Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 28, 2026

Mescidin inşâsı

NAMAZ BÖLÜMÜ · 12 – MESCİDİN İNŞÂSI 448 – İbn-i Abbas radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Ben mescidleri ihtişamlı yapmakla emrolunmadım,” …

NAMAZ BÖLÜMÜ · 12 – MESCİDİN İNŞÂSI

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

448 – İbn-i Abbas radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

“Ben mescidleri ihtişamlı yapmakla emrolunmadım,” buyurdu.

İbn-i Abbas radıyallahu anhdan: “Yahudi ve hıristiyanların (kilise ve

havraları) zînetledikleri gibi, siz de mescidleri mi zinetleyeceksiniz?” Dedi.

İZAH

Teşyid El-Mesâcit: Mescidlerin binasını yükseltmek, ihtişamlı kılmak

demektir.

Zuhruf: Altınla yaldızlamak, zinetlemek demektir.

Camilerin binalarını yaldızlamak yerine gönüllerdeki niyetleri yaldızlamak

ihlâsla donatmak lâzımdır. Camiler muhteşem, içi cemaattan mahrumsa

gösterişten başka ne faydası var? Keşke içi ceamaatle dolu olsa da duvarları

sade olsa.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

449 – Enes radıyallahu anh’dan Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:

“Cami yaptırmakla insanlar birbirlerine övünmedikçe kıyamet

kopmayacak,” buyurdu. [310]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

450 – Osman bin Ebû’l As radıyallahu anhdan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Osman’a Taif mescidini, putlarının

(tapınaklarının) bulunduğu yere yapmasını emretti. [311]

İZAH

Tavağıt: Tağut kelimesinin çoğuludur. Burada putlar ve tapmalar

manâsındadır. Osman bin Ebû’l As, Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve

sellem tarafından taife görevli gönderilmiştir. Rasûl-i Ekrem sallallahu

aleyhi ve sellem Taif’te yapacağı mescidi Taiflilerin İslâm’dan önce içinde

puta taptıkları tapınaklarının yerine yapmasını emir buyurdu. Bu hadis-i

şerif, kilise, havra ve, puthanelerin yerine mescid yapılabileceğine delildir.

Eshab-ı kirâm İslâm dairesine geçen gayri müslimlere ait birçok ülkelerin

havra ve kiliselerini camiye tebdil ederek Müslüman olan halkın

namazlarını orada kılmalarını sağlamışlar. Ancak gayrimüslim halkın

ibadetine engel olmamışlardır. İstanbul’un fethi buna bir örnektir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

451 – Abdullah bin Ömer radıyallahu anhdan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin mescidi, Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem zamanında kerpiç ve hurma dallarından yapılmıştır.

Mücahid şöyle dedi: Direkleri, hurma ağacındandı. Ebû Bekir radıyallahu

anh ona hiç bir şey ilave etmedi. Ömer radıyallahu anh ise mescidi

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin zamanındaki yerine kerpiç ve

hurma dalından yeniden yaptı direklerini yerlerine koyarak biraz ilave

yaptı, Mücahid:

Direkleri ağaçtandı, Osman radıyallahu anh önce çok değişiklikler yaptı.

Duvarlarını kireç ve nakışlı taşlardan, direklerini süslenmiş taşlardan,

tavanını saç ağacından yaptırdı.

Ebû Dâvud: Kassa kireçtir, diyor.

İZAH

Saç, Hint’te yetişen enli yapraklı kalın gövdeli bir ağaçtır.

El-Kassatu: Kireç.

El-Umud: Direkler demektir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

452 – İbn-i Ömer radıyallahu anhdan rivâyet edilmiştir.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in mescidinin direkleri Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellemın sağlığında hurma ağacından, tavanı hurma

dalındandı. Bu ağaçlar Hz. Ebû Bekir’in halifeliği devrinde çürüdü. O, yine

direkleri hurma ağacından tavanı hurma dallarından yaptırdı. Hz. Osman’ın

halifeliği sırasında onlar da çürüyünce Hz. Osman tuğla ile yaptırdı. O

zamandan beri hâlâ devam ediyor.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

453 – Enes bin Mâlik radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Medine’ye gelince Medine’nin

yukarısında, kendilerine Benî Âmr bin Avf denilen kabilenin obasına indi.

Orada on dört gece kaldıktan sonra, Beni Neccâr’a haber gönderdi, onlar da

kılıçlarını kuşanıp geldiler. Enes radıyallahu anh diyor ki:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem devesinin üzerinde, Hz. Ebû Bekir de

terkisinde, Neccâr oğullarının eşrafı etrafında oldukları halde, Ebû Eyyûb el

Ensâri’nin evinin önündeki geniş avluya indiğini gördüm. Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem namaz vakti nerede girerse orada namazı kılardı.

Koyun ağılında da kılardı. Beni Neccâr’a haber gönderip, “Bahçenizin

kıymetini söyleyin, (para mukabili) şu bahçenizi bana satın,” buyurdu.

Onlar da yemin olsun, biz para istemeyiz, onu Allah için bağışladık, dediler.

Enes diyor ki: O bahçede şu söyleyeceklerim vardır: Orada müşriklerin

kabirleri, ev yıkığı, hurma ağaçları vardı. Müşriklerin mezarlarının naklini,

yıkıkların da düzeltilmesini, hurma ağaçlarının kesilmesini (ve mescid

yapılmasını ) emretti. Hurma ağaçlarını mescidin kıblesine dizdiler,

temelleri taştan yaptılar. Eshab taş taşırken recez (manzum övgüler) de

bulunuyorlardı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de onlarla taş

taşıyordu. Ve şöyle diyordu:

– “Allah’ım; hayırlardan ancak ahiret hayrının faydası var, Ensar ve

Muhacirlere yardım eyle.” [312]

İZAH

Harib kelimesi Hurub ve Hirab şeklinde de okunabilir.

Cüzüunnahl: Hurma ağacının gövde kısmı.

Ceridünnahl: Hurmanın yaprağı soyulmuş dalına denir.

Bu hadis-i şerif, kâfirlerin mezarlarının yeri değiştirilerek yerine mescid

yapılabileceğine, sahibinin rızası olmadan bir yere cami yapmanın caiz

olmayacağına delildir.

Hz. Ebû Bekir’in kendi devesi vardı. Teberrük için ve Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem’den sonra halife olacağına işaret olmak için, Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem onu terkisine bindirmiştir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

454 – Enes bin Mâlik radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Mescid-i Nebeviye’nin yeri Benî Neccar’ın bahcesiydi. İçinde ekin, hurma

ağaçları ve müşriklere ait kabirler vardı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem şu bahçeyi parasıyla bana verin, dedi. Onlar da, biz para istemeyiz,

dediler. Hurmalar kesildi, ekinler tesviye edildi. Müşriklerin kabirleri

nakledildi, diye hadis-i sevketti. Ve yardım et (kelimesi yerine mağfiret et,

dedi.

Musa şöyle dedi:

Abdulvâris bize bu hadisin benzerini nakletti.

Abdulvâris rivâyetinde “Haribe” dedi.

Abdulvâris şu hadis-i Hammâd’a onun ifade ettiğini iddia etti. [313]