TAHARET BÖLÜMÜ · 98 – CÜNÜPLÜKTEN GUSLETMEK



239 – Cübeyr bin Mutim radıyallahu anh:
Onlar (Ashap) Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında
cünüplükten yıkanmayı konuştular. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
de: Her iki eli ile işaret ederek,
– “Ben başıma üç kere su döküyorum.” buyurdu. [191]
İZAH
Bu hadis-i şerif, gusülde başa ve diğer azaya suyun üçer kere dökülmesinin
sünnet olduğuna, su elle dökülecekse her iki elle (Avuçla) döküleceğine
delildir.



240 – Hz. Aişe radıyallahu anha’dan:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem cenabetten yıkanacağı zaman, süt
sağacak çanak gibi bir kap ister, bir avuç su alır, başının sağ tarafından
başlar, sonra sol tarafına geçer, iki eli ile tekrar su alır, her ikisi ile başına
(dökerdi) dedi. [192]
İZAH
Hılâp: Koyun sağacak kap demektir. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve
sellem gusül ederken elleri ile suyu avuçlayıp başına döktüğü gibi, iki eli ile
bir tası tutup evvelâ başının sağ tarafına, sonra sol tarafına döktüğü de
olurdu.




241 – Teymullah bin Sa’lebe’nin oğullarından biri olan Cumey’ bin Umeyr
radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
Annem ve teyzemle, Aişe radıyallahu anha’ya gittik. Onlardan birisi, Hz.
Aişe’ye nasıl gusül yapardınız? Diye sordu. Aişe radıyallahu anha:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaz abdesti gibi abdest alır, sonra
başına üç kere su döker yıkanırdı. Bizse başlarımızda örgülerimiz olduğu
için beş kere dökerdik cevabını verdi. [193]
İZAH
Zufur: Zafire; kelimesinin çoğuludur. Kadınların saçlarındaki örgüye denir.
Hadis-i şerifte; Hz. Aişe radıyallahu anha’nin başlarımıza beş kere su
dökerdik, sözü Hz. Aişe radıyallahu anha’ya mahsus bir keyfiyet olabilir.
Veya saç diplerine suyun geçip geçmediğinde şüphe edilirse şüphe
giderilmesi için üçten fazla kullanılmış olabilir. Bu rivâyete bakarak
kadınların başlarına beş kere su vermeleri sünnet olduğu anlaşılırsa da bu
hadis-i şerif zaif olduğundan ve kendisinden daha kuvvetli olan Hazreti
Ümmü Seleme’nin hadis-i esas alınmıştır. Ümmü Seleme’nin hadisinde
kadının başına üç defa su dökmesi emir edilmiştir.






242 – Aişe radıyallahu anha’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
cünüblükten yıkanırken (Süleyman bin Harbil Vaşihi’nin rivâyetine göre
sağıyla başlayıp, sol eline dökerdi. (Müsedded) rivâyetine göre ise: iki elini
yıkar ve çanağı sağ eline dökerdi, sonra ikisinin rivâyetine göre Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem eteğini yıkardı.
Müsedded: Soluna dökerdi, dedi. Ve çok kere Aişe radıyallahu anha etekten
kinaye olarak bahs ederdi. (hadisin bundan sonraki kısmında her iki ravî
ittifak ederek şöyle rivâyet etmişler:) Sonra namaz abdesti gibi abdest alırdı.
Ellerini suya sokar, saçları arasını deriye erdiğini, veya derinin
temizlendiğini görünceye kadar hilaller, başına da üç kere su döker, artan
suyu da başına dökerdi. [194]
İZAH
Bu hadis-i şerifte Hz. Aişe radıyallahu anha’nın avret mahallinden bahs
ederken kinaye ile konuştuğu bildiriliyor. Çünkü o, büyüklerin her hal ve
hareketi edebten ibaretti. Söz ve sohbetlerinde edebten gayri bir şey
bulunmazdı.




243 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem cünüblükten yıkanmak istediği vakit,
evvelâ ellerini, sonra su girmeyen kasıkları yıkar, kasıklara su dökerdi.
Elleri temizlendiği vakit bir duvara sürter, abdestine yeniden başlar, başına
su dökerek yıkanırdı.
İZAH
Merafiğ: Koltuk altları, göbek çukuru ve uyluktaki kasıklar gibi su
girmeyen yerlere denir.
Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’in ellerini su ile yıkadıktan sonra
duvara vurması ellerini toprak ile oğuşturup pak etmek içindi. Sabun ve
onun gibi temizlikte kullanılan maddeler bulunduğu zaman temizlik onlar
ile temin edilir. Bilhassa evlerde elleri pak etmek için toprak bulmak
mümkün değil, ama sabun cinsinden deterjanlar her zaman bulunabilir.
Gusülde en çok dikkat edilecek yerler suyun girmesi güç olan kulak
kıvrımı, koltuk altı ve kasıklardır. Buralar hem çok ter yapar, hem de kirin
karargâhı sayılır. İşte Rasûl-i Ekrem Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem
bu azaların yıkanmasına özel ihtimam gösterirdi, bunları yıkadıktan sonra
abdeste yeniden başlardı.


244 – Aişe radıyallahu anha dedi ki:
– Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in cünüblükten dolayı yıkandığı
yerin duvarındaki ellerinin izini size göstereyim.









245 – İbn-i Abbas radıyallahu anhümânın, teyzesi Meymûne radıyallahu
anha’dan rivâyet ettiğine göre şöyle demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem cünüblükten yıkanırken suyunu
döktüm, çanağı sağ eline doğru eğerek, iki veya üç kere ellerini yıkadı.
Sonra suyu eteğine döktü ve sol eliyle eteğini yıkadı. Sonra ellerini toprağa
sürtüp tekrar ellerini yıkadı. Ağzına burnuna su verip yüz ve kollarını
yıkadı. Sonra başına, vücuduna su döktü. Bir kenara çekilip ayaklarını da
yıkadıktan sonra silinmek için havlu verdim almadı. Vücudundan suyu
eliyle akıtıyordu. (A’meş) Bunu İbrahim Nehâi’ye anlattım, havlu
kullanmakta beis görmezdi, ama adet olmasını istemediğinden (almamıştır)
dedi. [195]
Ebû Dâvud: Müsedded şöyle dedi diyor:
Abdullah bin Dâvud’a (Adet haline gelebilir düşüncesi ile mi kurulanmayı
kerih gördü?) diye sordum Abdullah bin Dâvud:
– O, evet, öyledir. Ben kitabımda bu ibareyi bu şekilde buldum.
İZAH
Bu hadis-i şeriften Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin
gusülden sonra vücudunu kurulamadığını, İbrahim en-Nehai’nin sözünden
de Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin gusül ve abdestten
sonra kurulanmakta beis görmediğini öğreniyoruz.
Bu hadise dayanarak, abdestten ve gusülden sonra silinmekte beis
görülmemiştir.





246 – Şu’be radıyallahu anh’dan rivâyet olunmuştur:
İbn-i Abbas radıyallahu anh cünüplükten yıkanırken sağ eli ile sol eline
yedi kere su döker, arkasından eteğini yıkardı. Bir defa, kaç kere döktüğünü
unuttu, kaç defa döktüm? Diye bana sordu. Ben de; bilmiyorum cevabını
verince, annen öle, niye bilmiyorsun? dedi. Namaz abdesti gibi abdest alıp,
vücuduna su döktü ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem böyle
temizlenirdi dedi.
İZAH
Lâ Ümme Lek: Lügat manâsı, (Senin annen yok demektir), ıstılahta ise:
Hem zem, hem de medh için kullanılır Medh için kullanıldığında sen her
şeyi kendin becerebiliyorsun. Anneye ihtiyacın yok, demektir.
Bir de küçük bir çocuğu severken annen öle diye severiz. İşte tercemede bu
manâyı tercih ettim.
Zem için kullanıldığında bu manâya kullanılmış olur. Seni annen sokağa
atmış, başkası tarafından büyütülmüşsün, annen belli değil, demektir.
İbn-i Abbas’ın bu rivâyetinde ellerini yedi defa yıkadığı bildiriliyor. (bir
sonraki hadisin izahına bak).




247 – Abdullah bin Ömer radıyallahu anh’dan:
Gün içerisinde namaz elli vakit, cünüplükten yıkanmak yedi defa,
elbisedeki sidiği yıkamak yedi defa idi. Peygamber sallallahu aleyhi ve
sellem Allah’a yalvardı, namaz günde beş vakte, cünüplükten yıkanmak
bire, elbiseden sidiği yıkamak bir defaya indirildi, dedi.
İZAH
Bu hadiste bildirildiğine göre Mirac gecesinden önce namaz elli vakit idi.
Namazın önce elli vakit olarak farz kılınıp sonra beş vakte indirilmesi
Mirac gecesinde olmuştur.
Cünüplükten yıkanırken her âzâ yedişer kere yıkanıyordu, idrar bulaşığı
yedi kere yıkanırdı. Mirac gecesi namaz vakitleri beşe indirildi. Gusülde
azaları birer kere yıkamak kâfi geldi. İdrar bulaşan bir şeyi bir kere
yıkamakla temizleneceği bildirildi.
Bu mevzuda İmâm-ı Azam’ın görüşü: Gusülde her azayı üçer kere yıkamak
sünnettir. Necaset iki kısımdır:
1 – Görünen necasetler: Bunların temizlenmesi görünen cirmin
giderilmesine bağlıdır. Cirmi giderilene kadar kaç kere yıkamak lâzımsa o
kadar yıkanır:
2 – Görünmeyen necasetler: Görünmeyenler de üç defa yıkanır, idrar da
görünmeyenlerden olduğu için üç kere yıkamak vaciptir.
İmâm-ı Şâfiî’ye göre: idrar bulaşan elbiseyi bir kere yıkamak vacip, üç kere
yıkamak menduptur.


248 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
“Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem; her kılın altında cünüplük vardır.
Kılı yıkayın, deriyi temizleyin,” buyurdu. [196]
İZAH
Bu hadis-i şerif: Gusülde her kılın dibinin temizlenmesinin farz olduğuna
delildir. Amma kılların kendisini yıkamaya gelince, bedende bulunan
kılların yıkanması farzdır. Erkeklerin saçlarını yıkamaları da farzdır.
Kadınlar ise saç diplerini yıkadıktan sonra, örgülerini sökmeleri icap etmez.
(Hattabi) (Bezl’ül-Mechud c. 2, s. 254)





249 – Ali bin Ebû Talib radıyallahu anh’dan:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Kim cünüplükten yıkanırken bir kıl
kadar kuru bırakırsa, cehennemde ona şöyle şöyle (azab) edilecek”
buyurdu.
Ali radıyallahu anh üç kere: “Onun için başıma saçıma düşman oldum,” der
ve saçını kestirirdi. [197]
İZAH
Erkeklerin saçlarını tamamen kestirmelerinde bir beis yoktur. Fakat bir
kısmını kesip bir kısmını bırakmaktan nehyedilmiştir.

