Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 28, 2026

Iki rekattan sonra yanılma

-2. CİLT- · 195 – İKİ REKATTAN SONRA YANILMA 1008 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi

-2. CİLT- · 195 – İKİ REKATTAN SONRA YANILMA

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1008 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem bize gündüzün sonundaki namazlardan öğle, yahut ikindiden birini

kıldırıyordu. Bize iki rekatını kıldırdı, sonra selam verdi ve kalktı. Mescidin

ön kısmında bulunan direğe ellerini biri diğerinin üzerinde olmak üzere

koydu. Yüzünden gazaplandığı anlaşılıyordu. Sonra cemaatten acele

edenler, namaz kısaltıldı, namaz kısaltıldı, diyerek çıkıyorlardı.

Cemaat içerisinde Ebû Bekir ve Ömer de vardı. Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem’e saygıları onlara galebe etti. Onu söylemediler. Rasûlullah

sallallahu aleyhi vesellem’in kendisini zülyedeyn diye isimlendirdiği bir

kimse vardı. Ayağa kalktı:

– Ey Allah’ın Rasûlü, sen mi unuttun yoksa namaz mı kısaltıldı, dedi.

Rasûl-i Ekrem de:

“- Ne ben unuttum ne de namaz kısaltıldı” buyurdu. Zülyedeyn:

– Belki sen unuttun ya Rasûlallah, dedi.

Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem cemaate dönerek, “Zülyedeynin

dediği doğru mu?” buyurdu. Onlar da (evet diye) işaret ettiler. Rasûlullah

sallallahu aleyhi vesellem yerine dönerek geri kalan iki rekatı da kıldı.

Sonra selam verdi. Sonra tekbir aldı (namaz) secdeleri gibi yahut daha uzun

secde etti. Yine tekbir aldı, kalktı. Tekrar tekbirle diğer secdeleri gibi veya

daha uzun secde etti. Sonra tekbir aldı ve (başını) kaldırdı.

Muhammed bin Sîrîn’e sehvde selam verdi mi denildi. Ebû Hüreyre’den

onu hıfz etmedim, lakin İmran bin Husayn’ın sonra selam verdi, dediğini

haber aldım, dedi. [98]

İZAH

Bu hadis-i şerif unutarak veya bilmeyerek bir şeyi işleyen kimsenin ben onu

yapmadım, derse yalancı sayılmayacağını ifade ediyor.

Unutarak namazda konuşmanın namazı bozmayacağını da ifade ediyor.

Şâfiî, Mâlik, Evzâî Hazretleri de bu görüştedirler.

Ebû Hanife Hazretlerine göre de unutarak konuşmak namazı bozar.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1009 – Geçen hadisin isnadı ile Muhammed bin Sîrîn’den rivâyet edildi.

Hammad’ın rivâyeti ise daha tamamdır.

Mâlik dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem namaz kıldırdı.

(Hammad’ın hadisinde geçen) bize lafzını söylemedi, işaret ettiler lafzını da

söylemedi. (Hammad’ın hadisinde geçen) işaret ettiler yerine nâs evet

dediler. Sonra kalktı, dedi. Hammad’ın rivâyetindeki tekbir aldı lafzını da

söylemedi, sonra tekbir aldı namaz secdeleri gibi veya daha uzun secde

yaptı, sonra (başını) kaldırdı. Mâlik’in hadisi tamam oldu, devamını

zikretmedi. (İşaret ettiler) sözünü de Hammad bin Zeyd’den başkası

zikretmedi.

Ebû Dâvud diyor ki: Şu hadisi rivâyet edenlerin hiçbirisi (tekbir aldı ve

döndü) lafızlarını zikretmediler.

İZAH

Bu hadis-i şerif bir önce geçen hadisin aynıdır, fakat burada iki rivâyet

arasında mukayese yapılmıştır. 108 nolu hadis Hammad bin Zeyd’in rivâyet

ettiği hadistir.

Bu hadis ise Mâlik’in rivâyet ettiği hadistir.

Hammad’ın rivâyetinde bulunan bazı kelimeler Mâlik’in rivâyetinde

bulunmamaktadır.

Hammad’ın rivâyetinde Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem bize kıldırdı

deniyor. Mâlik’in rivâyetinde bize lafzı bulunmaksızın Rasûlullah sallallahu

aleyhi vesellem kıldırdı şeklindedir.

Hammad’ın rivâyetinde Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem cemaate,

“Zülyedeyn doğru mu söyledi,” diye sorduğunda, cemaat îmâ ettiler derken.

Mâlik’in rivâyetinde îmâ ettiler, yerine nâs evet dediler şeklindedir.

Hammad’ın rivâyetinde birinci secdede başını kaldırdı ve tekbir aldı

derken.

Mâlik’in rivâyetinde birinci secdeden başını kaldırdı, deyip tekbir aldı

dememektedir. Bu mukayeseden de anlaşılacağı gibi Hammad’ın hadisi

daha tamamdır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1010 – İbn-i Alkâme Muhammed vasıtasıyla Ebû Hüreyre’den nakletti:

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem bize namaz kıldırdı..” diye başlayıp

İmrân bin Husayn’ın: “Sonra selam verdi” dediği bana haber verildi

cümlesinin sonuna kadar, tamamen Hammad’ın bir evvelki hadisinin

manasını nakletti.

Seleme devamla dedi ki: Teşehhüt ne oldu, dedim. Muhammed İbn-i Sîrîn

teşehhüdü işitmedim, teşehhüt yapmak bence daha hoştur, dedi. Seleme

Hammad’ın rivâyetinde geçen şu cümleyi zikretmedi. Rasûlullah sallallahu

aleyhi vesellem “Züleydeyn ismini verirdi.” işaret ettiler. Yüzünden gazaplı

olduğu biliniyordu.

Hammad’ın Eyüp’ten naklettiği hadis bu hadisten daha tamamdır.

İZAH

Bu hadiste secde-i sehvden sonra teşehhüdde bulunmak zikredilmemiş ama,

İbn-i Sîrîn bence de teşehhüd yapmak daha iyidir, demiştir.

Fakat İbn-i Mes’ûd tarîkiyle gelen Neseî ve Ebû Dâvud’un rivâyet ettikleri

bir hadiste, secde-i sehvlerden sonra, teşehhüd yapılması bildirilmiştir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1011 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’ın: Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem’den rivâyetine göre; Zülyedeyn kıssasında, Rasûl-i Ekrem tekbir

aldı ve secde etti.

Hişam (bin Hasan) şöyle dedi: Tekbir aldı, sonra yine tekbirle secde etti.

Ebû Dâvud diyor ki: Şu hadisi Habib bin Şehid, Humeyd, Yunus, Asım el

Ahval, Muhammed, Ebû Hüreyre’den rivâyet etti.

Onlardan hiç biri Hammad bin Zeyd’in, Hişam’dan naklen Rasûlullah

sallallahu aleyhi vesellem tekbir aldı, sonra tekbir alıp secde etti, diye

zikrettiğini belirtmedi. Bu hadisi Hammad b. Seleme ve Ebû Bekir Ayyaş

Hişam’dan rivâyet ettiler. Fakat Hammad b. Zeyd’in Rasûlullah sallallahu

aleyhi vesellem tekbir aldı tekrar tekbirle secde etti sözünü söylemediler.

İZAH

Hadiste geçen, tekbir aldı, tekrar tekbir aldı, sonra secde etti cümlesinde

arka arkaya gelen iki tekbirden birincisi, birinci secdeden kalkarken alınan

tekbire, ikincisi de, ikinci secdeye giderken alınan tekbire aittir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1012 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan: Şu geçen Zülyedeyn kıssası

rivâyet olunduğuna göre şöyle dedi:

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Allah yakînen yanıldığını bildirene

kadar sehv secdeleri yapmadı.

İZAH

Yakkanehullah: Allah kendisine yakın hasıl edene, gönlüne doğruyu koyana

kadar demektir.

Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem’in arkasında bulunan

Zülyedeyn’in siz yanıldınız demesiyle, hemen secde etmedi, diğer ashaba

da sordu. Onlar da evet dedikten, unuttuğunu kesin olarak anladıktan sonra,

yanılma secdesi yaptı.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1013 – İbn-i Şihab radıyallahu anh’dan: Ebû Bekir bin Süleyman bin, Ebû

Hasme ona Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in şu haberinin kulağına

geldiğini haber verdi de, dedi ki: Cemaat kendine iltihak edene kadar şüphe

edildiği vakit yapılan (sehv) secdelerini yapmadı.

Ebû Dâvud şu kıssa Ebû Hüreyre’den naklolundu. Rasûl-i Ekrem’in iki

secde yaptığını zikretmedi.

Yine Ebû Dâvud bu hadisin Süleyman bin Ebû Hasme tarikiyle de rivâyet

edildiğini ve bu rivâyette de “sehiv secdesi yapmadı” denildiğini,

nakletmektedir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1014 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem öğle namazı kıldırıyordu. İki rekatta

selâm verdi. Ona namaz eksik mi kılındı? denilince, iki rekat daha kıldırdı.

Sonra (sehv için) iki secde yaptı. [99]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1015 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan:

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz, farz namazlardan birinde

iki rekatın başında selam verdi. Ona (cemaatten) bir kimse, Ey Allah’ın

Rasûlü namaz mı kısaltıldı, sen mi unuttun, dedi. Rasûl-i Ekrem hiç birini

yapmadım, dedi. Cemaat:

Ey Allah’ın Rasûlü onu yaptın (iki rekatta selam verdin, dediler.) (Bunun

üzerine) hemen son iki rekatı da kıldı. Sonra sehv için iki secde yapmadan

kalktı, gitti.

Ebû Dâvud diyor ki: “Şu kıssa Ebû Hüreyre’den de rivâyet olundu,

selamdan sonra oturur olduğu halde iki secde etti.” dedi.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1016 – Zamzam bin Cevs el-Hiffânî radıyallahu anh’dan:

Bana şu haberi Ebû Hüreyre haber verdi ve dedi ki: Rasûlullah sallallahu

aleyhi vesellem selam verdikten sonra sehv secdelerini yaptı. [100]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1017 – İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem bize (dört rekatlı) namaz kıldırıyordu.

İki rekatta selam verdi. İbn-i Sîrîn’in, Ebû Hüreyre’den naklettiği hadisin

benzerini zikretti ve dedi ki: Selam verdi. Sonra iki sehv secdesi yaptı. [101]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1018 – İmran bin Husayn radıyallahu anh’dan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ikindi namazını (kıldırırken) üçüncü

rekatta selam verdi. Sonra (odasına) girdi. Mesleme’den rivâyetinde odaya

girdi, dedi. Elleri uzun ve kendisine Hırbak denen bir zat, Rasûlullah

sallallahu aleyhi vesellem’in yanına varıp ona: Ey Allah’ın Rasûlü, namaz

kısaltıldı mı, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem:

Cübbesini çekerek gazaplıca dışarı çıktı. Ve, “(Zülyedeyn) doğru mu

söyledi” dedi. Ashab:

– Evet, cevabını verdiler. Bunun üzerine o noksan kalan rekatı da kıldırdı.

Sonra selam verdi. Sonra da sehv secdelerini yapıp tekrar selam verdi. [102]

İZAH

1008 inci hadisten 1018 nolu hadise kadar geçen Zülyedeyn kıssasında

istifade edilecek pek çok noktalar var.

1 – Ümmetine ibadetlerde olan kusurun telafi şeklini göstermek için

Peyamberin unuttukları olur. Fakat unuttukları kendilerine hatırlatıldığında

unutulanı telafi ederler.

2 – Topluluk içinde hata eden kimseye, hata ettiği bir kişi tarafından

hatırlatılırsa, topluluğa sormadan tek kişinin sözü ile hareket etmesinin

lazım olmadığı.

3 – Namazda meydana gelen hatadan sehv secdesi yapılması lazım geldiği.

4 – Sehv secdelerinin iki secdeden, tahiyyat ve selamdan ibaret olduğu.

Hanefîlere göre son oturuşta sadece tahıyyat okunur sehiv secdelerinden

sonra yapılan oturuşta hem tahıyyat hem de Allahümme salli, Allahümme

bârik ve Rabbenâ Âtinâ, duâ ayeti okunur.

5 – Unutarak birkaç adım yürüyen kimsenin namazının batıl olmayacağı.

6 – Namazda bir fazlalık yapılırsa sehv secdesinin selamdan sonra

yapılacağı.