Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 28, 2026

Namaza başlamakla ilgili meseleler

NAMAZ BÖLÜMÜ · 116 – NAMAZA BAŞLAMAKLA İLGİLİ MESELELER 721 – Salim radıyallahu anh’dan, o da babasından: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in, başlangıç tekbiri aldığı zaman rukûa gitmek istediği zaman …

NAMAZ BÖLÜMÜ · 116 – NAMAZA BAŞLAMAKLA İLGİLİ MESELELER

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

721 – Salim radıyallahu anh’dan, o da babasından:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in, başlangıç tekbiri aldığı zaman

rukûa gitmek istediği zaman ve rükûdan başını kaldırdıktan sonra, ellerini

omuzları hizasına kadar kaldırdığını gördüm. (Ravilerden) Süfyan bin

Uyeyne; (bu hadis-i) bir defa “başını kaldırırken” çoğu kere de başını

rukudan kaldırdıktan sonra (ellerini omuzları hizasına kaldırırdı) ve iki

secde arasında kaldırmazdı diye rivâyet etmiştir. [458]

İZAH

Bu hadis-i şerifte, namaza başlarken ellerin omuz hizasına kadar

kaldırılacağı bildiriliyor. Şâfiî, Ahmed bin Hambel ve Mâlik bin Enes bu

hadis-i delil olarak almışlar. Ellerin omuz hizasına kadar kaldırılmasını

savunmuşlardır. İmâm-ı Azam ise, BERA hadis-ine dayanarak ellerin kulak

yumuşağına kadar kaldırılmasının sünnet olduğu görüşündedir.

Bu hadis-i şerifte ikinci bir meseleye de temas edilmiştir. Eller sadece

iftitah tekbirinde değil, rükûa inerken alınan tekbirde ve rükûdan başını

kaldırdıktan sonra secdeye inerken, ellerin kaldırıldığı bildirilmiştir.

Bu meselede de müctehitler ihtilâf etmişler. İmâm-ı Azam, İbn-i

Mes’ûd’dan rivâyet edilen hadis-i alarak ellerin sadece iftitah tekbirinde

kaldırılmasının sünnet olduğunu tercih etmiş, rükûa inerken, rükûdan

doğrulduktan sonra ellerin kaldırılmayacağı görüşünü savunmuştur.

Şâfiî, Ahmed bin Hanbel ve Mâliki son sözünde bu hadise dayanarak

namaza başlarken, rükûa inerken ve rükûdan kalktıktan sonra ellerin omuz

hizasına kadar kaldırılması görüşünü savundular. (Maâ-Um-üs-Sünen. c. ı,

s. 351)

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

722 – Abdullah bin Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaza durduğu zaman, (başlangıç

tekbirinde) ellerini omuz hizasına gelene kadar kaldırırdı. Sonra elleri böyle

(omuzu hizasında) iken tekbir alır, rükûa varır, belini doğrultmak istediği

zaman, ellerini omuzları hizasına gelene kadar kaldırır, sonra “Semiallahu

limen hamide”. (Hamd edenin Hamdini Allah kabul eder) der. Namaz

bitene kadar rükûdan önce aldığı bütün tekbirlerde ellerini kaldırır,

secdelerde ise, ellerini kaldırmazdı.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

723 – Abdulcebbar bin Vâil bin Hücr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine

göre şöyle demiştir:

Ben küçük bir çocuktum, babamın namazını hatırlayamıyorum. Vail bin

Alkame, Babam Vâil bin Hucr’den bana nakletti. Dedi ki:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile namaz kıldım. Tekbir aldığı

zaman, ellerini kaldırırdı. Sonra örtündü. Sonra sol bileğini sağ eli ile tuttu.

Her iki elini elbisesine soktu. Rükû yapmak istediği zaman ellerini

elbisesinden çıkardı. Ve onları kaldırdı. Rükûdan başını kaldırmak istediği

zaman ellerini (yine) kaldırdı. Sonra yüzünü iki avucu arasına koyarak

secde etti. Secdeden başını kaldırdığı zaman yine ellerini kaldırdı.

Namazdan çıkana kadar. (Hep böyle yaptı.)

Muhammed (Bin Cihade) diyor ki: Bunu Hasan bin Ebû’l-Hasan’a anlattım.

O da şöyle dedi: O, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin namazıdır. Onu

yapanlar Sünneti yaptı. Yapmayanlar Sünneti yapmadı, dedi.

Ebû Dâvud diyor ki:

Bu hadis-i Hemmam İbn-i Cihade’den rivâyet etti. Secdeden kalkarken

elleri kaldırmayı zikretmedi. [459]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

724 – Abdulcebbar bin Vâil, babası Vail bin Hucr’dan rivâyet etmiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi namaza durduğu zaman, ellerini

omuzlarının dengi, baş parmaklarını da kulak yumuşaklarının hizasına

kaldırıp, sonra tekbir aldığını gördüm, dedi.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

725 – Abdulcebbar bin Vâil’den:

Ev halkımız bana babamdan nakletti. Babam onlara şunu haber vermiş:

Babam Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin tekbirle birlikte ellerini

kaldırdığını görmüş.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

726 – Vâil bin Hucr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem nasıl namaz kılıyor muhakkak

bakacağım, dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kalktı. Kıbleye

döndü. Ellerini kulakları hizasına gelene kadar kaldırdı. Ve tekbir aldı.

Sonra sol elini sağ eliyle tuttu. Rükû etmek isteyince başlangıçta olduğu

gibi ellerini kaldırdı. Sonra ellerini iki dizi üzerine koydu. Rükûdan başını

kaldırmak isteyince, ellerini başlangıçtaki gibi tekrar kaldırdı. Secde edince

başını önündeki o yere koydu. Sonra sol ayağını döşeyeyerek oturdu. Sol

elini sol uyluğuna, sağ dirseğini kaldırarak sağ uyluğuna koydu ve iki sağ el

parmağını yumarak halka yaptı. Vâil işte ben Hz. Peygamberi böyle

yaparken gördüm, demiştir.

Ravilerden Bişr’ baş parmağı ile orta parmağını halka yaptı. Şahadetleri

okurken) şahadet parmağı ile işaret etti. [460]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

727 – Bir önce geçen hadisin İsnâdı ile aynı manâda Asım bin Kuleyb’den

rivâyet edildi de, o rivâyette Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (Sağ

elini ve bileğini sol elinin üzerine koydu). O rivâyette şöyle dedi: Bundan

sonra şiddetli soğuk olduğu bir günde geldim. İnsanları üzerlerine çok

büyük elbise bürünmüş gördüm. Eleri (Elbisenin) altında hareket ediyordu.

[461]

İZAH

Cülle: Çul manâsına geldiği gibi en büyük elbise, birçok elbise, en geniş

elbise manasınadır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

728 – Vâil bin Hucur radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, namaza başladığı zaman

ellerini kulaklarının karşısına kadar kaldırdığını gördüm, dedi. Sonra onlara

ashaba (bir daha) geldim onların üzerinde kendinden başlıklı elbise ve

kisveler olduğu halde namazın başlangıcında ellerini göğüslerine kadar

kaldırıyorlarken gürdüm. [462]

İZAH

Berânis: Bermusun çoğuludur. Bizim bornoz dediğimiz hamamdan çıkınca

giyilen elbiseye denildiği gibi, başlığı gövdesine bitişik olan bütün giyim

eşyalarına aynı isim verilir. İslamın ilk günlerinde giyinilirdi. Bugün

Mağrip ülkelerinde Beranis halen giyinilir.