Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 28, 2026

Mescide tükürmenin kerahati

NAMAZ BÖLÜMÜ · 22 – MESCİDE TÜKÜRMENİN KERAHATİ 474 – Enes bin Mâlik radıyallahu anhdan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Mescidde tükürmek hatadır. Bu hatanın kefareti onu gidermektir” …

NAMAZ BÖLÜMÜ · 22 – MESCİDE TÜKÜRMENİN KERAHATİ

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

474 – Enes bin Mâlik radıyallahu anhdan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem şöyle buyurdu: “Mescidde tükürmek hatadır. Bu hatanın kefareti onu

gidermektir” [321]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

475 – Enes bin Mâlik radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Mescide tükürmek hatadır. Onun kefareti onu gömmektir.” [322]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

476 – Enes bin Mâlik radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Mescide balgam

atmak (günahtır) ravi bir önceki hadisin benzerini rivâyet etti.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

477 – Ebû Hüreyre radıyallahu anhdan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

“Kim şu mescide girer, oraya tükürür veyahut balgam atarsa, bir yer açıp

onu gömsün. Eğer bir yere gömmiyecekse, tükrüğünü elbisesine yapsın,

sonra onu mescidden çıkarsın,” buyurdu.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

478 – Tarık bin Abdullah’il-Muharibî radıyallahu anhdan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Bir kimse namaza kalkınca yahut sizden biriniz namaz kıldığı zaman

önüne ve sağına tükürmesin, ama boşsa, soluna veyahut ayağının altına

tükürsün, sonra bunu silsin.” [323]

İZAH

Hadisin son cümlesinde geçen “Liya’kul” kelimesi silsin, oğuştursun

manâsına kullanılmıştır. Toprak ve kum gibi maddeler üzerinde namaz

kılarken tükürük kendisini meşgul ederse, sağına ve Kıble’ye karşı değil,

soluna veya sol ayağınnın altına atsın. Onu da attığı gibi bırakmasın, silsin,

oğuştursun buyurdu.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

479 – İbn-i Ömer radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, bir gün hutbe okurken mescidin

kıblesinde bir balgam gördü. İnsanlara kızdı ve onu temizledi. Hammâd

şöyle dedi. Gelecek cümleyi Eyyûb’un söylediğini zannediyorum.

İbn-i Ömer dedi: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem biraz za’ferân

isteyip (balgamın) yerini onunla sürttü. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem:

“Sizden biriniz namaz kılarken, Allah onun yüzü tarafında (gibi) dir. Sakın

önüne tükürmesin,” buyurdu. [324]

Ebû Dâvud dedi ki: Bu hadis-i İsmail ve Abdülvâris, Eyyûb’tan, o da

Nâfî’den rivâyet etti.

Mâliki Ubeydullah ve Musâ bin Ukbe Nâfî’den, Hammâd gibi rivâyet

ettiler. Şu kadar ki za’flarını zikretmediler. Yine bu hadis-i Ma’mer

Eyyûb’dan rivâyet edip, o rivâyette za’ferânı zikretti.

Yahya bin Süleym, Ubeydullah’tan o da Nâfî’den (Za’ferân yerine)

“haluku” (bir koku çeşidi) zikretti.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

480 – Ebû Said el Hudrî radıyallahu anhdan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hurma salkımı sapından olan çubuğu

sever ve onu elinden eksik etmezdi. (Bir gün) Mescide girdi, mescidin

kıblesinde bir balgam gördü, onu temizledi ve öfkeli olarak halka dönüp:

“Sizden birinizin yüzüne tükürülse, hoşuna gider mi? Sizden biriniz kıbleye

döndüğü zaman gerçekten aziz ve celil olan Allah’a karşı dönmüş olur.

Sağında da melekler vardır. Ne sağına ne de kıbleye tükürmesin, soluna

veyahut ayağının altına tükürsün, eğer onun tükürüğü sıkıştırıp acele

edecekse, şöyle yapsın,” buyurdu, İbn-i Aclan bize şöyle izah etti. Mendile

tükürüp bir kısmını diğer kısmı ile silmek oğuşturmaktır. [325]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

481 – Ebû Sehle, Said bin Hallad’dan, Ahmed bin Salih, Ebû Sehl’e:

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in ashab-ındandır, dedi.

Bir şahıs bir cemaate imam oldu ve kıbleye karşı tükürdü. Peygamber

sallallahu aleyhi ve sellem de bakıyordu. İmam namazı bitirince Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem cemaate şöyle buyurdu:

“Şu şahıs size namaz kıldırmasın.” Bu defadan sonra aynı şahıs o cemaata

imam olmak istedi, cemaat mani oldu ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem in sözünü ona haber verdiler. O kimse Rasûlullah sallallahu aleyhi

ve sellem Efendimize:

– Öyle mi buyurdunuz? dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

“Evet,” buyurdu. Ve zannediyorum ki Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

ona:

“Çünkü sen Allah’a ve Rasûlüne ezâ ettin,” buyurdu. [326]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

482 – Mutarraf babası (Abdullah) radıyallahu anhdan rivâyete göre şöyle

demiştir:

(Bir gün) Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selleme gelmiştim. Namaz

kılıyordu sol ayağının altına tükürdü.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

483 – Ebûl Âlâ, babası (Abdullah) radıyallahu anhdan evvelki hadisle aynı

manâda rivâyet etti. “Sonra onu nalinle sürttü,” cümlesini ziyade etti. [327]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

484 – Ebû Said radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre şöyle dedi:

Vâile bin Eska Şam Camiinde hasıra tükürüp sonra ayağıyla onu sildiğini

gördüm. Kendisine:

– Neden böyle yaptın, dediler. Ben:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i böyle yaparken (ayağıyla sürterken)

gördüm cevabını verdi.

İZAH

Büri: Kamış hasır demektir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

485 – Ubâde bin Sâmit radıyallahu anhdan:

(Bir gün) Câbir (bin Abdullah)ın yanına geldik. Câbir kendi mescidinde idi.

Bize şöyle anlattı: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem elinde Tab Oğlu

Hurması salkımının sapından bir çubuk olduğu halde bu mescidimize geldi.

Baktı ki bir balgam atılmış, hemen ona varıp elindeki çubukla sildi ve:

“Allah’ın kendisinden yüz çevirmesini hanginiz sever,” dedi. Sonra söyle

buyurdu:

“Sizden biriniz namaz kılmaya kalktığı vakit, Allah Teâlâ onun karşısında

(gibi)dir. Sakın karşısına, sağ tarafına tükürmesin, soluna veyahut ayağının

altına tükürsün. Eğer tükürük veya balgamdan bir şey onu aceleye mecbur

ederse, elbisesiyle şöyle yapsın,” buyurup elbiseyi ağzına koydu. Onu

oğuşturdu ve, “Bana güzel kokulu bir şey bulun,” buyurdu. Beni Hay

kabilesinden ailesine tutkun bir delikanlı kalktı, avucu içinde biraz haluk

getirdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, o kokuyu elindeki çubuğun

üzerine sürerek balgamın yerini onunla sürttü. Câbir:

İşte onun için camilerinizde “haluk” kullanıyorsunuz, dedi.