Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 28, 2026

Namaza başladıktan sonra okunacak dua

NAMAZ BÖLÜMÜ · 121 – NAMAZA BAŞLADIKTAN SONRA OKUNACAK DUA 760 – Ali bin Ebû Talib radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

NAMAZ BÖLÜMÜ · 121 – NAMAZA BAŞLADIKTAN SONRA OKUNACAK DUA

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

760 – Ali bin Ebû Talib radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaza kalktığı zaman tekbir alır

sonra, “Müslüman olarak bütün varlığımı, gökleri ve yeri yaratana

çevirdim, ben müşriklerden değilim, Şüphesiz namazım, Kurbanım,

diriliğim, ölümüm, şeriki olmayan, alemlerin rabbınadır. Ben bununla

emrolundum. Ben Müslümanların evveliyim. (En’âm 163)

Ey Allah, Sen Meliksin, senden başka ilâh yoktur. Ancak sen varsın, sen

benim rabbımsın, ben senin kulunum, ben nefsime zulmettim, günahlarımı

itiraf ettim, benim günahlarımın hepsini bağışla, günahı ancak senden

başkası bağışlayamaz.

Beni ahlâkın en iyisine hidayet eyle, ahlâkın iyisine beni senden başkası

hidayet edemez, encak sen edersin. Ahlâkın kötüsünden beni çevir, onun

kötüsünden senden başkası çeviremez, emrinde tekrar hâzırım. Sana

ibadette devamlıyım. Hayrın hepsi senin kudretindedir.

Ben sana döndüm, varışım sanadır. Sen yücesin, yükseksin, sana istiğfar

eder ve sana tövbede bulunurum.

Rükûa vardığı vakit:

– Ey Allah’ım, senin için rükû ettim, sana inandım, sana teslim oldum,

kulağım, gözüm, iliğim, kemiğim, sinirim sana huşu etti. (Huzurunda

eğildi.)

(Başını) kaldırdığı zaman: kulağım, gözüm, iliğim, kemiğim, sinirim sana

huşu etti. (Huzurunda eğildi.) Hamdedenin hamdini Allah kabul eder. Ey

Rabbımız gökler, yer ve ikisi arasındakiler ve bundan sonra senin dilediğin

şey dolusu sana hamdolsun derdi.

Secde ettiği zaman:

– Ey Allah, senin için secde ettim, sana inandım, sana teslim oldum. Yüzüm

onu yaratan sûrete koyup sûretini güzel yapan, gözünü ve kulağını (etten)

yaratana secde etti. Yaratanların en güzeli olan Allah yücedir.

Namazdan selâm verince:

– Ey Allah benim önce yaptığımı, sona bıraktığımı, gizlediğimi,

açıkladığımı, israf ettiğimi, benden onu iyi bildiğini, bağışla, ibadette öne

geçiren, arkada bırakan sensin. Senden başka aslâ ilâh yok.” derdi. [472]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

761 – Ali bin Ebû Tâlib radıyallahu anh’dan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, farz namaza kalktığı zaman tekbir

alır, iki elini omuzları hizasına kadar kaldırırdı. Kıraatini bitirdiği, rükû

yapmak istediği, rükûdan doğrulduğu zaman, başlangıçtaki gibi, ellerini

yine kaldırırdı. Namazında otururken hiç bir şeyde ellerini kaldırmazdı, iki

secdeden kalktığı zaman yine ellerini kaldırır, tekbir alır. Abdulaziz’in dua

hakkında naklettiği (bir önceki) hadis gibi, ondan bazı kelimeler fazla veya

eksik olmak üzere dua ederdi.

Hayrın (hepsi) senin elindedir. Şer senden değildir, cümlesini zikretmedi. O

rivâyette şu cümle ziyadedir. Namazdan dönüşünde ey Allah, önceden

yaptığım, geriye bıraktığım, gizlediğim ve açıkladığım (her) şeyi bağışla

sen benim Allah’ımsın senden başka ilâh yoktur.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

762 – Bize Şuayb bin Ebû Hamza nakletti: Muhammed bin Münke dir, Ebi

Ferve ve Medine ahâlisi fakihlerinden daha başkaları bana şöyle dediler:

– O duayı söylediğin zaman, ben Müslümanların evveliyim, cümlesini

kastederek onun yerine:

– Ben Müslümanlardanım, de.

İZAH

760 no.lu hadisin evvelinde geçen En’âm sûresinin 163. cü ayeti dua ayeti

üzerindendir. Bu ayet Hz. İbrahim’in milletinin taptığı putları terkedip

bütün varlığı ile Allah’a döndüğünü ve ben Müslümanların evveliyim,

dediğini hikâye ediyor.

Ben Müslümanların eyveliyim, birincisiyim, diye zamanında kendisinden

önce Müslüman bulunmayan Peygamber söyleyebilir. Fakat bir

Müslümanın ben Müslümanların evveliyim demesi, benden önce Müslüman

yok gibi bir manâ ifade edeceğinden, bu ayeti dua maksadı ile okuduğun

zaman ve ene evvelül müslimîn yerine “ve ene minel-müslimîn” (ben

Müslümanlardanım) demelidir, diye tavsiye edilmiştir.

Fakat bir mü’minîn islâmdaki gayreti ve ona aklı erdiği zaman emsali

arasında ilk sarılanlardan olduğunu kasdederek: Ben müslümanların

evveliyim, diye ayeti olduğu gibi okumasında bir beis yoktur.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

763 – Enes bin Mâlik radıyallahu anh’dan rivâyet edilmiştir:

Bir zat namaza gelmişti. Acele yürümekten nefesi tıkanmıştı, tekbir aldı.

Arkasından kendinde bereket dolu, güzel ve çok hamdle Allah’a

hamdolsun, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namazını bitirdiği

vakit:

– “O, kelimeleri söyleyen hanginizdi? O, sakınılacak bir şey söylemedi,”

buyurdu. O zat:

– Bendim ey Allah’ın Rasûlü, nefesim daralmıştı da onu söyleyiverdim,

dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

“Gerçek 12 melek gördüm onu (kelimelerin sevabını) kaldırmak hangisine

nasip olacak, diye ona koşuyorlardı.” buyurdu.

Humeyd bu rivâyette şunu ziyade etti:

“Sizden biriniz namaza geldiği zaman, her zaman yürüdüğü gibi yürüsün,

yetiştiğini kılsın, yetişemediğini kaza etsin.” [473]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

764 – İbn-i Cübeyr’in babası Cübeyr bin Mut’ım radıyallahu anh’dan:

O, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i namaz kılarken gördü. Âmr bin

Mürre rivâyetinde diyor ki; O, hangi namazdı? Bilmiyorum, dedi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Allah (şanına lâyık) büyüklükle

büyüktür. Allah Büyüklükle büyüktür, Allah’a çok hamdolsun, Allah’a çok

hamdolsun.”

Üç kere de, “Sabah akşam Allah’ı tesbih ederim, şeytanın kibrinden,

şiirinden (sebep olacağı) akıl karışmasından ve kendisinden Allah’a

sığınırım,” derdi. Amr-bin Mürre şöyle dedi: Şeytanın nefsi: Şiiri.

Nefhi: Kibiri

Hemzi: ise ilişmesidir.

İZAH

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem tekbirleri ve tesbihleri üçer kere

tekrar ederek okurdu. Tekbirle tesbih arasındaki “üç kere” ibaresi tekbirlerin

üç kere tekrarlandığını ifade ediyorsa da, tekbirler üç defa lafzan

tekrarlandığı için onların üç kere söylendiğini te’kide lüzum kalmıyor.

Onun için tesbihlerin de üç kere tekrarlandığına hamlederek tekbirler böyle

üç kere tekrarlandığı gibi tesbihler de üç kere tekrarlandı, manâsını uygun

buldum.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

765 – Nâfî bin Cübeyr’in babası Cübeyr radıyallahu anh’dan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in nafilede okuduğunu işittim deyip,

geçen hadisin benzerini zikretti. [474]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

766 – Asım bin Humeyd radıyallahu anh’dan:

Aişe radıyallahu anha’ya Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, gece

namazında hangi şeyle başlardı, diye sorduk.

Aişe radıyallahu anh yemin olsun senden önce onu bana kimsenin

sormadığı birşeyi sordun. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaza

durduğu zaman on kere tekbir, 10 kere hamd, 10 kere tesbih, 10 kere tevhid,

10 kere istiğfar eder, “Allah’ım beni mağfiret eyle, beni hidayet eyle, beni

rızıklandır, bana afiyet ver,” der, “Kıyamet günündeki durağın darlığından

(Allah’a) sığınırdı,” cevabını verdi. [475]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

767 – Ebû Seleme-bin Abdurrahman-bin Avf’tan:

Aişe radıyallahu anha’ya Rasûlullah gece namazında hangi şeyle başlardı,

diye sordum.

Aişe radıyallahu anha;

– “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gece namazına kalktığı zaman Ey

Cebrâil, Mikâil, İsrâfil’in Rabbi, Göklerin ve yerin yaratıcısı olan gaybı ve

hazırı bilen Allah’ım. Kulların ihtilaf ettiği şeyde onlar arasında

hükmedersin, hak olan şeyde, ihtilâf olunan yerde izninle beni doğruya ilet,

şüphesiz sen dilediğini doğru yola iletirsin.” (duası ile) namazına başlardı,

cevabını verdi. [476]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

768 – Ebû Nuh Kurad haber verdi. İkrime bu geçen hadisin İsnâdı ile onun

manâsında “ahberana” kullanmadan bize nakletti. Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem gece namazı kılmak için kalktığı zaman tekbir alır ve

(şunu) söylerdi, dedi.

İZAH

İsnâdda adı geçen Ebû Nuh Kurad, Abdurrahman bin Gazvan El-

Havrânî’dir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

769 – Mâlik (Bin Enes) radıyallahu anh’dan:

Farz olsun nafile olsun, namazların evvelinde yahut ortasında veya sonunda

dua yapmakta beis yoktur.

İZAH

Bu rivâyette İmam Mâlik’e göre farz ve nafile namazların iftitah tekbiri ile

kıraatı arasında dua etmekte beis olmadığı açıkça bildirilmiş oluyor. Fakat

İmam Mâlik’ten meşhur olan bunun aksidir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

770 – Rufaa bin Râfî el Zürekî’den:

(Bir gün) Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in arkasında namaz

kılıyorduk. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem rükûdan başını kaldırdığı

vakit, “Allah hamdedenin hamdini kabul eder,” dedi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in arkasında bir zat:

Ey bizim rabbımız “Çok çok, temiz ve mubarek hamdler sana mahsustur.”

dedi. Rasûlullah namazı bitirdiği vakit:

“O kelimeyi şimdi söyleyen kimdi,” dedi. O zat.

Ben idim Ey Allah’ın Rasûlü, dedi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

“Otuz şu kadar meleğin onun sevabını kim daha önce yazacak, diye

müsabakaya girdiklerini gördüm,” [477]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

771 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem gecenin bir kısmında namaza kalktığı zaman şöyle buyururdu:

Ey Allah’ım, sana hamdolsun göklerin ve yerin nuru sensin, sana

hamdolsun gökleri ve yeri ayakta tutan sensin, sana hamdolsun, gökleri ve

yeri ayakta tutan sensin, sana hamdolsun. Göklerin, yerin ve her ikisinde

bulunanların rabbı sensin, sen haksın. Sözün hak, vaadin hak, sana

kavuşmak hak, cennet hak, cehennem hak ve kıyamet hak.

Ey Allah’ım sana teslim oldum, sana inandım, sana tevekkül ettim, sana

döndüm, senin için darıldım ve senin rızan için hükmettim, benim evvel

yaptıklarımı arkadan yapacaklarımı, açıktan ve gizli yapacaklarımı bağışla,

Sen benim Allah’ımsın, senden başka ilâh yoktur.” [478]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

772 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem teheccüt namazında Allahu ekber

dedikten sonra şöyle derdi, deyip sonra bir önce geçen hadisin manâsını

zikretti.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

773 – Muaz bin Rifaa bin Râfi radıyallahu anh’ın babasından:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in arkasında namaz kıldım.

(Namazda) Rifaa hapşırdı. (Ravilerden) Kuteybe, Rifaa’yı zikretmedi.

Ben de kendinde ve üzerinde Rabbımızın sevdiği ve razı olduğu gibi çok

güzel bereket bulunan hamdle Allah’a hamdolsun, dedim. Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem namazı kılıp bitirince:

“Namazda konuşan kimdi?” dedi. Sonra râvi Mâlik’in hadis-i gibi ve ondan

daha tam olarak zikretti. [479]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

774 – Abdullah bin Amir bin Rabia radıyallahu anh’dan, O da babasından

rivâyet ettiğine göre şöyle dedi:

Ensardan bir delikanlı, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in arkasında

namazda olduğu halde hapşırdı. “Rabbım dünya ve ahiret işlerinden razı

olana kadar ve razı olduktan sonra da, kendinde bereket olan çok güzel

hamd ile Allah’a hamd olsun,” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

namazdan döndüğü vakit:

– “O kelimeyi söyleyen kimdi?” Dedi.

Râvi dedi ki: Delikanlı sükût etti. Sonra: “O kelimeyi konuşan kimdi?” O

kendisinde sakınca olan bir şey söylemedi,” buyurdu.

Delikanlı “Ey Allah’ın Rasûlü, onu ben söyledim. Ama onunla ancak hayır

murad ettim” dedi. (Rasûl-i Ekrem), “O, yüce olan Rahmanın Arşından

daha aşağıda kalmadı, oraya kadar çıktı,” buyurdu.