NAMAZ BÖLÜMÜ · 67 – İMAMIN CEMAATTEN YÜKSEKTE DURMASI



597 – Hemmam radıyallahu anh’dan: Huzeyfe radıyallahu anh Medâin’de kendisi bir sedir üzerinde olduğu halde cemaata imam oldu. Ebû Mes’ûd da Huzeyfe’nin gömleğinden tuttu ve onu çekti. Namazdan çıkınca Ebû Mes’ûd ona: Bilmiyor musun? Eshab cemaatten yüksek yere durmaktan nehyolundular, dedi. Huzeyfe: Evet sen beni çekince hatırladım, cevabını verdi.







598 – Adiy bin Sâbit el Ensarî radıyallahu anhdan; Bana da bir adam anlattı. O kimse Medâin’de Ammar bin Yâsir ile birlikte bulunuyormuş. Namaza kametlenmiş, Ammar öne geçmiş, bir sedir üzerine durmuş, cemaat ta ondan daha aşağıda (olduğu halde) onlara namaz kıldırıyormuş. Huzeyfe öne geçmiş Ammar’ın elinden tutmuş çekmiş. Huzeyfe, Ammar’ı indirene kadar, Ammar Huzeyfe’yi takip etmiş. Ammar namazdan çıkınca, Huzeyfe ona Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğunu işitmedin mi? “Bir kimse cemaate imam olduğu vakit, cemaatin durduğu yerden daha yüksek bir yerde durmasın.” dedi veya buna benzer bir söz söyledi. Ammar da sen elimden tutunca, arkandan onu (hatırladığım) için geldim ya, demiş.
İZAH
İmamın tek başına cemaatın durduğu yerden yüksek bir yere durması mekruhtur. Veya imamın tek başına aşağıda cemaatin yukarıda olması da böyledir. İmamla cemaat arasındaki yükseklik farkı otuz beş santimi geçmemelidir. (Bezl-ül-Mechüd, c. 4, s. 219)

