NAMAZ BÖLÜMÜ · 125 – BESMELEYİ AÇIKTAN OKUMAK










786 – Yezid el Fârisî dedi ki:
İbn-i Abbas’ın şöyle dediğini işittim. Osman bin Affan’a BERÂETÜN
sûresi Mieteyin’den (200 ayetlik) Enfâl sûresi Mesânî’den olduğu halde,
onları uzun yedi sûreden sayıp aralarına BİSMİLLAHİRRAH-
MANİRRAHİM satırını yazmamanıza, sizi hangi şey sevketti, dedim.
Osman şöyle dedi:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ayetler indiği vakit vahiy
kâtiplerinden birini çağırır, ona şu ayeti kendisinden şöyle şöyle zikredilen
sûreye koy, buyururdu. Rasûlullah’a bir ve iki ayet inerdi de yine öyle
yapmasını emrederdi.
Enfâl sûresi Medine’de Rasûlullah’a inen ilk sûredir. BERÂETÜN ise
Kur’an’dan en son inen sûredir.
BERÂETÜN’ün kıssası, Enfâl’ın kısasına benziyor. Onu ondan (onun
devamı zannettim.). Ondan dolayı bunları yedi uzun sûreye koydum.
Aralarına BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM satırını yazmadım,
cevabını verdi. [488]
İZAH
Kur’an-ı Kerim’in sûrelerine şu isimler verilir:
1 – Kur’an-ı Kerim’in ilk yedi sûresine TIVAL “uzun sûreler” adı verilir.
2 – Tıval’den sonra gelen 200 ayetli sûrelere MİETEYN adı verilir.
3 – Mieteyn’den sonra gelen sûrelere MESANÎ adı verilir.
4 – Mesanî’den sonra araları Besmele ile fasledilenlere “Mufassal” sûreler
denir.
Beraetün sûresi 200 ayetli sûrelerden Enfâl sûresi Mesanî adını alan
sûrelerden olduğu halde, aralarında Besmelenin yazılmayıp, ikisi
birleştirilerek uzun sûrelerden sayılmasına sebeb nedir? diye Hz. Osman
radıyallahu anha sorulur.
Hz. Osman radıyallahu anh cevap olarak: Kur’an-ı Kerim’den bir ayet
indiği vakit, Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem vahiy kâtiplerinden
birini çağırır, bu ayeti kendisinde Nuh kıssası veya Hud kıssası zikredilen
manâca müşabih bulunan sûreye koy, buyururdu.
Enfâl sûresi Medine’de inen ilk sûredir. BERAETÜN sûresi de son sûredir.
Manâları birbirine uygun olduğu için, Enfâl sûresini BERAETÜN
sûresinden zannederek aralarına besmele yazmadım. Cevabını verdi.
Besmeleyi yazmamasına delil olarak sûrelerin manâ yakınlığını ve nüzul
sırasını göstermiş oldu.





787 – Yezid el-Fârisî radıyallahu anh’dan:
İbn-i Abbas “786” no. lu hadisin manâsı gibi bize haber verdi.
Mervan hadisinde şöyle dedi:
– Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem vefat etti, bize Enfâl’ın
BERÂETÜN’den olduğunu bildirmedi, dedi.
Ebû Dâvud şöyle diyor: Şabi, Ebû Mâlik, Katâde ve Sabit bin Âmr
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “NEML” sûresi inene kadar
“BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM”i yazdırmadı, dediler.
Bu rivâyetlerin manası işte budur.
İZAH
Bu hadis mürsel olmakla beraber “BESMELE “nin sûreler arasını fasl için
geldiğini söyleyen ilim adamlarının delilidir.



788 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan:
– Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kendisine
“BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM” ininceye kadar sûreleri birbirinden
ayırmayı bilmiyordu. Şu “Ravilerden” İbn-i Serh’in rivâyet ettiğinin
lafzıdır.
İZAH
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin besmeleyi açık ve gizli okuduğu
hakkında gelen rivâyetlerin çeşitliliği dolayısı ile, ilim adamları ihtilâf
ettiler. Burada her iki rivâyetin arasını bulmak için söylenecek söz şudur:
Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, bazı kere açık okur,
bazı kere de gizli okurdu.
[441] . Buharî, Kitâbu Ezân, b. 112, s. 190, c. 1; Nesêi, Kitâbu İmâmet, b.
Rukûdünessaf, n. 872, s. 118, c. 2
[442] . Buharî, Kitâbu’s-Salât, b. 112, s. 190, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b.
Et-Teşdid fi terki’l Cemaat, n. 872, s. 118, c. 2
[443] . Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 47, n. 499, s. 358, c. 1; Tirmizi, Ebvâbu’s-
Salât, b. 250, n. 335, s. 156, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 36, n. 940,
s. 303, c. 1
[444] . Buharî, Kitâbu’s-Salât, b. 1, s. 126, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
47, n. 501, s. 359, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Sütretü’l-Musalli, s. 62, c.
2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 36, n. 941, s. 303, c. 1
[445] . Buharî, Kitâbu’s-Salât, Ebvâbu’s-Sütre, b. 1, s. 126, c. 1; Müslim,
Kitâbu’s-Salât, b. 501/246, s. 359, c. 1
[446] . İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 36, n. 943, s. 303, c. 1
[447] . Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. El-Emr bid-Dünüvvi Min-es-Sütreti, n. 749,
s. 62, c. 2
[448] . Buharî, Ebvâbu’s-Sütre, b. 2, s. 127, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
49, n. 508, s. 364, c. 1
[449] . Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 48, n. 505, s. 362, c. 1; Buharî, Kitâbu’s-
Salât, b. 11, s. 129, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. El-Emr bid-Dünüvvi
min’el-Kıble, n. 758; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 39, n. 954, s. 307, c. 1
[450] . Buharî, Kitâbu Ebvâb-ı sütre, b. 11, s. 129, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-
Salât, b. 48, n. 505, s. 362, c. 1
[451] . Buharî, Ebvabu Südre, b. 12, s. 129, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
48, n. 507, s. 305, c. 1; Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 251, n. 336, s. 158, c. 2;
Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Etteştid Fi’l-Mürur Beyne’l-Musallî, n. 757, s. 66,
c. 2; İbn-i Mâce Kitâbu’s-Salât, b. 37, n. 945, s. 304, c. 1
[452] . Müslim, Ebvâb’us-Sütre, b. 16, s. 130, c. 1; Tirmizi, Kitâbu’s-Salât,
b. 253, n. 338, s. 161, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Ma-Yaktau’s-Salât, s.
63, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 38, n. 950, s? 305, c. 1
[453] . Buharî, Ebvâbu’s-Sütre, b. 14, s. 130, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
51, n. 512, s. 366, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Er-Ruhsat fi’s-Salât, halfen
naîm, n. 760, s. 67, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 40, n. 956, s. 307, c.
1; Buharî, Ebvâbü’s-Sütre, b. 10, S? 128, c. 1; Nesêi, Kitâbu Kıble, b. 67, s.
67, c. 2
[454] . Buharî, Kitâbu’l-Ebvâbü’s-Sütre, b. 14, s. 130, c. 1; Müslim,
Kitâbu’s-Salât, b. 51, n. 512, s. 366, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. 67, s. 67,
c. 2
[455] . Buharî, Ebvâbü’s-Sütre, b. 1, s. 126, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
47, n. 504, s. 361, c. 1; Tirmizi, Ebvâbu’s-Salât, b. 252, n. 337, s. 160, c. 2;
Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Mâ Yaktau’s-Salât, n. 753, s. 64, c. 2; İbn-i Mâce,
Kitâbu’s-Salât, b. 38, n. 947, s. 305, c. 1
[456] . Nesêi, Kitab’ul-Kıble, b. Ma Yaktau’s-Salât, n. 753 s. 69, c. 2
[457] . Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, n. 754, s. 65, c. 2
[458] . Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 82, s. 179, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
9, n. 390, s. 292, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 1, n. 877, s. 121, c. 2; İbn-i
Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 860, s. 279, c. 1
[459] . Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 401, s. 301, c. 1
[460] . Nesêi, Kitâbu’l-İftah, b. 4, n. 890, s. 126, c. 2; İbn-i Mâce, K. Salât,
B.1 5, n. 867, s. 281, c. 1
[461] . Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 4, n. 890, s. 126, c. 2
[462] . Nesêi, n. 890
[463] . Buharî,; Tirmizi, Ebvâbu’s-Salât, b. 193, N 260, s. 45, c. 2; Nesêi,;
İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 862, s. 280, c. 1
[464] . Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 3, n. 883, s. 123, c. 2
[465] . Nesêi,
[466] . Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 85, s. 180, c. 1
[467] . Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 9, n. 391, s. 293, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-
İftitâh, b. 2, n. 882, s. 123, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 859, s.
279, c. 1
[468] . Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. Tatbik, s. 184, c. 2
[469] . Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 191, n. 257, s. 40, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-
İftitâh, Rafu’l-Yedeyni Medden, s. 124, c. 2
[470] . Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 177, n. 239, s. 5, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-
İftitâh, b. Rafu’l-Yedevni Medden, n. 884, s. 124, c. 2
[471] . Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 3, c. 2, s. 126; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât,
b. 3, n. 818, s. 226, c. 1
[472] . Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 40, n. 40, s. 346, c. 1; Tirmizi, Ebvâbu’s-
Salât, b. 197, n. 266, s. 53, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 18, n. 18, s.
284, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, n. 898, s. 129, c. 2
[473] . Müslim, Kitâbu’s-Salât
[474] . İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 2, n. 807, s. 265, c. 1
[475] . Nesêi, Kitâbu Kıyamı’l-Leyl, b. Zikru mâ Yesteftihu bil-Kıyam; İbn-i
Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 180, n. 1356, s. 431, c. 1
[476] . Müslmi, Kitâbu’s-Salât, Salâti müsâfirin, b. 26, n. 770, s. 534, c. 3;
Tirmizi,; Nesêi, Kitâbu’l-Kıyamulleyl, b. Düai Salâtülleyl, s. 212, c. 3; İbn-i
Mâce Kitâbu’s-Salât, b. 180, n. 1357, s. 431
[477] . Buharî,; Nesêi, Kitâbu İftitahıssalât, s. 132, c. 2
[478] . Müslim, Kitâbu’s-Salâtı Müsafirîn, b. 26, n. 769, s. 532, c. 1; Nesêi,
Kitâbu’l-Kıyamülleyl, b. Duâi Salâtüleyl, s. 209, c. 3; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-
Salât, b. 180, n. 1355, s. 430, c. 1
[479] . Tirmizi,; Nesêi, Kitâbu İftitahı Salât, Bab-ı Nev’u Ahar Minezzikri,
s. 132, c. 1
[480] . Tirmizi, Ebvâbu’s-Salât, b. 179, n. 242, s. 9, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-
İftitâh, b. El zikir Beynettekbir velkıraat, s. 132, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-
Salât, b. 2, n. 807, s. 265, c. 1
[481] . Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 179, n. 243, s. 11, c. 2; İbn-i Mâce,
Kitâbu’s-Salât, b. 1, n. 804, s. 264, c. 1
[482] . İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 12, n. 844, s. 275, c. 1
[483] . Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 185, n. 251, s. 2, c. 1; İbn-i Mâce
Kitâbu’s-Salât, b. 12, n. 844-845, s. 275, c. 1
[484] . Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 88, s. 181, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
40, n. 476-204, s. 346, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 6, n. 896, s. 129, c. 2;
İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 1, n. 805, c. 1, s. 265
[485] . Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 88, s. 181, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
13, n. 399, s. 299, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 7, s. 133. c. 2
[486] . Müslim,; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 4, n. 812, s. 267, c. 1
[487] . Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 14, n. 400, s. 300, c. 1; İbn-i Mâce,
[488] . Tirmizi, Kitâbu Tefsir, b. Tefsir-i Suret-i Tevbe, n. 3086, s. 336, c. 4
[441]. Buharî, Kitâbu Ezân, b. 112, s. 190, c. 1; Nesêi, Kitâbu İmâmet, b.
Rukûdünessaf, n. 872, s. 118, c. 2
[442]. Buharî, Kitâbu’s-Salât, b. 112, s. 190, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b.
Et-Teşdid fi terki’l Cemaat, n. 872, s. 118, c. 2
[443]. Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 47, n. 499, s. 358, c. 1; Tirmizi, Ebvâbu’s-
Salât, b. 250, n. 335, s. 156, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 36, n. 940,
s. 303, c. 1
[444]. Buharî, Kitâbu’s-Salât, b. 1, s. 126, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
47, n. 501, s. 359, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Sütretü’l-Musalli, s. 62, c.
2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 36, n. 941, s. 303, c. 1
[445]. Buharî, Kitâbu’s-Salât, Ebvâbu’s-Sütre, b. 1, s. 126, c. 1; Müslim,
Kitâbu’s-Salât, b. 501/246, s. 359, c. 1
[446]. İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 36, n. 943, s. 303, c. 1
[447]. Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. El-Emr bid-Dünüvvi Min-es-Sütreti, n. 749,
s. 62, c. 2
[448]. Buharî, Ebvâbu’s-Sütre, b. 2, s. 127, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
49, n. 508, s. 364, c. 1
[449]. Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 48, n. 505, s. 362, c. 1; Buharî, Kitâbu’s-
Salât, b. 11, s. 129, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. El-Emr bid-Dünüvvi
min’el-Kıble, n. 758; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 39, n. 954, s. 307, c. 1
[450]. Buharî, Kitâbu Ebvâb-ı sütre, b. 11, s. 129, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-
Salât, b. 48, n. 505, s. 362, c. 1
[451]. Buharî, Ebvabu Südre, b. 12, s. 129, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
48, n. 507, s. 305, c. 1; Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 251, n. 336, s. 158, c. 2;
Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Etteştid Fi’l-Mürur Beyne’l-Musallî, n. 757, s. 66,
c. 2; İbn-i Mâce Kitâbu’s-Salât, b. 37, n. 945, s. 304, c. 1
[452]. Müslim, Ebvâb’us-Sütre, b. 16, s. 130, c. 1; Tirmizi, Kitâbu’s-Salât,
b. 253, n. 338, s. 161, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Ma-Yaktau’s-Salât, s.
63, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 38, n. 950, s? 305, c. 1
[453]. Buharî, Ebvâbu’s-Sütre, b. 14, s. 130, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
51, n. 512, s. 366, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Er-Ruhsat fi’s-Salât, halfen
naîm, n. 760, s. 67, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 40, n. 956, s. 307, c.
1; Buharî, Ebvâbü’s-Sütre, b. 10, S? 128, c. 1; Nesêi, Kitâbu Kıble, b. 67, s.
67, c. 2
[454]. Buharî, Kitâbu’l-Ebvâbü’s-Sütre, b. 14, s. 130, c. 1; Müslim,
Kitâbu’s-Salât, b. 51, n. 512, s. 366, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. 67, s. 67,
c. 2
[455]. Buharî, Ebvâbü’s-Sütre, b. 1, s. 126, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
47, n. 504, s. 361, c. 1; Tirmizi, Ebvâbu’s-Salât, b. 252, n. 337, s. 160, c. 2;
Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Mâ Yaktau’s-Salât, n. 753, s. 64, c. 2; İbn-i Mâce,
Kitâbu’s-Salât, b. 38, n. 947, s. 305, c. 1
[456]. Nesêi, Kitab’ul-Kıble, b. Ma Yaktau’s-Salât, n. 753 s. 69, c. 2
[457]. Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, n. 754, s. 65, c. 2
[458]. Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 82, s. 179, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
9, n. 390, s. 292, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 1, n. 877, s. 121, c. 2; İbn-i
Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 860, s. 279, c. 1
[459]. Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 401, s. 301, c. 1
[460]. Nesêi, Kitâbu’l-İftah, b. 4, n. 890, s. 126, c. 2; İbn-i Mâce, K. Salât,
B.1 5, n. 867, s. 281, c. 1
[461]. Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 4, n. 890, s. 126, c. 2
[462]. Nesêi, n. 890
[463]. Buharî,; Tirmizi, Ebvâbu’s-Salât, b. 193, N 260, s. 45, c. 2; Nesêi,;
İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 862, s. 280, c. 1
[464]. Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 3, n. 883, s. 123, c. 2
[465]. Nesêi,
[466]. Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 85, s. 180, c. 1
[467]. Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 9, n. 391, s. 293, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-
İftitâh, b. 2, n. 882, s. 123, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 15, n. 859, s.
279, c. 1
[468]. Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. Tatbik, s. 184, c. 2
[469]. Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 191, n. 257, s. 40, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-
İftitâh, Rafu’l-Yedeyni Medden, s. 124, c. 2
[470]. Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 177, n. 239, s. 5, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-
İftitâh, b. Rafu’l-Yedevni Medden, n. 884, s. 124, c. 2
[471]. Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 3, c. 2, s. 126; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât,
b. 3, n. 818, s. 226, c. 1
[472]. Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 40, n. 40, s. 346, c. 1; Tirmizi, Ebvâbu’s-
Salât, b. 197, n. 266, s. 53, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 18, n. 18, s.
284, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, n. 898, s. 129, c. 2
[473]. Müslim, Kitâbu’s-Salât
[474]. İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 2, n. 807, s. 265, c. 1
[475]. Nesêi, Kitâbu Kıyamı’l-Leyl, b. Zikru mâ Yesteftihu bil-Kıyam; İbn-i
Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 180, n. 1356, s. 431, c. 1
[476]. Müslmi, Kitâbu’s-Salât, Salâti müsâfirin, b. 26, n. 770, s. 534, c. 3;
Tirmizi,; Nesêi, Kitâbu’l-Kıyamulleyl, b. Düai Salâtülleyl, s. 212, c. 3; İbn-i
Mâce Kitâbu’s-Salât, b. 180, n. 1357, s. 431
[477]. Buharî,; Nesêi, Kitâbu İftitahıssalât, s. 132, c. 2
[478]. Müslim, Kitâbu’s-Salâtı Müsafirîn, b. 26, n. 769, s. 532, c. 1; Nesêi,
Kitâbu’l-Kıyamülleyl, b. Duâi Salâtüleyl, s. 209, c. 3; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-
Salât, b. 180, n. 1355, s. 430, c. 1
[479]. Tirmizi,; Nesêi, Kitâbu İftitahı Salât, Bab-ı Nev’u Ahar Minezzikri,
s. 132, c. 1
[480]. Tirmizi, Ebvâbu’s-Salât, b. 179, n. 242, s. 9, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-
İftitâh, b. El zikir Beynettekbir velkıraat, s. 132, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-
Salât, b. 2, n. 807, s. 265, c. 1
[481]. Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 179, n. 243, s. 11, c. 2; İbn-i Mâce,
Kitâbu’s-Salât, b. 1, n. 804, s. 264, c. 1
[482]. İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 12, n. 844, s. 275, c. 1
[483]. Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 185, n. 251, s. 2, c. 1; İbn-i Mâce
Kitâbu’s-Salât, b. 12, n. 844-845, s. 275, c. 1
[484]. Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 88, s. 181, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
40, n. 476-204, s. 346, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 6, n. 896, s. 129, c. 2;
İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 1, n. 805, c. 1, s. 265
[485]. Buharî, Kitâbu’l-Ezân, b. 88, s. 181, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, b.
13, n. 399, s. 299, c. 1; Nesêi, Kitâbu’l-İftitâh, b. 7, s. 133. c. 2
[486]. Müslim,; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 4, n. 812, s. 267, c. 1
[487]. Müslim, Kitâbu’s-Salât, b. 14, n. 400, s. 300, c. 1; İbn-i Mâce,
[488]. Tirmizi, Kitâbu Tefsir, b. Tefsir-i Suret-i Tevbe, n. 3086, s. 336, c. 4
– “Allah hırsını artırsın, (Ancak) bir daha böyle yapma!” buyurdu. [441]
Ebû Dâvud dedi: Ziyad’ül A’lem Ziyad bin fulan bin Kurra’dır. O da Yunus
bin Ubeyd’in halasının oğludur.) [442]
685 – Musâ bin Talha’nın babası Talha bin Ubeydullah radıyallahu anh dan:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (namazda) önüne rahlin (deve
semerinin gerisindeki dayanılacak ağacın) gerisi kadar, bir şey koyduğun
vakit önünden geçen sana zarar vermez, buyurdu. [443]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bayram günü (namaza) çıktığı zaman
süngü alınmasını emrederdi. Süngü önüne konulur, cemaat arkasında
olduğu halde ona doğru (namaz) kılardı. Bunu seferde de yapardı. Bundan
dolayı ümerâ bayramlarda önlerine mızrak koymayı adet edindiler. [444]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara Batha’da öğle namazını iki
rekât, ikindiyi de iki rekat olarak kaldırmış, önünde bir sopa varmış,
kadınlar ve merkepler sopanın arkasından geçiyormuş. [445]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Sizden biriniz namaz kıldığı zaman
karşısına bir şey koysun, eğer birşey bulamazsa bir sopa diksin, beraberinde
sopa da yoksa (yere) bir çizgi çeksin, ondan sonra önünden geçen ona zarar
vermez.” buyurdu. [446]
Bazıları bu hadis-i Nâfî bin Cübeyr vasıtasıyla Sehl bin Sa’d’dan
nakledildiğini söylemişlerdir ve bu hadisin İsnâdında ihtilaf edilmiştir. [447]
Ebû Dâvud: Bu haber Nüfeylî’nindir diyor. [448]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Sizden biriniz namaz kıldığı zaman
önünden kimsenin geçmesine müsaade etmesin, gücü yettiği kadar onu
(geçmekten) men etsin, eğer geçmeye zorlarsaa (onu men etmeye çalışsın)
ancak o, şeytandır” buyurdu. [449]
“Sizden biriniz insanlardan onu örtecek bir şeye karşı namaz kıldığı zaman
birisi önünden geçmek isterse, onu göğsünden iterek men etsin. Eğer
geçmeye zorlarsa onunla harp” etsin o ancak şeytandır.” [450]
“Namaz kılanın önünden geçen kimse (namaz kılanın önünden geçmekten
dolayı yüklendiği günahı bilmiş olsaydı, onun için (kırk sene veya kırk ay
veya kırk gün) beklemek, namaz kılanın önünden geçmekten daha hayırlı
olurdu.” Ebû Nazır: Râvî, kırk sene mi, kırk ay mı kırk gün mü söyledi,
bilmiyorum, dedi. [451]
Ebû Zer: Ey kardeşimin oğlu, bana sorduğun gibi ben de Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem’e sordum, “Siyah köpek şeytandır.” buyurdu. [452]
Aişe radıyallahu anha; biz kadınları eşek ve köpeğe (namazı bozmakta)
denk tutuşunuz ne çirkin şey. Ben Rasûlullah’ın önünde enine yatmış uyur
olduğum halde namaz kıldığını gördüm. Secde etmek isteyince ayağını
dürter, ben de ayağımı kendime doğru toplardım. Sonra secde ederdi. [453]
Ayaklarım Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in önünde olduğu halde
uykuda bulunurdum. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de gece namazı
kılardı. Secde etmek istediği zaman ayaklarıma vururdu. Ben ayaklarımı
toplardım o da secde ederdi. [454]
Ben bir dişi eşek üzerinde biner olduğum halde geldim. O gün henüz
ergenlik çağına erişmek üzere idim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
Mina’da namaz kıldırıyordu. (Merkeple) saflarının bazısının arasından
geçtim. Eşekten inerek onu otlamaya bıraktım. Ve ben de safa girdim. Bu
hareketimi kimse tenkit etmedi, dedi. [455]
Dâvud bin Mihrak diyor ki: Birini öbüründen ayırdı. Buna ehemmiyet
vermedi. [456]
Bize ait bir arazide iken, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem olmadığı
halde maiyetinde babam Abbas da olduğu halde bize geldi. Önünde sütre
olmadığı halde kırda namaz kıldı. Bize ait bir köpekle bir eşek namaz
kılarken) önünde oynuyorlardı da, buna ehemmiyet vermedi. [457]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in, başlangıç tekbiri aldığı zaman
rukûa gitmek istediği zaman ve rükûdan başını kaldırdıktan sonra, ellerini
omuzları hizasına kadar kaldırdığını gördüm. (Ravilerden) Süfyan bin
Uyeyne; (bu hadis-i) bir defa “başını kaldırırken” çoğu kere de başını
rukudan kaldırdıktan sonra (ellerini omuzları hizasına kaldırırdı) ve iki
secde arasında kaldırmazdı diye rivâyet etmiştir. [458]
Bu hadis-i Hemmam İbn-i Cihade’den rivâyet etti. Secdeden kalkarken
elleri kaldırmayı zikretmedi. [459]
Ravilerden Bişr’ baş parmağı ile orta parmağını halka yaptı. Şahadetleri
okurken) şahadet parmağı ile işaret etti. [460]
727 – Bir önce geçen hadisin İsnâdı ile aynı manâda Asım bin Kuleyb’den
rivâyet edildi de, o rivâyette Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (Sağ
elini ve bileğini sol elinin üzerine koydu). O rivâyette şöyle dedi: Bundan
sonra şiddetli soğuk olduğu bir günde geldim. İnsanları üzerlerine çok
büyük elbise bürünmüş gördüm. Eleri (Elbisenin) altında hareket ediyordu.
[461]
728 – Vâil bin Hucur radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, namaza başladığı zaman
ellerini kulaklarının karşısına kadar kaldırdığını gördüm, dedi. Sonra onlara
ashaba (bir daha) geldim onların üzerinde kendinden başlıklı elbise ve
kisveler olduğu halde namazın başlangıcında ellerini göğüslerine kadar
kaldırıyorlarken gürdüm. [462]
Allahu Ekber der, başını kaldırır sol ayağını döşer, her âzâ yerine yerleşene
kadar, onun üzerinde otururdu. Diğer rekâtlarda da öyle yapardı. İki
rekâttan kalkınca namazın başlangıcındaki gibi tekbir alır ve ellerini
omuzları hizasına gelene kadar kaldırırdı. (Ellerini kaldırmayı) namazın
geri kalan rekatlarında da yapardı. Kendinden sonra selâm verilecek son
secdeye gelince sol ayağını sağa çıkarır, sol oturağına teverrüken otururdu.
Ashab da, “Doğru söyledin. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem aynen
böyle kılardı,” dediler. [463]
737 – Abdülcebbar babası Vâil radıyallahu anh’dan rivâyete göre demiş ki:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i “namazda (tekbir alırken) baş
parmaklarını kulaklarının yumuşağına kadar kaldırdığını gördüm.” [464]
– Rasûlullah (ş.a.v) böyle yapardı, dedi mi? Bilmiyorum. [465]
O, namaza girdiğinde tekbir alır, ellerini kaldırırdı. Rükû ettiği “semiallahü
limen hamide” dediği ve ikinci rekâtdan kalktığı zaman ellerini (her
tekbirde) kaldırırdı ve bunu Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e
merfuan İsnâd ederdi. [466]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem tekbir aldığı, rükû ettiği, rükûdan
başını kaldırdığı zaman ellerini kulak yumuşağına yetişene kadar
kaldırdığını gördüm. [467]
– Kardeşim doğru söyledi, bunu biz de yapardık, sonra şunu yani (dizleri
tutmakla emrolunduk) dedi. [468]
– Bu hadis uzun bir hadisten kısaltılmıştır. Bu lafızlarla sahih değildir. [469]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaza başladığı zaman (tekbir için)
ellerini uzatarak kaldırırdı. [470]
O, namaz kılıyordu. Sol elini sağ eli üzerine koydu, onu Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem gördü, onun sağ elini solu üzerine koydu. [471]
– Ey Allah benim önce yaptığımı, sona bıraktığımı, gizlediğimi,
açıkladığımı, israf ettiğimi, benden onu iyi bildiğini, bağışla, ibadette öne
geçiren, arkada bırakan sensin. Senden başka aslâ ilâh yok.” derdi. [472]
“Sizden biriniz namaza geldiği zaman, her zaman yürüdüğü gibi yürüsün,
yetiştiğini kılsın, yetişemediğini kaza etsin.” [473]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in nafilede okuduğunu işittim deyip,
geçen hadisin benzerini zikretti. [474]
Aişe radıyallahu anh yemin olsun senden önce onu bana kimsenin
sormadığı birşeyi sordun. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaza
durduğu zaman on kere tekbir, 10 kere hamd, 10 kere tesbih, 10 kere tevhid,
10 kere istiğfar eder, “Allah’ım beni mağfiret eyle, beni hidayet eyle, beni
rızıklandır, bana afiyet ver,” der, “Kıyamet günündeki durağın darlığından
(Allah’a) sığınırdı,” cevabını verdi. [475]
– “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gece namazına kalktığı zaman Ey
Cebrâil, Mikâil, İsrâfil’in Rabbi, Göklerin ve yerin yaratıcısı olan gaybı ve
hazırı bilen Allah’ım. Kulların ihtilaf ettiği şeyde onlar arasında
hükmedersin, hak olan şeyde, ihtilâf olunan yerde izninle beni doğruya ilet,
şüphesiz sen dilediğini doğru yola iletirsin.” (duası ile) namazına başlardı,
cevabını verdi. [476]
“Otuz şu kadar meleğin onun sevabını kim daha önce yazacak, diye
müsabakaya girdiklerini gördüm,” [477]
Ey Allah’ım sana teslim oldum, sana inandım, sana tevekkül ettim, sana
döndüm, senin için darıldım ve senin rızan için hükmettim, benim evvel
yaptıklarımı arkadan yapacaklarımı, açıktan ve gizli yapacaklarımı bağışla,
Sen benim Allah’ımsın, senden başka ilâh yoktur.” [478]
“Namazda konuşan kimdi?” dedi. Sonra râvi Mâlik’in hadis-i gibi ve ondan
daha tam olarak zikretti. [479]
– “Allah (şanına lâyık) büyüklükle büyüktür. Şeytandan ve onun şerrinden,
kibirinden, sıkmasından bilen işiten Allah’a sığınırım.” derdi. [480]
Bu hadis-i Abdusselam’dan Talk bin Ganem’den başka, kimse rivâyet
etmedi. Namaz kıssasını Büdeyl’den bir cemaat daha rivâyet ettiler. Bu
kıssada bundan (namazda duadan) bir şey zikretmediler. [481]
Ebû Dâvud şöyle dedi: Bu hadis-i Humeyd “sûkûtun biri de kıraat
bitirdikten sonradır.” şeklinde rivâyet etti. [482]
Katade de: Namazına girdiği zaman, kıraatten ayrıldığı zaman, cevabını
verdi. Sonra Katade: “gayrilmağdubi aleyhim” dedikten sonradır, dedi. [483]
Ey Allah’ım, Beni kar, su ve dolu ile yıka,” derim, cevabını verdi. [484]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ebû Bekir, Ömer ve Osman
radıyallahu anh (namazda) okumaya El Hamdülillahi Rabbil Alemin ile
başlarlardı. [485]
Her iki rekât (sonunda bir et-tehiyyat okur, oturduğu zaman sağ ayağını
diker, sol ayağını döşer, şeytanın ökçesinden (şeytan gibi ökçelerine
oturmaktan) ve yırtıcı hayvanlar gibi döşemekten nehyeder, namazı selâm
ile bitirirdi. [486]
Allah ve Rasûl-i daha iyi bilir dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem, “O, Rabbımın bana Cennette va’dettiği bir nehirdir,” buyurdu. [487]
BERÂETÜN’ün kıssası, Enfâl’ın kısasına benziyor. Onu ondan (onun
devamı zannettim.). Ondan dolayı bunları yedi uzun sûreye koydum.
Aralarına BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM satırını yazmadım,
cevabını verdi. [488]

