-2. CİLT- · 187 – NAMAZDA ELE DAYANMANIN KERAHATİ






992 – İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem (şundan) nehyetti: (Ahmed bin Hanbel) namazda bir kimsenin ellerini yere dayanarak oturmasından, dedi. İbn-i Şebbuye: Namazda eli üzerine dayanmasını men etti, dedi. İbn-i Râfî’: – Bir kimsenin namazda kalkarken ellerine dayanmasını nehyetti, dedi. Bunu secdeden kalkma babında zikretti. İbn-i Abdulmelik: Bir kimsenin namazda kalkarken ellerine dayanmasını nehyetti, dedi.
İZAH
Namaz kılan kimse secde dışında ellerini yere dayamamalı, tahiyyatta otururken elleri yere dayamak mekruh olduğu gibi, ayağa kalkarken dayamak da mekruhtur. Ebû Hanife, Mâlik ve Ahmed bin Hanbel Hazretlerinin görüşleri de böyledir. İmam Şâfiî Hazretleri, Buhari’nin Ebû Kılabe’den rivâyet ettiği hadise dayanarak bunun mekruh olmadığı görüşündedir. O hadiste, “Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ikinci secdeden doğrulduğu vakit yere dayanır sonra kalkardı,” denilmektedir. Ümmü Kays bint-i Mihsan’dan rivâyete göre Rasûl-i Ekrem ihtiyarlayınca namazgahına bir direk koymuş ona dayanıyormuş. Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz ihtiyarladığından dolayı dayanarak kalkmış oluyor. Mazeret olursa dayanılabileceği, mazeretsiz dayanılmaması uygun görülmüştür. (Avn’ül-Ma’bûd, c. 1, s. 326, Bezl-ül-Mechüd, c. 5, s. 326)


993 – İsmail bin Ümeyye radıyallahu anh’dan: – Nafi’a: Parmaklarını birbirine geçirmiş olarak namaz kılan kimsenin namazından sordum. Nafi: – İbn-i Ömer; o gadaba uğramışların namazıdır, dedi.
İZAH
Namazda parmakları birbirine geçirmek mekruhtur.



994 – İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan: – O namazda sol eline dayanarak oturan bir kimseyi gördü. Harun bin Zeyd: – Sol tarafına düşercesine dayanmış bir kimse, dedi. Harun’la, Muhammed bin Seleme, sonra İbn Ömer’in o kimseye şöyle dediğinde ittifak ettiler. İbn-i Ömer ona dedi ki: – Böyle oturma, zira azap olunacaklar böyle oturur.



995 – Ebû Übeyde’den o da babası İbn-i Mes’ûd radıyallahu anh’dan: – Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ilk iki rekatın başında (oturduğunda) sanki kızgın taş üzerine (oturmuş) gibi (acele eder) idi. (Şu’be) dedi: – Kalkana kadar mı? dedik: Sa’d bin İbrahim: – (Evet) kalkana kadar, dedi. [87]
İZAH
Üç ve dört rekatlı namazların ikinci rekatından sonra oturduğunda “Ettehıyyatüyü” okuyacak kadar durur üçüncü rekata hemen kalkardı. Hanefîlerin görüşü de böyledir. Şâfiîler Tahıyyâttan sonra kısa bir duâ yapıp kalkarlar. (Avnül Ma’bûd, c. 3, s. 286)



996 – Abdullah (İbn-i Mes’ûd) radıyallahu anh’dan: – Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem sağ ve soluna, “Esselâmu aleyküm ve rahmetullah, esselâmu aleyküm ve rahmetullah” diye, yanağının beyazı (arkadan) görünene kadar selam verirdi. [88]



997 – Alkame bin Vâil radıyallahu anh’dan o da babası Vâil bin Hucr’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile namaz kıldım. Esselâmu aleyküm verahmetullahi ve berekâtühû diye sağ tarafına, esselâmu aleyküm ve rahmetullah diye sol tarafına selam veriyordu.





998 – Câbir bin Semura radıyallahu anh’dan: Biz Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in arkasında namaz kılıyorduk. İçimizden birisi selam verdi ve elini sağa sola sallayarak işaret etti, Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem namazı bitirince selamda biriniz elini serkeş atın kuyruğu gibi neden sağa sola sallıyor? Sizden birine şöyle yapmak yeter veya sizden birinize şöyle yapmak yetmez mi? Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, parmağı ile işaret etti. Sağındaki ve solundaki kardeşine selam verir buyurdu. [89]
İZAH
Şumüs: Sahibini bindirmeyen serkeş at demektir. Çünkü serkeş atlar sahibi binmek istediğinde kuyruğunu sağa sola sallar ve fışılar. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, “Sizden birinize şöyle yapmak kafi değil mi?” derken ellerini uyluğuna koymuş şehâdet parmağı ile işaret ediyordu.



999 – Aynı isnad ve aynı manadan Mis’ar radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet olundu: Sizden birinize veya onlardan birine ellerini uyluğuna koyarak sağ ve solundaki kardeşine selam vermesi kafi değil mi? buyurdu. [90]




1000 – Câbir bin Semura radıyallahu anh’dan: Namazda cemaat ellerini kaldırmış olduğu halde Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem yanımıza girdi. Züheyr onun namazda dediği kanaatındayım, dedi. “- Ellerinizi serkeş atların kuyruğu gibi kaldırırken görüyorum, namazda sakin olun” buyurdu. [91]
İZAH
Bu nehyedilen el kaldırma, selamda yapılan el kaldırmadır. Çünkü onlar, selamda el kaldırıyorlardı.

