NAMAZ BÖLÜMÜ · 69 – İMAMIN OTURARAK NAMAZ KILDIRMASI






601 – Enes bin Mâlik radıyallahu anhdan:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ata binmişti. Attan düştü ve sağ tarafı
soyulup incindi. Namazlardan birini oturduğu yerden kıldırdı. Arkasında
biz de oturarak kıldık. (Namazı bitirip) döndüğünde:
– “İmam ancak kendisine uyulmak için görevlendirildi. İmam ayakta kıldığı
vakit siz de ayakta kılın, Rükû yapınca siz de rükû yapın, kalktığında siz de
kalkın. Allah hamdedenin hamdini işitir, dediği zaman siz de, “ey bizim
rabbımız, hamd ancak sanadır” deyin. İmam: Oturarak kıldığında siz de
hepiniz oturarak kılın” buyurdu. [390]
İZAH
Suria: Düştü yıkıldı demek.
Cuhsa: Yarıldı, sürtüldü, soyuldu demektir.
Ahmed bin Hanbel’e göre imam, namazı oturarak kıldırdığı zaman, cemaat
da oturarak kılar.
İmâm-ı Azam ve Şâfiî hazretlerine göre, imam oturarak kıldırsa da, cemaat
ayakta uyarlar;
Mâliki hazretleri: Oturarak imamlık yakışmaz, diyor. (Bezl-ül-Mechud, c. 4,
s. 235) (Avnü’l-Mabud, c. 2, s. 312)







602 – Câbir radıyallahu anhdan:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Medine’de bir ata binmişti. At onu
hurma kökleri üzerine düşürmüştü ve ayağı çıktı. Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem Efendimize geçmiş olsun demeye geldik. Onu Aişe
radıyallahu anha’ya ait bir yerde oturarak namaz kılarken bulduk. Biz de
arkasında ayakta durduk. Bize bir şey söylemedi. Ona hastalığını yoklamak
için diğer bir sefer daha geldik. Farz namazını oturarak kıldı, biz arkasında
ayakta durduk. Bize işaret etti. Hemen oturduk. Câbir diyor ki: Namazı
bitirince:
– “İmam oturarak kıldığı vakit siz de oturarak kılın. İmam ayakta kılınca siz
de ayakta kılın. Faris halkının büyüklerine yaptıkları gibi yapmayın,”
buyurdu. [391]
İZAH
Mesrube: Yiyecek ve içeceklerin konulduğu kiler demektir.
Ciz’in – Nahleti: Hurmanın kök kısmı demektir. İranlılar devlet büyüklerine
ayağa kalkarak ihtiram gösterirler. Ashab-ı kirâm da Rasûl-i Ekrem’e
hürmet için ayağa kalkmışlardı. Onları ayağa kalkarak saygı göstermekten
nehyetti. Saygının gönülde olacağını bildirdi.







603 – Ebû Hüreyre radıyallahu anhdan:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“İmam ancak kendisine uyulmak için görevlendirildi, imam tekbir aldığı
zaman siz de tekbir alın, o tekbir alana kadar siz tekbir almayın. Rükûa
indiği zaman siz de rükû edin. O rükû etmeden siz rükû etmeyin. O
semiallahu limen hamide dediği zaman, siz de ey Allahım ey bizim
Rabbımız, hamd ancak sanadır,” deyin.
Müslim (bin İbrahim vavla) velekel hamd (dahi hamd ancak sanadır,” dedi.
İmam secde ettiği zaman siz de secde edin. O secde edene kadar secde
etmeyin, imam ayakta kıldığı zaman, siz de ayakta kılın. Oturarak kıldığı
zaman siz de hep birden oturarak kılın.
Ebû Dâvud diyor ki: ashab-ımızdan bazıları Süleyman bin Harb’den bana
vavsız olarak Allahümme rabbena lekel hamdü diye bildirdi.




604 – Ebû Hüreyre radıyallahu anhdan:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“İmam kendisine uymak için görevlendirildi.” Yukarıda geçen haber rivâyet
edildi. Zeyd bin Eslem’in rivâyetinde şu cümle ziyade edildi: “İmam
okuduğu zaman sükût et.”
Ebû Dâvud diyor ki: İmam okuduğu zaman susun ziyadesi mahfuz değildir.
Buradaki vehim Ebû Halid’dendir. [392]




605 – Aişe radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
evinde oturarak namaz kıldı. Arkasında bir cemaat da ayakta kıldılar.
Onlara oturun diye işaret etti. Namazdan çıktığı vakit, “İmam kendisine
uyulmak için tayin edildi. Rükû ettiği zaman siz de rükû edin. Rükûdan
kalktığı zaman siz de kalkın, oturarak kıldığı zaman, siz de oturarak kılın,”
buyurdu. [393]



606 – Câbir radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem rahatsız oldu. Peygamberi-miz oturur
olduğu halde namaz kıldık. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin
tekbirini cemaate işittirmek için, Ebû Bekir de tekbir alıyordu. Sonra ravi
hadis-i sevketti. [394]




607 – Üseyd bin Hudeyr radıyallahu anhdan:
Üseyd bin Hudeyr radıyallahu anh cemaate imamlık ederdi (hastalandı.)
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onu ziyarete geldi.
– Ey Allah’ın Rasûlü, imamımız hastadır, ne yapacağız dediler. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem de:
“O, oturarak kıldığı vakit siz de oturarak kılın,” buyurdu. Ebû Dâvud: Hadis
muttasıl değildir, dedi.

