 4, n. 890, s. 126, c. 2

[462] . Nesêi, n. 890

[463] . Buharî,; Tirmizi, Ebvâbu’s-Salât, b. 193, N 260, s. 45, c. 2; Nesêi,;

İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 862, s. 280, c. 1

[464] . Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 3, n. 883, s. 123, c. 2

[465] . Nesêi,

[466] . Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 85, s. 180, c. 1

[467] . Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 9, n. 391, s. 293, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-

İftitâh, b. 2, n. 882, s. 123, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 859, s.

279, c. 1

[468] . Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. Tatbik, s. 184, c. 2

[469] . Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 191, n. 257, s. 40, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-

İftitâh, Rafu’l-Yedeyni Medden, s. 124, c. 2

[470] . Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 177, n. 239, s. 5, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-

İftitâh, b. Rafu’l-Yedevni Medden, n. 884, s. 124, c. 2

[471] . Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 3, c. 2, s. 126; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât,

b. 3, n. 818, s. 226, c. 1

[472] . Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 40, n. 40, s. 346, c. 1; Tirmizi, Ebvâbu’s-

Salât, b. 197, n. 266, s. 53, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 18, n. 18, s.

284, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, n. 898, s. 129, c. 2

[473] . Müslim, Kitâbu’s-Salât

[474] . İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 2, n. 807, s. 265, c. 1

[475] . Nesêi, Kitâbu Kıyamı’l-Leyl, b. Zikru mâ Yesteftihu bil-Kıyam; İbn-i

Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 180, n. 1356, s. 431, c. 1

[476] . Müslmi, Kitâbu’s-Salât, Salâti müsâfirin, b. 26, n. 770, s. 534, c. 3;

Tirmizi,; Nesêi, Kitâbu’l-Kıyamulleyl, b. Düai Salâtülleyl, s. 212, c. 3; İbn-i

Mâce Kitâbu’s-Salât, b. 180, n. 1357, s. 431

[477] . Buharî,; Nesêi, Kitâbu İftitahıssalât, s. 132, c. 2

[478] . Müslim, Kitâbu’s-Salâtı Müsafirîn, b. 26, n. 769, s. 532, c. 1; Nesêi,

Kitâbu’l-Kıyamülleyl, b. Duâi Salâtüleyl, s. 209, c. 3; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-

Salât, b. 180, n. 1355, s. 430, c. 1

[479] . Tirmizi,; Nesêi, Kitâbu İftitahı Salât, Bab-ı Nev’u Ahar Minezzikri,

s. 132, c. 1

[480] . Tirmizi, Ebvâbu’s-Salât, b. 179, n. 242, s. 9, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-

İftitâh, b. El zikir Beynettekbir velkıraat, s. 132, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-

Salât, b. 2, n. 807, s. 265, c. 1

[481] . Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 179, n. 243, s. 11, c. 2; İbn-i Mâce,

Kitâbu’s-Salât, b. 1, n. 804, s. 264, c. 1

[482] . İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 12, n. 844, s. 275, c. 1

[483] . Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 185, n. 251, s. 2, c. 1; İbn-i Mâce

Kitâbu’s-Salât, b. 12, n. 844-845, s. 275, c. 1

[484] . Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 88, s. 181, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

40, n. 476-204, s. 346, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 6, n. 896, s. 129, c. 2;

İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 1, n. 805, c. 1, s. 265

[485] . Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 88, s. 181, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

13, n. 399, s. 299, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 7, s. 133. c. 2

[486] . Müslim,; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 4, n. 812, s. 267, c. 1

[487] . Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 14, n. 400, s. 300, c. 1; İbn-i Mâce,

[488] . Tirmizi, Kitâbu Tefsir, b. Tefsir-i Suret-i Tevbe, n. 3086, s. 336, c. 4

[441]. Buharî, Kitâbu Ezân, b. 112, s. 190, c. 1; Nesêi, Kitâbu İmâmet, b.

Rukûdünessaf, n. 872, s. 118, c. 2

[442]. Buharî, Kitâbu’s-Salât, b. 112, s. 190, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b.

Et-Teşdid fi terki’l Cemaat, n. 872, s. 118, c. 2

[443]. Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 47, n. 499, s. 358, c. 1; Tirmizi, Ebvâbu’s-

Salât, b. 250, n. 335, s. 156, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 36, n. 940,

s. 303, c. 1

[444]. Buharî, Kitâbu’s-Salât, b. 1, s. 126, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

47, n. 501, s. 359, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Sütretü’l-Musalli, s. 62, c.

2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 36, n. 941, s. 303, c. 1

[445]. Buharî, Kitâbu’s-Salât, Ebvâbu’s-Sütre, b. 1, s. 126, c. 1; Müslim,

Kitâbu’s-Salât, b. 501/246, s. 359, c. 1

[446]. İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 36, n. 943, s. 303, c. 1

[447]. Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. El-Emr bid-Dünüvvi Min-es-Sütreti, n. 749,

s. 62, c. 2

[448]. Buharî, Ebvâbu’s-Sütre, b. 2, s. 127, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

49, n. 508, s. 364, c. 1

[449]. Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 48, n. 505, s. 362, c. 1; Buharî, Kitâbu’s-

Salât, b. 11, s. 129, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. El-Emr bid-Dünüvvi

min’el-Kıble, n. 758; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 39, n. 954, s. 307, c. 1

[450]. Buharî, Kitâbu Ebvâb-ı sütre, b. 11, s. 129, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-

Salât, b. 48, n. 505, s. 362, c. 1

[451]. Buharî, Ebvabu Südre, b. 12, s. 129, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

48, n. 507, s. 305, c. 1; Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 251, n. 336, s. 158, c. 2;

Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Etteştid Fi’l-Mürur Beyne’l-Musallî, n. 757, s. 66,

c. 2; İbn-i Mâce Kitâbu’s-Salât, b. 37, n. 945, s. 304, c. 1

[452]. Müslim, Ebvâb’us-Sütre, b. 16, s. 130, c. 1; Tirmizi, Kitâbu’s-Salât,

b. 253, n. 338, s. 161, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Ma-Yaktau’s-Salât, s.

63, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 38, n. 950, s? 305, c. 1

[453]. Buharî, Ebvâbu’s-Sütre, b. 14, s. 130, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

51, n. 512, s. 366, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Er-Ruhsat fi’s-Salât, halfen

naîm, n. 760, s. 67, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 40, n. 956, s. 307, c.

1; Buharî, Ebvâbü’s-Sütre, b. 10, S? 128, c. 1; Nesêi, Kitâbu Kıble, b. 67, s.

67, c. 2

[454]. Buharî, Kitâbu’l-Ebvâbü’s-Sütre, b. 14, s. 130, c. 1; Müslim,

Kitâbu’s-Salât, b. 51, n. 512, s. 366, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. 67, s. 67,

c. 2

[455]. Buharî, Ebvâbü’s-Sütre, b. 1, s. 126, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

47, n. 504, s. 361, c. 1; Tirmizi, Ebvâbu’s-Salât, b. 252, n. 337, s. 160, c. 2;

Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Mâ Yaktau’s-Salât, n. 753, s. 64, c. 2; İbn-i Mâce,

Kitâbu’s-Salât, b. 38, n. 947, s. 305, c. 1

[456]. Nesêi, Kitab’ul-Kıble, b. Ma Yaktau’s-Salât, n. 753 s. 69, c. 2

[457]. Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, n. 754, s. 65, c. 2

[458]. Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 82, s. 179, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

9, n. 390, s. 292, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 1, n. 877, s. 121, c. 2; İbn-i

Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 860, s. 279, c. 1

[459]. Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 401, s. 301, c. 1

[460]. Nesêi, Kitâbu’l-İftah, b. 4, n. 890, s. 126, c. 2; İbn-i Mâce, K. Salât,

B.1 5, n. 867, s. 281, c. 1

[461]. Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 4, n. 890, s. 126, c. 2

[462]. Nesêi, n. 890

[463]. Buharî,; Tirmizi, Ebvâbu’s-Salât, b. 193, N 260, s. 45, c. 2; Nesêi,;

İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 862, s. 280, c. 1

[464]. Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 3, n. 883, s. 123, c. 2

[465]. Nesêi,

[466]. Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 85, s. 180, c. 1

[467]. Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 9, n. 391, s. 293, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-

İftitâh, b. 2, n. 882, s. 123, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 859, s.

279, c. 1

[468]. Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. Tatbik, s. 184, c. 2

[469]. Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 191, n. 257, s. 40, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-

İftitâh, Rafu’l-Yedeyni Medden, s. 124, c. 2

[470]. Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 177, n. 239, s. 5, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-

İftitâh, b. Rafu’l-Yedevni Medden, n. 884, s. 124, c. 2

[471]. Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 3, c. 2, s. 126; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât,

b. 3, n. 818, s. 226, c. 1

[472]. Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 40, n. 40, s. 346, c. 1; Tirmizi, Ebvâbu’s-

Salât, b. 197, n. 266, s. 53, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 18, n. 18, s.

284, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, n. 898, s. 129, c. 2

[473]. Müslim, Kitâbu’s-Salât

[474]. İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 2, n. 807, s. 265, c. 1

[475]. Nesêi, Kitâbu Kıyamı’l-Leyl, b. Zikru mâ Yesteftihu bil-Kıyam; İbn-i

Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 180, n. 1356, s. 431, c. 1

[476]. Müslmi, Kitâbu’s-Salât, Salâti müsâfirin, b. 26, n. 770, s. 534, c. 3;

Tirmizi,; Nesêi, Kitâbu’l-Kıyamulleyl, b. Düai Salâtülleyl, s. 212, c. 3; İbn-i

Mâce Kitâbu’s-Salât, b. 180, n. 1357, s. 431

[477]. Buharî,; Nesêi, Kitâbu İftitahıssalât, s. 132, c. 2

[478]. Müslim, Kitâbu’s-Salâtı Müsafirîn, b. 26, n. 769, s. 532, c. 1; Nesêi,

Kitâbu’l-Kıyamülleyl, b. Duâi Salâtüleyl, s. 209, c. 3; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-

Salât, b. 180, n. 1355, s. 430, c. 1

[479]. Tirmizi,; Nesêi, Kitâbu İftitahı Salât, Bab-ı Nev’u Ahar Minezzikri,

s. 132, c. 1

[480]. Tirmizi, Ebvâbu’s-Salât, b. 179, n. 242, s. 9, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-

İftitâh, b. El zikir Beynettekbir velkıraat, s. 132, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-

Salât, b. 2, n. 807, s. 265, c. 1

[481]. Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 179, n. 243, s. 11, c. 2; İbn-i Mâce,

Kitâbu’s-Salât, b. 1, n. 804, s. 264, c. 1

[482]. İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 12, n. 844, s. 275, c. 1

[483]. Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 185, n. 251, s. 2, c. 1; İbn-i Mâce

Kitâbu’s-Salât, b. 12, n. 844-845, s. 275, c. 1

[484]. Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 88, s. 181, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

40, n. 476-204, s. 346, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 6, n. 896, s. 129, c. 2;

İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 1, n. 805, c. 1, s. 265

[485]. Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 88, s. 181, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.

13, n. 399, s. 299, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 7, s. 133. c. 2

[486]. Müslim,; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 4, n. 812, s. 267, c. 1

[487]. Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 14, n. 400, s. 300, c. 1; İbn-i Mâce,

[488]. Tirmizi, Kitâbu Tefsir, b. Tefsir-i Suret-i Tevbe, n. 3086, s. 336, c. 4

– “Allah hırsını artırsın, (Ancak) bir daha böyle yapma!” buyurdu. [441]

Ebû Dâvud dedi: Ziyad’ül A’lem Ziyad bin fulan bin Kurra’dır. O da Yunus

bin Ubeyd’in halasının oğludur.) [442]

685 – Musâ bin Talha’nın babası Talha bin Ubeydullah radıyallahu anh dan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (namazda) önüne rahlin (deve

semerinin gerisindeki dayanılacak ağacın) gerisi kadar, bir şey koyduğun

vakit önünden geçen sana zarar vermez, buyurdu. [443]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bayram günü (namaza) çıktığı zaman

süngü alınmasını emrederdi. Süngü önüne konulur, cemaat arkasında

olduğu halde ona doğru (namaz) kılardı. Bunu seferde de yapardı. Bundan

dolayı ümerâ bayramlarda önlerine mızrak koymayı adet edindiler. [444]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara Batha’da öğle namazını iki

rekât, ikindiyi de iki rekat olarak kaldırmış, önünde bir sopa varmış,

kadınlar ve merkepler sopanın arkasından geçiyormuş. [445]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Sizden biriniz namaz kıldığı zaman

karşısına bir şey koysun, eğer birşey bulamazsa bir sopa diksin, beraberinde

sopa da yoksa (yere) bir çizgi çeksin, ondan sonra önünden geçen ona zarar

vermez.” buyurdu. [446]

Bazıları bu hadis-i Nâfî bin Cübeyr vasıtasıyla Sehl bin Sa’d’dan

nakledildiğini söylemişlerdir ve bu hadisin İsnâdında ihtilaf edilmiştir. [447]

Ebû Dâvud: Bu haber Nüfeylî’nindir diyor. [448]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Sizden biriniz namaz kıldığı zaman

önünden kimsenin geçmesine müsaade etmesin, gücü yettiği kadar onu

(geçmekten) men etsin, eğer geçmeye zorlarsaa (onu men etmeye çalışsın)

ancak o, şeytandır” buyurdu. [449]

“Sizden biriniz insanlardan onu örtecek bir şeye karşı namaz kıldığı zaman

birisi önünden geçmek isterse, onu göğsünden iterek men etsin. Eğer

geçmeye zorlarsa onunla harp” etsin o ancak şeytandır.” [450]

“Namaz kılanın önünden geçen kimse (namaz kılanın önünden geçmekten

dolayı yüklendiği günahı bilmiş olsaydı, onun için (kırk sene veya kırk ay

veya kırk gün) beklemek, namaz kılanın önünden geçmekten daha hayırlı

olurdu.” Ebû Nazır: Râvî, kırk sene mi, kırk ay mı kırk gün mü söyledi,

bilmiyorum, dedi. [451]

Ebû Zer: Ey kardeşimin oğlu, bana sorduğun gibi ben de Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem’e sordum, “Siyah köpek şeytandır.” buyurdu. [452]

Aişe radıyallahu anha; biz kadınları eşek ve köpeğe (namazı bozmakta)

denk tutuşunuz ne çirkin şey. Ben Rasûlullah’ın önünde enine yatmış uyur

olduğum halde namaz kıldığını gördüm. Secde etmek isteyince ayağını

dürter, ben de ayağımı kendime doğru toplardım. Sonra secde ederdi. [453]

Ayaklarım Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in önünde olduğu halde

uykuda bulunurdum. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de gece namazı

kılardı. Secde etmek istediği zaman ayaklarıma vururdu. Ben ayaklarımı

toplardım o da secde ederdi. [454]

Ben bir dişi eşek üzerinde biner olduğum halde geldim. O gün henüz

ergenlik çağına erişmek üzere idim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

Mina’da namaz kıldırıyordu. (Merkeple) saflarının bazısının arasından

geçtim. Eşekten inerek onu otlamaya bıraktım. Ve ben de safa girdim. Bu

hareketimi kimse tenkit etmedi, dedi. [455]

Dâvud bin Mihrak diyor ki: Birini öbüründen ayırdı. Buna ehemmiyet

vermedi. [456]

Bize ait bir arazide iken, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem olmadığı

halde maiyetinde babam Abbas da olduğu halde bize geldi. Önünde sütre

olmadığı halde kırda namaz kıldı. Bize ait bir köpekle bir eşek namaz

kılarken) önünde oynuyorlardı da, buna ehemmiyet vermedi. [457]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in, başlangıç tekbiri aldığı zaman

rukûa gitmek istediği zaman ve rükûdan başını kaldırdıktan sonra, ellerini

omuzları hizasına kadar kaldırdığını gördüm. (Ravilerden) Süfyan bin

Uyeyne; (bu hadis-i) bir defa “başını kaldırırken” çoğu kere de başını

rukudan kaldırdıktan sonra (ellerini omuzları hizasına kaldırırdı) ve iki

secde arasında kaldırmazdı diye rivâyet etmiştir. [458]

Bu hadis-i Hemmam İbn-i Cihade’den rivâyet etti. Secdeden kalkarken

elleri kaldırmayı zikretmedi. [459]

Ravilerden Bişr’ baş parmağı ile orta parmağını halka yaptı. Şahadetleri

okurken) şahadet parmağı ile işaret etti. [460]

727 – Bir önce geçen hadisin İsnâdı ile aynı manâda Asım bin Kuleyb’den

rivâyet edildi de, o rivâyette Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (Sağ

elini ve bileğini sol elinin üzerine koydu). O rivâyette şöyle dedi: Bundan

sonra şiddetli soğuk olduğu bir günde geldim. İnsanları üzerlerine çok

büyük elbise bürünmüş gördüm. Eleri (Elbisenin) altında hareket ediyordu.

[461]

728 – Vâil bin Hucur radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, namaza başladığı zaman

ellerini kulaklarının karşısına kadar kaldırdığını gördüm, dedi. Sonra onlara

ashaba (bir daha) geldim onların üzerinde kendinden başlıklı elbise ve

kisveler olduğu halde namazın başlangıcında ellerini göğüslerine kadar

kaldırıyorlarken gürdüm. [462]

Allahu Ekber der, başını kaldırır sol ayağını döşer, her âzâ yerine yerleşene

kadar, onun üzerinde otururdu. Diğer rekâtlarda da öyle yapardı. İki

rekâttan kalkınca namazın başlangıcındaki gibi tekbir alır ve ellerini

omuzları hizasına gelene kadar kaldırırdı. (Ellerini kaldırmayı) namazın

geri kalan rekatlarında da yapardı. Kendinden sonra selâm verilecek son

secdeye gelince sol ayağını sağa çıkarır, sol oturağına teverrüken otururdu.

Ashab da, “Doğru söyledin. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem aynen

böyle kılardı,” dediler. [463]

737 – Abdülcebbar babası Vâil radıyallahu anh’dan rivâyete göre demiş ki:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i “namazda (tekbir alırken) baş

parmaklarını kulaklarının yumuşağına kadar kaldırdığını gördüm.” [464]

– Rasûlullah (ş.a.v) böyle yapardı, dedi mi? Bilmiyorum. [465]

O, namaza girdiğinde tekbir alır, ellerini kaldırırdı. Rükû ettiği “semiallahü

limen hamide” dediği ve ikinci rekâtdan kalktığı zaman ellerini (her

tekbirde) kaldırırdı ve bunu Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e

merfuan İsnâd ederdi. [466]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem tekbir aldığı, rükû ettiği, rükûdan

başını kaldırdığı zaman ellerini kulak yumuşağına yetişene kadar

kaldırdığını gördüm. [467]

– Kardeşim doğru söyledi, bunu biz de yapardık, sonra şunu yani (dizleri

tutmakla emrolunduk) dedi. [468]

– Bu hadis uzun bir hadisten kısaltılmıştır. Bu lafızlarla sahih değildir. [469]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaza başladığı zaman (tekbir için)

ellerini uzatarak kaldırırdı. [470]

O, namaz kılıyordu. Sol elini sağ eli üzerine koydu, onu Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem gördü, onun sağ elini solu üzerine koydu. [471]

– Ey Allah benim önce yaptığımı, sona bıraktığımı, gizlediğimi,

açıkladığımı, israf ettiğimi, benden onu iyi bildiğini, bağışla, ibadette öne

geçiren, arkada bırakan sensin. Senden başka aslâ ilâh yok.” derdi. [472]

“Sizden biriniz namaza geldiği zaman, her zaman yürüdüğü gibi yürüsün,

yetiştiğini kılsın, yetişemediğini kaza etsin.” [473]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in nafilede okuduğunu işittim deyip,

geçen hadisin benzerini zikretti. [474]

Aişe radıyallahu anh yemin olsun senden önce onu bana kimsenin

sormadığı birşeyi sordun. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaza

durduğu zaman on kere tekbir, 10 kere hamd, 10 kere tesbih, 10 kere tevhid,

10 kere istiğfar eder, “Allah’ım beni mağfiret eyle, beni hidayet eyle, beni

rızıklandır, bana afiyet ver,” der, “Kıyamet günündeki durağın darlığından

(Allah’a) sığınırdı,” cevabını verdi. [475]

– “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gece namazına kalktığı zaman Ey

Cebrâil, Mikâil, İsrâfil’in Rabbi, Göklerin ve yerin yaratıcısı olan gaybı ve

hazırı bilen Allah’ım. Kulların ihtilaf ettiği şeyde onlar arasında

hükmedersin, hak olan şeyde, ihtilâf olunan yerde izninle beni doğruya ilet,

şüphesiz sen dilediğini doğru yola iletirsin.” (duası ile) namazına başlardı,

cevabını verdi. [476]

“Otuz şu kadar meleğin onun sevabını kim daha önce yazacak, diye

müsabakaya girdiklerini gördüm,” [477]

Ey Allah’ım sana teslim oldum, sana inandım, sana tevekkül ettim, sana

döndüm, senin için darıldım ve senin rızan için hükmettim, benim evvel

yaptıklarımı arkadan yapacaklarımı, açıktan ve gizli yapacaklarımı bağışla,

Sen benim Allah’ımsın, senden başka ilâh yoktur.” [478]

“Namazda konuşan kimdi?” dedi. Sonra râvi Mâlik’in hadis-i gibi ve ondan

daha tam olarak zikretti. [479]

– “Allah (şanına lâyık) büyüklükle büyüktür. Şeytandan ve onun şerrinden,

kibirinden, sıkmasından bilen işiten Allah’a sığınırım.” derdi. [480]

Bu hadis-i Abdusselam’dan Talk bin Ganem’den başka, kimse rivâyet

etmedi. Namaz kıssasını Büdeyl’den bir cemaat daha rivâyet ettiler. Bu

kıssada bundan (namazda duadan) bir şey zikretmediler. [481]

Ebû Dâvud şöyle dedi: Bu hadis-i Humeyd “sûkûtun biri de kıraat

bitirdikten sonradır.” şeklinde rivâyet etti. [482]

Katade de: Namazına girdiği zaman, kıraatten ayrıldığı zaman, cevabını

verdi. Sonra Katade: “gayrilmağdubi aleyhim” dedikten sonradır, dedi. [483]

Ey Allah’ım, Beni kar, su ve dolu ile yıka,” derim, cevabını verdi. [484]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ebû Bekir, Ömer ve Osman

radıyallahu anh (namazda) okumaya El Hamdülillahi Rabbil Alemin ile

başlarlardı. [485]

Her iki rekât (sonunda bir et-tehiyyat okur, oturduğu zaman sağ ayağını

diker, sol ayağını döşer, şeytanın ökçesinden (şeytan gibi ökçelerine

oturmaktan) ve yırtıcı hayvanlar gibi döşemekten nehyeder, namazı selâm

ile bitirirdi. [486]

Allah ve Rasûl-i daha iyi bilir dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem, “O, Rabbımın bana Cennette va’dettiği bir nehirdir,” buyurdu. [487]

BERÂETÜN’ün kıssası, Enfâl’ın kısasına benziyor. Onu ondan (onun

devamı zannettim.). Ondan dolayı bunları yedi uzun sûreye koydum.

Aralarına BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM satırını yazmadım,

cevabını verdi. [488]