Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 28, 2026

Gusleden kadının saçının örgüsü

TAHARET BÖLÜMÜ · 100 – GUSLEDEN KADININ SAÇININ ÖRGÜSÜ 251 – Ümmü Seleme radıyallahu anha’dan: Müslümanlardan bir kadın: – Züheyr dedi ki: Ümmü Seleme’nin kendisi – Ey Allah’ın Rasûl-i ben başımın …

TAHARET BÖLÜMÜ · 100 – GUSLEDEN KADININ SAÇININ ÖRGÜSÜ

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

251 – Ümmü Seleme radıyallahu anha’dan:

Müslümanlardan bir kadın: – Züheyr dedi ki: Ümmü Seleme’nin kendisi –

Ey Allah’ın Rasûl-i ben başımın örgüleri sık bir kadınım, cünüplükten

yıkanırken onları sökeyim mi? Dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

“Onun üzerine üç avuç su dökerek (diplerini) yıkaman kâfidir.” buyurdu.

Züheyr rivâyetinde: “Onun üzerine üç avuç su saçarsın, sonra vücudunun

diğer kısmına su dökersin, işte sen temizlendin,” buyurdu. [199]

İZAH

Bu hadis-i şerif, kadının gusül anında saçının örgüsünü sökmesi

gerekmediğine, sadece saç diplerinin yıkanması kâfi geleceğine delildir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

252 – Ümmü Seleme radıyallahu anha’dan: o şöyle demiştir:

Bir kadın bana geldi (Üsame burada evvelki hadis-i nakleder.) Ümmü

Seleme, o kadın için Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e sordum,

diyerek bir önce geçen hadisle aynı manâda rivâyet etti.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem bu rivâyete göre: “Her su

dökmede saçının örgülerini sık,” buyurdu. [200]

İZAH

Gamz: Sıkmak manâsınadır. Ümmü Seleme’nin yanına gelen kadının gusl

ederken saçlarını sıkmak ve aralarına suyu yetiştirmekle emredilmesi

saçlarının seyrek olmasındandır. Bu hadisle istidlâl ederek kadınlarda saç

arasına suyu yetiştirmenin gerektiğine kâil olan ilim adamları da vardır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

253 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre:

Bizden birimiz cünüp olunca şöyle (iki elini birden kasd ediyor) üç avuç su

alır başına dökerdi. Bir eli ile bir avuç su alır, onu sağ tarafa öbür avucu sol

tarafa dökerdi, dedi. [201]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

254 – Hz. Aişe radıyallahu anha’dan:

Biz Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte iken ihramlı ve

ihramsız olduğumuz halde, başımızda saç örgüleri var iken (onları

çözmeden) yıknaırdık, dedi.

İZAH

Hadis-i şerifte geçen ez-zummad kelimesi aslında yaralı uzuv üzerine

sarılan bez manasına gelir. Bu hadiste ise başa sürülen koku sebebiyle

birbirine yapışmış olan saç (örgüleri) kastedilir. İşte Efendimiz’in hanımları

bu halde onları açmadan guslederlerdi. Çünkü bu halde saçların dibine su

ulaşmaktadır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

255 – Şureyh bin Ubeyd radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Cübeyr bin Nüfeyr, cünüplükten yıkanma hakkında bana fetva verdi.

Onlara da Sevban şöyle anlatmış:

Onlar gusül hakkında Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den fetva

istemişlerdir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

“Erkek saçlarını açsın (Aralasın örgüsünü söksün), su kılların dibine

varıncaya kadar yıkasın, amma kadının örgüsünü sökmemesinde ona vebal

yok. İki eli ile başına üç avuç su döksün,” buyurdu.

İZAH

Gusülde erkekler saçlarının hem ucuna hem de dibine suyu yetiştirmeye

mecburdurlar. Kadınlar ise sadece saçların dibini yıkamakla mükelleftirler.

Saç örgülerini sökmeye mecbur değildirler.

[158] . Buharî, Kitâb’ul-Vuzu, b. 54, s. 59, c. 1; Müslim, Kitâb’ul-Hayz, b.

24, n. 358, s. 274, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 66, n. 89, s. 149, c. 1;

Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 49, n. 187, s. 109, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 68, n. 498, s. 167, c. 1

[159] . Buharî, Kitâb’ul-Mevakıt, b. 24, s. 142, c. 1; Müslim, Kitâb’ul

Mesacid, b. 39, n. 225, s. 442, c. 1

[160] . Müslim, Kitâb’ul-Hayz, b. 33, n. 376, c. 1, s. 284

[161] . İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 62, n. 477, c. 1, s. 161

[162] . İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 79, n. 532, s. 177, c. 1; Tirmizî,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 109, n. 143, s. 266, c. 1

[163] . Tirmizî Kitâb’ur-Rada, b. 109, n. 143, s. 168, c. 1

[164] . Buharî, Kitâb’ul-Gusul, b. 13, s. 71, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 4, n. 303, s. 247, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 83, n. 114, s. 193;

Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, B. 28, n. 152, s. 213, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 70, n. 504, s. 168, c. 1

[165] . Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 28, n. 157, s. 214, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 70, n. 505, s. 169, c. 1

[166] . Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 84, n. 115, s. 197, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 70, n. 506, s. 189, c. 1

[167] . Tirmizî, Kiâb’ut-Tahâret, b. 100, n. 133, s. 246

[168] . Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, n. 264 – 265, c. 1; Buharî, Kitâb’ul-Gusül, b.

27, s. 76, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 21, n. 364, s. 270, c. 1; Tirmizî

Ebvâb’ut-Tahâret, b. 81, n. 110, s. 183, c. 1

[169] . Buharî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 27, s. 76, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 57, n. 346, s. 185, c. 1; Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 81, n. 110, s. 183, c.

1

[170] . Buharî, Kitâb’ul-Gusül, b. 26, s. 76, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 22, n. 348, s. 271, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, n. 191, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 111, n. 610, c. 1, s. 200

[171] . Müslim, kitâb’ut-tahâret, b. 21, n. 343, s. 269, c. 1

[172] . Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 82, n. 194, s. 143

[173] . Neseî, Kitâb’ut-Tahâret; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 102, n. 5, s.

194, c. 1

[174] . Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 65, n. 308, s. 249, c. 1; Tirmizî,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 107, n. 141, s. 261, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut,Tahâret,

b. 100, n. 587, s. 193, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-tahâret, b. 81. n. 263, s. 142, c. 1

[175] . Buharî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 25, s. 75, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 6, n. 306,s. 248, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 79, n. 261, s. 140, c. 1;

Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 99, n. 585, s. 193, c.1

[176] . Müslim, kitâb’ut-Tahâret, b. 42, n. 305, s. 170, c. 1; Buharî Kitâb’ul-

Gusül b. 25, s. 75, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 78, n. 257, s 159, c. 1;

İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 99, n. 184, s. 193, c. 1

[177] . Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 6, n. 305, s. 248, c. 1

[178] . Müslim, kitâb’ut-Tahâret, b. 6, n. 305, s. 248, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 78, n. 257, s. 139, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 99, n.

584, s. 193, c. 1

[179] . Tirmizî, Kitâb’us-Salât, b. 432, n. 613, s. 511, c. 1

[180] . Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 57, s. 125, c. 1

[181] . Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 80, n. 262, s. 141, c. 1; İbn-i Mâce

Kitâb’ul-Libas, b. 44, n. 3649, s. 1203, c. 2

[182] . Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 87, n. 118, c. 1, s. 202; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 98, n. 581, s. 192, c. 1

[183] . Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 11, n. 146, s. 273, c. 1

[184] . Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 9, n. 372, s. 194, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 84, n. 268, s. 145, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 80, n.

535, s. 178, c. 1

[185] . Buharî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 23, s. 75, c. 1; Müslim, kitâb’ut-Tahâret,

b. 29, n. 371, s. 282, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 89, n. 121, s. 207, c.

1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 80, n. 534,

s. 178, c. 1

[186] . Buharî, Tarih-i Kebir; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 126, n. 645, s.

212, c. 1

[187] . Buharî, Kitâb’ul-Ezân, b. 24, s. 157, Enbiya, tabir, fitende de; Neseî,

Kitâb’ut-Tahâret – İmamet’te

[188] . Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 82, n. 11, s. 189, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 112, n. 612, s. 200, c. 1

[189] . Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 7, n. 331, s. 250, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, n. 196, c. 1; Trimizi, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 82, n. 113, c. 1, s. 189;

İbn-i Mâce, Tahâret, b. 107, n. 601, s. 197, c. 1

[190] . Buharî, Kitâb’ul-Gusül, b. 2, s. 68, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b.

10, n. 319, s. 255, c. 1; Neseî Kitâb’ut-Tahâret, b. 60, n. 229, s. 128, c. 1

[191] . Buharî, Tahâret, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 70, n. 251, s.1 35, c.

1; Müslim,Kitâb’ul-Haya, b. 11, n. 327, s. 258, c. 1; İbn-i Mâce Kitâb’ut-

tahâret, b. 95, n. 575, s. 190, c. 1

[192] . Buharî, Kitâb’ul-Gusül, b. 14, s. 72, c. 1; Müslim, kitâb’ut-Tahâret,

b. 9, n. 318, s. 255, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, c. 1

[193] . Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 6, s. 134, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 94, n. 574, s. 190. c. 1

[194] . Buharî, Kitâb’ul-Guslü, b. 1, s. 68, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b.

10, n. 321, s. 256, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 76, n. 104, s. 174, c. 1;

İbn-i Mâce, Kitâb’ut-tahâret, b. 94, n. 574, s. 190, c. 1

[195] . Buhârî, Kitâb’ut-Tahâret, B 7, s. 70, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 9, n. 317, s. 254, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 76, n. 103, s. 173, c.

1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 76, n. 254, s. 137, c. 1; İbn-i Mâce Tahâret b.

94, n. 573 s. 190, c.

[196] . Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 78, n. 106, s. 178, c. 1

[197] . İbn-i Mâce, b. 106, n. 599, s. 196, c. 1

[198] . Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 79, n. 107, s. 179, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, n. 253; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 96, n. 579, s. 191, c. 1

[199] . Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 48, s. 178, c. 1; Tirmizî, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 77, n. 105, s. 175, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 108, n.

603, s. 198, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 65, n. 342, s. 131, c. 1

[200] . Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 12, n. 330, s. 250, c. 1; Tirmizî,

Ebvâb’ut-Tahâret, b. 77, n. 105, s. 175, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, n. 342,

c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 108, n. 603, s. 198, c. 1

[201] . Buharî, Kitâb’ul-Gusül, b. 19, s. 73, c. 1

[158]. Buharî, Kitâb’ul-Vuzu, b. 54, s. 59, c. 1; Müslim, Kitâb’ul-Hayz, b.

24, n. 358, s. 274, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 66, n. 89, s. 149, c. 1;

Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 49, n. 187, s. 109, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 68, n. 498, s. 167, c. 1

[159]. Buharî, Kitâb’ul-Mevakıt, b. 24, s. 142, c. 1; Müslim, Kitâb’ul

Mesacid, b. 39, n. 225, s. 442, c. 1

[160]. Müslim, Kitâb’ul-Hayz, b. 33, n. 376, c. 1, s. 284

[161]. İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 62, n. 477, c. 1, s. 161

[162]. İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 79, n. 532, s. 177, c. 1; Tirmizî,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 109, n. 143, s. 266, c. 1

[163]. Tirmizî Kitâb’ur-Rada, b. 109, n. 143, s. 168, c. 1

[164]. Buharî, Kitâb’ul-Gusul, b. 13, s. 71, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 4, n. 303, s. 247, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 83, n. 114, s. 193;

Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, B. 28, n. 152, s. 213, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 70, n. 504, s. 168, c. 1

[165]. Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 28, n. 157, s. 214, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 70, n. 505, s. 169, c. 1

[166]. Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 84, n. 115, s. 197, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 70, n. 506, s. 189, c. 1

[167]. Tirmizî, Kiâb’ut-Tahâret, b. 100, n. 133, s. 246

[168]. Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, n. 264 – 265, c. 1; Buharî, Kitâb’ul-Gusül, b.

27, s. 76, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 21, n. 364, s. 270, c. 1; Tirmizî

Ebvâb’ut-Tahâret, b. 81, n. 110, s. 183, c. 1

[169]. Buharî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 27, s. 76, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 57, n. 346, s. 185, c. 1; Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 81, n. 110, s. 183, c.

1

[170]. Buharî, Kitâb’ul-Gusül, b. 26, s. 76, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 22, n. 348, s. 271, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, n. 191, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 111, n. 610, c. 1, s. 200

[171]. Müslim, kitâb’ut-tahâret, b. 21, n. 343, s. 269, c. 1

[172]. Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 82, n. 194, s. 143

[173]. Neseî, Kitâb’ut-Tahâret; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 102, n. 5, s.

194, c. 1

[174]. Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 65, n. 308, s. 249, c. 1; Tirmizî,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 107, n. 141, s. 261, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut,Tahâret,

b. 100, n. 587, s. 193, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-tahâret, b. 81. n. 263, s. 142, c. 1

[175]. Buharî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 25, s. 75, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 6, n. 306,s. 248, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 79, n. 261, s. 140, c. 1;

Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 99, n. 585, s. 193, c.1

[176]. Müslim, kitâb’ut-Tahâret, b. 42, n. 305, s. 170, c. 1; Buharî Kitâb’ul-

Gusül b. 25, s. 75, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 78, n. 257, s 159, c. 1;

İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 99, n. 184, s. 193, c. 1

[177]. Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 6, n. 305, s. 248, c. 1

[178]. Müslim, kitâb’ut-Tahâret, b. 6, n. 305, s. 248, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 78, n. 257, s. 139, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 99, n.

584, s. 193, c. 1

[179]. Tirmizî, Kitâb’us-Salât, b. 432, n. 613, s. 511, c. 1

[180]. Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 57, s. 125, c. 1

[181]. Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 80, n. 262, s. 141, c. 1; İbn-i Mâce

Kitâb’ul-Libas, b. 44, n. 3649, s. 1203, c. 2

[182]. Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 87, n. 118, c. 1, s. 202; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 98, n. 581, s. 192, c. 1

[183]. Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 11, n. 146, s. 273, c. 1

[184]. Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 9, n. 372, s. 194, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 84, n. 268, s. 145, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 80, n.

535, s. 178, c. 1

[185]. Buharî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 23, s. 75, c. 1; Müslim, kitâb’ut-Tahâret,

b. 29, n. 371, s. 282, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 89, n. 121, s. 207, c.

1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 80, n. 534,

s. 178, c. 1

[186]. Buharî, Tarih-i Kebir; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 126, n. 645, s.

212, c. 1

[187]. Buharî, Kitâb’ul-Ezân, b. 24, s. 157, Enbiya, tabir, fitende de; Neseî,

Kitâb’ut-Tahâret – İmamet’te

[188]. Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 82, n. 11, s. 189, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 112, n. 612, s. 200, c. 1

[189]. Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 7, n. 331, s. 250, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, n. 196, c. 1; Trimizi, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 82, n. 113, c. 1, s. 189;

İbn-i Mâce, Tahâret, b. 107, n. 601, s. 197, c. 1

[190]. Buharî, Kitâb’ul-Gusül, b. 2, s. 68, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b.

10, n. 319, s. 255, c. 1; Neseî Kitâb’ut-Tahâret, b. 60, n. 229, s. 128, c. 1

[191]. Buharî, Tahâret, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 70, n. 251, s.1 35, c.

1; Müslim,Kitâb’ul-Haya, b. 11, n. 327, s. 258, c. 1; İbn-i Mâce Kitâb’ut-

tahâret, b. 95, n. 575, s. 190, c. 1

[192]. Buharî, Kitâb’ul-Gusül, b. 14, s. 72, c. 1; Müslim, kitâb’ut-Tahâret,

b. 9, n. 318, s. 255, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, c. 1

[193]. Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 6, s. 134, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 94, n. 574, s. 190. c. 1

[194]. Buharî, Kitâb’ul-Guslü, b. 1, s. 68, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b.

10, n. 321, s. 256, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 76, n. 104, s. 174, c. 1;

İbn-i Mâce, Kitâb’ut-tahâret, b. 94, n. 574, s. 190, c. 1

[195]. Buhârî, Kitâb’ut-Tahâret, B 7, s. 70, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 9, n. 317, s. 254, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 76, n. 103, s. 173, c.

1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 76, n. 254, s. 137, c. 1; İbn-i Mâce Tahâret b.

94, n. 573 s. 190, c.

[196]. Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 78, n. 106, s. 178, c. 1

[197]. İbn-i Mâce, b. 106, n. 599, s. 196, c. 1

[198]. Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 79, n. 107, s. 179, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, n. 253; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 96, n. 579, s. 191, c. 1

[199]. Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 48, s. 178, c. 1; Tirmizî, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 77, n. 105, s. 175, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 108, n.

603, s. 198, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 65, n. 342, s. 131, c. 1

[200]. Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 12, n. 330, s. 250, c. 1; Tirmizî,

Ebvâb’ut-Tahâret, b. 77, n. 105, s. 175, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, n. 342,

c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 108, n. 603, s. 198, c. 1

[201]. Buharî, Kitâb’ul-Gusül, b. 19, s. 73, c. 1

“Sütün yağı vardır.” buyurdu. [158]

“Sizden başka namazı bekleyen yok,” buyurdu. [159]

– Ey Allah’ın Rasûl-i benim hacetim vardı, dedi. Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem kalktı onunla sessiz konuşurken cemaat veya bazısı uyudu.

Sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara namazı kıldırdı. Sabit el

Benâni rivâyetinde abdesti zikretmedi. [160]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Gözler oturağın bağıdır. Kim uyursa

abdest alsın,” buyurdu. [161]

204 – Şakîk radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Abdullah bin

Mes’ûd şöyle dedi: Biz pisliği çiğnemekten dolayı abdestimizi tazelemez,

(secdede) saç ve elbiseyi (yere değmemesi) için toplamazdık. [162]

205 – Ali bin Talk radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem’in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: “Biriniz, namazda yellenirse

dönsün abdestini alıp, namazını yenilesin.” [163]

206 – Ali bin Ebû Talib radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir: Ben mezisi çok gelen bir insandım. Her mezide yıkandığımdan

sırtım çatladı. Durumu, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e söyledim,

veya söylendi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Mezi gördüğün

vakit, erkekliğini yıka, namaz abdesti gibi abdest al, gusletme. Meniyi

çıkarırsan yıkan.” buyurdu. [164]

– “Biriniz böyle bir şeye raslarsa eteğini temizlesin. Namaz abdesti gibi

abdest alsın,” buyurdu. [165]

– “Bir avuç su alır mezinin dokunduğunu gördüğün yerlere saçarsan yeter,”

buyurdu. [166]

212 – Haram İbn Hakim’den, o da amcasından şöyle rivâyet etmiştir;

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e “ailem hayızlı iken bana nesi helâl?

diye soruldu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “sana peştemalin üstü

helâldir,” buyurdu. Hayızlı kadınla birikte yemek yemenin de helâl

olduğunu söyledi. Râvî, Mervan bin Muhammed veya Heysem bin Humeyd

hadisini sevk etti. [167]

Ebû Dâvud dedi ki: Ubey burada sudan dolayı suyu kasdetmiştir. (Bu da

meninin gelmesinden dolayı guslün gerektiğini ifade etmektedir.) [168]

Su (gusül) sudan (Meniden) icab eder şeklinde verilen fetvalar, İslâmiyetin

başlangıcında Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in verdiği bir ruhsattı.

Sonra, (teması müteakib) yıkanmalarını emretti. [169]

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem “Erkek, kadının (bacakları ve kolları

olmak üzere) dört Şu’besi arasına oturup, erkek sünnet yerini, kadının

sünnet yerine bitiştirdği vakit gusül vacip olur.” buyurdu. [170]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Su (yıkanmak) Sudan (meniden)

icap eder,” buyurdu. [171]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (bir gün) (bütün) hanımlarıyla cinsî

temasta bulundu ve (en sonunda bir kere gusül abdesti aldı). [172]

Ebû Dâvud dedi ki: Hz. Enes’in rivâyet ettiği (bir önceki) hadis bundan

daha sahihtir. [173]

“Sizden biriniz ailesine gelip (cima edip) tekrar cima yapmak isterse, iki

cima arasında abdest alsın” buyurdu. [174]

Gece kendisine cünüplük isabet ettiğinden bahsetti. Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem ona “zekerini yıka, abdest al, sonra uyu,” buyurdu. [175]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, cünüp iken uyumak isterse, namaz

abdesti gibi abdest alırdı. [176]

Bu hadis-i Evzâî Yunus’tan, o da Zührî’den, o da Rasûlullah’tan İbn-i

Mübarek’in söylediği gibi rivâyet etti. [177]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in cünüp olduğu hali kasdederek;

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yemek veya uyumak isterse abdest

alırdı, dedi. [178]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem cünüp için yemek, içmek ve uyumak

istediğinde abdest almasına ruhsat verdi. [179]

– Allah büyüktür, işlerde kolaylık kılan Allah’a hamd olsun, dedim. [180]

227 – Ali bin Ebî Tâlib radıyallahu anhdan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem “İçinde sûret, köpek ve cünüp bulunan eve melekler girmez.”

buyurdu. [181]

228 – Aişe radıyallahu anha dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

cünüp iken suya el sürmeden uyurdu. [182]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem helâdan çıkar, abdest almadan bize

Kur’an okuyup bizimle et yerdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i

cünüplükten başka bir şey Kur’an okumaktan alıkoymazdı, dedi. [183]

“Müslüman pis olmaz,” buyurdu. [184]

Bişr’in hadisinde Humeyd bize haber verdi, o da bana Bekir haber verdi

dedi. [185]

“Evlerinizin (kapısını) Mescidten değiştirin, hayızlı ve cünüplerin mescide

girmelerini helâl görmem,” buyurdu. [186]

Ayyaş rivâyet ettiği hadiste; biz saflarda yerimizden ayrılmadan yıkanmış

olarak yanımıza gelene kadar Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i

bekledik, dedi. [187]

– Kadında yaşlık görürse yıkanacak mı? diye sordu. Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem: “Evet, kadınlar erkeklerin parçasıdır.” cevabını verdi. [188]

Zührî Müsafi’al-Hicebi’ye muvafakat etti. Urve’den o da Zeynep bint-i Ebi

Seleme’den o da Ümmü Seleme’den rivâyet etti. Gerçekten Ümmü Süleym

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi (dedi). [189]

İmam dedi ki: Sayhanî daha güzeldir. (biraz düşündükten sonra) Hangisi

daha ağırdır bilmiyorum, dedi. [190]

– “Ben başıma üç kere su döküyorum.” buyurdu. [191]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem cenabetten yıkanacağı zaman, süt

sağacak çanak gibi bir kap ister, bir avuç su alır, başının sağ tarafından

başlar, sonra sol tarafına geçer, iki eli ile tekrar su alır, her ikisi ile başına

(dökerdi) dedi. [192]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaz abdesti gibi abdest alır, sonra

başına üç kere su döker yıkanırdı. Bizse başlarımızda örgülerimiz olduğu

için beş kere dökerdik cevabını verdi. [193]

Müsedded: Soluna dökerdi, dedi. Ve çok kere Aişe radıyallahu anha etekten

kinaye olarak bahs ederdi. (hadisin bundan sonraki kısmında her iki ravî

ittifak ederek şöyle rivâyet etmişler:) Sonra namaz abdesti gibi abdest alırdı.

Ellerini suya sokar, saçları arasını deriye erdiğini, veya derinin

temizlendiğini görünceye kadar hilaller, başına da üç kere su döker, artan

suyu da başına dökerdi. [194]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem cünüblükten yıkanırken suyunu

döktüm, çanağı sağ eline doğru eğerek, iki veya üç kere ellerini yıkadı.

Sonra suyu eteğine döktü ve sol eliyle eteğini yıkadı. Sonra ellerini toprağa

sürtüp tekrar ellerini yıkadı. Ağzına burnuna su verip yüz ve kollarını

yıkadı. Sonra başına, vücuduna su döktü. Bir kenara çekilip ayaklarını da

yıkadıktan sonra silinmek için havlu verdim almadı. Vücudundan suyu

eliyle akıtıyordu. (A’meş) Bunu İbrahim Nehâi’ye anlattım, havlu

kullanmakta beis görmezdi, ama adet olmasını istemediğinden (almamıştır)

dedi. [195]

“Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem; her kılın altında cünüplük vardır.

Kılı yıkayın, deriyi temizleyin,” buyurdu. [196]

Ali radıyallahu anh üç kere: “Onun için başıma saçıma düşman oldum,” der

ve saçını kestirirdi. [197]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gusleder, iki rekat sünneti ve sabah

namazının (farzını) da kılardı; gusulden sonra (Namaz kılmadan) abdestini

yenilediğini hiç görmedim. [198]

Müslümanlardan bir kadın: – Züheyr dedi ki: Ümmü Seleme’nin kendisi –

Ey Allah’ın Rasûl-i ben başımın örgüleri sık bir kadınım, cünüplükten

yıkanırken onları sökeyim mi? Dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

“Onun üzerine üç avuç su dökerek (diplerini) yıkaman kâfidir.” buyurdu.

Züheyr rivâyetinde: “Onun üzerine üç avuç su saçarsın, sonra vücudunun

diğer kısmına su dökersin, işte sen temizlendin,” buyurdu. [199]

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem bu rivâyete göre: “Her su

dökmede saçının örgülerini sık,” buyurdu. [200]

Bizden birimiz cünüp olunca şöyle (iki elini birden kasd ediyor) üç avuç su

alır başına dökerdi. Bir eli ile bir avuç su alır, onu sağ tarafa öbür avucu sol

tarafa dökerdi, dedi. [201]