TAHARET BÖLÜMÜ · 94 – CÜNÜBÜN UNUTARAK NAMAZ KILDIRMASI


233 – Ebû Bekir radıyallahu anh’dan rivâyet olunmuştur: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, sabah namazına (camiye) girdi, yerinizde oturun diye eliyle işaret (etti) sonra geldi, başından su damlayarak onlara namaz kıldırdı.










234 – Hammâd bin Seleme radıyallahu anh’dan: Evvelki hadisle aynı İsnâd ve manâda rivâyet olundu. Evvelinde tekbir aldı. Ahirinde ise namazı kıldırdığı vakit, “Ben de insanım, ben cünübtüm (unuttum).” buyurdu, dedi. Ebû Dâvud dedi ki: Bu hadis-i Zührî, Ebû Seleme bin Abdurrahman’dan o da Ebû Hüreyre’den rivâyet etti. Ebû Hüreyre dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaz kıldıracağı yere durduğu vakit tekbir almasını gözettik, döndü: “Olduğunuz halde kalınız,” buyurdu. Ebû Dâvud dedi ki: Bu hadis-i Eyyûb İbn-i Avn, Hişam Muhammed’ten (mürsel olarak) o da Rasûlullah’tan rivâyet etti, dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem tekbir aldı. Sonra eli ile cemaata yerinize oturun diye işaret etti, gitti ve gusletti. Mâlik İsmail bin Ebi Hakim’den, o da Ata bin Yesar’dan, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namazda tekbir aldı diye böylece rivâyet etti. Ebû Davud dedi ki: Böylece Müslim bin İbrahim, Eban’dan o da Yahya’dan o da Rabi bin Muhammed’den naklen bize haber verdi. O da Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem tekbir aldı diye nakletti.





235 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan: Sabah namazı için kâmet getirildi. Cemaat saf tuttular. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem evinden çıkıp (Mihraptaki) yerine oturdu. Yıkanmadığını hatırladı. Cemaate: “Yerinizde durun,” buyurdu. Ve evine döndü. Tekrar yanımıza geldi, yıkanmış başından su damlıyordu. Halbuki; biz safta duruyorduk. Ayyaş rivâyet ettiği hadiste; biz saflarda yerimizden ayrılmadan yıkanmış olarak yanımıza gelene kadar Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i bekledik, dedi. [187]
İZAH
1 – Bu hadis-i şerifler imam olan zatın abdestsiz olduğu meydana çıkarsa cemaatın namazlarının da bozulacağına,
2 – Kamet getirildikten sonra hemen namaza durulmazsa kametin tekrarlanması gerekmediğine,
3 – İmamın abdesti bozulursa cemaatin vaktin genişliği nisbetinde İmâm-ı beklemeleri gerektiğine,
4 – İmam, kim olursa olsun buna benzer bir halin başa gelebileceğine delâlet ederler. Namaz kıldıran imamın cünüp olduğu anlaşılırsa İmâm-ı Azam’a göre (Hem imam hem cemaat namazlarını iade ederler.) İmâm-ı Şâfiî’ye göre (Sadece imam namazını iade eder, cemaatin iadesi şart değildir. (Maalim c. 1, s. 159)

