Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 28, 2026

Namaza başlamak

NAMAZ BÖLÜMÜ · 117 – NAMAZA BAŞLAMAK 729 – Vâil bin Hucr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Bir kış mevsiminde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelmiştim. Onun ashab-ını …

NAMAZ BÖLÜMÜ · 117 – NAMAZA BAŞLAMAK

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

729 – Vâil bin Hucr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Bir kış mevsiminde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelmiştim.

Onun ashab-ını namaza başlarken ellerini elbiselerinin içinden

kaldırırlarken gördüm.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

730 – Muhammed bin Âmr bin Ata dedi ki: İçlerinde Ebû Katâde’nin de

bulunduğu Hz. Peygamber’in ashab-ından on kişi arasında Ebû Humeyd es-

Saidî’nin, Rasûlullah’ın namazını en iyi bileniniz benim dediğini işittim.

Orada bulunanlar: Allah’a yemin olsun ki, sen Rasûlullah sallallahu aleyhi

ve sellem’e bizden çok uymadın, onunla sohbetin bizden önce de değil.

Neden? Dediler. Evet orası öyle, dedi. Anlat dediler.

Dedi ki: Rasûlullah namaza kalktığı zaman ellerini omuzları hizasına gelene

kadar kaldırırdı. Sonra tekbir alır, her aza yerinde hareketsiz kalana kadar

sonra okur. Sonra (rükû için) tekbir alır. Ellerini omuzları hizasına gelene

kadar kaldırırdı. Sonra rükûa iner, iki avuçlarını dizlerinin üzerine kordu.

Rükûda dosdoğru durur, başını aşağı eğmez, belinden yüksek kaldırmaz,

sonra başını kaldırır ve “Semiallahu Limen Hamideh” der, ellerini omuzu

hizasına gelene kadar kaldırır. Dimdik durur. Sonra Allahu ekber der, yere

secdeye iner. Ellerini yanından açık tutardı. Sonra başını kaldırır, sol

ayağını büker üzerine oturur, secde ederken ayak parmaklarını açarak secde

ederdi.

Allahu Ekber der, başını kaldırır sol ayağını döşer, her âzâ yerine yerleşene

kadar, onun üzerinde otururdu. Diğer rekâtlarda da öyle yapardı. İki

rekâttan kalkınca namazın başlangıcındaki gibi tekbir alır ve ellerini

omuzları hizasına gelene kadar kaldırırdı. (Ellerini kaldırmayı) namazın

geri kalan rekatlarında da yapardı. Kendinden sonra selâm verilecek son

secdeye gelince sol ayağını sağa çıkarır, sol oturağına teverrüken otururdu.

Ashab da, “Doğru söyledin. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem aynen

böyle kılardı,” dediler. [463]

İZAH

A’rız: Anlat, beyan et, arz et manâsına kullanılmıştır.

Yüknüü: Kaldırır demektir.

Yüsni: İçine büker, kırar demektir.

Yehvi: İner manâsınadır.

Teverrük: Ayaklarını sağ tarafından çıkarıp kabaları üzerine oturmaktır.

Bu hadis-i şerifte, birinci oturuşla son oturuş arası ayırdediliyor. Birinci

oturuşta sol ayak döşenip onun üzerine oturuluyor. Son oturuşta sol ayak

sağ taraftan çıkarılıyor. Oturaklar üzerine oturuluyor.

Şâfiî ve Ahmed bin Hanbel bu hadis-i alarak iki oturuşu birbirinden

ayırdılar.

İmâm-ı Mâlik ise her iki oturuşta da kabaları üzerine oturulur diyor.

Hanefî Mezhebine göre her iki oturuşta sağ ayak dikilir, sol ayak yere

döşenerek üzerine oturulur.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

731 – Muhammed bin Âmr el-Âmirî radıyallahu anh’dan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashab-ı ile bir mecliste

bulunuyordum. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in namazını

müzâkere ettilir. Ebû Humeyd geçen hadisin bir kısmını zikrederek şöyle

dedi: Rükûa vardığı zaman iki ellerini dizlerine dayar, parmakları arasını

açar, sonra başını belinden yukarı kaldırmaksızın belini eğer (sağa sola

bükülerek) yanağını da açmazdı. İki rekâtın başında oturduğu zaman sağ

ayağını diker, sol ayağının üzerine otururdu. Dördüncü rekâta geldiği zaman

sol oturağını yere dayar, iki ayağını bir tarafından çıkarırdı.

İZAH

Hesara: Eğerdi.

Velâ Safaha Bihaddihi: Yanağını bir taraftan çıkarmazdı, demektir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

732 – Muhammed bin Âmr bin Ata’dan.

Bir önce geçen hadisin aynısı nakledilerek, secde ettiği zaman ellerini tam

yaymaksızın tamamen de toplamaksızın yere kor, parmaklarının uçlarını

kıbleye döndürürdü, dedi.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

733 – Abbas bin Sehl es-Sâidî, ashabtan olan babasının bulunduğu bir

meclisteydi. Mecliste Ebû Hüreyre, Ebû Humeyd ve Ebû Üseyd de vardı.

Râvî İsa bu haberi naklederken şu (730 nolu) hadise bazı ilaveler yaptı ve

bazı kısımlarını da eksik nakletti.)

Bu rivâyette dedi ki: Sonra rükûda başını kaldırdı. “Semi Allahü limen

hamide” dedi. “Allahümme Rabbena Lekel Hamd” dedi. Ellerini kaldırdı.

Sonra “Allahu ekber” dedi. Secde ederken iki avuçları dizleri ve ayaklarının

ucuna durup secde etti. Sonra tekbir aldı, oturağı üzerine oturup, diğer

ayağını dikti. Sonra tekrar tekbir alıp secde etti. Sonra tekbir aldı kalktı.

Teverrük yapmadı. Sonra hadis-i sevk ederek dedi ki: İki rekâttan sonra

oturdu. Ayağa kalkmak isteyince de bir tekbir ile kalktı. Sonra son iki rekâtı

da kıldı. Teşehhüdde teverrükü zikretmedi.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

734 – Abbas bin Sehl radıyallahu anhdah rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Ebû Hümeyd, Ebû Useyd, Sehl bin Sa’d ve Muhammed bin Mesleme

toplandılar. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in namazını müzâkere

yaptılar. Ebû Hümeyd: Ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in

namazını iyi bileninizim, dedi ve şu geçen hadisin bir kısmını zikretti’ dedi

ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ellerini dizlerine avuçlarcasına

koyarak rükû yaptı. Ellerini yay gibi eğerek yan taraflarından, uzak tuttu.

Burun ve alnını yere dayayarak ellerini yanlarından uzaklaştırıp avuçlarını

omuzları hizasına koydu. Sonra başını vücuttaki yerine oturana kadar

kaldırdı ve (ikinci secdeden) ayrıldı sonra sol ayağını döşeyip sağ ayağının

ucunu kıbleye çevirdi. Sağ avucunu sağ dizine, sol avucunu sol dizine

koyup oturdu. Ve (Şahadetlerde) parmağı ile işaret etti.

Ebû Dâvud dedi: “Bu hadis-i Atabe bin Hakim, Abdullah bin isa’dan, o da

Abbas bin İsa’dan, o da Abbas bin Sehl’den naklen rivâyet etti de

“Teverrükü” zikretmedi. Füleyh’in hadisinin benzerini zikretti. Hasan bin

Hur, Füleyh ve Atabe’nin rivâyet ettileri hadisteki celse (oturuş) gibi

zikretti.

İZAH

Vettera Yedeyhi: iki ellerini yay gibi eğdi demektir. Aslında “Vetr” oku

yaya koymaktır.

Rükûda avuç içleri dizlere konduğu zaman dirseklerin kırılarak yanlara

yapışmaktan uzak tutulması “Vetr” halidir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

735 – Abbas bin Sehl es Sâidî radıyallahu anh, Ebû Humeyd’den şu hadis-i

rivâyet etti, dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, secde ettiği

zaman karnını uyluklarından hiç bir şey üzerine yüklemeden uylukları

arasını açardı.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

736 – Muhammed bin Cuhade, Cebbar bin Vail’in babası Vail’den

radıyallahu anh o da Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’den rivâyet

ettiği hadiste şöyle dedi:

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem secde ettiği vakit dizleri yere

avuçlarından daha önce indi, secde ettiği vakit alnını iki avucunun arasına

koydu, koltuklarını da (yanlarına yapıştırmayıp) açık tuttu.

Haccac dedi ki: Hemmam şöyle dedi:

Şakik bize haber verdi o da bana Asım bin Küleyb’in babası Küleyb’-den, o

da Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den geçen şu hadisin mislini

rivâyet etti.

Bu ikiden (Şakik ve Asım’dan) birinin rivâyet ettiği hadiste:

“- Bilginin kuvvetlisi Muhumned bin Cihade’nin hadisidir.” Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem’ doğruldugu vakit dizleri üzerine doğrulur ve

uylukları üzerine dayanırdı.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

737 – Abdülcebbar babası Vâil radıyallahu anh’dan rivâyete göre demiş ki:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i “namazda (tekbir alırken) baş

parmaklarını kulaklarının yumuşağına kadar kaldırdığını gördüm.” [464]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

738 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaza (başlamak) için tekbir aldığı

zaman, ellerini omuzları hizasına kaldırıyordu. Rükûa indiği zaman, secde

etmek için rükûdan kalktığı zaman, iki rekâtı bitirip kalktığı zaman, aynen

böyle yapıyordu.”

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

739 – Meymun el Mekkî radıyallahu anh’dan:

O, Abdullah bin Zübeyr’i onlara namaz kıldırdı da, namaza durduğu, rükûa

indiği, secde ettiği zaman (Tekbirlerde) avuçları ile işaret ettiğini gördü,

(Secdeden) ayağa doğrulduğu zaman ayağa kalkar, ellerini kaldırırdı. İbn-i

Abbas’a gittim ve dedim ki; İbn-i Zübeyr’i bir namaz kılarken gördüm ki

öyle namaz kılanı hiç görmedim. Ona şu işaretleri anlattım, İbn-i Abbas

söyle dedi:

“Eğer Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in namazına bakmak istersen

Abdullah bin Zübeyr’in namazına uy.”

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

740 – Nadr bin Kesir haber vermiştir:

Hayf mescidinde Abdullah bin Tavus yanımda namaz kıldı. Birinci secdeyi

yaptığı zaman secdeden başını kaldırır, ellerini de yüzü karşısına kaldırırdı.

Ben bunu hoş görmedim. Vüheyd bin Halid’e söyledim, Vüheyd bin Halid

de ona:

– Kimsenin yaptığını görmediğin bir şey mi yapıyorsun? dedi. İbn-i Tavus:

– Babamı öyle yaparken gördüm, babam da: İbn-i Abbas’ı öyle yaparken

gördüm, demişti.

– Rasûlullah (ş.a.v) böyle yapardı, dedi mi? Bilmiyorum. [465]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

741 – İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan:

O, namaza girdiğinde tekbir alır, ellerini kaldırırdı. Rükû ettiği “semiallahü

limen hamide” dediği ve ikinci rekâtdan kalktığı zaman ellerini (her

tekbirde) kaldırırdı ve bunu Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e

merfuan İsnâd ederdi. [466]

Ebû Dâvud dedi ki: Sahih olan İbn-i Ömer’in sözüdür ama hadis merfu

değildir.

Ebû Dâvud dedi ki:

Bakiye; hadisin evvelini Ubeydullah’tan rivâyet etti ve onu Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem’e İsnâd etti.

Sakafî; bu hadisi Ubeydullah’tan rivâyet ederek onu İbn-i Ömer’e mevkuf

kıldı.

Sakafî; o rivâyetinde şöyle dedi:

İkinci rekâttan kalktığı vakit ellerini göğüslerine kadar kaldırırdı. Sahih

olan da budur.

Ebû Dâvud şöyle dedi: Bu hadis-i Leys bin Sa’d, Mâlik, Eyyûb ve İbn-i

Cüreyc mevkufen rivâyet ettiler.

Bu hadis-i yalınız Hammâd bin Seleme Eyyûb’dan naklen Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem’e İsnâd etti.

Eyyûb ve Mâlik: Secdeden kalktığı vakit elleri kaldırmayı zikretmedi. Leys

ise hadisinde bunu zikretti.

İbn-i Cüreyc rivâyetinde şöyle dedi. Nâfî’ye dedim ki: İbn-i Ömer ilk

tekbiri, tekbirlerin hepsinden yükseğe mi kaldırırdı?

Hayır tekbirlerin hepsini müsavi kılardı, dedi. Ben: (Neresine kadar

kaldırırdı) bana işaret et, dedim. Göğüslerine veya göğüslerinden daha

aşağıya işaret etti.

İZAH

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den doğrudan doğruya işitip

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu, diye riayet edilen

hadis merfudur. İbn-i Ömer ellerini kaldırışını bizzat Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem’den gördüğünü naklederek hadis-i ref ederdi.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

742 – Nâfî radıyallahu anh’dan:

Abdullah bin Ömer namaza başladığı zaman ellerini omuzları hizasına

kadar kaldırırdı. Rükûdan başını kaldırdığı zaman ellerini başlangıç

tekbirindekinden biraz aşağı kaldırırdı.

Ebû Dâvud dedi: Benim bildiğime göre Mâlik’ten gayrı hiç bir kimse:

Ellerini ondan daha aşağı kaldırırdı, cümlesini zikretmedi.

İZAH

Bu hâdis-i şerifte, namaza başlandığı zaman alınan tekbir ile rükûdan

kalkıldığı zaman alınan tekbir arası fark edilmiştir. Başlangıç tekbirinde

eller omuz hizasına, rükûdan kalkıldığı zaman omuzdan biraz aşağı kadar

kaldırılırdı, diye tarif edilmiştir. Ebû Dâvud ise bu farkı Mâlik’den başka

kimsenin riayet etmediğini söylemiştir.