NAMAZ BÖLÜMÜ · 5 – İKİNDİ NAMAZININ VAKTİ



404 – Enes bin Mâlik radıyallahu anhdan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem ikindi namazını güneş beyaz, yüksekte ve sıcaklığı değişmediği bir
anda kıldırır. O anda Avâli’ye giden kimse daha güneş inmeden oraya
varabilirdi, diye haber verdi. [283]
İZAH
Avali: Bir sonra gelecek hadiste gösterileceği gibi, Medine civarında
Medine’ye iki veya üç mil uzalıkta bulunan köylere denir. Hz. Ömer de
avalide otururdu. (Ebû Dâvud Haşiyesinden)


405 – Zührî radıyallahu anhdan: Avali (Civar Köyler) iki mil veya 3 mil
mesafededir, dedi. Ma’mer, Zührî’nin veya 4 mil mesafededir, dediğini
zannediyorum, dedi.

406 – Hayseme radıyallahu anhdan: Güneşin diriliği demek; sıcaklığını
bulman demektir, demiştir.


407 – İbn-i Şihab radıyallahu anhdan: Urve dedi ki, yemin olsun ki Aişe
radıyallahu anh bana şöyle haber verdi:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ikindi namazını kıldığı zaman güneş
onun (Hz. Aişe’nin) odasında bulunur ve henüz gölgesi duvarlara
yükselmezdi. [284]
İZAH
Bu hadis-i şerif Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin ikindi
namazını ilk vaktinde kıldığını gösterir, güneşin ziyasının pencereden girip*
Hz. Aişe’nin odasının dibinde olması güneşin yüksekte olmasını gösterir.
Güneş guruba yaklaşıp alçaldığı vakit ziyası odanın dibine değil duvarlara
doğru tırmanacak gölgede ziyayı takip ederek duvarlara yükselecektir.


408 – Ali bin Şeyban radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Medine’ye Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin yanına geldik.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ikindi namazını güneş saf beyaz
kaldıkça tehir ederdi, dedi.



409 – Ali bin Ebû Talib radıyallahu anhdan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem, Hendek savaşı günü “Müşrikler bizi orta namazı olan ikindi
namazından alıkoydular. Allah evlerini ve kabirlerini, ateşle doldursun,”
buyurdu. [285]
İZAH
Hendek harbinde müşriklerin hücumu sebebi ile ikindi namazı
kılınamamıştı. Rasûl-i Ekrem onlar aleyhinde böyle beddua etti.
Salâ-tı vustâ: Orta namaz demektir. 5 vakit namazın ikişeri yanlara alınırsa
5 inci vakit Orta namazı olur.
Salâtı vustânın her 5 vakit namaza ihtimali bulunması dolayısı ile hangi
namaz olduğu kesin olarak bilinememiştir. Bu hadis-i şerifte salât-ı vustânın
ikindi namazı ile tefsir edilmiş olmasından İmâm-ı Azam hazretleri ve
Ahmed bin Hambel hazretleri salât-ı vustâyı ikindi namazı olarak kabul
etmişlerdir. İmam Şâfiî ve İmam Mâlik hazretleri ise salât-ı vustânın sabah
namazı olduğunu kabul etmişlerdir. (Avn’ül Ma’bud, c, 1, s. 15)





410 – Aişe radıyallahu anhnin azatlısı Ebû Yunus radıyallahu anhdan: Hz.
Aişe radıyallahu anh bana kendisine bir Kur’an yazmamı emredip şu ayete
(Namazları vaktinde kılın, dahi orta namazı kılın; bakara 238) gelince beni
haberdar et, dedi.
Bu ayete geldiğimde kendisini haberdar ettim. Bana (5 vakit namazı orta
namazı ve ikindi namazını vaktinde kılın, huşua riayet ederek Allah’ın
huzurunda durun) diye imla etti ve bunu Rasûlullah’tan işittim, dedi. [286]
İZAH
Bu hadiste geçen “Hâfizû alâsselâti vessalâtil vustâ”, “vesselatil asr” kıraati
şazdır. Çünkü tek bir zattan rivâyet ediliyor. Kur’an ise tevatüre dayanır.
Übey bin Kâ’b’dan nakledilen sahih rivâyette, vavsız “salâtil Asr” rivâyet
edilmiştir. Ebû Yunus’tan rivâyet edilen şaz kıraate göre salât-ı vustâ ikindi
namazından ayrı olmuş oluyor. Übey bin Kâ’b’dan rivâyet edilen sahih
rivâyete göre, “salâti vustanın” “salâtı asır” (ikindi namazı) olduğu anlaşılır.




411 – Zeyd bin Sabit radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem öğle namazını tam gündüzün
ortasında kıldırırdı. Eshaba Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in
kıldırdığı namazlar içinde öğle namazı kadar zor gelen bir namaz yoktu.
Onun için öğle hakkında (namazlara devam edin, hele orta namaza: 238
Bakara) ayeti indi Zeyd bin Sabit: Çünkü öğleden önce iki, sonra yine iki
namaz var, dedi.
İZAH
Buharî’ Tarih-i Kebir’inde tahriç etti.
Bu hadis-i şerife göre salât-ı vusta (Orta Namaz) öğle namazıdır. Yatsı ile
sabah öğleden önce, ikindi ile akşam öğleden sonradır. Böylece öğle namazı
orta namaz olmuş oluyor. Öğleden önce iki, öğleden sonra yine iki vakit
namaz var, sözü Zeyd bin Sabit’in sözü olabileceği gibi Rasûl-i Ekrem’in
sözü olmak ihtimali de var. Avnül-Mabud’da Zeyt bin Sabit’in sözü olması
daha kuvvetli kabul ediliyor. Biz de onu tercih ederek, o son cümleyi Zeyd
bin Sabit’in sözü olarak tercüme ettik.



412 – Ebû Hüreyre radıyallahu anhdan: Rasûlullah (s,a.v):
“Kim güneş batmadan ikindinin bir rekâtına yetişirse o gün ikindiye, kim
güneş doğmadan önce sabah namazının bir rekâtına yetşirse o gün sabah
namazına yetişmiş olur,” buyurdu. [287]
İZAH
Tahavi bu hadis-i izah ederken şöyle demiştir. Bir kâfir Müslüman olur,
sabah ve ikindi namazının birer rekâtına yetişirse, o günün sabah ve ikindi
namazı kendisine farz olur.
Hayızlı kadın bu namazlardan birer rekâtına temizlenerek yetişirse, o
namazları kılması kendisine farz olur. Sabi, bu namazların birer rekâtına
yetişebilecek bir makanda ihtilam olur Bülûğa ererse bu namazlar kendisine
farz olur.
Fakat Tahavi’hin bu izahı itirazlara hedef olmuştur: Sabah namazının bir
rekâtına yeitişip ikinci rekâtı kılarken güneş doğarsa namaz fasit olur. Fakat
güneş batmadan ikindi namazının bir rekâtına yetişen kimse diğer rekâtları
kılarken güneş batsa namaza yetişmiş olur: Namazı eda olarak ifa edilmiş
sayılır. (Bezl-ül-Mechüd c. 2, s. 204)






413 – Âlâ bin Abdurrahman radıyallahu anhdan: öğle namazından sonra
Enes bin Mâlik radıyallahu anhın yanına gittik. İkindi namazını kılmaya
kalktı. Namazı bitirdiği vakit namazda aceleyi söyledik veya onu kendisi
söyledi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle dediğini işittim, dedi.
“Bir kimse güneş sararıp şeytanın iki boynuzu arasına veya iki boynuzu
üstüne varana kadar oturup o zaman kalkar, kuşun tane topladığı gibi dört
rekât (ikindi namazını) Allah’ı az zikrederek kılarsa; işte o münafıkların
namazıdır. Münafıkların namazıdır.” [288]
İZAH
Bu hadiste şeytanın boynuzundan ne kasdedilmiş olacağı hakkında ihtimalli
izahlar yapılmıştır. Bu ihtimallerden akla en yakın olanı şudur. Güneşe
tapanlar, şeytanın vesvesesi ile güneşe taparlar, onların güneşe tapması üç
vakitte olur. Sabah güneş doğarken, öğlen zeval vaktinde, bir de güneş
batarken güneş sararıp batmaya yaklaşınca putperestler ibadete hazırlanır.
Onların bu tapması şeytanın vesvesesi ile olacağından sanki güneş şeytanın
tepesinden doğmuş batarken de şeytanın tepesinden batmış gibi olur.
(Bezl’ül-Mechud, Avnül MaTaud, Maalimüs-Sünne)




414 – İbn-i Ömer radıyallahu anhdan:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “İkindi namazına yetişemeyen kimse
(zararda) malını ve aile fertlerini kaybetmiş gibidir,” buyurdu.
Ebû Dâvud: Ubeydullah bin Ömer, Hemze ile “Ütira” dedi. Salim’in babası,
Rasûlullah’tan naklen Vav ile, Vütira dedi, diyor. [289]
İZAH
Bu hadis-i şerif ikindi namazını vaktinde kılmanın ehemmiyetini, vaktinden
çıkarmanın tehlikesini göstermektedir. İkindi namazını geçiren kimse bütün
servetini ve aile fertlerini kaybetmiş gibi olacağı bildirilerek bu gafletin
acıklı sonucuna dikkatler çekilmiştir.


415 – Velid’ten şöyle dediği rivâyet ediliyor. Ebû Âmr Evzaî diyor ki; O,
(ikindi namazının geçtiği vakit) güneşi yeryüzünde sararmış olarak
gördüğün zamandır.
İZAH
Bu tefsir, Ebû Âmr Evzâî’nin kendi mezhep görüşüne göredir. Güneşin
sararmış olması, ikindi namazının ilk vaktinin çıkmış olduğunu gösterirse
de, vaktin tamamen çıkmış, namazın vaktinden çıkarılmış olmasını
gerektirmez.

