DÖRDÜNCÜ BÂB · İKİNCİ FASIL · İkinci Madde
İkinci Madde
Mevlâ’nın muhabbetinin fazîletlerini ve faydalarını hadis-i şeriflerle
bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki Hazret-i Habib-i Ekrem (s.a.v.) ümmetine şefkat
gösterip Mevlâ muhabbetini müjdeleyerek O’na muhabbetin yolunu
duyurmuştur. Nitekim hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur: “ Muhakkak,
Hak tealanın yüz rahmeti vardır. Bunlardan sadece birisi ile dünyadaki
canlılar birbirlerine merhamet ederler. Doksan [30] dokuzu ile kıyamet günü
kendi kullarına merhamet edecektir” Ve buyurmuştur ki: “Allah cemildir,
muhabbeti cemâle yöneliktir.” Ve buyurmuştur ki: “Hak teala bir kulunu
severse, gökte ve yerde olanların tamamı onu sever.” Ve buyurmuştur ki:
“Allah’ın kuluna şefkat ve merhameti, müşfik bir annenin evlâdına olan
merhametinden daha fazladır.” Ve buyurmuştur ki: “Muhabbet ezelîdir,
kadîmdir ve hem de bakidir.” Ve buyurmuştur ki: “Hak tealayı seven kimse,
Kur’ân’ı sever ve okumaya devam eder.” Ve buyurmuştur ki: “Muhabbet
ettiğin kimse ile berabersin.”
Ve buyurmuştur ki: “Herkes sevdiği ile beraberdir.” Ve buyurmuştur ki:
“Allah için sevmek, Allah’ın istediği şeydir. O halde Allah için seven, o ulu
Dergâh’ın sevgilisidir.” Ve buyurmuştur ki: “Hak teala sizin dünyanızdan
üç şeyi bana sevdirmiştir. Kadın, güzel koku ve gözümün nuru namaz.” Ve
buyurmuştur ki: “Kim ki Allah’ı çok zikrederse, [273/a] Hak teala ona
muhabbet eder.” Ve buyurmuştur ki: “Kim ki Allah sevgisini insanların
sevgisine tercih ederse Hak teala insanlara karşı ona kâfîdir.” Ve
buyurmuştur ki: “Hak teala kulları arasında bulunan kadîm muhabbetin
muhafaza edilerek devam ettirilmesini sever.” Ve buyurmuştur ki: “Benim
yaşım ilerlemiş, bedenim zayıflamış, kemiklerim incelmiş, ecelim yaklaşmış
olup Mevlâ’ya kavuşma isteğim, peygamberlerin ruhlarına ve ihvân-ı
safâya ulaşma isteğim ve şevkim artmıştır.” Ve buyurmuştur ki: “Âşık ve
iffetli olup muhabbetini gizleyerek ölen kimse şehid sevabı alır.” Ve
buyurmuştur ki: “Ehl-i aşk ile istişare etmeyiniz. Çünkü onların gönülleri
yanık ve akılları durgun olduğundan, fikir ve tedbirleri olmaz.” Ve
buyurmuştur ki: “Ruhlar kendi âleminde saflar halinde bulunurlar. Bu
âleme geldiklerinde Hak teala (nın izniyle) birbirlerini tanıyanlar ve ülfet
ederler.
Münkir
olanlar
muhalefet
ederler.
Havada
birbiriyle
karşılaştıklarında atlar gibi birbirleriyle koklaşırlar.” Ve buyurmuştur ki:
“Kim ki kalbinde Mevlâ muhabbetini bulmuşsa bilsin ki Mevlâsı da ona
muhabbet etmiştir. Çünkü muhabbet ona Hak katından gelmiştir.”
Ve ol Hazret namaz kıldığı zaman, mübarek göğsünden tencerede suyun
kaynaması gibi ses gelirdi ve mübarek sesinden etrafa gül ve reyhan kokusu
yayılırdı.”
Beyt
Âteş-i şem‘-i cemâl-i ezelî
Odlara yakmış idi ol güzeli
Günümüz Türkçesiyle
Ezelî cemâlin alevleri. Odlara yakmıştı o güzeli.
Sıddîk-i Ekber (Hazret-i Ebu Bekir radıyallahu anh) hazretlerinin
mübarek yüreği, muhabbet ateşiyle yanıp tutuşmuştu. Onun için ağzından
ciğer kebabı kokusu gelirdi.
Hazret-i Habib-i Ekrem (s.a.v.) şöyle dua etmiştir: “Allah’ım, beni kendi
muhabbetinle ve yüce zatına yaklaştırdıklarının muhabbetiyle rızıklandır.”
Yine bir duasında demiştir ki: “Allah’ım, senin muhabbetini bana
nefsimden, kulağımdan, gözümden, ehlimden, malımdan ve soğuk sudan
sevgili eyle.” Yine dua etmiştir ki: “Allah’ım, senden kazana rıza istiyorum.
Sana kavuşma şevki (ni gönlümde arttırmanı) ve (ahirette) mübarek vechine
bakmayı istiyorum. Rahmetinle, ey merhametlilerin en merhametlisi!”
Nazm
1- Yuhibbuhum neden olmuşdur ol murâd-ı mürîd
Meger kim âyîne-i câna bakdı ol hurşîd
2- Odur cemîl ü muhibb-i cemâlidir dâ’im
Hezâr gül derer öz gülşeninden ol câvîd
3- Gelür hemîşe haber aşkdan derûn-ı dile
Ki tâze câna müreccah değil bu pîr-i kadîd
4- Mahabbet oduna yan ol emîn cehennemden
Ki aşk odunda yanar her kılâde-i taklîd
5- Hilâf-ı nefs ü hevâ âdet-i muvvahhiddir
Cihâd-ı ekber idendir mahabbet içre ferîd
6- Sa‘âdet-i dü cihân buldı zinde oldu müdâm
O kim kamuyı koyup oldı abd-i aşk-ı Mecîd
7- Visâl-ı aşk idi her dem ümîdim ey Hakkı
Hezâr şükr ki âlemde hâsıl oldı ümîd
Günümüz Türkçesiyle
1- Mürîdin arzusu, “O onları sever” [31] sözünden doğdu. Meğer o güneş,
gönül aynasına nazar eyledi.
2- Güzel ve Sevgili olan O’dur; güzelliği devamlı. Güller derlenir
bahçesinde; O cömert, O ikramlı.
3- Aşktan gönüle her zaman haberler gelir. Gelir ki, eski çul, taze cana
lâyık değildir.
4- Aşk ateşine yan, cehennemden emin ol. Çünkü her taklit gerdanlık aşk
ateşiyle yanar.
5- Nefse muhalefet etmek muvahhidin âdetidir. Muhabbette yekta olan, o
büyük cihadı edendir.
6- İki cihanda mutludur, zindedir her zaman; halkı bir yana koyup, Mevlâ
aşkına yanan.
7- Hakkı! Aşka kavuşmaktı bir tek ümidim. Şükürler olsun, âlemde hâsıl
oldu ümidim.

