NAMAZ BÖLÜMÜ · 117 – NAMAZA BAŞLAMAK


729 – Vâil bin Hucr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Bir kış mevsiminde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelmiştim.
Onun ashab-ını namaza başlarken ellerini elbiselerinin içinden
kaldırırlarken gördüm.


















730 – Muhammed bin Âmr bin Ata dedi ki: İçlerinde Ebû Katâde’nin de
bulunduğu Hz. Peygamber’in ashab-ından on kişi arasında Ebû Humeyd es-
Saidî’nin, Rasûlullah’ın namazını en iyi bileniniz benim dediğini işittim.
Orada bulunanlar: Allah’a yemin olsun ki, sen Rasûlullah sallallahu aleyhi
ve sellem’e bizden çok uymadın, onunla sohbetin bizden önce de değil.
Neden? Dediler. Evet orası öyle, dedi. Anlat dediler.
Dedi ki: Rasûlullah namaza kalktığı zaman ellerini omuzları hizasına gelene
kadar kaldırırdı. Sonra tekbir alır, her aza yerinde hareketsiz kalana kadar
sonra okur. Sonra (rükû için) tekbir alır. Ellerini omuzları hizasına gelene
kadar kaldırırdı. Sonra rükûa iner, iki avuçlarını dizlerinin üzerine kordu.
Rükûda dosdoğru durur, başını aşağı eğmez, belinden yüksek kaldırmaz,
sonra başını kaldırır ve “Semiallahu Limen Hamideh” der, ellerini omuzu
hizasına gelene kadar kaldırır. Dimdik durur. Sonra Allahu ekber der, yere
secdeye iner. Ellerini yanından açık tutardı. Sonra başını kaldırır, sol
ayağını büker üzerine oturur, secde ederken ayak parmaklarını açarak secde
ederdi.
Allahu Ekber der, başını kaldırır sol ayağını döşer, her âzâ yerine yerleşene
kadar, onun üzerinde otururdu. Diğer rekâtlarda da öyle yapardı. İki
rekâttan kalkınca namazın başlangıcındaki gibi tekbir alır ve ellerini
omuzları hizasına gelene kadar kaldırırdı. (Ellerini kaldırmayı) namazın
geri kalan rekatlarında da yapardı. Kendinden sonra selâm verilecek son
secdeye gelince sol ayağını sağa çıkarır, sol oturağına teverrüken otururdu.
Ashab da, “Doğru söyledin. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem aynen
böyle kılardı,” dediler. [463]
İZAH
A’rız: Anlat, beyan et, arz et manâsına kullanılmıştır.
Yüknüü: Kaldırır demektir.
Yüsni: İçine büker, kırar demektir.
Yehvi: İner manâsınadır.
Teverrük: Ayaklarını sağ tarafından çıkarıp kabaları üzerine oturmaktır.
Bu hadis-i şerifte, birinci oturuşla son oturuş arası ayırdediliyor. Birinci
oturuşta sol ayak döşenip onun üzerine oturuluyor. Son oturuşta sol ayak
sağ taraftan çıkarılıyor. Oturaklar üzerine oturuluyor.
Şâfiî ve Ahmed bin Hanbel bu hadis-i alarak iki oturuşu birbirinden
ayırdılar.
İmâm-ı Mâlik ise her iki oturuşta da kabaları üzerine oturulur diyor.
Hanefî Mezhebine göre her iki oturuşta sağ ayak dikilir, sol ayak yere
döşenerek üzerine oturulur.







731 – Muhammed bin Âmr el-Âmirî radıyallahu anh’dan:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashab-ı ile bir mecliste
bulunuyordum. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in namazını
müzâkere ettilir. Ebû Humeyd geçen hadisin bir kısmını zikrederek şöyle
dedi: Rükûa vardığı zaman iki ellerini dizlerine dayar, parmakları arasını
açar, sonra başını belinden yukarı kaldırmaksızın belini eğer (sağa sola
bükülerek) yanağını da açmazdı. İki rekâtın başında oturduğu zaman sağ
ayağını diker, sol ayağının üzerine otururdu. Dördüncü rekâta geldiği zaman
sol oturağını yere dayar, iki ayağını bir tarafından çıkarırdı.
İZAH
Hesara: Eğerdi.
Velâ Safaha Bihaddihi: Yanağını bir taraftan çıkarmazdı, demektir.


732 – Muhammed bin Âmr bin Ata’dan.
Bir önce geçen hadisin aynısı nakledilerek, secde ettiği zaman ellerini tam
yaymaksızın tamamen de toplamaksızın yere kor, parmaklarının uçlarını
kıbleye döndürürdü, dedi.










733 – Abbas bin Sehl es-Sâidî, ashabtan olan babasının bulunduğu bir
meclisteydi. Mecliste Ebû Hüreyre, Ebû Humeyd ve Ebû Üseyd de vardı.
Râvî İsa bu haberi naklederken şu (730 nolu) hadise bazı ilaveler yaptı ve
bazı kısımlarını da eksik nakletti.)
Bu rivâyette dedi ki: Sonra rükûda başını kaldırdı. “Semi Allahü limen
hamide” dedi. “Allahümme Rabbena Lekel Hamd” dedi. Ellerini kaldırdı.
Sonra “Allahu ekber” dedi. Secde ederken iki avuçları dizleri ve ayaklarının
ucuna durup secde etti. Sonra tekbir aldı, oturağı üzerine oturup, diğer
ayağını dikti. Sonra tekrar tekbir alıp secde etti. Sonra tekbir aldı kalktı.
Teverrük yapmadı. Sonra hadis-i sevk ederek dedi ki: İki rekâttan sonra
oturdu. Ayağa kalkmak isteyince de bir tekbir ile kalktı. Sonra son iki rekâtı
da kıldı. Teşehhüdde teverrükü zikretmedi.












734 – Abbas bin Sehl radıyallahu anhdah rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Ebû Hümeyd, Ebû Useyd, Sehl bin Sa’d ve Muhammed bin Mesleme
toplandılar. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in namazını müzâkere
yaptılar. Ebû Hümeyd: Ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in
namazını iyi bileninizim, dedi ve şu geçen hadisin bir kısmını zikretti’ dedi
ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ellerini dizlerine avuçlarcasına
koyarak rükû yaptı. Ellerini yay gibi eğerek yan taraflarından, uzak tuttu.
Burun ve alnını yere dayayarak ellerini yanlarından uzaklaştırıp avuçlarını
omuzları hizasına koydu. Sonra başını vücuttaki yerine oturana kadar
kaldırdı ve (ikinci secdeden) ayrıldı sonra sol ayağını döşeyip sağ ayağının
ucunu kıbleye çevirdi. Sağ avucunu sağ dizine, sol avucunu sol dizine
koyup oturdu. Ve (Şahadetlerde) parmağı ile işaret etti.
Ebû Dâvud dedi: “Bu hadis-i Atabe bin Hakim, Abdullah bin isa’dan, o da
Abbas bin İsa’dan, o da Abbas bin Sehl’den naklen rivâyet etti de
“Teverrükü” zikretmedi. Füleyh’in hadisinin benzerini zikretti. Hasan bin
Hur, Füleyh ve Atabe’nin rivâyet ettileri hadisteki celse (oturuş) gibi
zikretti.
İZAH
Vettera Yedeyhi: iki ellerini yay gibi eğdi demektir. Aslında “Vetr” oku
yaya koymaktır.
Rükûda avuç içleri dizlere konduğu zaman dirseklerin kırılarak yanlara
yapışmaktan uzak tutulması “Vetr” halidir.





735 – Abbas bin Sehl es Sâidî radıyallahu anh, Ebû Humeyd’den şu hadis-i
rivâyet etti, dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, secde ettiği
zaman karnını uyluklarından hiç bir şey üzerine yüklemeden uylukları
arasını açardı.








736 – Muhammed bin Cuhade, Cebbar bin Vail’in babası Vail’den
radıyallahu anh o da Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’den rivâyet
ettiği hadiste şöyle dedi:
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem secde ettiği vakit dizleri yere
avuçlarından daha önce indi, secde ettiği vakit alnını iki avucunun arasına
koydu, koltuklarını da (yanlarına yapıştırmayıp) açık tuttu.
Haccac dedi ki: Hemmam şöyle dedi:
Şakik bize haber verdi o da bana Asım bin Küleyb’in babası Küleyb’-den, o
da Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den geçen şu hadisin mislini
rivâyet etti.
Bu ikiden (Şakik ve Asım’dan) birinin rivâyet ettiği hadiste:
“- Bilginin kuvvetlisi Muhumned bin Cihade’nin hadisidir.” Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem’ doğruldugu vakit dizleri üzerine doğrulur ve
uylukları üzerine dayanırdı.


737 – Abdülcebbar babası Vâil radıyallahu anh’dan rivâyete göre demiş ki:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i “namazda (tekbir alırken) baş
parmaklarını kulaklarının yumuşağına kadar kaldırdığını gördüm.” [464]



738 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaza (başlamak) için tekbir aldığı
zaman, ellerini omuzları hizasına kaldırıyordu. Rükûa indiği zaman, secde
etmek için rükûdan kalktığı zaman, iki rekâtı bitirip kalktığı zaman, aynen
böyle yapıyordu.”






739 – Meymun el Mekkî radıyallahu anh’dan:
O, Abdullah bin Zübeyr’i onlara namaz kıldırdı da, namaza durduğu, rükûa
indiği, secde ettiği zaman (Tekbirlerde) avuçları ile işaret ettiğini gördü,
(Secdeden) ayağa doğrulduğu zaman ayağa kalkar, ellerini kaldırırdı. İbn-i
Abbas’a gittim ve dedim ki; İbn-i Zübeyr’i bir namaz kılarken gördüm ki
öyle namaz kılanı hiç görmedim. Ona şu işaretleri anlattım, İbn-i Abbas
söyle dedi:
“Eğer Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in namazına bakmak istersen
Abdullah bin Zübeyr’in namazına uy.”






740 – Nadr bin Kesir haber vermiştir:
Hayf mescidinde Abdullah bin Tavus yanımda namaz kıldı. Birinci secdeyi
yaptığı zaman secdeden başını kaldırır, ellerini de yüzü karşısına kaldırırdı.
Ben bunu hoş görmedim. Vüheyd bin Halid’e söyledim, Vüheyd bin Halid
de ona:
– Kimsenin yaptığını görmediğin bir şey mi yapıyorsun? dedi. İbn-i Tavus:
– Babamı öyle yaparken gördüm, babam da: İbn-i Abbas’ı öyle yaparken
gördüm, demişti.
– Rasûlullah (ş.a.v) böyle yapardı, dedi mi? Bilmiyorum. [465]












741 – İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan:
O, namaza girdiğinde tekbir alır, ellerini kaldırırdı. Rükû ettiği “semiallahü
limen hamide” dediği ve ikinci rekâtdan kalktığı zaman ellerini (her
tekbirde) kaldırırdı ve bunu Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e
merfuan İsnâd ederdi. [466]
Ebû Dâvud dedi ki: Sahih olan İbn-i Ömer’in sözüdür ama hadis merfu
değildir.
Ebû Dâvud dedi ki:
Bakiye; hadisin evvelini Ubeydullah’tan rivâyet etti ve onu Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem’e İsnâd etti.
Sakafî; bu hadisi Ubeydullah’tan rivâyet ederek onu İbn-i Ömer’e mevkuf
kıldı.
Sakafî; o rivâyetinde şöyle dedi:
İkinci rekâttan kalktığı vakit ellerini göğüslerine kadar kaldırırdı. Sahih
olan da budur.
Ebû Dâvud şöyle dedi: Bu hadis-i Leys bin Sa’d, Mâlik, Eyyûb ve İbn-i
Cüreyc mevkufen rivâyet ettiler.
Bu hadis-i yalınız Hammâd bin Seleme Eyyûb’dan naklen Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem’e İsnâd etti.
Eyyûb ve Mâlik: Secdeden kalktığı vakit elleri kaldırmayı zikretmedi. Leys
ise hadisinde bunu zikretti.
İbn-i Cüreyc rivâyetinde şöyle dedi. Nâfî’ye dedim ki: İbn-i Ömer ilk
tekbiri, tekbirlerin hepsinden yükseğe mi kaldırırdı?
Hayır tekbirlerin hepsini müsavi kılardı, dedi. Ben: (Neresine kadar
kaldırırdı) bana işaret et, dedim. Göğüslerine veya göğüslerinden daha
aşağıya işaret etti.
İZAH
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den doğrudan doğruya işitip
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu, diye riayet edilen
hadis merfudur. İbn-i Ömer ellerini kaldırışını bizzat Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem’den gördüğünü naklederek hadis-i ref ederdi.



742 – Nâfî radıyallahu anh’dan:
Abdullah bin Ömer namaza başladığı zaman ellerini omuzları hizasına
kadar kaldırırdı. Rükûdan başını kaldırdığı zaman ellerini başlangıç
tekbirindekinden biraz aşağı kaldırırdı.
Ebû Dâvud dedi: Benim bildiğime göre Mâlik’ten gayrı hiç bir kimse:
Ellerini ondan daha aşağı kaldırırdı, cümlesini zikretmedi.
İZAH
Bu hâdis-i şerifte, namaza başlandığı zaman alınan tekbir ile rükûdan
kalkıldığı zaman alınan tekbir arası fark edilmiştir. Başlangıç tekbirinde
eller omuz hizasına, rükûdan kalkıldığı zaman omuzdan biraz aşağı kadar
kaldırılırdı, diye tarif edilmiştir. Ebû Dâvud ise bu farkı Mâlik’den başka
kimsenin riayet etmediğini söylemiştir.

