Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 28, 2026

Köylerde cuma namazı

-2. CİLT- · 216 – KÖYLERDE CUMA NAMAZI 1068 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in Medine-i Münevvere’deki mescidinde kılınan cumadan sonra, İslâmiyet’te ilk kılınan Cuma …

-2. CİLT- · 216 – KÖYLERDE CUMA NAMAZI

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1068 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in Medine-i Münevvere’deki mescidinde kılınan cumadan sonra, İslâmiyet’te ilk kılınan Cuma Bahreyn köylerinden bir köy olan Cüvasâ’da kılınan Cumadır. (Râvîlerden) Osman, Abdülkays köylerinden bir köy, dedi. [129]

İZAH

Cüvasâ: Aslen bir kalenin ismidir. Sonradan o kale yakınında kurulan köye, kaleye komşuluğu dolayısıyla Cüvasâ adı verilmiştir. Daha sonra Cüvasâ büyük bir şehir haline gelmiştir. Bu hadis-i şerif köylerde Cuma namazının kılınabileceğine delil olarak sevk olunmuştur. İmâmı Azam, Hz. Ali’den merfûan rivâyet edilen “Cuma ve teşrik tekbirleri ancak şehir camilerinde kılınır ve söylenir.” Hadisini alarak köylerde Cuma namazı kılınamayacağını savunmuştur. Burada adı geçen kura kelimesinden maksat şehirdir. Nitekim Mekke ve Taif’e Kur’an’da Karye denilmiştir. Ama Şâfiî ve Ahmed bin Hanbel’e göre, hür, mukîm ve bülûğa ermiş kırk kişinin bulunduğu yerde Cuma kılınır. İmam Mâlik’e göre cami ve çarşısı olan yerde Cuma kılınır. (Bezl-ül-Mechud, c. 6, s. 46)

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1069 – Abdurrahman bin, Ka’b bin Mâlik radıyallahu anh: Babasının gözü görmez olduktan sonra, ona kılavuzluk ederdi. Babası Ka’b bin Mâlik’ten rivâyet etti. Ka’b Cuma günü ezanı işitince, Esad bin Zürare’ye rahmet okurdu. Ona, ezanı işitince, Esad bin Zürare’ye rahmet okuyorsun, dedim. Dedi ki: – Beni Beyaza’ya ait olan siyah taşlıklı Hezmi’n-Nebit denen su birikme yerinde bize ilk Cuma namazını kıldıran odur, dedi. Ben o gün kaç kişiydiniz, dedim. – Kırk kişi idik, dedi. [130]

İZAH

Hezmin Nebît: Medine’de bir yerin ismidir. Harra: Siyah taşlı yerdir. Beni Beyaza: Ensardan bir kolun lakabıdır. Naki: Su biriken yer demektir. Önce su birikir, sonra su çekilir, tabanı beton gibi donar. İşte Esad bin Zürare’nin hicretten önce, Medine’de kırk kişiye kıldırdığı Cuma namazı böyle bir göl yerinde olmuştur. İmam Şâfiî ve Ahmed bin Hanbel Hazretleri bu hadisle istidlâl ederek kırk kişiden az cemaatle cuma namazı kılınamaz, demiştir. İmâmı Azam Hazretleri ise imamdan başka üç kişi varsa, Cuma kılabilirler, diyor. İmam Mâlik Hazretleri ise, bir köyde cami bulunur, köyün evleri birbirine bitişikse, cemaat kaç kişi olursa olsun, namaz kılınabilir, diyor. (Bezl-ül-Mechud)